logo
08 KASIM 2026

Su altı gürültü kirliliği balina göçlerini tehdit ediyor

Dünya genelinde okyanus trafiğinin katlanarak artması, deniz altındaki ses dengesini kökten değiştiriyor

04.09.2026 00:44:00
Yaşar Cebesoy
 
Su altı gürültü kirliliği balina göçlerini tehdit ediyor
Su altı gürültü kirliliği balina göçlerini tehdit ediyor
Dünya genelinde okyanus trafiğinin katlanarak artması, deniz altındaki ses dengesini kökten değiştiriyor.

Ticari gemiler, sismik petrol ve gaz aramaları, askeri sonar sistemleri ile kıyı ötesi inşaat faaliyetlerinin yarattığı "insan kaynaklı gürültü kirliliği", binlerce kilometrelik yıllık göç rotalarında yol alan balina türleri için hayati bir tehdide dönüştü.

Bilim insanları, okyanuslardaki görünmez ses duvarlarının devasa deniz memelilerini yollarından saptırdığını ve iletişim kurmalarını engellediğini vurguluyor.







Göç Süreleri Uzuyor, Yön Duygusu Kayboluyor

Görüş mesafesinin oldukça kısıtlı olduğu derin denizlerde balinalar; yön bulmak, eş aramak, yavrularıyla bağ kurmak ve avlanmak için tamamen akustik dalgalara dayanıyor. Ancak araştırmalar, yapay gürültülerin balina iletişimi üzerindeki tahripkar etkisini ortaya koyuyor:

Göç Sürelerinde Akşama: Avustralya ve İtalya'daki araştırmacıların simülasyon modellerine göre, artan gürültü seviyeleri balinaların yolculuk sürelerini yaklaşık %20 oranında uzatıyor. Bu gecikmeler, göç süresini 3 ila 4 gün uzatarak hayvanların enerji depolarını tüketiyor ve üreme başarılarını düşürüyor.







Doğal Yön İpuçlarının Kaybı: Balinalar göç ederken buzul kırılmaları ve dalga sesleri gibi doğal çevre ipuçlarını nirengi noktası olarak kullanıyor. Yüksek fon gürültüsü bu doğal frekansları maskelediği için canlılar yönlerini şaşırabiliyor veya aşırı gürültülü alanlardan kaçınmaya çalışırken rotalarından onlarca mil sapmak zorunda kalıyor.

İletişim ve Dil Yapısının Bozulması: Yapılan son araştırmalar, ispermeçet balinalarının yakınlarında gemi gürültüsü olduğunda ses kodlarını değiştirdiğini, tıklama aralıklarını sıkılaştırarak "daha hızlı ve stresli" bir iletişim diline geçtiğini gösteriyor.







Denizaltı Arama ve Sonar Etkisi

Gemi motorlarının yarattığı sürekli ve düşük frekanslı uğultunun yanı sıra, sismik araştırma gemilerinin deniz tabanına gönderdiği patlama benzeri yüksek desibel sesler ve askeri sonarlar balinalar üzerinde travmatik etkiler bırakıyor:

Aşırı Stres ve İşitme Kaybı: Aniden yükselen ses dalgaları balinalarda geçici veya kalıcı işitme kayıplarına yol açıyor. İşitme yetisini kaybeden bir balina için bu durum doğrudan ölüm anlamına geliyor.

Kıyıya Vurma Vakaları: Yoğun sonar faaliyetleri sonrasında derine dalan balina türlerinin panikle hızla yüzeye çıkması, insanlardaki "vurgun" benzeri doku hasarlarına ve toplu karaya vurma olaylarına neden olabiliyor.







Okyanusları Yeniden Sessizleştirmek İçin Çözüm Arayışları

Uzmanlar, su altı gürültü kirliliğinin plastik kirliliği veya iklim değişikliğine kıyasla "hemen müdahale edildiğinde hızla sonuç alınabilecek" bir alan olduğuna dikkat çekiyor. Başlıca çözüm önerileri ise şunlar:

Aks Ve Pervane Tasarımları: Gemilerde kavitasyon (köpüklenme) gürültüsünü azaltan yeni teknoloji pervane ve motor yalıtım sistemlerinin zorunlu kılınması.







Hız Kısıtlamaları: Özellikle balina göç koridorlarında ve üreme alanlarında ticari gemilerin hızlarının düşürülmesi. Düşük hız, motor gürültüsünü yarı yarıya azaltırken gemi çarpmalarından kaynaklı ölümleri de engelliyor.

Hassas Zamanlama: Denizaltı inşaatları ve sismik aramaların, balinaların mevsimsel göç takvimine göre ayarlanarak göç dönemlerinde tamamen durdurulması.

Okyanusların dev koruyucuları olan balinaların neslini sürdürebilmesi, sadece avlanmanın önlenmesine değil, yaşam alanları olan denizlerin doğal sessizliğinin ve dengesinin yeniden sağlanmasına bağlıdır.

Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor

Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında 57 gün önce kaybolan 11 aylık Büşra bebekle ilgili, devam eden geniş çaplı arama çalışmalarına rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

06.11.2026 12:32:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor
Sivas'ta 10 Eylül 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine arama çalışmaları başlamıştı. Bebeğin bulunması için AFAD, Jandarma ve diğer ekipler tarafından kırsalda geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Çalışmalar sürerken, soruşturmayı yürüten Divriği Cumhuriyet Savcılığı verilen şüpheli ifadeler üzerine anne E.B(27) ve baba Y.B(41)'nin de aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklanarak cezaevine konuldu.






Değişen ifadeler işi çıkmaza soktu

Aile bireyleri kolluk kuvvetlerine verdikleri ilk ifadede bebeğin yabani hayvanlar tarafından kaçırılmış olabileceği yönünde oldu. Anne E.B. daha sonra ifadesini değiştirip bebeği baba Y.B'nin öldürdüğünü iddia etti. Anne cezaevinde yine babayı suçlayarak babanın bebeği sattığını iddia etti. İddia üzerine Diyarbakır'da bebeği satın aldığı düşünülen M.K' gözaltına alınarak alınan ifadesinin ardından suçsuz olduğu düşünülüp serbest bırakıldı.

Adli Tıp Raporu bekleniyor

Arama çalışmalının ilk gününde Büşra ve ailesinin ikamet ettiği çadırdan yaklaşık 3 km uzaklıkta Büşra'ya ait olduğu değerlendirilen t-shirt, zıbın ve alt bebek bezi bulunmuştu. Buluntuların Büşra'ya ait olup olmadığının anlaşılması, üzerinde kan veya soruşturmaya etki edecek farklı bir bulgu yer alıp almadığının incelenmesi için adli tıp kurumuna gönderildi. Soruşturmadaki şüphelerin netleşmesi için adli tıp kurumundan gelecek sonuçlar bekleniyor.








Arama çalışmaları sürüyor

Adli Tıp Kurumu'ndan bebeğe ait kıyafetlerle ilgili sonuç beklenirken AFAD ve Jandarma ekipleri, 57. Gününde kırsaldaki arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor, Köpek ve dron da kullanılarak yapılan arama çalışmalarında aradan yaklaşık 2 ay geçmesine rağmen herhangi bir ize rastlanılamadı.

İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Boğazı'nın kuzey çıkışında makine arızası nedeniyle karaya oturan Saint Kitts ve Nevis bayraklı BYB OTHELLO isimli genel kargo gemisindeki 13 personelin Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) ekipleri tarafından emniyetli şekilde tahliye edildiğini açıkladı

06.11.2026 11:56:00
İHA
 
İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı
İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı
Bakan Uraloğlu, Kocaeli'den Ukrayna'nın İzmail Limanı'na seyir halindeyken makine arızası yaşayan 97 metre uzunluğundaki gemiden ilk ihbarın saat 02.41'de alındığını belirtti. Uraloğlu, "İstanbul Boğazı'nın kuzey çıkışında makine arızası nedeniyle karaya oturan BYB OTHELLO isimli gemide bulunan 13 gemi personelini Kıyı Emniyeti ekiplerimizin müdahalesiyle emniyetli şekilde tahliye ettik" dedi.






Olumsuz hava şartlarına rağmen tahliye tamamlandı

İhbarın ardından KURTARMA-6 ve KURTARMA-11 römorkörleri ile BAYRAK-1 botunun bölgeye sevk edildiğini bildiren Uraloğlu, olumsuz hava şartlarının denizden müdahaleyi güçleştirdiğini ifade etti. Geminin saat 03.56'da karaya oturduğunu belirten Uraloğlu, gemi kaptanının tahliye talebi üzerine kara tahlisiye ekiplerinin çalışma başlattığını kaydetti. Uraloğlu, "Olumsuz hava şartlarına rağmen kara tahlisiye ekiplerimizin kurduğu geleneksel varagele sistemiyle gemideki tüm personelin tahliyesini tamamladık" ifadelerini kullandı.
Varagele sisteminin saat 06.12'de kurulduğunu ve ilk personelin saat 06.28'de tahliye edildiğini belirten Uraloğlu, 13 personelin tamamının saat 06.55 itibarıyla emniyetli şekilde kurtarıldığını kaydetti.








Personelin sağlık durumunda olumsuzluk yok

Tahliye edilen personelin sağlık durumuna ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "Tahliye edilen 13 personelin sağlık durumunda herhangi bir olumsuzluk bulunmuyor. İlk gözlemlerde denizde gözle görülür bir kirliliğe rastlanmadı" açıklamasında bulundu.






Gökyüzünün alarm tonları: Meteorolojik renklerin gizli dili

Hava durumu tahminlerinde ve haber bültenlerinde sıkça karşımıza çıkan yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı renkler, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün "MeteoUyarı" sistemi kapsamında kullandığı, yaklaşan ekstrem hava olaylarının şiddetini ve yaratabileceği risk derecesini gösteren evrensel erken uyarı kodlarıdır

05.11.2026 14:08:00
Hasan Gündoğdu
 
Gökyüzünün alarm tonları: Meteorolojik renklerin gizli dili
Gökyüzünün alarm tonları: Meteorolojik renklerin gizli dili
Avrupa Meteoroloji Servisleri Ağı (EUMETNET MeteoAlarm) standartlarına uyumlu olarak geliştirilen bu sistem, teknik meteoroloji verilerini halkın ve acil durum ekiplerinin saniyeler içinde anlayabileceği bir "eylem rehberine" dönüştürür. Her renk, potansiyel tehlikenin boyutunu ve alınması gereken önlemleri simgeler.






Meteorolojik uyarı renklerinin detaylı anlamları, risk seviyeleri ve bu renkler görüldüğünde yapılması gerekenler şu şekildedir:

Sarı Kod: Potansiyel Tehlike (Dikkatli Olun)

Sarı kod, yaklaşmakta olan hava olayının olağan dışı olmadığını ancak potansiyel bir risk barındırdığını ifade eder. Türkiye'de en sık ilan edilen uyarı seviyesidir.

Anlamı: Hava durumu günlük yaşamı veya açık alan faaliyetlerini olumsuz etkileyebilecek niteliktedir. Şiddetli rüzgarlar, yoğun sis veya standart üzeri sağanak yağışlar bu kapsama girer.

Yaratabileceği Riskler: Görüş mesafesinde azalma, ulaşımda küçük aksamalar, hafif su baskınları veya çatılardan parça düşme riskleri oluşabilir.

Ne Yapılmalı? Günlük planlarınızı tamamen iptal etmeniz gerekmez ancak tedbirli olmalısınız. Dışarı çıkarken hava şartlarına uygun giyinmeli, trafikte takip mesafesini artırmalı ve güncel tahminleri takip etmelisiniz.






Turuncu Kod: Tehlike Durumu (Çok Tedbirli Olun)

Turuncu kod, havanın gerçek anlamda tehlikeli bir boyuta ulaştığını ve söz konusu meteorolojik olayın o bölgede sıklıkla görülmeyen bir şiddette olduğunu gösterir.

Anlamı: Hasar ve kayıpların oluşma ihtimali oldukça yüksektir. Çok kuvvetli fırtınalar, aşırı kar yağışları, yoğun sağanaklar veya dondurucu zirai don hadiselerinde bu koda geçilir.

Yaratabileceği Riskler: Sel ve ani su baskınları, ağaç devrilmeleri, çatı uçmaları, şehirler arası yolların kapanması ve altyapı (elektrik, su, internet) kesintileri muhtemeldir.

Ne Yapılmalı? Son derece dikkatli ve hazırlıklı olunmalıdır. Zorunlu olmayan seyahatler ve dış mekan aktiviteleri ertelenmelidir. Afet yönetim merkezlerinin (örneğin AFAD) ve yerel yönetimlerin anlık duyuruları yakından izlenmelidir.






Kırmızı Kod: Çok Tehlikeli Durum (Hayati Risk)

Kırmızı kod, sistemin en yüksek alarm seviyesidir ve hava durumunun "aşırı tehlikeli" veya "afet" boyutunda olduğunu ilan eder.

Anlamı: Son derece nadir görülen, çok kuvvetli ve yıkıcı bir meteorolojik hadise kapıdadır. Geniş alanları etkileyen tropikal fırtınalar, metrekareye ekstrem miktarda düşen yağışlar veya devasa kar fırtınaları kırmızı kodla duyurulur.

Yaratabileceği Riskler: Büyük çaplı can ve mal kayıpları riski mevcuttur. Hayatı doğrudan tehdit eden azgın seller, toprak kaymaları ve altyapının tamamen çökmesi gibi durumlar yaşanabilir.

Ne Yapılmalı? Tam bir alarm durumudur. Vatandaşların can güvenliğini korumak adına acil durum planlarını uygulaması gerekir. Mümkünse güvenli kapalı alanlarda kalınmalı, kesinlikle dışarı çıkılmamalı ve tahliye uyarıları varsa harfiyen uyulmalıdır.






Yeşil Kod Nedir?

Haritada hiçbir riskin bulunmadığı, havanın normal seyrinde ilerlediği bölgeler Yeşil Kod ile gösterilir. Bu renk, "Uyarı yapılmasını gerektiren herhangi bir meteorolojik hadise beklenmiyor" anlamına gelir ve güvenli koşulları simgeler.






Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine "Şahan" operasyonu: 33 gözaltı

Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine yönelik gerçekleştirilen ve şehit polis memurunun soyisminin verildiği "Şahan" operasyonunda 35 şüpheli yakalandı

05.11.2026 12:00:00
İHA
 
Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine "Şahan" operasyonu: 33 gözaltı
Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine "Şahan" operasyonu: 33 gözaltı
Edinilen bilgiye göre, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu madde kullanan ve satan şahıslara yönelik operasyon düğmesine basıldı. Operasyona, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevliyken, 1 Ağustos 2024 tarihinde bir şüphelinin silahlı saldırısı sonucu şehit düşen Polis Memuru Ahmet Şahan'ın soyadı verildi.






3 ilde gerçekleştirildi

Kastamonu il merkezindeki 28, Hanönü, İnebolu, Daday, Çankırı ve Samsun'da ise birer adres olmak üzere toplam 33 adrese eş zamanlı yapılan "Şahan" operasyonunda, 4 narkotik madde arama köpeği, 3 özel harekat timi ve 337 personel görev aldı. Operasyon öncesinde İl Emniyet Müdürü Tamer Taş, görevli personellere başarı dileklerini iletti. Gerçekleştirilen operasyonda 35 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.








Şüphelilerin üzerlerinde, ikametlerinde ve araçlarında yapılan aramalarda 254,73 gram metamfetamin, 250,84 gram bonzai, 127 adet sentetik ecza hapı, 5,74 gram kokain, 2,85 gram esrar, 3 adet hassas terazi, suçtan elde edildiği değerlendirilen 68 bin 600 lira nakit para, 49 adet uyuşturucu kullanımına yarayan aparat, bonzai emdirilmiş peçete, 1 ruhsatsız tabanca, 1 şarjör, 52 adet 7,65 milimetre çapında fişek, 2 ruhsatsız tüfek ve 62 tüfek kartuşu ele geçirildi.








Yakalanan 35 şüphelinin işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.






Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi

Amasya'da bir kafede çıkan yangında içeride bulunan 3 kişi dumandan etkilendi

05.11.2026 11:56:00
İHA
 
Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi
Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi
Edinilen bilgiye göre, Sultan II. Bayezid Camii yanındaki bir kafeden dumanların yükseldiğinin bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve acil sağlık ekipleri yönlendirildi






Yangının çıktığı alana itfaiye ekibi müdahale etti. İçerideki çalışan olduğu öğrenilen 2 kişi ve bitişikteki işyerindeki 1 kişi dumandan etkilendi. Ambulanslarla hastaneye kaldırılan çalışanların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.








Söndürülen yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.






Adana'da 14 katlı apartmanın sakinlerini istinat duvarı korkusu sardı

Adana'da 14 katlı apartmanın istinat duvarının temelinde toprağın kayması sonucu boşluk oluşması nedeniyle korku yaşayan vatandaşlar, "Önlem alınması için illa birilerinin ölmesi mi gerekiyor" diyerek yetkililere çağrıda bulundu

05.11.2026 11:47:00
İHA
 
Adana'da 14 katlı apartmanın sakinlerini istinat duvarı korkusu sardı
Adana'da 14 katlı apartmanın sakinlerini istinat duvarı korkusu sardı
Merkez Sarıçam ilçesi Gültepe Mahallesi'nde bulunan 14 katlı Ataş Apartmanı'nın çevresindeki istinat duvarının temelinde, toprağın kayması nedeniyle büyük ölçüde boşluk oluştu. Apartman sakinleri, yan tarafta bulunan inşaat çalışması sırasında Sarıçam Belediyesi'ne ait araçların bölgede kazı çalışması yaptığını, ardından etkili olan yağışlarla birlikte toprağın kayarak duvar temelinin altının boşaldığını öne sürdü.






Duvarın alt kısmındaki toprağın tamamen çekilmesiyle temelinin büyük ölçüde desteksiz kaldığı görüldü. Söz konusu durumun hem apartman sakinleri hem de duvarın hemen altından geçen vatandaşlar açısından tehlike oluştururken, duvarın dibinden vatandaşların yürümeye devam ettiği de görüldü.








"Önlem alınması için illa birilerinin ölmesi mi gerek"

Apartman sakinlerinden Recep Demirboğa, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, duvarın durumunun kötü olduğunu söyleyerek, "Her yağmur yağdığında daha da aşınıyor. Burayı oymuşlar ve göçmeye başlamış. Burada bulunan istinat duvarı yıkılmak üzere. Duvarın arkasında 14 katlı bina bulunuyor. Bu çok büyük bir tehlike. Belediye gelmiş ama çözüm yok. Buna çok acil çözüm bulunması gerekiyor. Duvarın altından yol geçiyor, çok tehlikeli. Önlem alınması için illaki birilerinin ölmesi mi gerekiyor' Böyle olmaz. Arabalar, yayalar ve burada yaşayan insanlar için çok büyük bir tehlike" dedi.








"Belediye bize geri dönüş yaptı fakat suçu bizde buldu"

Hakan Özbak ise istinat duvarının altında bulunan toprağın sel sonucu aktığını anlatarak, "Belediyeye başvurduk ve site avukatı aracılığıyla gerekli yerlere dava açtık. Belediye bize geri dönüş yaptı fakat suçu bizde buldu. Burada belediyenin araçları çalışma yaparak toprağı kazdılar. Fakat suçu bize attılar. Belediye bu duvarı bizim yaptırmamızı istedi. Burada çocuklar oynarken duvar yıkılsa ve birisine bir şey olsa hesabını kim verecek' Böyle bir durumda suç kime atılır bilmiyorum. Yetkilileri buraya davet ediyorum. Bir an önce burayı gelsinler ve görsünler. Bir an önce buranın yapılması lazım. Kendi imkanlarımızla istinat duvarının temelindeki açığı doldurduk. Önlemimizi almaya çalıştık ama nereye kadar" şeklinde konuştu.













Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı

Karaman'da yolcu minibüsü ile cipin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı

05.11.2026 11:45:00
İHA
 
Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı
Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı
Kaza, Tabduk Emre Mahallesi Şehit Hakan Yılmaz Caddesi üzerinde bulunan üst geçidin altındaki kavşakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, A.F. idaresindeki 70 M 0205 plakalı yolcu minibüsü ile A.G. yönetimindeki 70 ABP 578 plakalı cip kavşakta çarpıştı.






Çarpışmanın şiddetiyle kontrolden çıkan minibüs savrularak kaldırıma çıktı. Kazada minibüs sürücüsü A.F. ile minibüste bulunan 2 yolcu ve cipteki 1 kişi olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 






Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.






Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?

Şehir merkezlerindeki yoğun kentsel dönüşüm, bitişik nizam yapılaşma ve derin temel kazıları, son yıllarda istinat duvarı çökmelerini ve buna bağlı olarak komşu binalarda meydana gelen hasarları ve tahliyeleri endişe verici boyutta artırmıştır. Bu sorunun kalıcı olarak çözülebilmesi; mühendislik disiplininin, sahadaki uygulama disiplininin ve idari denetim mekanizmalarının eksiksiz bir şekilde entegre edilmesine bağlıdır

04.11.2026 12:55:00
Hasan Gündoğdu
 
Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?
Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?
İstinat duvarı çökmelerini ve komşu yapılarda oluşabilecek hasarları önlemek amacıyla alınması gereken teknik, idari ve operasyonel önlemler:






Zemin Etüdü ve Jeoteknik Mühendislik Safhasının Tavizsiz Uygulanması

Çoğu çökme vakasının temelinde, binanın veya kazının yapılacağı sahanın zemin mekaniğinin yeterince analiz edilmemesi yatar.

Kapsamlı Sondaj ve Laboratuvar Testleri: Sadece standart sondajlar değil; yeraltı su seviyesi, zemin kayma direnci, kohezyon ve içsel sürtünme açısı gibi parametreler laboratuvar ortamında hassasiyetle belirlenmelidir.

Hidrojeolojik Analiz: Özellikle yağışlı dönemlerde zemin arkasında birikebilecek hidrostatik basıncın (su basıncının) hesaba katılması, istinat duvarlarının tasarımında en kritik güvenlik faktörüdür.






Doğru Destekleme Sistemlerinin Seçimi ve Uygulanması

Derin kazılarda klasik istinat duvarları her zaman yeterli olmaz. Zemin yapısına uygun iksa (destekleme) sistemlerinin projelendirilmesi şarttır:

Fore Kazık ve Diyafram Duvarlar: Komşu binalara yakın ve kayma riski yüksek zeminlerde, kazı öncesi çevrenin fore kazık veya diyafram duvarlarla çevrelenmesi, toprak hareketlerini minimuma indirir.






Ankraj ve Germe Sistemleri: Derin kazılarda duvarın dışa doğru devrilmesini engellemek için zemine saplanan ve gerdirilen çelik halatlı ankraj sistemleri uygulanmalı, komşu parsellerin mülkiyet hakları gözetilerek hukuki ve teknik altyapı sağlanmalıdır.

Jeoteknik Tasarımda Emniyet Katsayıları: Projeler, standart sınır değerlere göre değil, olası deprem ve aşırı yağış senaryoları (ekstra yükler) düşünülerek yüksek emniyet katsayılarıyla tasarlanmalıdır.






Gerçek Zamanlı İzleme ve Erken Uyarı Sistemleri

İnşaat süresince sahada ve komşu binalarda yaşanabilecek milimetrik hareketlerin anlık olarak takip edilmesi hayati önem taşır.

İnklinometre ve Deplasman Sensörleri: Hem istinat yapısına hem de komşu binaların cephelerine yerleştirilecek optik ölçüm cihazları ve inklinometreler sayesinde toprak kayması veya yapı oturması milimetrik olarak izlenmelidir.

Otomatik Alarm Sistemleri: Kritik eşik değerlerin aşılması durumunda sahadaki mühendisleri ve yetkilileri derhal uyaracak otomatik alarm sistemleri kurulmalı, gerekirse çalışmalar anında durdurulabilmelidir.






Kademeli Kazı ve İnşaat Yönetimi

Toprağın bir anda boşaltılması, dengeyi ani olarak bozarak göçüklere zemin hazırlar.

Kontrollü ve Kademeli Kazı: Kazı işlemleri tek bir hamlede yapılmamalı; kademeli olarak kazılarak her kademede gerekli ankraj veya destekleme imalatı tamamlanmalı, ardından bir sonraki aşamaya geçilmelidir.

Zamanlama Disiplini: İksa ve destek sistemleri tamamlanmadan ve mukavemet kazanmadan (örneğin betonun priz alması beklenmeden) alt kotlara inilmemelidir.






Sıkı Denetim, Yasal Sorumluluk ve İdari Müeyyideler

Teknik tedbirler kadar, bu tedbirlerin sahada uygulanıp uygulanmadığını denetleyen mekanizmalar da esastır.

Uzman Jeoteknik Denetim: Yapı denetim firmalarının bünyesinde veya projelerde jeoteknik mühendislerinin aktif olarak şantiyede bulunması zorunlu hale getirilmelidir.

Belediye ve İmar Kontrolleri: Ruhsat aşamasından hafriyatın bitimine kadar belediye mühendislik birimleri tarafından sıkı denetimler yapılmalı, projesine aykırı veya eksik iksa imalatıyla çalışmaya başlayan şantiyelerin ruhsatı derhal askıya alınmalıdır.

Cezai Yaptırımlar: İhmal sonucu komşu binaların can ve mal güvenliğini tehlikeye atan projeler ve müteahhitler için caydırıcı, ağır hukuki ve cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.

Bu önlemlerin bir bütün olarak hayata geçirilmesi, yalnızca mülkiyet kayıplarının ve ekonomik mağduriyetlerin önüne geçmekle kalmayacak, aynı zamanda şehir içi inşaat faaliyetlerinin güvenli ve sürdürülebilir bir temelde yürütülmesini sağlayacaktır.

Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı

Beşiktaş Etiler'de bir inşaat alanının yanındaki binanın giriş kısmındaki istinat duvarı çöktü. 4 katlı binanın girişindeki merdivenler de çökerken, içerde mahsur kalan çifti itfaiye ekipleri kurtardı

04.11.2026 12:42:00
İHA
 
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Olay, Beşiktaş ilçesi Etiler semtinde saat 10.40 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaat alanının bitişiğinde bulunan binanın giriş kısmındaki istinat duvarı henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü.






Duvar inşaat alanına doğru çökerken, binanın merdivenleri de kullanılamaz hale geldi. Bölgede büyük panik yaşanırken; ihbar üzerine olay yerine itfaiye, polis, sağlık ve belediye ekipleri sevk edildi. 






Olayda ölen ya da yaralananın olmadığı bildirildi. 4 katlı binanın giriş merdivenleri de çökünce bina içerisinde bulunan iki kişiyi itfaiye ekipleri tahliye etti. Belediye ekiperi, binada çalışma başlattı.








"Yan apartman yıkıldı sandık"

Bina içerisinde bulunan ve itfaiye tarafından çıkarılan Emre Kunt, "Binada bodrum katta oturuyorum. Saat 10.45'te binadan çıkacaktık. Merdivendeydik. Büyük bir yıkım sesi geldi. Biz yan apartman yıkıldı sandık. Bulunduğumuz yer yıkılmadığı için öyle düşündük. Çıktık ki kapının önü yıkılmış. Binada mahsur kaldık. Eşimle ikimizi itfaiye çıkardı. Binada başka kimse yoktu. Allah'tan bina çökmedi. Hasar tespiti yapılıyor" dedi.






Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü

İstanbul Esenyurt'ta aniden bastıran yağışın ardından yolda çökme meydana gelirken, bir ticari taksi oluşan dev çukura düştü

03.11.2026 00:04:00 / Güncelleme: 03.11.2026 00:09:23
İHA
 
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Olay, Esenyurt Bağlarçeşme Mahallesi Ahmet Arif Caddesi üzerinde meydana geldi. Aniden bastıran yağmurun ardından yol çöktü. O sırada caddedeki çukuru fark edemeyen ticari taksi sürücüsü, aracıyla çukura düştü.






İhbar üzerine bölgeye polis, zabıta ve belediye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri ve çevredeki vatandaşların yardımıyla çukurdan çıkarılan araçta hasar meydana geldi. Olayda yaralanan olmadığı öğrenildi.








Yağışın devam etmesiyle birlikte yoldaki çukurun giderek genişlediği görüldü. Ekipler, açılan çukurun çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Cadde üzerinde trafik akışı kontrollü şekilde sağlanırken, bölgede ekiplerin çalışmaları sürdü.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.