Önceki gün AB Dönem Başkanı sıfatıyla Yunanistan Başbakanı Simitis ile AB'nin en yetkili isimlerinden Romano Prodi Beyaz Saray'da ABD Başkanı Bush ile biraraya geldi. AB- ABD ilişkilerinin seyri açısından önemli olan bu buluşmadan görüntü itibariyle olumlu bir sonuç çıktı. Batı basınına göre, Irak savaşı öncesinde gerilen AB- ABD ilişkileri yumuşama sürecine girdi. Birkaç hafta önce AB tarafından yapılan ABD ağızlı İran açıklamada, İtalyan Prodi'nin etkisi büyüktü. Beyaz Saray buluşmasında da aynı isim vardı. Ve yine İran konusunda ABD'yi okşayan açıklamalar yapıldı. Özellikle "İtalyan Prodi" diyorum çünkü İtalya'nın ABD'ye olan bağlılığı, AB içinde önemli bir sorun niteliğinde. Kıta Avrupası, kendi Güneyine (İtalya, İspanya...) nedense bir türlü güvenemiyor. Irak savaşı öncesindeki çatlak da güneyden çıkmıştı.
Bütün bu AB- ABD arasındaki ilişkilerin yoluna girdiği yolundaki pembe tablolar bir yana, 1974- 1982 yılları arasında Batı Almanya Şansölyeliği yapan Helmut Schimdt'in 1998 yılında Carter yönetiminin eski ulusal güvenlik danışmanlarından Zbigniew Brzezinski'nin meşhur kitabı "Büyük satranç tahtası"na yazdığı eleştiride AB- ABD ilişkileriyle ilgili önemli bölümler var. Almanya AB'nin en önemli iki ülkesinden birisi, Schimdt de Almanya'nın politik arenasında önemli bir isimdi. Bu açıdan Schimdt'in Brzezinski'nin kitabını eleştirirken sarfettiği şu cümleler çok önemli: "Yazar, Avrupa bütünleşme sürecinde kaydedilen aşamaları ve NATO'nun doğuya doğru gelişmesini memnuniyetle karşılıyor. Ancak, bunu yaparken bölgedeki ülkelere ABD'nin müşterileri ve onun bağımlıları gözüyle bakıyor. Bazı Britanyalılar bu türden sınıflandırmalara ses çıkarmayabilirler ama, Kıta Avrupalılarının çoğu böyle davranmayacaktır. Tam tersine, Brzezinski'nin ABD üstünlüğü savlarını bölgenin kendi kaderini tayin hakkını güvence altına alacak daha güçlü bir Avrupa Birliği'nin kurulması için bir yeni neden sayar."
Schimdt'in söyledikleri sıradan ve geçiştirilmesi kolay cinsten değil. Aynı zamanda da ABD açısından kolay yenir yutulur cinsten hiç değil. Schimdt'in bazı Britanyalılar'dan kastettiği zümre içine İtalya, İspanya ve benzeri ülkeler de giriyor. AB'nin omurgasını oluşturan asıl kısım olan Kıta Avrupa'sının ABD'ye karşı bakışı, Schimdt'inkinden farklı değil. Bu yüzden bugünlerde özellikle Batı kamuoyunda estirilen AB- ABD dostluğu pek samimi değil.
Bütün bu AB- ABD arasındaki ilişkilerin yoluna girdiği yolundaki pembe tablolar bir yana, 1974- 1982 yılları arasında Batı Almanya Şansölyeliği yapan Helmut Schimdt'in 1998 yılında Carter yönetiminin eski ulusal güvenlik danışmanlarından Zbigniew Brzezinski'nin meşhur kitabı "Büyük satranç tahtası"na yazdığı eleştiride AB- ABD ilişkileriyle ilgili önemli bölümler var. Almanya AB'nin en önemli iki ülkesinden birisi, Schimdt de Almanya'nın politik arenasında önemli bir isimdi. Bu açıdan Schimdt'in Brzezinski'nin kitabını eleştirirken sarfettiği şu cümleler çok önemli: "Yazar, Avrupa bütünleşme sürecinde kaydedilen aşamaları ve NATO'nun doğuya doğru gelişmesini memnuniyetle karşılıyor. Ancak, bunu yaparken bölgedeki ülkelere ABD'nin müşterileri ve onun bağımlıları gözüyle bakıyor. Bazı Britanyalılar bu türden sınıflandırmalara ses çıkarmayabilirler ama, Kıta Avrupalılarının çoğu böyle davranmayacaktır. Tam tersine, Brzezinski'nin ABD üstünlüğü savlarını bölgenin kendi kaderini tayin hakkını güvence altına alacak daha güçlü bir Avrupa Birliği'nin kurulması için bir yeni neden sayar."
Schimdt'in söyledikleri sıradan ve geçiştirilmesi kolay cinsten değil. Aynı zamanda da ABD açısından kolay yenir yutulur cinsten hiç değil. Schimdt'in bazı Britanyalılar'dan kastettiği zümre içine İtalya, İspanya ve benzeri ülkeler de giriyor. AB'nin omurgasını oluşturan asıl kısım olan Kıta Avrupa'sının ABD'ye karşı bakışı, Schimdt'inkinden farklı değil. Bu yüzden bugünlerde özellikle Batı kamuoyunda estirilen AB- ABD dostluğu pek samimi değil.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012



























































