Rusya, BOP kapsamında Suriye'yi gözüne kestirmiş olanlara karşı örnek bir diplomasi yürütmektedir. Askeri hamlelerine zaten diyecek bir şey yok, bir haftada Suriye'yi yerle bir etmeyi planlayanlar, bu hamleler neticesinde artık savaştan pek bahsedemiyorlar. Tabi, batının kara gözlüğünü gözünden çıkarmayan ya da başını batının kurak çölüne gömüp de başta ABD olmak üzere tüm batının geri adım attığını, barış masasına oturduğunu göremeyen Türkiye hariç? O da çok güçlü olduğundan değil, siyasilerinin ABD adına misyon sahibi olmalarından? Rusya bir taraftan BM raporunun belirsizliği üzerinden çıkış yolu arayan batıya cevap yetiştiriyor, bir taraftan da Türkiye'nin gereksiz helikopter düşürmesine karşı strateji geliştiriyor. Herhangi bir savaş durumunda Türkiye'nin karşısında sadece Suriye'nin olmayacağını, Rusya'nın her şekilde Suriye'nin yanında olacağını birçok yazımızda dile getirdik. Ve helikopter düşürülmesinden sonra Rusya'dan gelen açıklamalar bunu doğrular mahiyette? Rusya'nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vitali Çurkin, 21 Ağustos'ta Suriye'de yapılan kimyasal saldırıda Ankara'nın da parmağı olduğunu ifade etti. Çurkin, delil olarak da Mayıs ayında Türkiye'de kimyasallarla yakalanan teröristleri gösterdi. Ayrıca, Suriyeli ve Türk vatandaşların kimyasal silah yapımı için 10 ton bileşim satın almaya kalkışmasına da dikkat çekti. Peki, Rusya bunların delillerini elinde bulundurmasına rağmen neden bugüne kadar, yani Türkiye'nin helikopter hamlesine kadar bekledi? Esasen bu sorunun cevabı Rusya'nın Türkiye politikasını da göstermektedir. Rusya, Suriye ya da başka konularda Türkiye'nin hamlelerini dikkatle takip etmektedir. Rusya Türkiye ile asla karşı karşıya gelmek istememektedir; Ortadoğu coğrafyasında ve Uzakdoğu'da beraber çalışabileceğini umut etmektedir. Fakat Rusya bunun ABD taşeronluğu yapan siyasi liderler olduğu müddetçe pratik olmadığını görmekte Türkiye'nin başında Atatürk gibi bir liderin olmasını arzu etmektedir. Güçlü ve bağımsız bir Türkiye Rusya için tehdit değil, aksine dost ve müttefiktir. Bu sebeple Rusya Türkiye'den fiili bir tehdit görmediği müddetçe, Türkiye hakkında elinde bulunan aleyhte bilgileri asla kullanmamaktadır, sabretmektedir. Fakat Türkiye, sınırlarını yanlışlıkla ihlal eden bir Suriye helikopterini gereksiz yere indirince, işin tehlikeli boyutlara geldiğini gören Rusya, Türkiye kartlarını da açmaya başlamıştır. Ve elindeki kartlar sadece bunlar değildir. Barış görüşmeleri sürerken ve BM'ye üye olan hiçbir ülke BM'ye rağmen herhangi bir operasyona cesaret edemezken, AKP'li Türkiye'nin sonucunu düşünmeden yalın kılıç bir halde durması Rusya'yı rahatsız etmektedir. Türk siyasiler ve Türk milleti şu gerçeği asla unutmamalıdır; Türkiye Suriye ile savaşa girerse karşısında Rusya'yı bulacaktır, yanında ise hiçbir ülkeyi bulamayacaktır. Hatta Rusya'nın BM'ye sunduğu ve sunacağı delillere bakılırsa belki de BM nezdinde suçlu bulunan ülke Suriye değil, Türkiye olacaktır. Artık derin uykudan uyanmak zorundayız. ABD, Fransa ve İngiltere'nin bile karşısına çıkmaya cesaret edemediği Rusya'ya karşı bir tutum içinde olmak Türkiye'yi çok zor duruma sokacaktır. Bırakalım savaşı, böyle bir gerilim biraz daha sürdürülürse, Türkiye yaklaşan kış şartlarında hangi doğal gazı kullanacaktır, elektriğini neyle temin edecektir? Bugünün şartlarında enerji konusunda büyük bir oranda Rusya'ya bağımlı olan Türkiye, neyine güvenerek Rusya'nın duruşuna ters hamleler içindedir? Senin daha enerji konusuna bile çözümün yok, milyonlarca insanının öleceği, ülkenin kan gölüne döneceği bir savaşı nasıl kaldırabileceksin?
Murat Çabas / diğer yazıları
- Borç dağının altında ezilen ipotekli hayatlar ve çıkış yolu / 08.08.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026























































