logo
01 EYLÜL 2026

Ukrayna'dan Hazar'a: Savaşın yeni cephesi oluşabilir mi?

01.09.2026 00:00:00
 
Ben özellikle İngiltere'nin rolüne dikkat çekmek istiyorum. Londra'nın Ukrayna'ya desteği artık klasik anlamda silah yardımının ötesine geçmiş durumda. Storm Shadow gibi uzun menzilli sistemler, istihbarat ve hedefleme alanındaki destek, savunma sanayii iş birliği ve İngiltere'nin Avrupa güvenliği konusunda aldığı daha ileri siyasi pozisyon, Londra'yı Ukrayna'ya destek veren ülkeler arasında farklı bir yere taşıyor. Ukrayna'nın Rusya'nın yüzlerce kilometre içerisindeki hedeflere yönelik operasyonlarında dış desteğin hangi ölçüde kullanıldığını her olay için kesin biçimde söylemek mümkün değil. Fakat uydu verileri, istihbarat, elektronik harp ve uzun menzilli hassas vuruş kapasitesi söz konusu olduğunda Batı desteğinin rolünü de yok sayamayız.
 
Buradan "İngiltere Rusya ile savaşıyor" sonucu çıkmaz. Böyle bir tanım gerçekliği aşırı basitleştirir. Ancak İngiltere ile Rusya arasında Ukrayna üzerinden yürüyen bir vekalet rekabetinden söz etmek mümkün. Londra kendi askerini Rusya ile doğrudan karşı karşıya getirmeden Moskova'nın askeri kapasitesini zorlayan savaşın imkanlarını genişletiyor. Moskova ise Ukrayna üzerinden yalnızca Kiev'i değil, bu desteği sağlayan Batılı ülkelerin siyasi ve askeri sınırlarını da test ediyor. Rusya'nın İngiltere'ye yönelik sert açıklamalarını da bu rekabetten bağımsız değerlendirmemek gerekiyor.
 
Moskova'nın baktığı yalnızca Ukrayna haritası değil. Rusya aynı zamanda NATO'nun ne kadar ileri gidebileceğini, hangi askeri desteğin nasıl bir karşılık doğuracağını ve Batı'nın hangi noktada duracağını ölçüyor. Batı da Rusya'nın vereceği karşılığın sınırlarını anlamaya çalışıyor. Tehlikeli olan tam olarak bu. Taraflar birbirleriyle doğrudan savaşmadan birbirlerinin sınırlarını test ediyor.
 
Bu rekabetin sahadaki sonucu savaşın mekanının değişmesi. Ukrayna artık yalnızca cephede Rus ordusuyla mücadele etmiyor; enerji tesislerini, yakıt depolama alanlarını, lojistik merkezlerini ve askeri altyapıyı da hedef alıyor. Rusya'nın enerji gelirlerini ve savaş ekonomisini etkileyebilecek saldırılar bu yüzden önem kazanıyor. Ancak bir saldırının Ukrayna tarafından gerçekleştirilmesi, o operasyonun arkasındaki bütün teknik ve istihbarat kapasitesinin Ukrayna'ya ait olduğu anlamına gelmez. Savaşın yeni karakteri burada ortaya çıkıyor: Cephe ile cephe gerisi arasındaki çizgi giderek siliniyor.
 
Fakat Ukrayna savaşının geleceğini yalnızca Kiev-Moskova hattına bakarak okumak artık yeterli değil. Güneyde yaşanan gelişmeler de aynı güvenlik denklemine yaklaşıyor. İran ile ABD ve İsrail arasındaki çatışma, Hürmüz çevresindeki gerilim ve enerji güvenliği üzerindeki baskı, Ukrayna savaşının Karadeniz ve Rusya bağlantısıyla birlikte düşünüldüğünde daha geniş bir coğrafyayı ortaya çıkarıyor.
 
Bu coğrafyanın merkezinde Hazar var. Rusya, İran, Azerbaycan ve Orta Asya arasındaki enerji, ulaşım ve ticaret hatları burada birbirine bağlanıyor. Ukrayna'daki savaş kuzeyden, İran çevresindeki kriz güneyden genişler ve bu iki hat Kafkasya üzerinde birbirine yaklaşırsa savaşın coğrafyası da değişir. Hazar artık yalnızca enerji kaynakları açısından önemli bir bölge değildir. Rusya ile İran arasındaki bağlantının, Kafkasya'daki güvenlik dengelerinin ve Orta Asya'ya uzanan ulaşım yollarının kesiştiği stratejik bir alandır.
 
Türkiye açısından asıl mesele burada başlıyor. Ankara bugüne kadar Karadeniz'deki savaş ile Orta Doğu'daki krizleri mümkün olduğunca ayrı dosyalar halinde yönetebildi. Fakat Ukrayna savaşı Hazar'a ve Kafkasya'ya doğru genişlerken İran çevresindeki kriz de kuzeye yaklaşırsa bu ayrımı sürdürmek zorlaşacak. Karadeniz, Kafkasya, Hazar ve Orta Doğu aynı güvenlik zincirinin parçaları haline gelebilir. Türkiye bu zincirin dışında kalabilecek bir ülke değil.
 
CIA Direktörü John Ratcliffe'in Moskova ziyareti de bu açıdan dikkat çekici. Ziyaretin bütün içeriğini bilmeden kesin sonuçlara ulaşmak doğru olmaz. Fakat Washington ile Moskova arasında doğrudan iletişim kanallarının açık tutulması, savaşın kontrolsüz biçimde tırmanmasının ne kadar ciddi bir risk olduğunu gösteriyor. Çünkü artık mesele yalnızca cephede kimin ilerlediği değil; savaşın hangi noktada yeni bir coğrafyaya sıçrayacağı.
 
2027'ye giderken sorulması gereken soru yalnızca "Kim kazanacak?" değil. Savaş nerede duracak? Ukrayna'da mı, Rusya'nın derinliklerinde mi, Karadeniz'de mi, Hazar'da mı?
 
Ukrayna savaşı Hazar'a, İran çevresindeki kriz Kafkasya'ya yaklaşırsa Türkiye artık savaşların çevresinde duran ülke olmaktan çıkar.
 
Savaşların kuşatmasındaki ülke olmaya başlar. 
 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.