Salah, Lukaku ve Rafael Leão neden Türkiye'yi tercih etti?
Türk futbolunun yüksek alım gücü dünyanın bir ucunda, Brezilya'da bile ses getirdi
01.09.2026 10:36:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Türk futbolunun yüksek alım gücü dünyanın bir ucunda, Brezilya'da bile ses getirdi... İnsanların futbol ile yediği içtiği samba ülkesinin en önemli gazetesi O Globo, 'Salah, Lukaku ve Rafael Leão: Türkiye neden Avrupa'nın en iyi oyuncuları için cazip bir destinasyon haline geliyor?' sorusunu sordu, cevaplar aradı.

Haberde Türk futbolunun agresif bir güç haline geldiği finansal, siyasi ve ticari boyutlarıyla analiz edildi. LEME/UERJ Araştırmacısı ve Futbol Sosyal Gözlemevi Kurucusu Irlan Simões; Türk kulüplerinin iç siyaset açısından oldukça çekişmeli yapılar olduğunu, genellikle çıkarları doğrultusunda kulüplere kaynak aktaran patronların büyük finansal destek sunduklarını savundu.
Türkiye liginin geniş tüketici pazarı, yüksek taraftar bağlılığı, yayın hakları ve sponsorluk gelirleri sayesinde ciddi bir satın alma gücüne sahip olduğunu vurguladı.

Roc Nation Sports Brezilya COO'su Thiago Freitas da benzer konuları savundu. Türkiye'de yıldız futbolculara birer ticari işletme gözüyle yaklaşıldığını ifade etti. Kulüplerin maaşları "net" ödemesi ve vergi yükünün Avrupa'nın önde gelen liglerinin üçte biri seviyesinde olması sayesinde, diğer Avrupa kulüplerinin aynı net maaşı sunabilmek için %30 ila %50 daha fazla harcama yapmak zorunda kaldığını açıklıyor.

Kulüplerin 1 milyar avroyu aşan devasa borçlarına rağmen harcama yapabilmelerini; esnek borç yeniden yapılandırma modellerine ve UEFA cezalarının caydırıcı olmamasına bağladı.
Milyonlarca taraftarı olan bu dev markaları finansal kısıtlamalarla rekabetten alıkoymanın çok büyük bir maliyeti olduğunu, hiçbir otoritenin bu yükü üstlenmek istemediğini de savundu.

Haberde ayrıca avro/TL kurundaki değişim sayesinde kulüplerin gelirlerini Avro elde edip iç giderlerini yerel para birimiyle karşılaması ve oyunculardan elde edilen ürün ve bilet satışları (Salah sonrası Trabzonspor'un bilet ve forma patlaması) sayesinde transferlerin finanse edilebildiği savunuldu.

Suudi Arabistan veya MLS gibi liglerin aksine, Türkiye'ye gelen oyuncuların yüksek maaş alırken aynı zamanda Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi gibi üst düzey organizasyonlarda oynamaya devam edebilmesinin avantajı hatırlatıldı.

Haberde Türk futbolunun agresif bir güç haline geldiği finansal, siyasi ve ticari boyutlarıyla analiz edildi. LEME/UERJ Araştırmacısı ve Futbol Sosyal Gözlemevi Kurucusu Irlan Simões; Türk kulüplerinin iç siyaset açısından oldukça çekişmeli yapılar olduğunu, genellikle çıkarları doğrultusunda kulüplere kaynak aktaran patronların büyük finansal destek sunduklarını savundu.
Türkiye liginin geniş tüketici pazarı, yüksek taraftar bağlılığı, yayın hakları ve sponsorluk gelirleri sayesinde ciddi bir satın alma gücüne sahip olduğunu vurguladı.

Roc Nation Sports Brezilya COO'su Thiago Freitas da benzer konuları savundu. Türkiye'de yıldız futbolculara birer ticari işletme gözüyle yaklaşıldığını ifade etti. Kulüplerin maaşları "net" ödemesi ve vergi yükünün Avrupa'nın önde gelen liglerinin üçte biri seviyesinde olması sayesinde, diğer Avrupa kulüplerinin aynı net maaşı sunabilmek için %30 ila %50 daha fazla harcama yapmak zorunda kaldığını açıklıyor.

Kulüplerin 1 milyar avroyu aşan devasa borçlarına rağmen harcama yapabilmelerini; esnek borç yeniden yapılandırma modellerine ve UEFA cezalarının caydırıcı olmamasına bağladı.
Milyonlarca taraftarı olan bu dev markaları finansal kısıtlamalarla rekabetten alıkoymanın çok büyük bir maliyeti olduğunu, hiçbir otoritenin bu yükü üstlenmek istemediğini de savundu.

Haberde ayrıca avro/TL kurundaki değişim sayesinde kulüplerin gelirlerini Avro elde edip iç giderlerini yerel para birimiyle karşılaması ve oyunculardan elde edilen ürün ve bilet satışları (Salah sonrası Trabzonspor'un bilet ve forma patlaması) sayesinde transferlerin finanse edilebildiği savunuldu.

Suudi Arabistan veya MLS gibi liglerin aksine, Türkiye'ye gelen oyuncuların yüksek maaş alırken aynı zamanda Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi gibi üst düzey organizasyonlarda oynamaya devam edebilmesinin avantajı hatırlatıldı.












































































































