logo
23 HAZİRAN 2026

Osmanlılarda Türk milliyetçiliği!

11.02.2019 00:00:00
İlk başta ifade etmek isterim ki Osmanlı İmparatorluğu geniş bir coğrafyada birçok ırktan, milletten ve dinden insanlara; güçlü bir ordu, katı siyasi bir irade ile hükmetmiştir. İktidarları süresince hiçbir zaman ait oldukları milletin, kolun ve obanın adını zikretmeden yalnızca aile isimlerini anmayı uygun görmüşlerdir.     
Osmanlı İmparatorluğunda, aidiyet duygusu İmparatorluğun içinde bulunduğu tehlikelere göre mesela bazı gayrimüslim azınlıkların isyanlarını sindirebilmek için Osmanlıcılık tezi ile bazen de Müslüman toplulukların isyanlarını susturabilmek için İslam tezi üzerine tesis edilmiştir. 
Hiçbir zaman Türk milliyetçiliği üzerine aidiyet duygusu inşa edilmemiştir. Aslında Osmanlılarda milliyetçiliğe girmeden önce "Türk" kelimesinin nasıl algılandığına bakmak daha iyi olur.
Osmanlı devlet adamlarında "Türk" kelimesine olumsuz anlamlar yüklenmiştir. Bunun nedeni büyük ölçüde, Osmanlı bürokrasisinin devşirme kaynaklı oluşu ve Türk kimliği taşımayan bürokrat ve devlet adamlarının kendi ulusal kimliklerini unutmamış olmaları ve Osmanlı merkez bürokrasisine Türklerin girmesini yönetim açısından bir olumsuzluk olarak nitelendirebilmeleri yatmaktadır. 
Diğer yandan Ankara Savaşı'nda Anadolu'da bulunan Türk beylerinin Timur tarafında yer alarak Osmanlı'nın fetret devrine girmesi ve dağılma aşamasına gelmesinde pay sahibi olmaları Osmanlı Devleti yöneticilerinin Türk unsura karşı olumsuz bir imaja sahip olunmasında etkili olduğu söylenebilir.
Osmanlı Devleti'nin son zamanlarına kadar milliyet ve milliyet bilinci düşüncesine gerek halk ve gerekse de aydın sınıf içerisinde pek rastlanılmamaktadır. Bu durumu açık bir biçimde gösteren anekdotlara da sık rastlanmaktadır. 19. yüzyılın sonlarına doğru Paris'te bulunan bir kaç Jön Türk'e hangi ulustan oldukları sorulduğunda önce, "Müslümanız" diye cevap verirler. Müslümanlığın bir din olduğu hatırlatılınca soruyu "Osmanlıyız" biçiminde cevaplarlar ve bunun da bir millet, ulus olmadığı belirtildiğinde gençler bir türlü Türk olduklarını söylemeyi düşünemezler. 
1908 yılında da, ikinci Meşrutiyeti kutlayan kitleler, İstanbul ve Selanik'te, söyleyecek bir ulusal marşları olmadığını fark ederek, Meşrutiyeti Fransız Ulusal Marşını söyleyerek kutlamışlardır. (Akçam, 1995: 38)
Bununla beraber Türk milliyetçiliği veya daha genel bir ifadeyle Türk ulusal kimliğinin tarih sahnesine geç çıkmış olduğu sanılabilir, ancak modern anlamda olmasa da Türklerde tarihin başlangıcından beri bir tür milliyet bilincinin gelişmiş olduğu söylenebilir. (Vecihe Hatiboğlu, "Dıe Quelle Der Turkıschen Geschıchte", Türkoloji Dergisi, AÜDTCF Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Enstitüsü Yayınları, Cilt:8, Ankara, 1979, s.29-52.)
Örneğin Türk tarihinin ilk yazılı belgelerinden olan Orhun yazıtlarında, devlet yapısının ve ulusa bağlılık düşüncesinin gelişmiş olduğu görülmektedir. (Talat Tekin, Orhun Yazıtları, Ankara,1988.)
Osmanlılar, bir "Türk beyliği" olarak çıktıkları maceralarına, bir devlet olarak devam ederlerken kısa bir zamanda İmparatorluk olmuşlardı. Kendilerinden önceki ihtişamlı Roma ve Bizans İmparatorluklarının siyasi iradelerini örnek almaya çalıştıklarından dolayı, hükümranlıkları altındaki çeşitli milletlerden oluşan imparatorluk coğrafyasında ne yazık ki, yalnızca ana unsur olan "Türk" ün adının anılmasını tehlikeli olarak algılarlarken, küçük toplulukların adını zikretmeyi İmparatorluğun insan haklarındaki özgürlüğü ve erdemi olarak görmüşlerdi.
Kaderin tecellisine bakın ki "Türk" ün ismini anmaya korkan Osmanlı İmparatorluğunun küllerinden kurulan yeni Cumhuriyetin ismi "Türkiye" olarak, ezilmiş, hor görülmüş bir millete Atası tarafından hediye edilmiştir.
Ne yazık ki hâlâ milliyetçi olduğunu iddia edip de kendisini Osmanlıcıyım diyenlerin bulundukları zıtlığı hayretle izliyor, Türk'ün ismini cihana zikrettiren, rahmetli Mustafa Kemal Atatürk'e besledikleri kini anlayamıyorum.
 
Ali Nezir / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.