HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 OCAK 2022, CUMARTESİ

Süt, ekmek ve gazete…

19.01.2021 00:00:00
'Süt, ekmek ve gazete…' seslendirme dosyası:

"Karlı bir Londra sabahı… Pansiyon ile gazete bürosu arasındaki ağaçlı yolda düşmemeye gayret ederek yürüyorum. Bu mevsimde yağmura alışkın olan İngilizler, beyaz örtü nedeni ile biraz şaşkın…

Kapalı kasa bir kamyonet sabahtan beri kapıları çalıp süt, ekmek ve gazeteden oluşan siparişleri dağıtmaya devam ediyor. İyi havalarda kapının önüne bırakmalarına rağmen yağış onların da programını değiştirmiş. 

Bir an gazetede ki ilk günlerimde üstatların beni sınamak için sordukları soru aklıma geldi. 

"Söyle bakalım… Süt mü, gazetemi yoksa ekmek mi çabuk bayatlar?" 

Muhabirlerin daktilo şıkırtıları arasında sorulan bu sorudan bir an sendelemiş ve doğal bir biçimde ekmek diye cevap vermiştim. 

Oysa ekmeği ve sütü dolaba koydunuz mu ertesi güne kadar dayanır.

Gazete öyle değildir. Sabahki tazeliği öğle haberleri ile bayatlar gider…"

* * *

Bu nedenle gazetecilik zor ve meşakkatli bir iştir. 

Bir dönemin ustaları; zamanında gelmeyen gazete kâğıtları nedeni ile Babıalide rekabet gözetmeksizin, kâğıt-mürekkep, yedek parça ve silindir temizleyicisi gibi eksikler oluşunca birbirleri ile yardımlaşırlardı. Aksine, haberciler; diğer gazetelerdeki meslektaşları ile ne kadar rekabet içinde ise, teknik servisler o kadar çok dayanışma içinde idi. Hatta cumartesi günleri kurulan çilingir sofralarında makine arızaları tartışılır, araya sıkıştırılan komik olaylar ve fıkralar tüm yorgunluğu alırdı. 

Bugün yazılı basın can çekişiyor. Çoğalan okur kitlesine rağmen pek çok gazete baskı ve dağıtım ağında kısır kaldı. Dağıtım şirketleri yanlış politikaları nedeni ile nokta satışlarında başarısız oldular. Bir ara bizim gazetenin satış ve maliyet hesaplarına şahit olmuştum. Belli bir adette, başabaş olan reklam ve satış gelirlerinin; baskı, dağıtım payı, kâğıt artışı nedeni ile zarara sebep olacağını öğrenmiş; çok şaşırmıştım. Çünkü gazeteler neredeyse harcanan kâğıt bedelinin bile altında "bedava" bir fiyatla satılıyordu. Eğer reklamlar olmasa kimsenin gücü gazeteleri yaşatmaya yetmiyordu. 

Günümüzde gazete okuma oranı oldukça düştü. Alanların çoğunluğu bunu okuma alışkanlığına, günlük bulmaca takibine borçlu. Yoksa telefonlardan tüm yorum ve haberleri izlemek mümkün. 

Tabii ki gazeteler çıkmaz, haberler yazılmaz ise telefonda neyi okuyacağımızı da merak ediyorum.

İnternet sitelerini destekleyenler yine gazeteler…

Abartılı satış rakamlarına inanmayın. Kimisi basın ilan kurumundan pay almak, müşteri reklamlarını kaçırmamak, kimisi de ticari itibar, siyasi beklentiler nedeni ile yüksek rakamlar telaffuz ediyorlar. Oysa köklü gazeteler zor durumda…

* * *

Her gazetenin sadık bir okuyucu kitlesi vardır. 

Yazarların da…

Bu sadakat, yazarlar için yazdıkları yazıların ne kadar gerçeği dillendirdiği ile gazetelerin de attıkları manşetlere göre hangi doğruları dillendirdikleri ile yakından alakalıdır. Hele-hele köşe yazılarını hiç atlamayan, noktasına-virgülüne kadar okuyan, yazarı ile buluşma noktası arayan bir kitle vardır ki tarifi zordur. 

Köşe yazılarını, gazete binasının taşıyıcı sütunlarına benzetirim. Köşe yazarlarının dile getirdiği konular, gazetenin haber toplantısında şekillenmez. Aksine gündemdeki konular ile haberleri destekler. 

Köşe yazarları tek başlarına yazdıkları ile gündem oluşturuyorsa, haber merkezi iyi çalışmıyor demektir. 

Her gazetenin farklı bir yayın politikası vardır. Pek çok gazetenin haber başlıklarının aynı olması, bu gazetelerin etki altında olduğunun bir göstergesidir. 

Kalemşor olmak ile yazar olmak arasında önemli bir çizgi vardır.

Kalemşorlar patronların istediğini, yazarlar kendi tespit ettiklerini yazarlar.

Kalemşorlar bir müddet sonra unutulur ve gözden düşerler, yazarlar ise yazdıkları yazılar ile bir ömür boyu anılırlar. 

Eski basın bayramlarını düşününce bu yıl çalışan gazeteciler gününü kutlamak hiç içimden gelmedi. 

Çünkü, eskiden meslekte çalışacak eleman bulamazken, şimdi basın emekçilerinin çalışacağı gazeteler kalmadı… 

Umarım bir gün bizlerin dönemindeki gibi basın kuruluşlarında çalışma şansını bulurlar. 

Basın emekçileri de, süt ve ekmek gibi dayanıklı olmak zorundadır. 

Bir gün yine süt, ekmek ve gazetenin bayatlamadan birlikte tüketildiği huzurlu bir dünya diliyorum. 

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

19.01.2020, 19.01.2019, 19.01.2018, 19.01.2017, 19.01.2016, 19.01.2015, 19.01.2014, 19.01.2013, 19.01.2012, 19.01.2011, 19.01.2010, 19.01.2009, 19.01.2008, 19.01.2007, 19.01.2006, 19.01.2005, 19.01.2004, 19.01.2003, 19.01.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.