Polonya'da Anayasa Mahkemesi'nin yönetimi üzerindeki anlaşmazlık, 30 Ekim gecesi yaşanan gelişmelerle daha da büyüdü. Anayasa Mahkemesi üyelerinden biri, Mahkeme Başkanı ile Başkan Yardımcısı'nın görevlerini bir ay süreyle yerine getirmemeleri yönünde karar aldı. Ardından mahkemenin yönetimini üstlendiğini açıkladı. Kararın dayandırıldığı yasal düzenlemelerin bu durumda uygulanıp uygulanamayacağı ise tartışmalı. Mahkemenin mevcut yönetimi kararı tanımadığını bildirdi. Böylece aynı mahkemenin yönetimi konusunda iki ayrı tutum ortaya çıktı. Gelişmeler üzerine Senegal ziyaretini yarıda keserek ülkesine dönen Polonya Cumhurbaşkanı, Yüksek Mahkeme Birinci Başkanı ile görüştükten sonra Anayasa Mahkemesi binasına gitti. Binaya giriş sırasında bazı hakimlerle arasında gerginlik yaşandı. Cumhurbaşkanı, anayasal bir devlet kurumunun zor kullanılarak ele geçirildiğini ileri sürdü. Başbakan ise hükümetin yargı sisteminde hukuk devletini yeniden tesis etmeye çalıştığını belirtti. İki tarafın açıklamaları, yaşananların hükümet ile mahkeme arasındaki anlaşmazlığın ötesine geçtiğini gösteriyor.
Krizin başlangıcı 2015'e uzanıyor
Bugünkü gelişmeleri anlamak için 2015 yılına dönmek gerekiyor. O yıl görev süresi sona ermekte olan parlamento, Anayasa Mahkemesi için beş hakim seçti. Seçimlerden sonra iktidara gelen Hukuk ve Adalet Partisi, önceki parlamentonun yaptığı bu seçimlere itiraz ederek yeni isimler belirledi. Anayasa Mahkemesi, önceki parlamentonun seçtiği üç hakimin seçimini geçerli, diğer ikisinin seçimini ise usule aykırı buldu. Buna rağmen yeni iktidarın geçerli sayılan üç hakimin göreve başlamasını da kabul etmemesi, uzun yıllar sürecek anlaşmazlığın önünü açtı.
Hukuk ve Adalet Partisi'nin 2015-2023 arasındaki iktidarı döneminde yargı sisteminde yapılan değişiklikler, Avrupa Birliği kurumlarının ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin eleştirilerine konu oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2021 yılında Xero Flor davasında, Anayasa Mahkemesi üyelerinden birinin atanmasındaki sorun nedeniyle ilgili davaya bakan heyetin kanunla kurulmuş mahkeme şartını karşılamadığına hükmetti. Avrupa Birliği Adalet Divanı da Aralık 2025'te Polonya Anayasa Mahkemesi'nin yapısı ve kararlarıyla ilgili Avrupa Birliği hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlal edildiği sonucuna vardı.
Donald Tusk liderliğindeki hükümet 2023'te iktidara geldiğinde, önceki dönemde yapılan yargı düzenlemelerini değiştirmeyi ve Avrupa Birliği ile yaşanan sorunları gidermeyi hedefledi. Ancak bu süreçte yeni bir tartışma ortaya çıktı. Hükümet, Anayasa Mahkemesi'nin oluşumuna ilişkin itirazları gerekçe göstererek bazı kararların resmi yayın organında yayımlanmasını durdurdu. Polonya Anayasası'nın 190. maddesi ise mahkeme kararlarının kesin ve bağlayıcı olduğunu, resmi yayın organında gecikmeden yayımlanması gerektiğini belirtiyor.
Venedik Komisyonu da Aralık 2024'teki değerlendirmesinde, mahkemenin oluşumuna ilişkin sorunların kararların yayımlanmaması için gerekçe yapılamayacağı görüşünü dile getirdi. Bu tartışmanın sonuçları vatandaşları da etkiledi. Anayasa Mahkemesi'nin 4 Haziran 2024'te erken emeklilik düzenlemesiyle ilgili verdiği kararın yayımlanmaması, emekli maaşlarında artış bekleyen kişileri belirsizlik içinde bıraktı. Yapılan değerlendirmelerde, kararın uygulanması halinde 150 bin ila 200 bin emeklinin maaşında artış olabileceği belirtilmişti.
Yeni hakimler de anlaşmazlığı çözemedi
2026 yılında parlamentonun Anayasa Mahkemesi için altı yeni hakim seçmesiyle tartışma yeniden alevlendi. Cumhurbaşkanı Nawrocki, seçilen hakimlerden ikisinin yemin işlemini kabul ederken diğer dördünün yeminini kabul etmedi. Bunun üzerine dört hakim, 9 Nisan'da parlamentoda noter huzurunda yemin ettiklerini açıklayarak görevlerine başlamak istedi. Ancak Cumhurbaşkanlığı ve mahkemenin mevcut yönetimi bu yöntemin geçerliliğini kabul etmedi.
Venedik Komisyonu'nun Ekim 2026 tarihli değerlendirmesinde, parlamentonun seçtiği hakimlerin yemin işlemlerinin gerekçesiz biçimde geciktirilmemesi gerektiği belirtildi. Buna rağmen Polonya'daki taraflar ortak bir uygulamada buluşamadı. Seçilmiş hakimlerin göreve başlamasını isteyenlerle yemin sürecinin usulüne uygun tamamlanmadığını savunanlar arasındaki görüş ayrılığı devam ediyor.
30 Ekim'de yaşananlar, bu anlaşmazlığın mahkemenin yönetimine kadar uzandığını gösterdi. Anayasa Mahkemesi Hakimi Anna Korwin-Piotrowska'nın aldığı kararın hukuki dayanağı da tartışmalı. Bu nedenle gelişmelerin nasıl sonuçlanacağını şimdiden söylemek mümkün değil. Ancak mahkemenin yönetimi konusunda dahi ortak bir karar alınamaması, kurumun çalışmalarını zorlaştırıyor.
3 Kasım'da yapılması planlanan hakimler genel kurulu toplantısında mahkemenin 2027 yılı bütçe taslağının ele alınması bekleniyor. Toplantının kimlerin katılımıyla yapılacağı ve yönetim krizinin nasıl ele alınacağı henüz netleşmedi.
Polonya'da hükümet değişti, ancak Anayasa Mahkemesi çevresindeki sorunlar çözülemedi. Önceki iktidarın yargı politikalarını eleştiren yeni yönetim de kendi uygulamaları nedeniyle eleştirilerle karşılaşıyor. Cumhurbaşkanlığı ile hükümet arasındaki çekişme sürerken, mahkemenin hangi üyelerle ve hangi yönetim altında çalışacağı hala belirsizliğini koruyor.
Avrupa'nın Hukuk Devleti Tartışması, Rusya'nın Siyasi Yorumu
Polonya'daki gelişmeler Avrupa'da hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, Rusya cephesinde de siyasi değerlendirmelere konu oldu. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev, yaşananları anayasal darbe olarak nitelendirdi ve Tusk hükümetini hedef aldı. Moskova'nın bu açıklamaları, Polonya'daki iç siyasi çatışmanın ülkenin Avrupa ile ilişkileri ve Rusya ile yaşadığı siyasi gerilimler açısından da yakından takip edildiğini gösteriyor. Polonya'daki kurumların meşruiyeti üzerine yaşanan bu tartışmanın nasıl sonuçlanacağı, Avrupa'da hukuk devleti ilkelerinin uygulanması bakımından da önem taşıyor.
Cem Bürüç / diğer yazıları
- Polonya'da ne oluyor? Anayasa Mahkemesi krizi derinleşiyor / 03.11.2026
- Putin Avrupa'ya savaş ve diplomasi derken, Türkiye Karadeniz'i düşünüyor / 01.11.2026
- Brezilya'da başkanlık Sol'un, parlamento Sağ'ın; İsrail'de çoğunluk arayışı / 30.10.2026
- Sırbistan'da ne oldu, öğrencilerin zaferi Vučić'in 14 yıllık iktidarı / 29.10.2026
- ABD'nin güvenilirlik sınavı: Rusya, Ukrayna ve Trump’ın Kongre mücadelesi / 28.10.2026
- Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin önündeki sınav / 24.10.2026
- Ukrayna'da barışın şartlarını kim, nasıl belirleyecek? / 23.10.2026
- Latin Amerika'da sol neden oy kaybediyor? / 21.10.2026
- Avrupa'da geçim mücadelesi: Eğitim, ücret ve konut krizi / 20.10.2026
- Avrupa Rusya'dan uzaklaşırken Slovakya Moskova'ya yaklaşıyor / 17.10.2026
- Putin Avrupa'ya savaş ve diplomasi derken, Türkiye Karadeniz'i düşünüyor / 01.11.2026
- Brezilya'da başkanlık Sol'un, parlamento Sağ'ın; İsrail'de çoğunluk arayışı / 30.10.2026
- Sırbistan'da ne oldu, öğrencilerin zaferi Vučić'in 14 yıllık iktidarı / 29.10.2026
- ABD'nin güvenilirlik sınavı: Rusya, Ukrayna ve Trump’ın Kongre mücadelesi / 28.10.2026
- Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin önündeki sınav / 24.10.2026
- Ukrayna'da barışın şartlarını kim, nasıl belirleyecek? / 23.10.2026
- Latin Amerika'da sol neden oy kaybediyor? / 21.10.2026
- Avrupa'da geçim mücadelesi: Eğitim, ücret ve konut krizi / 20.10.2026
- Avrupa Rusya'dan uzaklaşırken Slovakya Moskova'ya yaklaşıyor / 17.10.2026


























































