logo
24 HAZİRAN 2026

Peygamber sevgisinin sosyal hayata yansıması (Ömer TURAN)

30.04.2011 00:00:00
Hikmet, Kur'an' da Allah'ın murad ettiğini Peygamberimizin sünnetine uygun olarak anlamaktır. Bundan sonra da Allah'ın bize bahşettiği bu firaseti hayatımızın her safasına tatbik etmektir. Çünkü biz millet olarak doğumumuzdan ölümümüze ve ahretimizle devam eden hayatımızı Peygamberimizin (s.a.v.) sevgisi ve O'na bağlılığımızla meczetmişizdir.  Gerçekten millet olarak Peygamberimize (s.a.v.) karşı olan bu sonsuz sevgi bizim sosyal hayatımıza, beşeri ilişkilerimize sürekli yön vermiştir. Fertlerin inancı aileye, millete, devlete ve sosyal hayata etki eder. Çocuklarımız doğduğu zaman Peygamberimizin (s.a.v.) sünneti üzere kulağına ezan verilir. Anne ve baba, neslimiz hayırlı bir nesil olsun diye ellerini, gözlerini, midelerini ve bütün azalarını haramdan sakınır. Çünkü Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) ve Ehl-i Beytinin yedikleri arpa-buğday tanesi ve onların sıkıntılı zamanlardaki sebatları bizi bu ideallere sımsıkı bağlar. Çocuklarımıza isim koyarken hep güzel isimler seçilir. Özellikle Peygamberimizin (s.a.v.) ismi Muhammed, O'na olan saygıdan dolayı küçük bir değişiklikle Mehmet, O'nun Ehl-i Beyti Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin öncelikli tercihlerdir. Doğan çocuğumuzu herkese muştularız onlardan hayırlı evlat olmaları için dua etmelerini isteriz. Çocuğumuz hayatı boyunca Peygamber sevgisi ve sünneti ile olsun en büyük arzumuzdur. Bu duygularla hayata bakan bir millet olarak toplumun en önemli harcını birlik ve beraberliği Peygamber (s.a.v.) sevgisine borçluyuz. Askerimizin tek bir ismi vardır Mehmetçik; küçük Muhammed. Asker ocağı Peygamber ocağıdır. En zor anlarda Çanakkale, Dumlupınar, Kocatepe, Kıbrıs'ta "yetiş Muhammed dinin ümmetin gidiyor" diyerek medet isteriz. Bu ruh bizi tarih boyunca birbirimize bağlamıştır. Memleketimizin herhangi bir köşesine gittiğinizde hemen herkeste bu duygular ön planda olursa kaynaşırız. Peygamberimizden (s.a.v.) Ehl-i Beytten bahsedince bir binanın kenetlenmiş duvarı gibi oluruz. Darda kalanlara yardım etmek, komşu haklarına riayet etmek, "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" düsturu ile hayatımızı tanzim etmemiz sosyal hayatımızı dengeli, mutlu ve muhabbetli yapar. Bu inanç bizim her şeyimizdir. Sanata bakışımızı da yönlendirir. Mimaride, şehir planlamada erişilmez seviyeye ulaşmamız, müzikte ulaşılan engin zirveler, hat sanatında, tezhipte ulaşılan mükemmellikler ve daha niceleri "Allah ve Resulü benden razı olsun" düşüncesi iledir. Onun için hayat bizim için tümüyle ibadettir. Hayatın ibadet olması her konuda titizliğimizi arttırır. Tarihimiz bunun örnekleri ile doludur. "İlim Çin'de de olsa onu arayın" buyruğu ile Müslümanlar bütün ilimlerin temelini oluşturarak buluşlar, kaide ve kurallar koymuşlardır. Bugün kullanılan ilmî kaide ve kuralların temelinde ve gelişmesinde Müslüman ilim adamlarının çalışmaları vardır. Bizler millet olarak Peygamberimize (s.a.v.) öyle bir sevgi ile bağlıyız ki O'na hürmetsizlik en aşağı bir durum olarak kabulümüzdür. O'nun (s.a.v.) Ehl-i Beytinin bakışı ile hayata bakmak ve Ehl-i Beyt sevgisi atalarımızdan bize mirastır. Bu miras bizim hayat damarlarımızdadır. Peygamberimizin (s.a.v.) sevgisi ile hep Allah'ın adını yüceltmek için emr-i bil-maruf nehy-i anil-münker vazifesini yerine getirmişizdir. Bu manadan hareketle hiçbir millette olmayan vakıf medeniyetini oluşturmuşuz, herkese örnek olmuşuzdur. İktisaden de güçlü olmamız gerektiğini Peygamberimizden (s.a.v.) gördük. İstenilen ve güzel olan, kazancımızı Allah yolunda tasarruf etmektir. Böyle bir mal ve servet ebedi hayatın sermayesidir. İşte gerçek şu ki, Peygamberimizin (s.a.v.) sevgisi ve O'na olan bağlılığımız millet olarak bizde gerçek gönül fethini oluşturmuştur. Bu sayede hem dünya ve hem de ahretimizi tanzim etmişizdir. Hayat bizim için bir ibadettir anlayışı, hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahret için çalışmayı gerekli kılmıştır. Peygamberimizin (s.a.v.) sevgisi, muhabbeti ve sünneti olmadan hikmete yani Allah'ın muradına ulaşmamız mümkün değildir. Buna ulaşmak için de hikmet ehli insanlarla bir ve beraber olmalıyız. Asırlardır yanan bu Peygamber (s.a.v.) aşkı ateşi gönülden gönüle, elimize, dilimize, benliğimize yerleşmiştir. Bu hal elbette ki bizim sosyal hayatımıza da yön vermiştir. Bundan sonra da yön vermeye devam edecektir.
 
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.