logo
02 MAYIS 2026

Sevgi üzerine

01.09.2013 00:00:00
Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (s.a.a.) bir hadisi şeriflerinde halimizi, şöyle tarif buyurmuşlardır; "Benimle sizin misaliniz, ateş yakıp da çekirge ve pervaneler ateşe düşmeye başlayınca; onları oradan uzaklaştırmaya çalışan adamın hâli gibidir. Ben de sizi ateşe düşmekten korumak için, eteklerinizden tutuyorum. Siz ise elimden kurtulmaya çalışıyorsunuz."(1/398 Riyazusailihin). Peygamberimiz (s.a.a.) bize dünyada huzurlu bir yaşam, neticesinde de ahirette Cennet ve Cemalullahı görmenin yolunu tarif etmeye çalışırken, O'na ümmet iddiasında bulunanların, O'nun emir ve tavsiyelerini yerine getirmemekle kendilerini adeta ateşe atıklarını söylemektedir. İşte tam bu noktada kendimizi sorgulayarak; "elinden kurtulmaya çalışanlardan" olmamaya çalışmalıyız. Yapacağımız her hareket ve düşüncenin kaynağının mutlaka O'nun davranışlarıyla denk olmasını, ya da yakın olmasını sağlamalıyız. Eğer O'na ümmetlik diye bir iddiamız, mahşerde O'ndan şefaat istemek gibi bir derdimiz var ise? Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız, bir makalelerinde "iman iddiadır, ibadetler ise onun ispatıdır" buyurmakla insanların söz olarak kullandıkları her şeyin bir iddiadan ibaret olduğunu bu iddianın ispatı içinde mutlaka iddiayı destekleyecek şahitlerin olması gerektiğini ortaya koymuştur.  Hemen her Müslüman'ın Allah ve Peygamber sevgisi gündem olduğunda "canım kurban" dediklerini duyarsınız. İnsanın canı en kıymetli ve en son vermeyi düşünebileceği şeydir. Ondan daha az değerde olan vakit ya da nakdini bile Allah için veremeyenlerin bu sevgiden nasipleri ne kadardır? Seven sevdiğini takip eder, hayal eder, aklının ve de gönlünün içerisinde On'a yer tedarik eder. Adamın biri Ariflerden birine gelerek; "Ya hazret ben Peygamber efendimizi rüyamda görmek istiyorum. Bana yolunu öğretir misiniz?" der. Arif zat da ona " Evlat! Akşam yatmadan önce gayet tuzlu bir yemek yiyip, bir damla bile su içmeden yatarsan, rüyanda görürüsün" der. Adam heyecanla uzaklaşır. Gayet tuzlu bir yemek yer ve su içmeden yatar. Sabah kalkar hiddetle Arif zatın yanına gelir. "Ben rüyamda Peygamberimizi göreyim derken sabahlara kadar, çeşme gezdim, su aradım durdum, bu ne haldir" der. Arif zat; Evlat! Senin Peygamber efendimizi rüyanda görebilmen için en az suya olan istek kadar yüreğin yanmalı ki O'nu görebilesin" der. Adam, alacağı dersi alarak oracıktan uzaklaşır. Hazreti Muhammed (s.a.a.) efendimize ümmetlik iddiasında bulunanlar, davranışlarında ne kadar sünnete uyduklarını, O'nu ne kadar sıklıkla hatırlayabildiklerini, O'na günde ne kadar salat ve selâm getirdiklerini mutlaka gözden geçirmelidir. O'na olan sevgiler, sevdaya dönüştüğü nispette şefaate mazhar olabiliriz. Rabbim bizleri; zatına ve Resûlüne olan sevgisini sevdaya dönüştürenlerden eylesin. Âmin.
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.