logo
25 HAZİRAN 2026

Ruhsat izni verilen daire sayısı son 9 yılın zirvesinde

Türkiye genelinde ilk çeyrekte yapı ruhsatı verilen daire sayısı 2025'in aynı dönemine göre yüzde 37 artarak 232 bin 252'ye çıkarken, bu rakam son 9 yılın en yüksek ocak-mart dönemi verisi olarak kayıtlara geçti

25.06.2026 13:00:00
AA
Ruhsat izni verilen daire sayısı son 9 yılın zirvesinde
Ruhsat izni verilen daire sayısı son 9 yılın zirvesinde
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) bu yılın birinci çeyreğine ilişkin açıkladığı yapı izin istatistiklerine göre, ocak-mart döneminde yıllık bazda yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 19,6, daire sayısı yüzde 37 ve yüz ölçümü yüzde 26,1 arttı.

Yapı ruhsatı verilen bina sayısı 34 bin 579'a, daire sayısı 232 bin 252'ye, yüz ölçümü ise 44 milyon 406 bin 211 metrekareye yükseldi. Bina sayısında son 5 yılın, daire ve yüz ölçümde ise son 9 yılın zirvesi görüldü. Özellikle önceki yıllarda deprem konutları nedeniyle yaşanan artışa rağmen daire sayısında 2017'den sonraki en yüksek rakamın görülmesi, konut arzını artırmaya yönelik yatırımların hız kazandığına işaret etti.

Bu görünüm, yüksek finansman maliyetleri ve talepteki görece yavaşlamaya rağmen sektörün orta ve uzun vadeli konut ihtiyacını karşılamaya yönelik üretim iştahını koruduğunu ortaya koydu.

"İnşaat maliyetlerindeki sert yükselişler geride kaldı"
Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, son dönemde üretime yönelik isteğin arttığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yapı ruhsatlarında görülen artışlar ve son 9 yılın ilk çeyrek rekoru, öncelikle ertelenen projelerin yeniden devreye alınmasının sonucudur. Son iki yılda yüksek finansman maliyetleri nedeniyle birçok yatırımcı bekleme pozisyonundaydı. Ancak konut arzındaki yetersizlik, büyük şehirlerde devam eden kentsel dönüşüm ihtiyacı ve nüfus artışına bağlı konut talebi üreticileri yeniden harekete geçirdi. Maliyet artışlarının yavaşlaması ve yüksek talep bunda kesinlikle etkili oldu."

Ekiz, son dönemde inşaat maliyetleri artmaya devam etse de önceki yıllardaki sert yükselişlerin geride kaldığını ifade ederek, bu durumun müteahhitlerin önünü daha net görmesini sağladığını, bir projeye başlanırken maliyet hesabının daha öngörülebilir hale gelmesinin yatırım kararlarını hızlandırdığını anlattı.

Üreticilerin ekonomik güvencesindeki artışın da üretim talebine olumlu yansıdığını dile getiren Ekiz, "Özellikle güçlü sermaye yapısına sahip, finansmana erişimi bulunan ve marka değeri yüksek firmaların yatırım iştahı artmış durumda. Ancak bunu sektör geneline yayılmış tam bir rahatlama olarak değerlendirmek doğru olmaz." dedi.

"Önümüzdeki süreçte konut üretiminin daha da artacağını düşünüyoruz"
Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik de tüm üreticilerin sahaya indiğini söylemek için henüz erken olsa da ertelenmiş arzın harekete geçtiğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

"Kentsel dönüşüm faaliyetlerinin hızlanmasının da ruhsat izinlerinde etkisi var. Son yıllarda Kovid-19 ve depremle birlikte sektörümüz inişli-çıkışlı bir dönem yaşadı. Özellikle maliyetlerdeki artış nedeniyle üreticiler bekle-gör politikası izledi, ruhsat alımlarını öteledi. Ancak başta İstanbul olmak üzere ülkemizin deprem gerçeği ve kentsel dönüşüm zorunluluğu, bu erteleme lüksünü ortadan kaldırdı. Bu yüzden daha kentsel dönüşüm merkezli bir artış olduğunu söyleyebiliriz. Konuttaki yeni düzenlemelerle birlikte önümüzdeki süreçte konut üretiminin daha da artacağını düşünüyoruz."

Şişik, inşaat maliyetlerinde artık eskisi gibi yüksek artışların değil daha kontrollü rakamların görüldüğünü kaydederek, bu durumun üreticilerin önlerini daha rahat görmelerini sağladığını, konut inşa sürecinde de hızlanma yaşandığını söyledi.

"Kentsel dönüşüme yönelik teşvikler üreticiye güven veriyor"
Hakan Şişik, birçok yeni konut projesinin kendi finansman modelleriyle inşa edildiğini kaydederek, "Finansmana erişimin zor, kredi faizleri yüksek ama ruhsat alımları rekor kırıyor. Buradaki en büyük etken, maliyetlerin sıfırlanması değil, maliyet artış hızının öngörülebilir bir çizgiye oturmuş olmasıdır." diye konuştu.

Yüksek faiz ortamına rağmen nitelikli ve güvenli konut talebinin güçlü şekilde sürdüğüne işaret eden Şişik, "Özellikle kentsel dönüşüm kapsamında geliştirilen kat karşılığı projelerde ve kentsel yenileme alanlarında, finansmanını öz kaynaklarıyla veya alternatif yöntemlerle sağlayabilen üreticiler, bu talebi karşılamak amacıyla hızla ruhsat aşamasına geçti. Yüksek faizlere rağmen maliyetlerdeki görece istikrar ve deprem odaklı güvenli konut talebi, söz konusu rekorun arkasındaki temel itici güçler oldu." ifadelerini kullandı.

Şişik, şu anda mali yapısı güçlü, öz sermayesi yüksek ve kurumsal yapıya sahip üreticilerin ruhsat aldığını ve proje ürettiğini belirterek, "Ayrıca devletimizin kentsel dönüşüme yönelik sağladığı yeni teşvikler, Yarısı Bizden gibi kampanyaların yarattığı ivme ve ruhsat süreçlerinin dijitalleşmesiyle hız kazanması, üreticiye güven veriyor." şeklinde konuştu.

ÖSYM'den '15 dakika kuralı' açıklaması: 'Ceza değil adayın bireysel ihmali' vurgusu

YKS'ye geç kalanlarla ilgili haberlerden sonra açıklama yapan ÖSYM, 15 dakika kuralının neden esnetilemeyeceğini 6 madde ile tek tek sıraladı

25.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
ÖSYM'den '15 dakika kuralı' açıklaması: 'Ceza değil adayın bireysel ihmali' vurgusu
ÖSYM'den '15 dakika kuralı' açıklaması: 'Ceza değil adayın bireysel ihmali' vurgusu
ÖSYM, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) saniyelerle bile olsa geç kalan öğrencilerin alınmaması görüntüleri yeniden tartışma çıkardı. Kurum, kamuoyunda '15 dakika kuralı' olarak bilinen ve sınavın başlama saatinden tam 15 dakika önce sınav binalarının kapılarının kapatılmasıyla ilgili uygulamanın tartışmaya kapalı olduğunu belirtti. Yapılan açıklamada, "ÖSYM, sınava alınmamayı kurumsal bir "ceza" olarak değil, adayın bireysel ihmalinin bir sonucu olarak değerlendiriyor. Kuruma göre, milyonlarca kişinin katıldığı devasa bir organizasyonda kuralları esnetmek düzeni bozarak doğrudan kaosa yol açar" denildi.

KDK, farklı salonlarda sınava alınabilir tavsiyesi vermişti
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, YKS ardından, sınava saniyelerle geç kalıp kapıdan dönen öğrencilerin görüntüleri kamuoyunda "15 dakika kuralı" tartışmalarını bir kez daha başlattı.
Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), 2017 yılında aldığı bir tavsiye kararında bu kuralın uygulanmasında daha ölçülü davranılması gerektiğini belirterek, geç kalan adayların binalardaki yedek veya farklı salonlarda sınava alınmasını önermişti. Ancak Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), güvenlik zafiyeti doğuracağı gerekçesiyle bu öneriye kesin bir dille karşı çıkıyor.

Doğurabileceği sakıncalar madde madde anlatıldı
Kurumun 15 dakika kuralından taviz vermemesinin altında yatan 6 temel gerekçe şu şekilde sıralanıyor:
Her aday için üzerinde fotoğrafı bulunan, kişiye özel tek bir cevap kâğıdı basılıyor. Adayın geç kaldığı için planlanan salon dışında başka bir salona alınması, kimlik ve evrak eşleşmesini teknik olarak engelliyor.
Geç kalan bir adayın güvenlik kontrolleri esnetilerek başka bir salona alınması, "başkası yerine sınava girme" gibi ağır usulsüzlüklere zemin hazırlama riski taşıyor.
Geç kalanlar için özel bir salon oluşturulması uygulaması, birbirini tanıyan kötü niyetli adayların bilerek geç kalıp aynı salonda toplanmasına ve organize kopya çekmesine teşvik edici bir unsur olabilir.
Geç kalan adaylara yönelik ayrı bir telafi sınavı yapılması durumunda, sınav sorularının zorluk derecesinin (eş değerliğinin) tam olarak sağlanamaması, milyonlarca adayın girdiği sınavda sıralama adaletini bozuyor.
Kurallara uyarak zamanında sınav salonunda hazır bulunan adaylar açısından, geç kalanlara esneklik (ayrıcalık) tanındığı algısı oluşması sınavın adil yapısına gölge düşürüyor.
ÖSYM, sınava alınmamayı kurumsal bir "ceza" olarak değil, adayın bireysel ihmalinin bir sonucu olarak değerlendiriyor. Kuruma göre, milyonlarca kişinin katıldığı devasa bir organizasyonda kuralları esnetmek düzeni bozarak doğrudan kaosa yol açar.

15 dakika kuralı nedir?
ÖSYM tarafından uygulanan ve kamuoyunda "15 dakika kuralı" olarak bilinen uygulama, sınavın başlama saatinden tam 15 dakika önce sınav binalarının kapılarının kapatılmasını ve bu saatten sonra gelen hiçbir adayın, gerekçesi ne olursa olsun içeri alınmamasını içeriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan iki depremle sarsılan Venezuela için 'geçmiş olsun' mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan peş peşe yaşanan iki depremle sarsılan Venezuela için geçmiş olsun mesajı yayımladı. 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki depremle sarsılan Venezuela için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçmiş olsun mesajı yayımladı

25.06.2026 13:45:00
Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan iki depremle sarsılan Venezuela için 'geçmiş olsun' mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan iki depremle sarsılan Venezuela için 'geçmiş olsun' mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan peş peşe yaşanan iki depremle sarsılan Venezuela için geçmiş olsun mesajı yayımladı.
7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki depremle sarsılan Venezuela için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçmiş olsun mesajı yayımladı.

Erdoğan, paylaştığı mesajında "Venezuela'da meydana gelen iki ayrı depremde hayatını kaybedenlerin acısını yürekten paylaşıyor, dost Venezuela halkına ve hükümetine başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum. Türkiye olarak bu acı ve zor günlerinde Venezuelalı dostlarımızın yanındayız." ifadelerini kullandı.

CHP'li Seferihisar ve Balçova belediye başkanları gözaltına alındı

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü "rüşvet" soruşturması kapsamında İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin gözaltına alındı

25.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
CHP'li Seferihisar ve Balçova belediye başkanları gözaltına alındı
CHP'li Seferihisar ve Balçova belediye başkanları gözaltına alındı
Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü "rüşvet" soruşturması kapsamında İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin gözaltına alındı.

Soruşturma kapsamında aralarında Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ile Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in de bulunduğu 24 kişi gözaltına alındı.

Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit gözaltına alındı
17 Haziran'da da Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlenmiş ve aralarında başkan yardımcısının da bulunduğu altı kişi gözaltına alınmıştı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, belediye ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşların "inşaat ve imar süreçlerine ilişkin işlemler karşılığında menfaat temin ettiklerine yönelik bulgulara ulaşıldığı" belirtilmişti.

Savcılık yaklaşık 6 milyon TL tutarında rüşvet alışverişi gerçekleştiğine dair deliller olduğunu söyledi.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra aralarında İstanbul, Adana, Bursa ve Antalya'nın da bulunduğu 30'dan fazla il ve ilçede belediye başkanları tutuklandı veya görevden uzaklaştırıldı. Bazılarının yerine kayyum atandı.

El değiştiren belediyelerin büyük çoğunluğu CHP yönetimindeydi.

Yarın yaklaşık 18 milyon öğrenci için "karne zili" çalacak

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, yarın karne alarak yaz tatiline girecek

25.06.2026 12:30:00
AA
Yarın yaklaşık 18 milyon öğrenci için "karne zili" çalacak
Yarın yaklaşık 18 milyon öğrenci için "karne zili" çalacak
Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, yarın karne alarak yaz tatiline girecek.

İlk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim alan yaklaşık 18 milyon öğrenci ile 1,2 milyona yakın öğretmen, 2025-2026 eğitim öğretim yılı için 8 Eylül 2025'te ders başı yaptı. Birinci dönem ara tatili 10-14 Kasım 2025, ikinci dönem ara tatili ise 16-20 Mart tarihlerinde yapıldı.

2 Şubat'ta başlayan ikinci dönem ise yarın sona erecek. Öğrenciler, eğitim öğretimin yorgunluğunu yarınki son ders zilinin ardından atacak.

Ortaokul son sınıf öğrencileri, 13 Haziran'da Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılan merkezi sınavın sonuçlarını 10 Temmuz'da öğrenecek.

Lise son sınıf öğrencileri ile mezunlar, 20-21 Haziran'da Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) heyecanını yaşadı. 20 Haziran'da düzenlenen YKS birinci oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) ile 21 Haziran'da yapılan ikinci oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve üçüncü oturum Yabancı Dil Testi'nin sonuçları 22 Temmuz'da açıklanacak.

Öğretmenlerin 2026 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Semineri ise 29-30 Haziran'da Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) platformu üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.

2026-2027 eğitim öğretim yılı için 14 Eylül'de ders başı yapılacak.

Ölüm ve ölüm nedeni 2025 yılı istatistikleri açıklandı

Türkiye'de ölüm sayısı, 2024'te 489 bin 734 iken, geçen yıl 491 bin 684 oldu. Ölümler nedenlerine göre incelendiğinde, 2025'te yüzde 34,7 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı

 

25.06.2026 11:30:00
AA
Ölüm ve ölüm nedeni 2025 yılı istatistikleri açıklandı
Ölüm ve ölüm nedeni 2025 yılı istatistikleri açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, ölüm sayısı 2024'te 489 bin 734 iken, 2025'te 491 bin 684 olarak belirlendi. Ölen kişilerin yüzde 55,1'ini erkekler, yüzde 44,9'unu kadınlar oluşturdu.

Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı, 2025'te bir önceki yıla göre değişim göstermeyerek binde 5,7 oldu. Diğer bir ifadeyle 2025'te bin kişi başına 5,7 ölüm düştü.

Kaba ölüm hızı en yüksek il, 2025'te binde 10,8 ile Sinop oldu. Bu ili binde 10,2 ile Kastamonu, binde 9,6 ile Giresun ve binde 9,5 ile Balıkesir izledi. Kaba ölüm hızının en düşük olduğu il ise binde 2,3 ile Şırnak olurken, bu ili binde 2,5 ile Hakkari, binde 3,1 ile Van, binde 3,2 ile Batman ve Şanlıurfa izledi.

İllere göre ölüm nedenleri

Ölümler nedenlerine göre incelendiğinde, 2025'te yüzde 34,7 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bu ölüm nedenini yüzde 16,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 15,1 ile solunum sistemi hastalıkları takip etti.

Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin yüzde 42,3'ünün iskemik kalp hastalıklarından, yüzde 24,6'sının diğer kalp hastalıklarından, yüzde 18,2'sinin serebro-vasküler hastalıklardan kaynaklandığı belirlendi.

Dolaşım sistemi hastalıklarından ölümler illere göre incelendiğinde, 2025'te bu hastalıklara bağlı ölüm oranı en yüksek il yüzde 47,7 ile Çanakkale oldu. Bu ili yüzde 42,8 ile Balıkesir, yüzde 42,2 ile Hatay, yüzde 42 ile Burdur izledi.

Dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranı en düşük iller ise yüzde 25,4 ile Kilis, yüzde 28,7 ile Hakkari, yüzde 28,9 ile İstanbul, yüzde 29 ile Kayseri şeklinde sıralandı.

Bebek ölüm hızı binde 7,8

İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin yüzde 28,9'unun gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümöründen, yüzde 8'inin kolonun kötü huylu tümörü, yüzde 7,6'sının lenfoid ve hematopoetik kötü huylu tümörü kaynaklı olduğu görüldü.

İyi ve kötü huylu tümörlerden ölenler illere göre incelendiğinde, 2025'te iyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölüm oranı en yüksek il yüzde 22,4 ile Ağrı oldu. Bu ili yüzde 19,8 ile Van, yüzde 19,5 ile Kocaeli ve Ankara, yüzde 19,4 ile Elazığ izledi.

Bu hastalıklara bağlı ölüm oranı en düşük iller ise yüzde 9,7 ile Kilis, yüzde 10,9 ile Burdur, yüzde 11 ile Şanlıurfa, yüzde 11,2 ile Aydın olarak tespit edildi.

Bebek ölüm sayısı, 2024'te 8 bin 484 iken, 2025'te 6 bin 988'e geriledi. Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı, 2024'te binde 9 iken, 2025'te binde 7,8 oldu.

Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2024'te binde 11,1 iken, 2025'te binde 9,5 oldu. 

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.