logo
11 MAYIS 2026

Oyun terapisiyle duygusal dayanıklılık geliştirmek

Kelimeler yetersiz kaldığında, oyuncaklar terapi koltuğuna oturur. Oyun terapisi, çocuklara kum, kil ve kuklalar aracılığıyla duygusal zorluklarla başa çıkma ve hayata karşı yenilmez bir dayanıklılık inşa etme becerisini kazandırır

06.11.2025 18:30:00
Eyüp Kabil
Oyun terapisiyle duygusal dayanıklılık geliştirmek
Oyun terapisiyle duygusal dayanıklılık geliştirmek
Çocukluk, hem büyük keşiflerin hem de büyük zorlukların yaşandığı bir dönemdir. Stres, kayıp, travma veya günlük hayattaki baskılar, çocukların duygusal dünyasını derinden etkileyebilir. Duygusal dayanıklılık (rezilyans), çocukların bu zorluklarla başa çıkma, adapte olma ve hatta güçlenerek ayağa kalkma yeteneğidir. Yetişkinler için terapi konuşma üzerine kuruluyken, çocuklar için bu beceriyi geliştirmenin en doğal ve etkili yolu Oyun Terapisi'dir.

Oyun terapisi, çocukların doğal iletişim aracı olan oyunu, duygusal, davranışsal ve sosyal sorunları çözmelerine yardımcı olmak için yapılandırılmış, teorik bir yaklaşımla kullanır.

OYUN: ÇOCUĞUN DOĞAL İLETİŞİM DİLİ

Çocuklar, soyut kavramları ve karmaşık duyguları yetişkinler gibi kelimelerle ifade etmekte zorlanırlar. Onlar için oyun, bir dildir, oyuncaklar ise kelimeleridir.

Güvenli Mesafe: Oyun, gerçek hayattaki zorlayıcı olayları (bir kavgayı, bir kaybı) güvenli bir mesafeden yeniden canlandırma olanağı sunar. Bu, çocuğun durumu kontrol etme hissini yeniden kazanmasına yardımcı olur.

Duygusal Boşaltım (Katarsis): Çocuklar, öfke, korku veya üzüntü gibi yoğun duyguları, oyuncaklara yansıtarak veya oyun senaryoları aracılığıyla dışa vurabilirler. Örneğin, bir oyuncak figürü çok sert itmek veya bir canavarı yenmek, hissedilen içsel gerilimi azaltır.

OYUN TEMELLİ YÖNTEMLERLE STRESLE BAŞA ÇIKMA

Oyun terapisi, çocukların stresle başa çıkma ve duygusal dayanıklılık kaslarını güçlendirme becerilerini desteklemek için birçok spesifik teknik kullanır.

1. Kuklalar ve Drama (Rol Yapma)

Çocuklar, bir kuklayı veya oyuncak bir karakteri kullanarak kendi duygusal durumlarını yansıtırlar. Terapist, bu karakterler aracılığıyla çocuğa sorular sorar veya alternatif davranış modelleri sunar. Bu yöntem, çocuğa empati ve sosyal problem çözme becerisi kazandırır; çocuk, zor bir durumu hem kendi bakış açısından hem de diğer karakterlerin bakış açısından görebilmeyi öğrenir.

2. Kum Tepsisi Terapisi (Sandplay)

Çocuk, kum dolu bir tepsiye çeşitli minyatür figürleri yerleştirerek kendi iç dünyasının, yaşadığı stresin veya travmanın üç boyutlu bir resmini oluşturur. Bu yöntem, çocuğa kontrol hissi ve içsel düzenleme becerisi kazandırır. Çocuk, dağılmış veya kaotik hissettiren duygularını, kumu ve figürleri düzenleyerek somut bir alanda organize eder. Bu, iç dünyasında da düzeni sağlamasına yardımcı olur.

3. Sanat Terapisi (Boyama, Çizim, Kil)

Stresli veya travmatik anıları sözel olarak ifade edemeyen çocuklar için sanat, bir köprü görevi görür. Çizdikleri resimler veya şekillendirdikleri kilden figürler aracılığıyla bilinçaltındaki duyguları güvenle dışa vururlar. Bu, çocukların duygusal ifade yeteneğini ve travmatik anıları yeniden işleme kapasitesini destekler. Renkler ve şekiller, çocuğun kelimelere dökemediği yoğunluğu sembolize eder.

DUYGUSAL DAYANIKLILIĞI GÜÇLENDİREN TEMEL YETENEKLER

Oyun terapisinde kullanılan bu yöntemler, çocukların duygusal dayanıklılığını oluşturan temel yetenekleri inşa eder:

Duyguları Tanıma ve İfade Etme: Oyuncaklar aracılığıyla üzüntü, öfke gibi duyguları adlandırmayı ve ifade etmeyi öğrenen çocuk, stres anında duyguları bastırmak yerine, sağlıklı yollarla yönetme yeteneği kazanır.

Öz Düzenleme (Self-Regulation): Oyun sırasında kurallara uyma, sıra bekleme ve hayal kırıklığıyla başa çıkma pratiği yapan çocuk, dürtülerini kontrol etmeyi, sakinleşme stratejilerini (derin nefes, hareket) öğrenir ve uygular.

Problem Çözme Becerisi: Oyuncak karakterler için bir sorun yaratıp çözüm yollarını deneyen çocuk, gerçek hayatta zorluklarla karşılaştığında, pasif kalmak yerine aktif olarak çözüm odaklı düşünmeyi öğrenir.

Öz-Güven ve Yeterlilik: Oyunda bir görevi başarıyla tamamladığında veya bir sorunu çözdüğünde olumlu geribildirim alan çocuk, kendine olan inancını artırır ve zorlukların üstesinden gelebilecek güce sahip olduğunu deneyimler.

OYUNUN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ

Oyun terapisi, çocukların karşılaştıkları zorlukları "aşılacak engeller" olarak görmelerini sağlayan bir eğitimdir. Terapistin rehberliğinde güvenli bir alanda oynayarak, çocuklar zorlayıcı deneyimlerini yeniden canlandırır, duygusal yoğunluklarını azaltır ve içsel bir kontrol mekanizması geliştirirler.

Unutulmamalıdır ki, duygusal dayanıklılık, stresin yokluğu değil; stresle karşılaştığımızda nasıl tepki vereceğimizi bilme becerisidir. Oyun terapisi, çocuklara bu hayati dersi, onların en doğal dilini kullanarak, keyifli ve iyileştirici bir yolla öğretir.

"Casusluk" davasının ilk duruşması sona erdi

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında "casusluk" suçundan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ilk duruşması tamamlandı

11.05.2026 17:46:00 / Güncelleme: 11.05.2026 18:33:23
Anadolu Ajansı
"Casusluk" davasının ilk duruşması sona erdi
"Casusluk" davasının ilk duruşması sona erdi

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, savunması alınan İmamoğlu'na çapraz sorgu yapıldı.

Mahkeme başkanı, İmamoğlu'na, "İddianamede, Hüseyin Gün'ün internet ortamına sızdırılmış verilerden analiz yaptırdığı, Necati Özkan aracılığıyla size bu verilerle ilgili tavsiyelerde bulunduğu iddia ediliyor. Böyle bir şey oldu mu, sizin bundan haberiniz var mıydı olduysa'" sorusunu yöneltti.

Bunun üzerine İmamoğlu, "Necati Bey'le birlikte 4 seçim kazandık. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında da beraber çalışıyorduk. Hiçbir sohbetimizde, çalışmamızda kendi sentezleyip bize aktarmış olduğu sunuşların dışında, işte 'Şu şunun ifadesidir, şu şunun göstergesidir, şu bunun şeysidir.' diye bir şey dinlemediğim gibi ben Hüseyin Gün ismini ilk defa burada hücrede yatarken, o ismin tutuklandığını ve bir itirafçılıkla benim hakkımda konuşturulduğunu duydum. Öyle bir diyaloğumuz olmadı." cevabını verdi.

Daha sonra duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarının beyanları dinlendi.

Duruşma, tutuklu sanıklar Merdan Yanardağ ile Necati Özkan'ın savunmasının alınması için yarına ertelendi. 

Türk yolcuların testleri negatif çıktı

Sağlık Bakanlığı, Hollanda bandıralı MV Hondius yolcu gemisinde hantavirüs vakalarının tespit edildiği salgında bulunan üç Türk vatandaşının test sonuçlarının negatif olduğunu açıkladı. Üç vatandaş, önerilen süre boyunca karantinada tutulacak

11.05.2026 17:40:00
Haber Merkezi
Türk yolcuların testleri negatif çıktı
Türk yolcuların testleri negatif çıktı
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamada, "Üç vatandaşımızın sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup, önerilen süre boyunca karantinada tutulacaklardır" denildi. Bu gelişme, gemideki tahliye operasyonunun ardından kamuoyunda büyük ilgi gören konuya dair önemli bir rahatlama sağladı.

Hollanda bayraklı MV Hondius gemisi, Nisan 2026'da Arjantin'in Ushuaia limanından ayrılarak Güney Atlantik'te seyir halindeyken hantavirüs salgınıyla gündeme geldi. Gemideki vakalar, bir yolcunun solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmesiyle ortaya çıktı. Şu ana kadar gemide 8 kişi hastalandı ve 3 kişi hayatını kaybetti. Virüs, genellikle kemirgenlerin idrar, dışkı veya salyasıyla temas yoluyla bulaşıyor; ancak nadir de olsa sınırlı insandan insana bulaşma riski tartışılıyor.

Gemide 23 ülkeden yaklaşık 147 yolcu ve mürettebat bulunuyordu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve ilgili ülkelerin sağlık otoriteleri koordinasyonunda tahliye operasyonları başlatıldı. Yolcular, İspanya'nın Tenerife adasındaki Granadilla de Abona limanına getirilerek ülkelerine gönderiliyor. Tahliye sırasında bazı ülkelerin vatandaşlarında pozitif vakalar tespit edildi; örneğin Fransa ve ABD'den tahliye edilenlerde pozitif sonuçlar raporlandı.

Türk vatandaşlarının durumu

Sağlık Bakanlığı, 8 Mayıs 2026 tarihli ilk açıklamasında Türkiye'de henüz pozitif hantavirüs vakası tespit edilmediğini vurgulamıştı. 9 Mayıs'ta ise gemideki üç Türk vatandaşının 10 Mayıs'ta (dün) Türkiye'ye getirileceği duyuruldu. Bakanlık, bu vatandaşlarda herhangi bir semptom veya hastalık bulgusu olmadığını belirtmişti.

Bugün yapılan son açıklamada test sonuçlarının negatif çıktığı teyit edildi. Üç Türk vatandaşı, İstanbul'a ulaştıktan sonra Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda evlerinde veya belirlenen izolasyon noktalarında karantinaya alındı. Karantina süresi, uluslararası protokollere ve Bakanlığın risk değerlendirmesine göre belirlenecek.

Bakanlık yetkilileri, sürecin uluslararası otoritelerle eş güdüm içinde titizlikle yürütüldüğünü ve kamuoyunun yalnızca resmi açıklamalara itibar etmesi gerektiğini hatırlattı.

Hantavirüs hakkında bilinmesi gerekenler

Hantavirüs enfeksiyonları, solunum yoluyla veya temasla bulaşabilen ciddi bir hastalık. Belirtileri arasında ateş, kas ağrıları, baş ağrısı ve ilerleyen aşamalarda solunum yetmezliği yer alıyor. Erken müdahale kritik önem taşıyor. Türkiye'de rutin olarak izlenen bulaşıcı hastalıklar arasında yer alıyor ancak bu tür gemisel salgınlar nadir görülüyor.

Uzmanlar, yolcuların ve yakınlarının hijyen kurallarına uyması, semptom durumunda hemen sağlık kurumlarına başvurması konusunda uyarıyor. DSÖ, olayın kontrol altında olduğunu belirtiyor; ancak izleme devam ediyor.

Dışişleri Bakanı Fidan, yarın Katar'ı ziyaret edecek

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Katar'ı ziyaret ederek, temaslarda bulunacak

11.05.2026 14:39:00
AA
Dışişleri Bakanı Fidan, yarın Katar'ı ziyaret edecek
Dışişleri Bakanı Fidan, yarın Katar'ı ziyaret edecek
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Katar'a gidecek.

Fidan'ın görüşmelerinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani'nin başkanlıklarında, bu yıl Türkiye'de düzenlenmesi planlanan, Yüksek Stratejik Komite'nin 12. toplantısına yönelik hazırlıkları gözden geçirmesi, mart ve nisanda Katar'a düzenlenen saldırılar karşısında Türkiye'nin desteğini teyit etmesi, Türkiye'nin, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin yeniden tesis edilmesine yönelik hassasiyeti paylaştığını belirtmesi ve bunun bölgesel güvenlik ve ekonomik istikrar bakımından da kritik önemde olduğuna dikkati çekmesi bekleniyor.

Bölgedeki güncel gelişmelerin, askeri ve savunma alanındaki işbirliğinin artan değerini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulaması ve bağlantısallık alanındaki ortak çabaların, bölgesel istikrar bakımından da stratejik önem taşıdığına işaret etmesi öngörülen Fidan'ın, Körfez'deki ihtilafın kalıcı biçimde sona erdirilmesinin en acil öncelik olduğunu belirteceği ve bu doğrultuda yürütülen diplomatik girişimlere dair görüş alışverişinde bulunacağı tahmin ediliyor.

Fidan'ın, İsrail'in bölgedeki istikrarı bozucu faaliyetleri başta olmak üzere coğrafyadaki sorun ve ihtilafların çözümüne yönelik bölgesel sahiplenme anlayışı temelinde müşterek çabaların güçlendirilmesinin gerekliliğini vurgularken, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'daki hukuksuz eylemlerinin ve yol açtığı insani felaketin her zamankinden daha güçlü biçimde uluslararası toplumun dikkatine taşınmasının elzem olduğunu ifade etmesi bekleniyor.

Hakan Fidan'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin barış çabalarını baltalamaya yönelik politikaları karşısında müteyakkız olunması gerektiğini belirtmesi, İsrail'in saldırıları karşısında Lübnan'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafaza edilmesinin, bölgede istikrarsızlığın daha da derinleşmesinin önlenmesi bakımından da önem taşıdığına işaret etmesi de öngörülmekte.

Türkiye-Katar ilişkileri
Türkiye ve Katar arasındaki ilişkiler müstesna bir seviyede seyrederken iki ülke arasında 2014'te tesis edilen stratejik ortaklık her alanda derinleşiyor.

Türkiye-Katar ilişkilerinin en üst düzey kurumsal çerçevesini teşkil eden Yüksek Stratejik Komite, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin başkanlıklarında 2015 yılı itibarıyla her yıl iki ülkenin dönüşümlü ev sahipliğinde düzenleniyor.

Bugüne kadar gerçekleştirilen 11 toplantı neticesinde, ikili işbirliğinin muhtelif alanlarını kapsayan toplam 115 anlaşma imzalanırken Türkiye ile Katar arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında 1,15 milyar dolar olarak gerçekleşti.

İkili ticaret hacminin ilerleyen dönemde 5 milyar dolara yükseltilmesi hedeflenirken iki ülke arasında "Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması" 1 Ağustos 2025'te yürürlüğe girdi.

Jandarmadan ailelere "dijital ayak izi" uyarısı

Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Eğitim ve Tanıtım Şube Müdürü Üsteğmen Ceren Sancak, "Çocuğumuz daha adını söyleyemezken bizler, onun adına bir dijital geçmiş oluşturuyoruz" dedi

11.05.2026 13:41:00
AA
Jandarmadan ailelere "dijital ayak izi" uyarısı
Jandarmadan ailelere "dijital ayak izi" uyarısı
Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Eğitim ve Tanıtım Şube Müdürü Üsteğmen Ceren Sancak, "Çocuğumuz daha adını söyleyemezken bizler, onun adına bir dijital geçmiş oluşturuyoruz" dedi.

Sancak, AA muhabirine dijital ortamlarda güvenlik ve öz denetimin bilinçlenmeyle başladığını söyledi.

Suçun önlenmesi kapsamında en çok önem verdikleri alanların bilinçlendirme ve farkındalık faaliyetleri olduğunu ifade eden Sancak, 2025'te 1 milyon 142 bin 274 vatandaşa ve 19 bin 360 personele yüz yüze ulaştıklarını dile getirdi.

Sancak, yüz yüze etkileşimlerin yanı sıra resmi sosyal medya hesabından da kamu spotları ve farkındalık materyallerini yayımladıklarını belirterek, "Vatandaşlarımız, sosyal medyada rastladıkları, yüksek kazanç vaadiyle hazırlanmış sponsorlu yatırım reklamlarına itibar etmemeli, bu tür reklamlara yönelik anket ve formları doldurmamalıdır" diye konuştu.

Vatandaşların, tanımadıkları kişiler tarafından gönderilen bağlantıları telefonlarına yüklememeleri gerektiğine dikkati çeken Sancak, bu tür durumlarda "ihbarweb.org.tr" ve "usom.gov.tr/ihbar" adreslerine ihbarda bulunmaları halinde gerekli önlemlerin alınarak mağduriyetlerin önüne geçilebildiğini anlattı.

Sancak, telefonlara yüklenen uygulamaların erişim izni istedikleri ayarlara dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Fener uygulaması yüklüyoruz ama sizden mikrofona erişim izni istiyor, buna gerçekten erişmesi gerekiyor mu? Bu şekilde karar vermemiz gerekiyor." dedi.

"Çocukları dijital dünyada yalnız bırakmamalıyız"
Üsteğmen Ceren Sancak, çocukların dijital dünyanın içinde doğduklarını, onları korumanın yolunun bilinçlendirmekten geçtiğini vurguladı.

Ailelerin çocuklarına internet ortamında tanımadıkları kişilerle konuşmamaları, her bağlantıya tıklamamaları gerektiğini öğretmeleri tavsiyesinde bulunan Sancak, "Ayrıca ebeveyn denetimi araçları ve güvenli internet ayarlarını kullanmak ve ekran sürelerini kısıtlamak da önemli adımlardan. Çocuğumuzun dijitalde yaşadıklarını konuşabileceği güvenli bir aile ortamı oluşturmalıyız. Bizler, ebeveyn olarak çocuklarımızı nasıl ki belli bir yaşa gelene kadar dışarıya yalnız göndermiyorsak dijital dünyada da yalnız bırakmamalıyız." ifadelerini kullandı.

Sancak, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda yaşanan olayların ilk bakışta münferit güvenlik sorunları şeklinde değerlendirilebilecek nitelikte olsalar da arka planlarında dijital platformlarda maruz kalınan içeriklerin bulunduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bu platformlarda şiddetin normalleştirilmesi, akran zorbalığının çevrim içi platformlara taşınması ve bu içeriklere maruz kalan çocukların psikolojilerinin olumsuz şekilde etkilenmesi gibi daha derin ve yapısal sorun alanlarının bulunduğunu söyleyebiliriz. Özellikle sosyal medya, video paylaşım platformları ve çevrim içi oyunlar aracılığıyla yayılan şiddet içerikleri, çocukların algı dünyasını doğrudan etkiliyor. Dijital mecralarda karşılaşılan siber zorbalık, dışlanma ve manipülasyon gibi unsurlar, çocukların psikolojik dayanıklılığını zayıflatıyor ve bazı durumlarda saldırgan davranışlara zemin hazırlanmasına neden oluyor. Bu yönüyle dijital riskler çevrim içi alanla sınırlı kalmamakta, fiziksel dünyada da somut ve ciddi sonuçlar doğurabilmektedir."

"Bazen risk, bağıran çocukta değil tamamen sessizleşen çocukta görülür"
Ebeveyn ve eğitimcilerin dijital dünyaya ilişkin bilgi ve farkındalık düzeylerinin sınırlı olduğu değerlendirmesinde bulunan Sancak, "Bu durum, çocukların maruz kaldığı risklerin zamanında tespit edilmesini ve gerekli önleyici mekanizmaların devreye alınmasını zorlaştırmaktadır. Aile tarafından çocukların dijital platformlarda karşılaştığı içeriklerin denetlenmemesi ve algoritmaların kullanıcıyı benzer içeriklere yönlendirme eğilimi, çocukların zararlı içerik döngüsüne daha kolay sürüklenmesine neden oluyor." diye konuştu.

Sancak, çocuklarda şiddet eğiliminin bir anda ortaya çıkmadığını, öncesinde çeşitli sinyaller verdiğini, ailelerin bunları "ergenlik dönemi", "geçici öfke" ya da "Çocuk işte" diyerek göz ardı ettiklerini söyledi.

Ceren Sancak, çocuktaki empati kaybının şiddet eğilimi için önemli bir işaret olduğunu belirterek, şu uyarılarda bulundu:

"Başkasının acısına gülmek, zarar vermeyi normal görmek ya da sürekli aşağılayıcı bir dil kullanmak, dikkat edilmesi gereken davranış çeşidi. Bazen risk, bağıran çocukta değil tamamen sessizleşen çocukta görülür. İçine kapanma, yoğun yalnızlık hissi, herkesi kendine karşı görme, sürekli intikam söylemleri kullanma da dikkatle takip edilmelidir. Burada önemli olan tek bir davranış değil bu davranışların süreklilik göstermesi ve çocuğun duygu dünyasını değiştirmeye başlamasıdır. Birçok çocuk aslında önce yardım çağrısı verir, biz yetişkinlerin görevi de o çağrıyı olayı büyümeden fark edebilmek."

Siber zorbalık, çevrim içi istismar ve yasa dışı içeriklere erişim gibi risklerde kolluk kuvvetlerinin rolünün kritik hale geldiğini vurgulayan Sancak, tehditlerin artık sokakta değil çocukların odasında ve telefonlarda olduğu uyarısında bulundu.

Ceren Sancak, bu kapsamda siber zorbalık ve dijital mahremiyet tehditleriyle karşılaştıklarını ifade ederek, "Dijital dünya bize büyük fırsatlar sunuyor ama aynı zamanda görünmeyen riskleri de beraberinde getiriyor. Bugün birçok kişi, farkında olmadan kişisel verilerini dijital ortamlarda paylaşıyor. Çocuğumuz daha adını söyleyemezken bizler, onun adına bir dijital geçmiş oluşturuyoruz. Bu durum sadece anlık bir risk değil geleceği etkileyebilecek ciddi bir güvenlik zafiyetidir. Çocuk fotoğrafları karanlık ağlarda en değerli içerikler arasında yer alıyor." dedi.

Kolluk kuvvetleri olarak bu konudaki mücadelelerinin kararlılıkla sürdürüldüğünün altını çizen Sancak, vatandaşlara Jandarma Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının, "Oyuna gelmeyelim, tuzağa düşmeyelim, hedef ve dijital dünyanın esiri olmayalım." kamu spotu mesajını iletti.

Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.'ye yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 23 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

11.05.2026 09:11:00
İHA
Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi
Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi
İBB'ye yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatılmıştı. Yapılan araştırmalarda, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırıldığı tespit edilmişti.

Başsavcılık koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüphelilerin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, 29 şahıs gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu tespit edilen 1 şüpheli için ise yakalama kararı çıkarılmıştı.

Şüphelilerden 7'si serbest bırakılmıştı. Diğer 23 şüpheli ise emniyetteki işlemlerinin ardından Bayrampaşa Devlet Hastanesi'nde götürüldü.

Sağlık kontrolünün geçirilen şüpheliler Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi.

THY uçağındaki yolcular iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi

Türk Hava Yollarının (THY) İstanbul-Katmandu seferini yapan tarifeli uçağındaki yolcular, uçağın Tribhuvan Uluslararası Havalimanı'na normal inişinin ardından iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi

11.05.2026 09:06:00
AA
THY uçağındaki yolcular iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi
THY uçağındaki yolcular iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi

THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan konuya ilişkin açıklama yaptı.

Üstün, "TK 726 sefer sayılı İstanbul-Katmandu uçuşunu gerçekleştiren TC-JNP tescilli Airbus A330 tipi uçağımızın piste normal iniş yapmasının ardından, taksi yolunda iniş takımlarında duman görülmesi üzerine kule ekiplerinin talimatı doğrultusunda tedbiren slide açılarak yolcu tahliyesi gerçekleştirilmiştir. Tahliye süreci başarıyla tamamlanmış olup herhangi bir yaralanma yaşanmamıştır." ifadelerini kullandı.

Dönüş uçuşu için ilave sefer planlandığını belirten Üstün, şunları kaydetti:

"Uçağımızın teknik incelemeleri yetkili ekiplerimizce başlatılmıştır. İlk incelemelerde dumanın hidrolik borusunda meydana gelen teknik bir arızadan kaynaklandığı değerlendirilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." 

İBB soruşturması kapsamında Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım gözaltına alındı

İBB soruşturması kapsamında Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım gözaltına alındı

10.05.2026 21:32:00
İhlas Haber Ajansı
İBB soruşturması kapsamında Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım gözaltına alındı
İBB soruşturması kapsamında Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım gözaltına alındı
İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında hakkında gözaltı kararı çıkarılan Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım Türkiye'ye dönüşünde gözaltına alındı.
İBB'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Ağaç ve Peyzaj A.Ş. üzerinden ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla operasyon düzenlenmişti.
Operasyonda 30 şüpheliden 29'u gözaltına alınırken, 1 kişi hakkında yurt dışında olduğu gerekçesiyle yakalama kararı çıkarılmıştı.
Hakkında gözaltı kararı bulunan Han İnşaat'ın sahibi Orhan Yıldırım Türkiye'ye dönüşünde yakalandı.

Kılıçdaroğlu'ndan 7 yıl sonra helallik istedi

7 yıl önce Çubuk’ta linç girişimine uğrayan Kemal Kılıçdaroğlu’nu dün ziyaret eden Yakup Karakoç, gözyaşları içinde helallik istedi. Kılıçdaroğlu özrü kabul etti, iki isim duygusal şekilde kucaklaştı

10.05.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'ndan 7 yıl sonra helallik istedi
Kılıçdaroğlu'ndan 7 yıl sonra helallik istedi
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2019 yılında Ankara'nın Çubuk ilçesinde katıldığı bir şehit cenazesi töreninde linç girişiminde bulunanlardan biri olan 78 yaşındaki Yakup Karakoç tarafından dün ziyaret edildi. Karakoç, o günkü olaydan dolayı pişmanlığını dile getirerek Kılıçdaroğlu'ndan helallik istedi. Kılıçdaroğlu da özrü kabul etti ve ikili duygusal bir şekilde kucaklaştı.

Olay, Kılıçdaroğlu'nun ofisinde gerçekleşti. Ziyaret sırasında Karakoç, Kılıçdaroğlu'nun elini öpmek istediğini belirterek, "Pişmanım. O gün yaptıklarımdan utanç duyuyorum. En büyük pişmanlıklarımdan biri bu" dediği öğrenildi. Kılıçdaroğlu ise Karakoç'un helallik talebini samimiyetle karşıladı. "Kin şeytana özgü bir kavramdır. Niye kin tutuyoruz? Birbirimizi seveceğiz. Hata insana özgü bir kavramdır. Dolayısıyla siz helalleşmek için geldiyseniz başımın üstünde yeriniz var" diyerek özrü kabul ettiğini ifade etti. Görüşme sırasında iki isim de kuçaklaştı.

Ne olmuştu?

Hatırlanacağı üzere olay, 21 Nisan 2019'da Ankara'nın Çubuk ilçesine bağlı Akkuzulu Mahallesi'nde yaşanmıştı. Bir askerin şehit cenazesine katılan dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, törende bir grup tarafından yuhalanmış, ardından linç edilmek istenmişti. Kalabalık, Kılıçdaroğlu'na yumruk atmış, polis ekipleri tarafından çevredeki bir eve sığınmak zorunda kalan Kılıçdaroğlu'nun sığındığı ev uzun süre taşlanmıştı. "Yakın o evi" şeklinde sloganlar atılmış, olay büyük tepki çekmişti.

Anneler Günü'nde yürek yakan acı

Manisa'nın Sarıgöl ilçesinde Anneler Günü sabahı meydana gelen traktör kazasında ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 48 yaşındaki bir çocuk annesi Raziye Boylu, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

10.05.2026 16:18:00 / Güncelleme: 10.05.2026 16:21:12
İhlas Haber Ajansı
Anneler Günü'nde yürek yakan acı
Anneler Günü'nde yürek yakan acı
Manisa'nın Sarıgöl ilçesine bağlı Alemşahlı Mahallesi'nde Anneler Günü'nde meydana gelen traktör kazası bir aileyi yasa boğdu.

Edinilen bilgiye göre, bağ arazisinde seyir halinde olan 45 ZF 634 plakalı traktör, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaklaşık 3 metrelik yükseklikten yuvarlanarak takla attı. Kazada traktör sürücüsü Yusuf Boylu (53) ile yanında bulunan eşi Raziye Boylu (48) ağır yaralandı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan yaralı çift, ambulansla Sarıgöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Anneler Günü'nde hastanede yaşam mücadelesi veren Raziye Boylu, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Acı haber, ailesi ve yakınlarını yasa boğdu. Yaralı sürücü Yusuf B.'nin tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Kazayla ilgili inceleme başlatılırken, Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

İstanbul'da güneşi gören sahile koştu

İstanbul'da etkili olan güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, kentin gözde sahil noktalarından biri olan Emirgan'da yoğunluk oluşturdu. Hava sıcaklığının 20 dereceyi aşmasıyla birlikte hafta sonunu dışarıda değerlendirmek isteyen İstanbullular, Boğaz manzarası eşliğinde sahile adeta akın etti

10.05.2026 15:40:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da güneşi gören sahile koştu
İstanbul'da güneşi gören sahile koştu
İstanbul'da etkili olan güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, kentin gözde sahil noktalarından biri olan Emirgan'da yoğunluk oluşturdu. Hava sıcaklığının 20 dereceyi aşmasıyla birlikte hafta sonunu dışarıda değerlendirmek isteyen İstanbullular, Boğaz manzarası eşliğinde sahile adeta akın etti.
Sabahın erken saatlerinden itibaren Emirgan sahiline gelen vatandaşlardan kimileri balık tutarken, kimileri yürüyüş yapmayı tercih etti. Sahil hattında yoğunluk yaşanırken, aileler ise ağaç gölgelerinde piknik yaptı. Öte yandan sıcak havanın tadını çıkarmak isteyen çok sayıda vatandaş, Boğaz manzarasına karşı vakit geçirip bol bol fotoğraf çektirdi. Sahilde oluşan yoğunluk havadan da görüntülendi.
Ailesi ile birlikte sahile yürüyüşe gelen Taşın Özdemir, "Havalar güzel, biz de değerlendirmek için ailecek Emirgan sahile geldik. Geziyoruz, dolaşıyoruz. Havaların daha da ısınmasını bekliyoruz" dedi.
"Havayı güzel bulduk, kendimizi sahile attık"
Güzel hava nedeniyle sahile balık tutmaya geldiğini belirten Sinan Kaya, "Havayı güzel bulduk, kendimizi sahile attık. Uzun zamandır boğazda balık yoktu. Balık tutmaya geldik. Havaların güzelleşmesiyle birlikte balık bollaşmaya başladı. Balık tutuyoruz, piknik yapıyoruz. Havayı güzel bulan insanlar kendilerini sahile atmışlar" diye konuştu.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.