Önceki gün partisinin grup toplantısında bir konuşma yapan BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak: “Türkiye’nin demokratikleşmeyi “yeni süreç” kelimesi altında tartıştığını ve bu sihirli kelimenin içine koyarak her şeyin tartışılabileceğini” dile getirdi.
Değerli dostlar, bu ifade, aslında başlatılan sürecin sonunun nereye varacağını, bu sürecin kimin işine yarayacağını ve sürecin şifresini, gayet açıklıkla ele vermektedir.
Söylenen sözler, yapılan icraatlar, kurulan komisyonlar; sürecin şifrelerini ele vermektedir.
Akil adamlar diye adlandırılan, Hükümetin sözcüleri, elçileri, gittikleri yerlere iktidarın görüşünü taşımakta, yaptıkları toplantılarda, yaptıkları konuşmalarda ve kurdukları temaslarda; zaten bunu açıkça dile getirmektedirler.
Sihirli sözcük “yeni süreç” kelimesini, süreci yönetenler, çok sinsice kullanıyorlar zaten. Bundan sonra yapılacak her türlü hukuksuzluğu, haksızlığı da bu sözcüğün arkasına sığınarak yapacaklar.
Sözde akil adamlar “yeni süreç” sözünün arkasına sığınarak öyle ifadeler kullanıyor ki, akıl sahiplerini çileden çıkartmaya yetecek derecededir.
Milletimize: “Teröristin dağa haklı gerekçelerle çıktığını, onların da vatan evladı olduğunu, onların da analarının ağlamamasının gerektiğini” söylüyorlar.
“Şehit ailelerinin, evlatlarını şehit edenleri affetmesinin gerektiğini” savunuyorlar.
Hükümet, terör örgütünün sınırdan geçişinde herhangi bir aksaklık çıkmasın, herhangi bir çatışma olmasın diye, gerekli yetkiyi Valiliklere devretmeye hazırlanıyor.
Yeni Süreç, organize edenlerin istekleri dâhilinde, saat gibi işlemektedir.
Bu sihirli sözcüğün içine koyarak, daha neler diyecekler, daha neler yapacaklar, daha neleri bu millete hazmettirmeye çalışacaklar, zaman geçtikçe gerçekler gün yüzüne çıkacaktır. Ancak, korkarım iş işten geçmiş olacak…
Yine bu sihirli sözcüğü kullanarak, Milletimizin eline kelepçe, ayağına pranga vurdular, adını da barış süreci koydular. Aksi bir ifade kullananlara da cevapları hazır:
“Sen kan akmasını mı istiyorsun?”
“Sen barışa karşı mı çıkıyorsun?”
“Sen terörün sona ermesini istemiyor musun?
Ey sihirli sözcük arkasına sığınarak milleti aldatmaya çalışanlar. Sizin hiç Allah’tan korkunuz yok mu? Neden kalbinizdeki niyetinizi açıkça söylemiyorsunuz? Bu ülkede barış istemeyen kimse yoktur. Ancak gittiğiniz yol yanlıştır. Milletimiz, barış sözcüğünü, kötü emellerinize alet etmenizden endişe etmektedir.
Değerli dostlar, bu ifade, aslında başlatılan sürecin sonunun nereye varacağını, bu sürecin kimin işine yarayacağını ve sürecin şifresini, gayet açıklıkla ele vermektedir.
Söylenen sözler, yapılan icraatlar, kurulan komisyonlar; sürecin şifrelerini ele vermektedir.
Akil adamlar diye adlandırılan, Hükümetin sözcüleri, elçileri, gittikleri yerlere iktidarın görüşünü taşımakta, yaptıkları toplantılarda, yaptıkları konuşmalarda ve kurdukları temaslarda; zaten bunu açıkça dile getirmektedirler.
Sihirli sözcük “yeni süreç” kelimesini, süreci yönetenler, çok sinsice kullanıyorlar zaten. Bundan sonra yapılacak her türlü hukuksuzluğu, haksızlığı da bu sözcüğün arkasına sığınarak yapacaklar.
Sözde akil adamlar “yeni süreç” sözünün arkasına sığınarak öyle ifadeler kullanıyor ki, akıl sahiplerini çileden çıkartmaya yetecek derecededir.
Milletimize: “Teröristin dağa haklı gerekçelerle çıktığını, onların da vatan evladı olduğunu, onların da analarının ağlamamasının gerektiğini” söylüyorlar.
“Şehit ailelerinin, evlatlarını şehit edenleri affetmesinin gerektiğini” savunuyorlar.
Hükümet, terör örgütünün sınırdan geçişinde herhangi bir aksaklık çıkmasın, herhangi bir çatışma olmasın diye, gerekli yetkiyi Valiliklere devretmeye hazırlanıyor.
Yeni Süreç, organize edenlerin istekleri dâhilinde, saat gibi işlemektedir.
Bu sihirli sözcüğün içine koyarak, daha neler diyecekler, daha neler yapacaklar, daha neleri bu millete hazmettirmeye çalışacaklar, zaman geçtikçe gerçekler gün yüzüne çıkacaktır. Ancak, korkarım iş işten geçmiş olacak…
Yine bu sihirli sözcüğü kullanarak, Milletimizin eline kelepçe, ayağına pranga vurdular, adını da barış süreci koydular. Aksi bir ifade kullananlara da cevapları hazır:
“Sen kan akmasını mı istiyorsun?”
“Sen barışa karşı mı çıkıyorsun?”
“Sen terörün sona ermesini istemiyor musun?
Ey sihirli sözcük arkasına sığınarak milleti aldatmaya çalışanlar. Sizin hiç Allah’tan korkunuz yok mu? Neden kalbinizdeki niyetinizi açıkça söylemiyorsunuz? Bu ülkede barış istemeyen kimse yoktur. Ancak gittiğiniz yol yanlıştır. Milletimiz, barış sözcüğünü, kötü emellerinize alet etmenizden endişe etmektedir.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Hüseyin Baş’tan ekonomi yönetimine tepki -3- / 18.05.2026
- Hüseyin Baş’tan ekonomi yönetimine tepki -2- / 17.05.2026
- Hüseyin Baş’tan ekonomi yönetimine tepki -1- / 16.05.2026
- Milli Para, alın terinin ekonomiye dönüşmüş hâlidir / 14.05.2026
- Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -3- / 13.05.2026
- Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -2- / 12.05.2026
- Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -1- / 11.05.2026
- Eski siyaset çöktü: Türkiye’nin yeni şansı Hüseyin Baş / 10.05.2026
- MEM merkezli değişim artık mecburiyettir / 09.05.2026
- Türkiye için yol ayrımı: Devam mı değişim mi? / 08.05.2026
- Hüseyin Baş’tan ekonomi yönetimine tepki -2- / 17.05.2026
- Hüseyin Baş’tan ekonomi yönetimine tepki -1- / 16.05.2026
- Milli Para, alın terinin ekonomiye dönüşmüş hâlidir / 14.05.2026
- Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -3- / 13.05.2026
- Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -2- / 12.05.2026
- Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -1- / 11.05.2026
- Eski siyaset çöktü: Türkiye’nin yeni şansı Hüseyin Baş / 10.05.2026
- MEM merkezli değişim artık mecburiyettir / 09.05.2026
- Türkiye için yol ayrımı: Devam mı değişim mi? / 08.05.2026




























































