logo
31 AĞUSTOS 2026

Seçim yarışında geri düşen Netanyahu, katıldığı canlı yayında tehditler savurdu


İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak seçim yarışında kamuoyu yoklamalarına göre geri düşen Başbakan Binyamin Netanyahu, katıldığı canlı yayında tehditler savurdu

31.08.2026 07:00:00
AA
 
Seçim yarışında geri düşen Netanyahu, katıldığı canlı yayında tehditler savurdu
Seçim yarışında geri düşen Netanyahu, katıldığı canlı yayında tehditler savurdu

Netanyahu, hükümetine yakın Kanal 14 televizyonuna verdiği röportajda, Gazze'den Lübnan'a, İran'dan Suriye'ye ve Batı Şeria'ya kadar tüm bölge hakkında soruları yanıtladı.

İsrail Başbakanı, Gazze, Lübnan ve Suriye'de işlerinin henüz bitmediğini ve yeni tehditlerle karşı karşıya olduklarını savunarak İran'ı hedef aldı.İran'ın nükleer programından vazgeçmediğini ileri süren Netanyahu, "Onları geriletmiş olsak da atom bombası üretmek amacıyla nükleer programlarını yeniden başlatmaya kararlılar." iddiasında bulundu.

Netanyahu, dolayısıyla İran tehdidinin ortadan kalkmadığını, İran'ın nükleer programını yeniden başlatmasına başbakan olduğu sürece izin vermeyeceğini savundu.

İran, eskisinden zayıfmış!

Tahran yönetiminin devrilip devrilmeyeceğine ilişkin soruya cevap veren Netanyahu, İran'ın eskisinden daha zayıf ve sallantıda olduğunu ileri sürdü.
Netanyahu, Gazze'de Hamas'ın silah bırakmaması durumunda ne olacağına dair soruya ise "gerekirse tüm Gazze'yi işgal edecekleri" yanıtını verdi.

Bir Filistin devletinin kurulmasına izin vermediğini ve gelecekte de vermeyeceğini savunan Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarına da değindi.

Netanyahu, Batı Şeria'daki saldırıları, Filistin topraklarını gasbeden saldırgan İsraillilerin "az sayıda genç" olduğunu ileri sürerek küçümsedi ve "Bir köye girmek mi istiyorsunuz' Giremezsiniz. Bu sizin işiniz değil. Orada ordu var, polis var, hükümet var" ifadeleriyle gasbın İsrail devleti eliyle yapılacağını ifade etti.

Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının, daha fazla Filistin toprağı gasbederek yasa dışı yerleşim kurma faaliyetlerine zarar verdiğini ve dünya çapında itibarlarını zedelediğini ileri süren Netanyahu, uluslararası medya ve İsrail medyasının işgal altındaki Batı Şeria'da dramatik düzeyde artan saldırıları abarttığını savundu.

İngiltere'yi de hedef aldı

Netanyahu, İngiltere'de insanların yaptıkları sosyal medya paylaşımları nedeniyle sorguya çağrıldığını iddia ederek Londra yönetimini de hedef aldı.

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Likud Partisi, 27 Ekim'de yapılacak seçimler öncesinde, kamuoyu araştırmalarına göre eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi'nin gerisine düşmüş durumda. Kamuoyunda, Netanyahu'nun "korku" üzerinden bir seçim propagandası yürüttüğü ve bu kapsamda söylemlerini sertleştirerek oy kazanmaya çalıştığı değerlendiriliyor. 

Taşucu Limanı'nda Kıbrıs seferleri iptal edildi

Mersin'in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı'ndan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yapılması planlanan feribot seferleri, Girne açıklarında 267 kişinin bulunduğu Filo Jet isimli yolcu gemisinin batmasının ardından iptal edildi. Limanda Kıbrıs'a geçmek için bekleyen yolcular ise gelişmeleri takip ediyor

31.08.2026 12:08:00
İHA
 
Taşucu Limanı'nda Kıbrıs seferleri iptal edildi
Taşucu Limanı'nda Kıbrıs seferleri iptal edildi
Girne-Taşucu seferini yapan Filo Jet isimli feribot, dün Girne Limanı'ndan ayrıldıktan kısa süre sonra su alarak alabora oldu. Gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişinin bulunduğu bildirildi.

Son açıklamalara göre kazada 8 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi kurtarılırken kayıp kişileri arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Taşucu Limanı'nda seferler iptal edildi

Yaşanan facianın ardından Taşucu Limanı'nda da hareketlilik yaşandı. Limandan yayımlanan duyuruda, "Taşucu-KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) seferleri iptal edilmiştir" ifadelerine yer verildi.

Bazı vatandaşlar seferlerin yeniden başlayıp başlamayacağını öğrenmeye çalışırken, bazıları ise alternatif ulaşım imkanlarını değerlendirmeye başladı.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü

31.08.2026 11:29:00
AA
 
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü.

Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı, bugün İstanbul'da yapılacak.

Milli Savunma Bakanı Güler ile Pakistan Savunma Bakanı Asif, toplantı öncesi bir araya geldi.

Görüşmede, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da yer aldı.

İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi

İSKİ verilerine göre, 30 Ağustos'u da kapsayan yılın 8 aylık döneminde barajlardaki doluluk oranları 2024'te yüzde 46,88, 2025'te yüzde 40,73, 2026'da yüzde 44,34 olarak ölçüldü

31.08.2026 11:20:00
AA
 
 İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi
 İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi
İSKİ verilerine göre, 30 Ağustos'u da kapsayan yılın 8 aylık döneminde barajlardaki doluluk oranları 2024'te yüzde 46,88, 2025'te yüzde 40,73, 2026'da yüzde 44,34 olarak ölçüldü

İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, sıcak yaz aylarının etkisiyle barajlardaki doluluk oranı düşüşünü sürdürüyor.

31 Mayıs'ta yüzde 70,97'ye ulaşarak yılın en yüksek seviyesini gören barajlardaki doluluk oranı kademeli olarak 30 Haziran'da yüzde 64,01'e, 31 Temmuz'da yüzde 54,71'e, 30 Ağustos'ta ise yüzde 44,34'e geriledi.

Barajlardaki doluluk oranları Alibey'de yüzde 42,87, Terkos'ta yüzde 38,56, Elmalı'da yüzde 72,29, Darlık'ta yüzde 63,21, Ömerli'de yüzde 62,03, Büyükçekmece'de yüzde 31,52, Sazlıdere'de yüzde 24,19, Istrancalar'da yüzde 29,12, Kazandere'de yüzde 18,56, Pabuçdere'de ise yüzde 8,81 ölçüldü.

Bu yıl barajlara düşen yağış miktarı metrekare başına 534,37 kilogram olarak belirlendi. Bu miktar 2024'ün aynı döneminde 709,27 kilogram, 2025'te ise 619,92 kilogram oldu.

Son üç yılda doluluk oranları
İSKİ verilerine göre, 30 Ağustos'u da kapsayan yılın 8 aylık döneminde barajlardaki doluluk oranları 2024'te yüzde 46,88, 2025'te yüzde 40,73, 2026'da yüzde 44,34 olarak ölçüldü.

Böylece, bu yılki doluluk oranları 2025'in de üstüne çıktı. Ancak doluluk oranı 2024'ün altında kaldı.

Toplam su kapasitesine bakıldığında ise Ömerli Barajı yüzde 39,42'yle ilk sırada yer alırken, yüzde 19,64'le Terkos Gölü ikinci, yüzde 16,83'le Darlık Barajı üçüncü sırada yer aldı.

Yılın 31 Ağustos'a kadar olan döneminde İstanbul'daki su tüketimi 384,84 milyon metreküp olarak hesaplandı.

Bu miktar, geçen yılın aynı döneminde 353,51 milyon metreküp, 2024'te ise 407,22 milyon metreküp olarak belirlendi.

Barajların yanı sıra kente su sağlayan Melen ve Yeşilçay'dan da bu yıl toplamda 502,8 milyon metreküp su nakledildi.

"Barajlardaki doluluk oranları aşağı seviyelerde"
İstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi ve meteoroloji mühendisi Güven Özdemir, AA muhabirine, ağustos başında yüzde 50'lerde olan barajlardaki genel doluluk oranının yüzde 44'e kadar gerilediğini söyledi.

Özdemir, geçen yıl ağustos sonunda bunun yüzde 40 seviyesinde olduğunu belirterek, "Barajlardaki doluluk oranları aşağı seviyelerde. Dördüncü ve beşinci aylardaki değerlerin çok aşağısında. Bu, tabii ki su kullanımına bağlı ve hava sıcaklığının yüksek seyretmesi dolayısıyla. Halk çok hızlı bir şekilde su tüketimi gerçekleştirdiği için bu değerler gittikçe azalıyor. Şunu hiçbir zaman unutmayalım: İstanbul barajları tam dolu olsa dahi bir yıl yetecek kadar suyumuz yok. Suyumuzu muhakkak istikrarlı ve temkinli kullanmamız lazım. Yoksa susuz kalma stresine girme durumumuz olabilir. Devletimiz bizi bırakmayacaktır ama bu sefer kesintiler başlayacak." diye konuştu.

İstanbul'da bu yıl tüketilen su miktarının 384,84 milyon metreküp olduğunu, artan nüfusla su kullanımının da arttığını dile getiren Özdemir, dünyada fosil yakıtların aşırı kullanımından dolayı atmosferdeki hava sıcaklığının arttığını, buharlaşmanın su miktarının azalmasına neden olduğunu anlattı.

"Eylül ayına girmemiz dolayısıyla sonbahar mevsimi başlıyor"
Sonbahara girilmesiyle yağışlarda artış beklendiğine dikkati çeken Özdemir, şöyle devam etti:

"Eylül ayına girmemiz dolayısıyla sonbahar mevsimi başlıyor. Bununla birlikte etkin yağışların olması gerekiyor ama tabii ki bu yağışlar maalesef eski yıllardaki gibi olmuyor. Günlerce süren, hafif hafif toprağı besleyen yağış olmuyor. Hızlı ve kuvvetli şekildeki yağış kısa sürede o bölgeyi terk ediyor. Onun da tabii ki büyük bir faydası yok. Yani yağışın sel şeklinde değil de daha hafif ve toprağa faydalı olacak şekilde yağması lazım. Maalesef iklim krizi ve büyükşehirler üzerinde ısı adalarının oluşması, ani sıcaklık düşmelerine bağlı olarak kuvvetli yağışlar meydana getiriyor."

Özdemir, belediyeler ve ilgili kurumların yağmur sularını toplayıp depolayarak su tasarrufu yapabileceğini anlattı.

Büyükşehirlerde betonlaşma ve asfalt çok fazla olduğu için bütün suların kanalizasyona yönlendirildiğini aktaran Özdemir, "Oradan da denize akmasının çevreye hiçbir faydası yok. Yağmur toplama alanları veya kanalları yapmak lazım." dedi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert yanıt

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert yanıt. Açıklama "Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan yalan ve iftiralar Netanyahu başta olmak üzere İsrail hükümetinde görev yapan suçluların içinde bulunduğu korkak ve çürümüş zihniyeti yansıtmaktadır" denildi

30.08.2026 16:30:00
AA
 
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert yanıt
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert yanıt
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamasına sert şekilde yanıt verdi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan yalan ve iftiralar, Netanyahu başta olmak üzere İsrail hükümetinde görev yapan suçluların içinde bulunduğu korkak ve çürümüş zihniyeti yansıtmaktadır.

Gazze'de soykırım işleyerek tüm İsrail halkına tarihi bir utanç yaşatan, ayrıca modern Orta Doğu tarihinde görülmemiş bir yayılmacılık sergileyerek bölgesel ve küresel istikrarsızlığın başlıca sorumlusu olan Netanyahu ve suç şebekesinin sahip olduğu dokunulmazlıklar hem hukuki hem de siyasi bakımdan ortadan kalkmaktadır.

Goebbels'in propaganda makinesine benzer biçimde çalışan İsrail kurumlarının çabaları artık yeterli olmamakta, uluslararası toplum Netanyahu hükümetinin yalanlarına inanmamaktadır.

Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Netanyahu döneminde işlenen suçların karşısında dürüst ve kararlı bir duruş sergilemiştir.

Bundan sonra da gerçekleri savunmaya ve dile getirmeye devam edeceğiz."

BURHANETTİN DURAN'DAN İSRAİL'E SERT TEPKİ
İletişim Başkanı Burhanettin Duran da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına tepki gösterdi.

Duran, İsrail tarafının gerçeklerle yüzleşmek yerine "iftira ve propaganda" yolunu tercih ettiğini belirterek, İsrail hükümetinin Gazze'deki politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu.

İletişim Başkanı Duran paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklaması, gerçeklerle yüzleşmek yerine iftira ve propaganda yoluna başvuran anlayışın ibretlik bir örneğidir. Her zaman yaptıkları gibi 'antisemitizm' kavramının arkasına saklanarak saldırganlığını, işledikleri soykırımı, savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları perdelemeye çalışıyorlar.

Oysa İsrail hükûmetinin Gazze'de işlediği suçlara, Filistin halkına yönelik katliamlarına ve bölgeyi istikrarsızlaştıran politikalarına karşı çıkmak insani ve vicdani bir sorumluluktur. Türkiye'nin itirazı, işgale, zulme, katliama ve uluslararası hukuku hiçe sayan politikalara yöneliktir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Filistin halkının haklı davasını savunmaya, Gazze'deki mazlumların sesi olmaya ve bölgesel istikrarı desteklemeye devam edecektir"

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk komite toplantısı yarın İstanbul'da düzenlenecek

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı yarın İstanbul'da yapılacak

30.08.2026 16:00:00
AA
 
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk komite toplantısı yarın İstanbul'da düzenlenecek
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk komite toplantısı yarın İstanbul'da düzenlenecek
Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı yarın İstanbul'da yapılacak.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Pakistan Federal Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili'nin katılması öngörülüyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında yürütülecek faaliyetlere stratejik yön vermek amacıyla kurulması öngörülen, üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı, yarın Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenecek.

Toplantıda, uluslararası güvenlik konularının gündemde yer alması, ayrıca savunma kapasitelerinin geliştirilmesi, bu bağlamda üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirliğin artırılmasının teşvik edilmesi, ortak üretim ile araştırma ve geliştirme dahil savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin derinleştirilmesi ve terörle mücadelede müşterek çabaların güçlendirilmesi gibi başlıkların değerlendirilmesi planlanıyor.

Ayrıca, toplantıda Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin belirleyeceği ortak faaliyet alanlarındaki çalışmaları yönlendirecek Sekretarya ile diğer ilgili mekanizmaların çerçevesinin çizilmesi ve ilerleyen dönemde atılacak adımlara ilişkin yol haritasının belirlenmesi öngörülüyor.

Toplantının, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgede güvenlik, barış ve istikrarın pekiştirilmesini hedefleyen, meselelere işbirliğine dayalı güvenlik anlayışıyla yaklaşan ve çatışma yerine huzur ve refahı önceliklendiren tüm ülkelere önemli fırsatlar sunduğunun bir kez daha vurgulanmasına imkan tanıması bekleniyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos'ta Mekke'de "Ortak Savunma Anlaşması"na imza atmıştı.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın, bölgelerinde ve uluslararası alanda artan istikrarsızlıklar karşısında ortak sorumluluk ve bölgesel sahiplenme anlayışıyla imzaladıkları Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgede ve küresel ölçekte güvenlik, barış, istikrar ve refahın teşvik edilmesini ve ortak caydırıcılığın arttırılmasını hedefliyor.

Söz konusu anlaşma, taraf devletlerden herhangi birine gerçekleştirilecek bir saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağına hükmediyor.

Bölgede yeni işbirliği kültürünün geliştirilmesini hedefleyen anlaşma, uluslararası hukuka saygı duyan ve barışçı işbirliği vizyonunu paylaşan tüm aktörlerin katılımını mümkün kılıyor.

Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni

30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla Taksim Meydanı'nda bulunan Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu

30.08.2026 12:00:00
İHA
 
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında İstanbul Valiliği, 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu.

Törene İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, 1. Ordu Komutanı ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, askeri personel ve vatandaşlar katıldı.

Tören, İstanbul Valisi Davut Gül'ün Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmasıyla başladı. Ardından 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından anıta çelenk sunuldu.

Çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kutlama mesajının okunmasının ardından tören sona erdi.

Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu

Kastamonu'nun Cide ilçesinde etkili olan kuvvetli sağanak sebebiyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, binaların giriş katlarını ise su bastı

30.08.2026 11:44:00 / Güncelleme: 30.08.2026 11:47:54
İHA
 
Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu
Kuvvetli sağanak ilçede su baskınlarına sebep oldu
Meteoroloji'nin "sarı" kodlu yağış uyarısında bulunduğu Kastamonu'da beklenen sağanak Cide ilçesinde etkili oldu. Dün gece saatlerinde başlayan sağanak sebebiyle cadde ve sokaklarda kısa süre içerisinde su birikintileri oluştu.

Yağış sebebiyle çok sayıda binanın giriş ve bodrum katını su bastı. Vatandaşlar kendi imkanlarıyla evlerini basan suları tahliye etmeye çalıştı.



Belediye ekipleri ise su birikintilerinin oluştuğu alanlarda su tahliyesi çalışması yaptı.

Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı

Sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması tepki çekti

30.08.2026 11:14:00
Haber Merkezi
 
Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı
Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı
Sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması tepki çekti. Kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirildiği öne sürülen olay, "Terörle mücadelede yeni dönem ne anlama geliyor?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Diyarbakır'da sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması kamuoyunda tartışma yarattı. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte "Bu görüntülere nasıl gelindi?" ve "Devletin terörle mücadele politikasında yeni dönemin sınırları nereye kadar uzanıyor?" soruları gündeme geldi.

Buradaki asıl mesele yalnızca birkaç fotoğrafın bir yere asılması değildir. Asıl mesele, Türkiye'nin onlarca yıl boyunca ağır bedeller ödediği terör meselesinde sembollerin, algının ve kamu düzeninin nasıl yönetileceğidir.

On yılların bedeli unutulmamalı



PKK'nın Türkiye'deki silahlı faaliyetleri, binlerce insanın hayatını kaybetmesine, şehirlerin güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kalmasına ve toplumda derin yaraların oluşmasına neden oldu. PKK, Türkiye'nin yanı sıra birçok ülke ve uluslararası kuruluş tarafından terör örgütü olarak kabul ediliyor.

Bu nedenle terör örgütü mensuplarının fotoğraflarının kamusal alanda görünür hale gelmesi, özellikle şehit aileleri ve terörle mücadelede yakınlarını kaybeden vatandaşlar açısından sıradan bir görüntü olarak değerlendirilemez.

"Süreç"in sınırları nerede?

Türkiye son yıllarda terör meselesinde yeni bir siyasi dönemin kapısını aralayan gelişmelere sahne oldu. PKK'nın 2025 yılında fesih ve silahlı faaliyetleri durdurma yönünde açıklama yapması da bu sürecin önemli başlıklarından biri oldu.

Ancak silahların susması ile terörün sembollerinin normalleşmesi aynı şey değildir.

Türkiye'nin önündeki en kritik sınavlardan biri de burada ortaya çıkıyor:

Terörle mücadelede yeni bir sayfa açılırken, devlet otoritesi ve toplumun ortak hafızası nasıl korunacak?

Çünkü toplumsal barış; geçmişi unutturmak, yaşananları önemsizleştirmek veya terör örgütünün sembollerini sıradanlaştırmak anlamına gelmemelidir.

Devlet otoritesi zayıflarsa simgeler güçlenir

Sokakların, meydanların ve kamuya açık alanların hangi sembollerin görünür olacağı konusunda devletin hukuk çerçevesinde belirleyici olması gerekir.

Kimliği belirsiz kişilerin kamuya açık alanlara siyasi veya örgütsel anlam taşıyan fotoğraflar asabilmesi iddiası doğruysa, burada cevaplanması gereken soru açıktır:

Bunları kim astı, hangi amaçla astı ve kamu otoritesi neden buna izin verdi ya da zamanında müdahale etmedi?

Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde başladıktan sonra rüzgarın etkisiyle Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan orman yangını büyük ölçüde kontrol altına alındı

30.08.2026 00:30:00
AA
 
Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor
Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor

Seydikemer Korubükü köyü yakınlarında tarım alanında yangın çıktı. Yangın şiddetli rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı.

Saklıkent Kanyonu'na yakın bir noktada çıkan yangın, kuzeyden esen şiddetli rüzgarla birlikte kanyondan gelen dereyi aşarak Antalya'nın Kaş sınırlarında kalan ormanlık alana geçti.

Yangın nedeniyle Palamut Mahallesi'ndeki bazı evlerde hasar oluştu.

Bölgedeki şiddetli rüzgarın etkisiyle alevler yayılarak Çavdır Mahallesi merkezine ulaştı.

Tahliye edilen mahalledeki bazı ev ve seralar yandı.

Ekipler, yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahalelerini sürdürüyor.

"Güneyden kuzeye esmeye başlayan rüzgar biraz avantaj sağladı"

Kaş'taki çalışmaları yerinde takip eden Antalya Valisi Hulusi Şahin, Çavdır Mahallesi'nde oluşturulan merkezde gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının saat 10.40 sıralarında Muğla'nın Seydikemer ilçesi Eşen Çayı hattından rüzgarın etkisiyle Kaş ilçesine ulaştığını söyledi.

Alevlerin Kaş'ın eskiden belde olan Palamut ve Çavdır mahallelerine sıçradığını dile getiren Şahin, mahallede evlerin ormanla iç içe olmasının çalışmaları zorlaştırdığını vurguladı.

Hem seraların tutuştuğunu hem de seralardan çıkan zehirli gazın personele zor anlar yaşattığını anlatan Şahin, "Hem de vatandaşlarımız evlerini ve seralarını kurtarmaya çalıştılar. Onların tahliyesi de bizim açımızdan zor oldu. Rüzgar da bizi çok zorladı. Fakat bazı kayıplarımıza rağmen büyük oranda hem vatandaşlarımızın can emniyetini sağladık hem de evlerin büyük çoğunluğunu koruduk. Yangın devam ediyor, fakat rüzgar hafifledi. Güneyden kuzeye başlayan rüzgar biraz avantaj sağladı." diye konuştu.

Emniyet, jandarma, AFAD ve tüm ekiplerin sahada çalıştığını belirten Şahin, "4 uçak ve 16 helikopter, 938 personel ve 170 araç, 37 tanker durmaksızın çalışıyor. Yangın henüz kontrol altına alınmaktan uzak ancak personelimizin birinci önceliği olan meskun mahallelerin etrafının çevrilme sürecini büyük oranda tamamladık. Çalışmalar devam ediyor." ifadelerini kullandı.

Yangının 10 kilometrelik alanı etkilediğini bildiren Şahin, sıcaklık 30 derecenin üzerinde, nem yüzde 30'un altında ve rüzgarın hızının saatte 30 kilometrenin üzerinde olduğu dönemlerde çok dikkatli olmak gerektiğini söyledi.

"Şükürler olsun can kaybımız yok"

Rüzgarın hızının gün içinde 40-50 hatta 60 kilometreyi bulduğuna dikkati çeken Şahin, şunları kaydetti:

"Bir kıvılcım bile körük etkisiyle beraber geri dönüşü olmayan bir yola bizi sokabiliyor. Bu hususta vatandaşlarımıza özellikle istirham ediyoruz. Biz alarm veriyoruz. Acil koduyla tüm uyarıları yapıyoruz. Hatta WhatsApp gruplarımız var. Antalya Valiliği olarak özel bir proje yürütüyoruz. Bu projede imamlardan jandarma teşkilatına, orman teşkilatından tarım teşkilatına, sulama kooperatiflerine kadar herkesin olduğu bir mekanizma kurduk. Epey mesafe katettiğimizi söyleyebilirim. Bir yangın bile dev bir zayiat karşı karşıya bırakabiliyor. O yüzden hiç yangın çıkmamalı. Çıkan yangını da kısa zamanda söndürebilmeliyiz."

Vali Şahin, "Şükürler olsun can kaybımız yok. Olabilirdi çünkü bu bölgede çok büyük nüfus var. Evlerinden ayrılmak istemiyor vatandaşlar çünkü evleri ve seraları var. Epey bir mücadele verdik. Şu an itibarıyla can kaybı yok. Bir yaralanma da ihbar edilmedi. Henüz duman ortadan kalkmadı. Dolayısıyla nerelerde nasıl zararlarımız var söyleyemeyiz. Çok miktarda seranın yandığını, ve yanan evler olduğunu söyleyebilirim." dedi.

Yangının enerjisi düşürüldü

Orman Genel Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, "Muğla'nın Seydikemer ilçesinde orman dışı alanda başlayarak, Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan yangının enerjisini düşürdük. Yangını tamamen kontrol altına almak için havadan ve karadan mücadelemiz devam ediyor." bilgisi yer aldı.

Genel Müdürlükten yapılan başka bir paylaşımında ise "Muğla'nın Seydikemer ilçesindeki orman dışı alanda başlayarak Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan yangın, ekiplerimizin havadan ve karadan yoğun müdahalesi sonucunda büyük ölçüde kontrol altına alındı. Yangını tamamen kontrol altına almak için mücadelemiz sürüyor." ifadelerine yer verildi. 

Devlet hazineden çalan çalana!

Antalya'nın Kemer ilçesindeki Hazine taşınmazlarına yönelik soruşturmada adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 2'si savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 10'u tutuklandı, 9'u hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

29.08.2026 13:29:00 / Güncelleme: 29.08.2026 13:33:31
İhlas Haber Ajansı
 
Devlet hazineden çalan çalana!
Devlet hazineden çalan çalana!
Antalya'nın Kemer ilçesindeki Hazine taşınmazlarına yönelik soruşturmada adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 2'si savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 10'u tutuklandı, 9'u hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

Kemer ilçesinde Hazineye ait yaklaşık 10 milyar lira değerindeki 80 taşınmazın mevzuata aykırı şekilde belirli kişilere devredildiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada 27 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 6'sı jandarmadaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 21'i Antalya Adliyesine sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından 2 şüpheli daha serbest bırakıldı, 19 şüpheli ise tutuklama ve adli kontrol talepleriyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlikçe sorgulanan şüphelilerden 10'u tutuklandı. Diğer 9 şüpheliden 3'ü konutu terk etmeme, 2'si imza verme, 4'ü ise yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakıldı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Antalya'nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçeleri ile Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'deki 21 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Gözaltına alınanlar arasında Milli Emlak personeli, tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivillerin bulunduğu bildirilmişti.
Yakın incelemeye alınan 80 Hazine taşınmazının güncel piyasa değerleri üzerinden ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar lira olduğu değerlendirilmişti.

"Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın kamuoyuna duyurulmasının ardından yaptığı açıklamada, "Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır. Kamu görevini kişisel menfaat için kullanan, Hazine taşınmazları üzerinden haksız kazanç sağlayan veya buna aracılık eden kim olursa olsun hukuk önünde hesap verecektir. Soruşturma, yapılanmanın tüm boyutlarının ve elde edilen ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir" ifadelerini kullanmıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.