Şarbon tedavi edilebiliyor
Şarbonun antibiyotiklerle tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu söyleyen uzmanlar, şarbonun insandan insana çok nadiren bulaştığını, şüpheli temasta mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini belirtiyorlar
08.09.2018 00:00:00
İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Eğitim ve Bilim Komisyonu Üyesi Uzman Dr. Handan Karahan Saper, şarbonun antibiyotiklerle tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu belirtti. Saper, yaptığı yazılı açıklamada, şarbon hastalığının özellikle kurban bayramlarında adından söz ettirdiğini ifade etti. "Çoban çıbanı" ve "karakabarcık" gibi isimleri de bulunan şarbonun, ot yiyen hayvanlardan insanlara bulaşan bir enfeksiyon olduğunu aktaran Saper, "Hastalık, özellikle İç ve Doğu Anadolu bölgelerinde daha sık görülmektedir. Ülkemizde şarbon hastalığı yılın her mevsiminde görülebilir ancak sıcak ve kurak aylarda hayvan ve insan şarbonu daha fazla görülmektedir." bilgisini verdi.
İnsandan insana nadiren bulaşır
Handan Karahan Saper, şarbonun farklı yollarla bulaşabileceğinin altını çizerek, şöyle devam etti: "Mikrobu taşıyan hayvansal ürünlerin sanayide işlenmesi esnasında oluşur. Sporların deriye bulaşmasıyla deri şarbonu veya solumayla akciğer şarbonu oluşur. Diğer bulaşma yolu ise hastalıklı hayvanlarla direkt temas sonucu gelişir. Hastalıklı veya ölen hayvanların kesilmesi, derisinin yüzülmesi, etinin kıyılması sonucu direkt temasla deri şarbonu veya şarbon bulaşmış etlerin yenilmesiyle sindirim sistemi şarbonu gelişir. Şarbonun insandan insana bulaşma ihtimali çok nadirdir." Saper, hayvancılık ve dericilikle uğraşanların, mezbahada çalışanların, çobanların, veterinerlerin, enfeksiyonun sık görüldüğü, ölen hayvanların kesildiği ya da gömüldüğü bölgelerde yaşayanların ve bu hayvanlarla temas edenlerin risk altında olduğunun altını çizdi.
Tedavi edilmediğinde öldürücüdür
Deri, akciğer ve sindirim sistemi olmak üzere 3 çeşit şarbon hastalığı olduğunu belirten Saper, deri şarbonunun kana karıştığı takdirde ölüme neden olabileceğini, şüpheli bir durumda hekime başvurulması gerektiğini belirtti.
Hastalığın belirtilerine ve tanı aşamalarına da değinen Saper, şunları kaydetti: "Deri şarbonu olanlarda ortası oyuk ve siyah çevresi kızarık cilt yaraları veya içi sıvı dolu cilt yaraları oluşabilir. Akciğer şarbonunda hafif ateş, kırgınlık, yorgunluk ve öksürük şikayetleri görülebilir.
Sindirim sistemi şarbonunda yutma güçlüğü, boğaz ağrısı, boyunda ağrılı şişlik, yüksek ateş görülebilir. Bağırsak şarbonunda bulantı, kusma, karın ağrısı, kanlı ishal görülebilir. Deri şarbonunda deriden, akciğer şarbonunda balgam veya akciğerden sıvı örneği veya kandan örnek alınarak tanı konabilir.
Bağırsak şarbonunda ise dışkı veya kusmuktan örnek alınabilir. Şarbonun her 3 şekli de tedavi edilmediğinde öldürücüdür. Deri şarbonu kendiliğinden düzelebilir. Tedavi edilmeyen deri şarbonu nadiren kana karışabilir ve öldürebilir. Akciğer şarbonu hemen hemen daima öldürücüdür. Sindirim sistemi şarbonunda ise ölüm oranı tedaviye rağmen yüzde 25-75 arasındadır. Şarbon antibiyotiklerle tedavi edilebilen bir hastalıktır, şüpheli temasta mutlaka hekime başvurulmalıdır."
İnsandan insana nadiren bulaşır
Handan Karahan Saper, şarbonun farklı yollarla bulaşabileceğinin altını çizerek, şöyle devam etti: "Mikrobu taşıyan hayvansal ürünlerin sanayide işlenmesi esnasında oluşur. Sporların deriye bulaşmasıyla deri şarbonu veya solumayla akciğer şarbonu oluşur. Diğer bulaşma yolu ise hastalıklı hayvanlarla direkt temas sonucu gelişir. Hastalıklı veya ölen hayvanların kesilmesi, derisinin yüzülmesi, etinin kıyılması sonucu direkt temasla deri şarbonu veya şarbon bulaşmış etlerin yenilmesiyle sindirim sistemi şarbonu gelişir. Şarbonun insandan insana bulaşma ihtimali çok nadirdir." Saper, hayvancılık ve dericilikle uğraşanların, mezbahada çalışanların, çobanların, veterinerlerin, enfeksiyonun sık görüldüğü, ölen hayvanların kesildiği ya da gömüldüğü bölgelerde yaşayanların ve bu hayvanlarla temas edenlerin risk altında olduğunun altını çizdi.
Tedavi edilmediğinde öldürücüdür
Deri, akciğer ve sindirim sistemi olmak üzere 3 çeşit şarbon hastalığı olduğunu belirten Saper, deri şarbonunun kana karıştığı takdirde ölüme neden olabileceğini, şüpheli bir durumda hekime başvurulması gerektiğini belirtti.
Hastalığın belirtilerine ve tanı aşamalarına da değinen Saper, şunları kaydetti: "Deri şarbonu olanlarda ortası oyuk ve siyah çevresi kızarık cilt yaraları veya içi sıvı dolu cilt yaraları oluşabilir. Akciğer şarbonunda hafif ateş, kırgınlık, yorgunluk ve öksürük şikayetleri görülebilir.
Sindirim sistemi şarbonunda yutma güçlüğü, boğaz ağrısı, boyunda ağrılı şişlik, yüksek ateş görülebilir. Bağırsak şarbonunda bulantı, kusma, karın ağrısı, kanlı ishal görülebilir. Deri şarbonunda deriden, akciğer şarbonunda balgam veya akciğerden sıvı örneği veya kandan örnek alınarak tanı konabilir.
Bağırsak şarbonunda ise dışkı veya kusmuktan örnek alınabilir. Şarbonun her 3 şekli de tedavi edilmediğinde öldürücüdür. Deri şarbonu kendiliğinden düzelebilir. Tedavi edilmeyen deri şarbonu nadiren kana karışabilir ve öldürebilir. Akciğer şarbonu hemen hemen daima öldürücüdür. Sindirim sistemi şarbonunda ise ölüm oranı tedaviye rağmen yüzde 25-75 arasındadır. Şarbon antibiyotiklerle tedavi edilebilen bir hastalıktır, şüpheli temasta mutlaka hekime başvurulmalıdır."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.