Rabbin ile arandan kendini çıkar
Rabbin ile aranda sen, kendin varsın. Kendini aradan çıkar. İşte o zaman, O’nu görürsün!
23.10.2026 01:09:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Rabbin ile aranda sen, kendin varsın. Kendini aradan çıkar. İşte o zaman, O'nu görürsün!
Nefsine muhalefet ederek, onunla savaşarak ve onun heves ve arzuları karşısında sağır kesilerek kendini aradan çıkar.
Nefsinin zevklerini, hevaî arzularını ve budalalıklarını asla yerine getirme. İşte o zaman, mahviyete razı olur ve senin kalbinin yüzünden uzaklaşır. Nefs-i emmarenin çıktığı yere nefs-i mutmainne girer.
Nefs, mutmainne hale geldiği ve hakkı kabule müsait olduğu zaman, ona daha önceki ruhtan başka bir ruh üfürülür. Bu ruh Rububiyet ruhudur, akıl ruhudur.
İki çeşit ölüm vardır. Bunlardan biri, avam tabakasının bildiği ölümdür. Bu, ruhun bedenden ayrılması demek olan ölümdür ki, herkesçe bilinmektedir.

Bir de havas, yani seçkinler tabakasınca bilinen bir ölüm vardır ki, bu da hevai duyguların, nefslerin, kör tabiatların ve kötü âdet ve alışkanlıkların ölmesi ve yokolması demektir. Bu tür ölümde kalp dirilir, hayat bulur.
Ölmeden önce öl. Hem kendinden geç, hem de Allah'ın gayrı şeylerden. İşte o zaman dirilir, hakiki hayata kavuşursun. O zaman, Hak ile birlikte ebedî hayata kavuşursun.
Görünüşte ölü gibi olursun, fakat kaderin eli sende olur. Onu istediğin tarafa çevirirsin. O el, çabasız, gayretsiz olarak nasibini alır.
Allah, kulu bütün menfi duygu ve halleri ile yokolduktan sonra, onu yeniden yaratır. Başka bir yaratışla onu hayata iade eder. Önce yokluk (fena) eli ile yokeder. Sonrada varlık (beka) eli ile hayata iade eder.

Nefsine muhalefet ederek, onunla savaşarak ve onun heves ve arzuları karşısında sağır kesilerek kendini aradan çıkar.
Nefsinin zevklerini, hevaî arzularını ve budalalıklarını asla yerine getirme. İşte o zaman, mahviyete razı olur ve senin kalbinin yüzünden uzaklaşır. Nefs-i emmarenin çıktığı yere nefs-i mutmainne girer.
Nefs, mutmainne hale geldiği ve hakkı kabule müsait olduğu zaman, ona daha önceki ruhtan başka bir ruh üfürülür. Bu ruh Rububiyet ruhudur, akıl ruhudur.
İki çeşit ölüm vardır. Bunlardan biri, avam tabakasının bildiği ölümdür. Bu, ruhun bedenden ayrılması demek olan ölümdür ki, herkesçe bilinmektedir.

Bir de havas, yani seçkinler tabakasınca bilinen bir ölüm vardır ki, bu da hevai duyguların, nefslerin, kör tabiatların ve kötü âdet ve alışkanlıkların ölmesi ve yokolması demektir. Bu tür ölümde kalp dirilir, hayat bulur.
Ölmeden önce öl. Hem kendinden geç, hem de Allah'ın gayrı şeylerden. İşte o zaman dirilir, hakiki hayata kavuşursun. O zaman, Hak ile birlikte ebedî hayata kavuşursun.
Görünüşte ölü gibi olursun, fakat kaderin eli sende olur. Onu istediğin tarafa çevirirsin. O el, çabasız, gayretsiz olarak nasibini alır.
Allah, kulu bütün menfi duygu ve halleri ile yokolduktan sonra, onu yeniden yaratır. Başka bir yaratışla onu hayata iade eder. Önce yokluk (fena) eli ile yokeder. Sonrada varlık (beka) eli ile hayata iade eder.
















































































































