logo
06 KASIM 2026

İngiltere'nin dönüşü Avrupa'yı Rusya'ya karşı daha da sertleştirir mi?

06.11.2026 00:00:00
 
İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılması, Londra'nın Avrupa siyasetindeki etkisini ortadan kaldırmadı. Brexit sonrasında Birliğin karar mekanizmasının dışında kalan İngiltere, Avrupa'nın güvenlik meselelerinde önemli bir aktör olmayı sürdürdü. Ukrayna savaşı ve Rusya'nın Avrupa ülkelerindeki siyasi gelişmelere müdahale iddiaları, bu konumu daha da önemli hale getirdi. İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın ülkesinin kendi yaşam süresi içinde AB'ye yeniden katılmasını istediğini açıklaması da bu açıdan dikkat çekici. Londra'nın aradığı şey yalnızca Avrupa ile ilişkileri düzeltmek değil, kıtanın geleceğine ilişkin kararlarda yeniden söz sahibi olmak.
 
Burnham, Rusya'nın 2016 Brexit referandumuna müdahale ettiğine ilişkin istihbarat bilgisi aldığını söyledi. İngiltere Parlamentosu İstihbarat ve Güvenlik Komitesi'nin 2020 raporunda da hükümetin olası müdahaleyi yeterince araştırmadığı belirtilmişti. Ancak rapor, Rusya'nın referandum sonucunu değiştirdiğini kanıtlamıyordu. Burnham'ın bu konuyu yeniden gündeme getirmesi, Rusya'nın Avrupa siyasetindeki etkisine ilişkin kaygılarını AB ile yakınlaşma isteğiyle birlikte ele aldığını gösteriyor.
 

Londra neden geri dönmek istiyor?

 
İngiltere'nin AB'ye yaklaşma arayışında ekonomik nedenler de önemli. Brexit sonrasında Avrupa pazarına erişimde yaşanan güçlükler, ticaretin önündeki yeni engeller ve çalışma ilişkilerindeki değişiklikler İngiliz ekonomisini etkiledi. Tek pazar ve gümrük birliği seçeneklerinin yeniden tartışılması bu sorunlara çözüm arayışının bir parçası. Ancak Londra için mesele yalnızca ticareti kolaylaştırmak değil. İngiltere, Avrupa'nın ekonomik ve siyasi geleceğini belirleyen kararların alındığı yerde bulunmak istiyor. Bugün İngiltere NATO içinde önemli bir askeri güce sahip; Ukrayna'ya destek veriyor, Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılıyor ve Avrupa'nın savunma planlamasında rol üstleniyor. Buna rağmen AB'nin ortak dış politika kararlarında söz sahibi değil. Avrupa'nın güvenliğine katkı sunan İngiltere, Birliğin kararları alınırken masada bulunmuyor. Yeniden üyelik isteğinin arkasındaki siyasi nedenlerden biri de bu.
 

Brüksel neden temkinli?

 
Avrupa Birliği, İngiltere ile daha yakın ilişki kurulmasına karşı değil. Ancak Brexit sırasında yaşanan anlaşmazlıklar, yeniden üyelik konusunu kolaylaştırmıyor. İngiltere'nin avro ve Schengen gibi alanlarda hangi şartları kabul edeceği, ortak politikalara ne ölçüde katılacağı ve üyelik sürecinde nasıl bir yol izleyeceği henüz açık değil. Burnham'ın tam üyeliğin yanında tek pazar ve gümrük birliği seçeneklerini de gündeme getirmesi, Londra'nın farklı yolları değerlendirdiğini gösteriyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da yeniden üyelik müzakerelerinin kolay olmayacağını belirtti. Brüksel açısından İngiltere önemli bir güvenlik ortağı olsa da bu durum, üyelik için özel koşulların kabul edileceği anlamına gelmiyor. İngiltere'de de Avrupa ile yakınlaşmanın hangi şartlarda gerçekleşmesi gerektiği konusunda ortak bir siyasi görüş bulunmuyor. Bu nedenle kısa vadede ekonomik ve güvenlik alanlarında iş birliğinin genişlemesi, tam üyelikten daha gerçekçi görünüyor.
 

İngiltere'nin dönüşü Rusya politikasını nasıl etkiler?

 
İngiltere'nin AB'ye dönmesi halinde en önemli değişikliklerden biri, Rusya'ya karşı daha sert tutum isteyen ülkelerin Birlik içindeki ağırlığında görülebilir. Londra bugün de Fransa ve Almanya ile savunma alanında yakın çalışıyor. 26 Ekim'de Fransa, Almanya, İtalya, Polonya ve İngiltere savunma bakanlarının katıldığı toplantıda Rusya, Avrupa-Atlantik güvenliği açısından en ciddi uzun vadeli tehdit olarak tanımlandı. Bu ortak açıklama, İngiltere'nin AB üyesi olmadan da Avrupa'nın güvenlik gündeminde etkili olduğunu ortaya koyuyor. Almanya ile İngiltere arasındaki iş birliği de bu ilişkinin somut örneklerinden biri. İki ülke savunma alanındaki ortak çalışmalarını genişletiyor; Ukrayna'ya destek ve askeri kapasitenin geliştirilmesi konusunda birlikte hareket ediyor. İngiltere'nin AB'ye katılması halinde bu iş birliği yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmayacak. Londra, Berlin ile ortaklaştığı görüşleri Birliğin karar süreçlerinde de savunabilecek.
 
Fransa ile ilişkilerde de benzer bir durum söz konusu. İngiltere ve Fransa, Avrupa'nın iki nükleer gücü olarak savunma ve askeri kapasite alanlarında uzun süredir iş birliği yapıyor. Fransa'nın Almanya ile geliştirdiği savunma ortaklığı da Avrupa'nın güvenlik politikasında belirleyici. Dolayısıyla Paris'in yaklaşımını Londra'nın etkisine indirgemek doğru olmaz. Ancak İngiltere'nin AB içinde yer alması, Fransa'nın Avrupa savunması konusunda birlikte çalıştığı önemli bir ülkeyi Birliğin karar mekanizmasına taşıyacaktır. Bu değişim özellikle Polonya ve Baltık ülkeleri açısından önem taşıyabilir. Bu ülkeler Rusya'ya karşı daha sert bir tutum izlenmesini savunuyor. İngiltere'nin askeri kapasitesi, istihbarat imkanları ve Rusya konusundaki yaklaşımı, bu grubun Birlik içindeki siyasi ağırlığını artırabilir. Böylece Fransa ve Almanya'nın Rusya politikasını belirlerken Londra'nın görüşlerini daha fazla hesaba katması gerekebilir.
 
AB'nin yaptırım kararlarında oybirliği şartı devam edeceği için İngiltere tek başına Birliğin Rusya politikasını değiştiremez. Ancak asıl mesele kararları tek başına almak değil, kararların nasıl şekilleneceğini etkilemektir. İngiltere'nin üyeliği, özellikle Fransa ve Almanya'nın Rusya karşısındaki tutumunu belirlerken daha sert bir çizginin siyasi ve askeri ağırlığını artırabilir. Böylece Londra'nın dönüşü, Avrupa'nın Rusya politikasında doğrudan belirleyici olmasa da yönü üzerinde etkili olabilir.
 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.