logo
04 AĞUSTOS 2026

Suudlar güvenliği artırdı

29.01.2004 00:00:00
 
Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Naif Bin Abdülaziz El Suud, hac ibadeti sırasında güvenliğe yönelik her türlü saldırıya "sert ve güç kullanarak" karşılık verecekleri uyarısında bulundu.

Mekke yakınlarındaki Mina şehrinde basın toplantısı yapan Suudi Prens, "Hac ibadetine zarar verecek herhangi bir gelişme olmayacağını ümit ediyoruz. Ama eğer herhangi birşey olursa buna sert ve güç kullanarak karşılık vermeye tam olarak hazırız" dedi. Basın toplantısından önce, hac ibadetinde güvenliği sağlayacak güçler ve terörle mücadele ekiplerini teftiş eden Suudi Bakan, Mekke ve Medine şehirlerinde güvenliği bozacak her türlü teşebbüse karşı koymaya kararlı olduklarını açıkladı.

Kabaiş rektörü işaret etti

Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın etkin yürütülmediğini öne sürerek, üniversitedeki güvenlik kameraları, cep telefonu incelemesi ve DNA çalışmalarına ilişkin sürecin hızlandırılmasını talep etti

03.08.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Kabaiş rektörü işaret etti
Kabaiş rektörü işaret etti
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, yaptığı basın açıklamasında kızının ölümüne ilişkin soruşturmanın etkin yürütülmediğini iddia etti. ANKA'nın haberine göre olayın aydınlatılması açısından kızının cep telefonunun incelenmesinin kritik önemde olduğunu belirten Kabaiş, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, "Telefon asit kuyusunda da olsa biz o telefonu açarız" sözlerini hatırlattı.

Kabaiş, "Madem açabiliyorsunuz, neden iki yıldır bize bu acıyı yaşatıyorsunuz? Neden telefonu İspanya'ya, Çin'e gönderiyorsunuz? Bu telefonun açılması çok önemlidir. Olayın mutlaka aydınlanacağına eminim" dedi.

Kızının ölümüne ilişkin soruşturmada üniversite yönetiminin de araştırılması gerektiğini öne süren Kabaiş, "Üniversiteyle ilgili neden bir sorgulama yapmıyorsunuz?" diye sordu.

"ÜNİVERSİTENİN KAMERA KAYITLARI NEREDE?"

Kızının kaybolduğu noktada güvenlik kulübesi ve döner güvenlik kamerası bulunduğunu belirten Kabaiş, üniversite yönetiminin aileye söz konusu kameranın çalışmadığını söylediğini ancak daha sonra Adalet Bakanlığı'na gönderilen yazıda üniversitedeki kameraların arızalı olmadığının bildirildiğini ileri sürdü.

Kabaiş, "Madem hiçbir kamera bozuk değil, o görüntüler nerede? Rojin'in telefonu neden açılmıyor? İki erkek DNA'sı neden bulunmuyor? Biz acı çekiyoruz" şeklinde konuştu.

"SORUMLU ÜNİVERSİTE YÖNETİMİDİR"

Kızının ölümüne ilişkin Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin sorumlu olduğunu söyleyen Kabaiş, şunları kaydetti:

"Üniversite ile ilgili şu ana kadar herhangi bir kişi gözaltına alınmadı. Sorumlu üniversitedir. Sorumlu yurttur. Rektördür ve yurdun yönetimidir. Bunların hem büyük ihmalleri vardır hem de bize 17 saat sonra haber verdiler. Ayrıca rektör, kendisi gelip otopsiye müdahale etti. Delilleri kararttı. Özel olarak savcıyla görüştü. Başka bir odaya gitti. Rojin'in otopsisine başlanmadan önce her iki salona da girdi. Rojin'in cansız bedeninin bulunduğu odaya da girdi. Delilleri kararttı. Bu nettir, kesindir. Ben bunu biliyorum. Rica ediyorum, Adalet Bakanı bu konuyu takip etsin."

"REKTÖRLE İLGİLİ İDDİALAR ARAŞTIRILMALI"

Rektör hakkında bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadığını savunan Kabaiş, otopsinin gerçekleştirildiği geceye ait görüntülerin incelenmesini talep etti. Rektörün saatlerce hastaneden ayrılmadığını öne süren Kabaiş, bu durumun soruşturulması gerektiğini söyledi.

Kızının kaybolmasının ardından öğrencilerin düzenlediği eylemlere müdahale edildiğini iddia eden Kabaiş, üniversite yönetiminin emniyet güçlerini kampüse çağırdığını ve öğrencilerin şiddete maruz kaldığını ileri sürdü.

GÜLİSTAN DOKU ÖRNEĞİNİ HATIRLATTI

Kabaiş, Tunceli'de kaybolan Gülistan Doku dosyasını örnek göstererek, "Tunceli'de de bu olay oldu. Orada da aynı şekilde devletin valisiydi. Gülistan Doku için valiye 78 tane soru soruyorlar. Neden Rojin Kabaiş için Van Üniversitesi'nin rektörüne soru sormuyorlar? Bunun sebebi nedir?" dedi.

Yaklaşık 2 bin 500 kişinin DNA örneğinin inceleneceğinin ifade edildiğini ancak şu ana kadar yalnızca 400-500 kişinin DNA'sının incelendiğini öne süren Kabaiş, "Biz aile olarak gerçekten çok büyük acılar çekiyoruz. Çocuğumuza ne olduğunu bize söyleyin" dedi.

Mollakasım bölgesindeki çok sayıdaki villa ve iş yerinin güvenlik kameralarının da soruşturma kapsamında incelenmesi gerektiğini ifade eden Kabaiş, dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle bilgi alamadıklarını belirterek, olayın bir an önce aydınlatılmasını istedi.

Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı

15 Temmuz hain darbe girişiminde Marmaris'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişiminde bulunan ekipte yer alan ve Afyonkarahisar'da yakalanan ihraç yüzbaşı terörist Burkay Karatepe'ye yardım ve yataklık yaptığı iddiasıyla tutuklanan Ö.A., ifadesinde, Karatepe'yi inşaatlarda amelelik yapan gariban birisi olarak tanıdığını söyleyerek, "Kendisini Salih Usta olarak biliyordum, gariban biriydi ve Ramazan aylarında ona erzak yardımı yapıyordum" dedi

03.08.2026 15:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı
Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı
FETÖ Silahlı Terör Örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişiminde, Muğla'nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast girişiminde bulunan özel kuvvetler timi içerisinde görev yapan ve kırmızı bültenle aranan helikopter pilotu ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde; Afyonkarahisar ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlükleri İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucu yakalandı.

Karatepe'ye yardım ve yataklık iddiası ile polis tarafından gözaltına alınan ve geçtiğimiz hafta sonu sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanan Ö.A., ifadesinde olaya dair her şeyi anlattı.

"Aramızda bir samimiyet oluştu, birkaç defa da kendisi ile Hıdırlık mevkiinde alkol almışlığımız olmuştur"

Karatepe'yi teyzesinin oğlu S.G., vasıtasıyla inşaatlarda amelelik yaparken tanıdığını söyleyen Ö.A., "Bu kişiyi Salih usta olarak tanıdım. Zaman içerisinde Salih Usta'yı yani günlük ücret karşılığı amelelik yapması için iş yerimde ve inşaatlarda çalıştırdım. Salih Usta diye tanıdığım Burkay'ın yalnız yaşadığını ve gariban biri olduğunu kendi anlatımlarından ve tavırlarından anladım. Ramazan ayında kendisine erzak yardımında bulunuyordum, Kurban Bayramında da kendisine et yardımında bulunuyordum. Bunları Yarenler Mahallesinde bulunan evine götürüyordum. Bu nedenle aramızda bir samimiyet oluştu. Birkaç defa da kendisi ile Hıdırlık mevkiinde alkol almışlığımız olmuştur" dedi.

"Kendisine iş yerinde kullanılmayan telefonu ve hattı verdim"

Ö.A., Karatepe ile yakalandığı hücre evine kendisinin akşam saatlerinde götürdüğünü ifade ederek şunları söyledi:

"Salih usta olarak tanıdığım Burkay beni kayıtlı numarasından farklı bir yabancı numaradan arayarak ev sahibi ile aralarında anlaşmazlık olduğunu, bu nedenle yeni bir ev aradığını söyledi. Ben Salih Usta'yı İmaret Caminin önünden aldım, sonra bir yemek yedik. Yemek yediğimiz sırada İnaz Deprem Konutlarından ev bulduğunu bana söyledi ve kendisine oraya bırakmamı istedi. Ben de kendisini İnaz Deprem evlerine bıraktım. İnaz Deprem Konutlarına geldiğimizde oranın boş olduğunu, kimselerin oturmadığını, hatta pencerelerin kırık olduğunu gördüm. Sadece bir tane çekyat vardı. Ben Salih Usta'ya 'elektrik, su olmadan nasıl yaşayacaksın'' diye sorduğumda 'Ben burada 3-4 gün geçici olarak kalacağım, buradan manzara izleyeceğim' dedi. Bende telefon olup olmadığını sordu. Ben de iş yerinde kullanılmayan cep telefonunu ve içerisinde takılı olan GSM hattını kendisine verdim. Orada bulunduğum esnada beraber viski içtik. Ardından onun yanından ayrılıp evime geçtim."

"İnternette gezinirken fotoğrafını gördüm ama kendisi 'bu ben değilim' diyerek inkar etti"

Ö.A., şahsın fotoğrafını internette gezinirken gördüğünü ve bunun üzeri ile kendisiyle irtibata geçtiğini belirterek, "Evimde oturduğum sırada cep telefonumda internette geziniyordum. Bir internet sitesinde Salih Usta olarak tanıdığım kişinin fotoğrafını gördüm, emin olamadım. Hemen Salih ustayı arayarak fotoğraftaki kişinin o olup olmadığını sorduğumda 'yok öyle bir şey, 3-4 gün önce dönerci bir çocuk da arayarak o da öyle bir şey söyledi ancak resimdeki kişi ben değilim' dedi. Kısa bir süre sonra Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli polis memurları evime geldi, bana Burkay Karatepe'yi tanıyıp tanımadığımı sordular. Bana fotoğraf gösterebileceklerini söyleyince ben de 'gösterin' dedim. Fotoğraf gösterdiklerinde ben 'bu Salih Usta' dedim. Bana bu kişinin Cumhurbaşkanına suikasttan arandığını söylediler. Ben de Salih Usta olarak tanıdığım ancak ismini sonradan Burkay Karatepe olarak öğrendiğim şahsın kaldığı ikameti polislere söyledim. Polislerde bu şahsı yakaladılar" diye konuştu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgilere göre, 2026'da 84 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Gürlek, "HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333'ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır" dedi

03.08.2026 14:40:00
AA
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgilere göre, 2026'da 84 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgilere göre, 2026'da 84 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Gürlek, "HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333'ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır" dedi.

Akın Gürlek'in açıklamasının tamamı şöyle: "Milletimizin huzurunu ve kamu düzenini hedef alan suçlularla ve suç örgütleriyle kararlılıkla mücadele ediyoruz. Adaletin gereğini yerine getirirken kimsenin makamına, unvanına veya nüfuzuna bakmıyoruz. Bu hassasiyetimiz, yargı teşkilatımızın mensupları bakımından da aynen geçerlidir. Hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın büyük çoğunluğu görevlerini hukuka, vicdana ve meslek onuruna bağlılıkla yerine getirmektedir. Ancak bu sıfatın hiç kimseye ayrıcalık sağlamayacağı da açıktır.

Hâkimler ve Savcılar Kurulumuz denetim ve disiplin mekanizmalarını etkin biçimde işletmektedir. Bu çerçevede HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333'ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır. Adalet sistemimizin hızını ve etkinliğini artırırken denetim mekanizmalarını daha da güçlendireceğiz. Dışarıda suç örgütleriyle, yargı teşkilatımız içinde ise hukuku ve meslek onurunu zedeleyen her türlü tutumla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."

İzmir merkezli 3 ilde düzenlenen suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

İzmir merkezli 3 ilde düzenlenen suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

03.08.2026 11:40:00
AA
 
İzmir merkezli 3 ilde düzenlenen suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi
İzmir merkezli 3 ilde düzenlenen suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak ve örgüte yardım etmek", "nitelikli yağma", "silahla ve birden fazla kişi ile tehdit" ile "mala zarar verme" suçlarını örgütlü olarak işledikleri değerlendirilen şüphelilere yönelik soruşturma yürütüldü.

Elebaşılığını H.E'nin yaptığı, İzmir merkezi ile birçok ilçede faaliyet gösteren suç örgütünün, işletmelerin ortaklıklarını silah ve örgüt baskısıyla ele geçirdiği, mağdurları haraç vermeye zorladığı ve suçtan elde edilen gelirlerin örgüt yöneticilerinin aile yakınlarına ait banka hesaplarına aktardığı tespit edildi.

Suç örgütünün 18 ayrı örgütsel eylem gerçekleştirdiği belirlendi.

Bu kapsamda İzmir, İstanbul ve Ankara'da 38 ayrı adreste 36 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.

Tutuklu bulunan 11 üyesi yönünden ise ceza infaz kurumlarında gerekli adli işlemlerin yerine getirilmesine yönelik çalışmaların ayrıca yürütülmesinin planlandığı belirtildi.

İstanbul'da sis nedeniyle bazı vapur seferleri iptal edildi

İstanbul Boğazı'nda etkili olan sis nedeniyle görüş mesafesi azalırken bazı vapur seferleri iptal edildi

03.08.2026 08:47:00
AA
 
İstanbul'da sis nedeniyle bazı vapur seferleri iptal edildi
İstanbul'da sis nedeniyle bazı vapur seferleri iptal edildi

Kentte sabah saatlerinde İstanbul Boğazı ve çevresinde sis etkili oldu.

Görüş mesafesinin düşmesiyle Şehir Hatları AŞ'nin bazı seferleri gerçekleştirilemeyecek.

Buna göre, elverişsiz hava koşulları sebebiyle Kadıköy-Kabataş, Kadıköy-Beşiktaş, Kadıköy-Karaköy-Eminönü, Üsküdar-Karaköy-Eminönü, Üsküdar-Haliç, Kadıköy-Haliç, Beşiktaş-Haliç, Kadıköy-Üsküdar-Ortaköy, Kadıköy-Beşiktaş-İstinye-Sarıyer, Küçüksu-Beşiktaş-Kabataş, Üsküdar-Aşiyan, Arnavutköy-Eminönü ve Çengelköy-Eminönü seferleri ikinci bir duyuruya kadar yapılmayacak.

Şanlıurfa'da 12 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasbeden zanlılar tutuklandı

Şanlıurfa'da altın sevkiyatı yapan araca yönelik gerçekleştirilen silahlı gasp olayına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 9 şüpheliden 8'i tutuklandı

03.08.2026 05:45:00
İHA
 
Şanlıurfa'da 12 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasbeden zanlılar tutuklandı
Şanlıurfa'da 12 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasbeden zanlılar tutuklandı
29 Temmuz 2026 günü saat 21.00 sıralarında Haliliye ilçesi Kösecik Mahallesi mevkisindeki D-400 Karayolu'nda meydana gelen olayda, kimliği belirsiz kişiler havaya ateş ederek altın sevkiyatı yapan aracı durdurdu. Şüpheliler, araçta bulunan 2 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasp ederek olay yerinden kaçtı. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı tarafından oluşturulan özel ekip, Akıncı TİHA destekli operasyon, güvenlik kamerası incelemeleri, teknik analizler ve saha çalışmaları sonucunda şüphelilerin kimliklerini tespit etti.

Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Veli D., Emrah G., Ercan S., Mehmet Ö., Alaaddin Ö., Ümit A., Mehmet Şerif Ö. ve Mehmet Şirin S. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Bir şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:

Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Gazze'ye saldırılarının, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Filistinlilerle barış yapma iradesini taşımadığını gösterdiğini belirterek, Netanyahu'nun tek amacının Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede barış ve istikrarın tesisine engel olmak olduğunu bildirdi

03.08.2026 01:38:00
AA
 
Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:
Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:

Bakanlık, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, "Gazze Barış Planı'nın hayata geçirilmesini mümkün kılacak yol haritası üzerinde mutabakat sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'de 30'dan fazla sivili katletmesi ve sağlık tesislerini hedef alması, Netanyahu hükümetinin Filistinlilerle barış yapma iradesini taşımadığını bir kez daha göstermiştir. Netanyahu'nun tek amacı Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede barış ve istikrarın tesisine engel olmaktır. Bu doğrultuda, bölgedeki kırılgan dengeleri bozacak adımlar atmaktan ve ABD başta olmak üzere arabulucu ülkelerin çabalarını baltalamaktan çekinmemektedir." ifadeleri kullanıldı.

Orta Doğu'nun tamamını bir çatışma alanına dönüştürmek isteyen Netanyahu'nun "yayılmacı ve militarist anlayışına" karşı uluslararası toplumun daha kararlı, tutarlı ve güçlü bir tutum sergilemesinin artık bir zorunluluk haline geldiği vurgulanan açıklamada, bölgenin ve Filistin'in huzur ve refaha kavuşmasını destekleyen tüm ülkelere ortak sorumluluk bilinciyle hareket etme, uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkma çağrısında bulunuldu. 

TBMM'de suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak

TBMM Genel Kurulu'nda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak, bir uluslararası anlaşma ele alınacak
 

02.08.2026 15:00:00
AA
 
TBMM'de suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak
TBMM'de suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak
Haftalık çalışmalarına 4 Ağustos Salı günü başlayacak Genel Kurul, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşecek.

Teklifle, fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 19 yıldan 27 yıla, müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

Kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında yaş indirimi uygulanmayabilmesi, 12-15 yaş grubundaki çocuklara ise bir üst grubun ceza rejiminin uygulanabilmesi hususunda hakime takdir yetkisi tanınıyor.

Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.

Çocuk Koruma Kanunu'nda yer alan "suça sürüklenen" ibaresi, "adli süreçteki" olarak değiştirilecek ve çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek.

Çocuk Koruma Kanunu'na eklenen yeni maddeyle, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar için çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde "yönlendirme tedbirleri" belirleniyor.

Çocuk Koruma Kanunu'nda yapılan değişiklikle, 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu olacak. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hakimi tarafından 15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilecek.

Genel Kurul'da Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kırgızistan Cumhuriyeti Hükümeti arasında Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasını Tadil Eden Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi de görüşülecek.

Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu toplanacak.

Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde geçen yıl evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı "Güllü"nün ölümüne ilişkin 10 ay süren soruşturma tamamlandı 

02.08.2026 11:53:00 / Güncelleme: 02.08.2026 11:57:03
İHA
 
Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi
Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde geçen yıl evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ve kamuoyunda "Güllü" olarak tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin yaklaşık 10 ay süren soruşturma tamamlandı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 21 sayfalık iddianamede, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Aynı soruşturma kapsamında olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise soruşturmanın ilk aşamalarında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle "yalan tanıklık" suçundan ayrıca dava açıldı.

İddianamede, olayın 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi'ndeki evde meydana geldiği belirtildi. Savcılık, Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in odasının penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek yaşamını yitirdiğini kaydetti. Olayın ardından Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde geniş kapsamlı soruşturma yürütüldüğü, çok sayıda delil toplandığı ifade edildi.

Otopsi raporları dosyaya girdi

İddianamede Adli Tıp Kurumu raporlarına da ayrıntılı şekilde yer verildi. Rapora göre Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildiği, ayrıca tedavi dozunda bazı ilaç etken maddelerinin bulunduğu ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu, ölümün yüksekten düşmeye bağlı gelişen genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucu meydana geldiği değerlendirmesinde bulundu.

"Zemin kaygandı" iddiasına kriminal inceleme

Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı'nın incelemesinde, zeminde kayganlığa neden olabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı.

Savcılık dijital delilleri tek tek sıraladı

İddianamede yalnızca olay yeri inceleme ve adli tıp raporlarına değil, dijital materyallere de geniş yer verildi. Şüphelinin cep telefonu incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları, güvenlik kamera görüntüleri, HTS kayıtları, iletişimin denetlenmesine ilişkin tutanaklar ve kriminal inceleme raporlarının delil olarak değerlendirildiği belirtildi.

Mesajlaşmalar da delil olarak dosyaya girdi

Savcılık, soruşturma kapsamında Tuğyan Ülkem Gülter'in cep telefonunda yapılan dijital incelemelerde elde edilen WhatsApp yazışmalarını da iddianamede deliller arasında gösterdi. İddianamede yer alan yazışmalarda şüphelinin eski erkek arkadaşıyla yaptığı konuşmalarda annesiyle yaşadığı sorunlardan söz ettiği, "Bıktım bu annemden", "Annem öldü vallahi öldü", "Gebersin" ve "Bu kadına öyle bir pişmanlık yaşatacağım" şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi. Ayrıca bazı mesajlarda annesi nedeniyle çocukluğunun ve hayatının olumsuz etkilendiğini anlattığı, "Ben Güllü'nün kızı değilim, ben Tuğyan'ım" ifadelerine yer verdiği aktarıldı. Savcılık, bu yazışmaları şüpheli ile maktul arasındaki ilişkiyi ve olay öncesindeki süreci değerlendiren deliller arasında sıraladı.

Bunun yanı sıra iddianamede, olay sonrasında bazı WhatsApp mesajlarının silinmesine yönelik girişimler olduğu, şüphelinin eski erkek arkadaşından bazı yazışmaları silmesini istediği ve telefonunun sıfırlandığını belirterek mesaj gönderilmemesini talep ettiğine ilişkin tespitlere de yer verildi. Bu dijital materyaller de soruşturma kapsamında değerlendirilen deliller arasında gösterildi.

Tanık ifadeleri dikkat çekti: "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim"

İddianamede yer alan tanık ifadeleri soruşturmanın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. Tanık M.A., S.D. ve G.Y. olaydan yaklaşık üç ay önce araçlarında birlikte yolculuk yaptıkları sırada Tuğyan Ülkem Gülter'in, annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" dediğini öne sürdü. Tanıklar, Gül Tut'un ölüm haberini aldıktan sonra bu sözleri hatırladıklarını ve bu nedenle ifade verdiklerini anlattı. Tanık R.G. ise ifadesinde, Tuğyan Ülkem Gülter'in yıllar önce annesini öldüreceğini söylediğine tanık olduğunu, Gül Tut'un ise yükseklik korkusu bulunduğunu, yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ve evine can güvenliği amacıyla güvenlik kamerası taktırdığını beyan etti.

Tanık S.C., şüphelinin zaman zaman annesiyle tartışarak evden ayrıldığını ve kendisine "Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim" dediğini iddia ederken, tanık K.T. de anne-kız arasında geçmişten bu yana ciddi sorunlar yaşandığını, Gül Tut'un yükseklik korkusu olduğunu ve Tuğyan Ülkem Gülter'in saldırgan bir yapıya sahip olduğunu öne sürdü.

İddianamede ayrıca müşteki Tuğberk Yağız Hamza Gülter'in, annesi Gül Tut'un yükseklik korkusu nedeniyle cam kenarına yaklaşmadığını, olay anında camın yanında bulunmasının ancak camı kapatmak veya bir böceği dışarı çıkarmak gibi nedenlerle mümkün olabileceğini ifade etti. Savcılık, tüm bu tanık anlatımlarını diğer delillerle birlikte değerlendirerek iddianameye dahil etti.

Olay gecesi evde iki kişi vardı

Savcılığın tespitlerine göre olay anında odada Gül Tut'un yanı sıra kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu bulunuyordu. Bu durumun kamera kayıtları, ifadeler ve diğer delillerle doğrulandığı belirtildi.

Malkata" şarkısı iddianamede özel olarak incelendi

İddianamede, olay anına ilişkin kamera ve ses kayıtlarının bilirkişiler tarafından saniye saniye incelendiği belirtildi. Bilirkişi raporuna göre Gül Tut banyodan çıktıktan sonra çok sevdiği belirtilen "Malkata" adlı roman havası çalmaya başladı. Raporda, Gül Tut'un "Herkes tamam mı?", "Valla şahane bak, bak manyaklara bak, aç müziği" ve "Gel gel, kız gelsene buraya" dediği, ardından Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun müziğe eşlik ettiği ve roman havası oynadıkları aktarıldı. 

Savcılık, bilirkişi raporuna dayanarak şüpheli Tuğyan Ülkem Gülter'in olay öncesinde Sultan Nur Ulu'dan, maktulün çok sevdiği "Malkata" şarkısını açmasını istediğini, Sultan Nur Ulu'nun da telefonu üzerinden şarkıyı başlattığını değerlendirdi. İddianamede, şarkının düşme anına kadar kesintisiz çaldığı, Tuğyan ve Sultan'ın aşağıya koşmaya başlamasıyla birlikte müziğin kesildiği, kamera kayıtlarında herhangi bir silinti veya manipülasyona rastlanmadığı da belirtildi.  

Sultan Nur Ulu'ya ayrı iddianame

Soruşturma kapsamında Sultan Nur Ulu hakkında da ayrı bir iddianame hazırlandı. Savcılık, ilk ifadelerinde olayın düşme şeklinde gerçekleştiğini anlattığını, daha sonraki aşamada ise farklı beyanda bulunduğunu belirterek "yalan tanıklık" suçunun oluştuğu kanaatine vardı. Sultan Nur Ulu hakkında hazırlanan iddianame Yalova Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Ağırlaştırılmış müebbet talebi

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm deliller, bilirkişi raporları, tanık beyanları, dijital incelemeler ve adli tıp raporlarını birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını istedi. İddianamede sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 82. maddesi kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi halinde dava Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Sultan Nur Ulu hakkındaki "yalan tanıklık" iddianamesi ise Asliye Ceza Mahkemesi tarafından değerlendirilecek.

Gençlerde kalp krizi riskini artıran 8 faktör


 
Kalp krizi genellikle ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olarak düşünülse de gençlerde de önemli bir risk olmaya devam ediyor. 

01.08.2026 16:24:00
Murat Çorbacı
 
Gençlerde kalp krizi riskini artıran 8 faktör
Gençlerde kalp krizi riskini artıran 8 faktör

Kalp krizi genellikle ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olarak düşünülse de gençlerde de önemli bir risk olmaya devam ediyor. Kalp krizi vakalarının yaklaşık yüzde 20'sinin 40 yaş altı bireylerde görüldüğüne değinen Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi'nden Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Genç yaşta görülen kalp krizlerindeki risk faktörleri, bazı yönleriyle ileri yaş grubundan farklılık gösterebiliyor. Diyabet, hipertansiyon, obezite, tütün ürünleri ve yasaklı madde kullanımı, genetik yatkınlık, steroid kullanımı, enerji içeceği ve yüksek doz kafein tüketimi gençlerde kalp krizi riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor" dedi. Prof. Dr. Nevrez Koylan, "Düzenli sağlık kontrollerinin yaptırılması ve ailedeki kalp-damar hastalığı öyküsünün bilinmesi çok kıymetli. Kalp sağlığını korumak için; fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmek, elektronik sigara dahil tüm tütün ürünleri ve zararlı maddelerden uzak durmak, dengeli beslenmek, sağlıklı vücut ağırlığını korumak, kaliteli uyku düzenine sahip olmak ve stresi etkili şekilde yönetebilmek şart" dedi. Koylan risk faktörlerini şöyle sıraladı:

Anabolik steroid kullanımı

Kas kütlesini artırmak ve fiziksel performansı geliştirmek amacıyla kullanılan anabolik steroidler, özellikle gençlerde kalp-damar sistemi üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açabilir. Bu maddeler tansiyon yüksekliği, kolesterol dengesinin bozulması ve damar sertliği riskini artırarak genç yaşta kalp krizi görülme olasılığını yükseltebilir.

Enerji içeceği ve yüksek doz kafein tüketimi

Enerji içecekleri ve aşırı kafein tüketimi, kalp hızında ve kan basıncında ani yükselmelere neden olabilir. Özellikle yoğun egzersiz sırasında veya alkol ve diğer uyarıcı maddelerle birlikte tüketildiğinde ritim bozuklukları ve kalp-damar sorunları açısından risk oluşturabilir.

Madde kullanımı

Yasaklı ve uyarıcı maddelerin kullanımı, kalp-damar hastalıklarının genç yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu maddeler kalp ritmini bozabilir, tansiyonda ani yükselmelere yol açabilir ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. 2021 yılında yapılan bir çalışmada, eğlence amaçlı madde kullanımı ile aterosklerotik kardiyovasküler hastalığın erken gelişimi arasındaki ilişki incelendi. Araştırma sonuçları, erken yaşta aterosklerotik kalp-damar hastalığı bulunan kişiler arasında madde kullanımının daha yaygın olduğunu ortaya koydu.

Sigara, nargile ve elektronik sigara

Sigara kullanımı; kalp hastalığı ve felç nedeniyle erken ölüm riskini sigara içmeyenlere kıyasla yaklaşık üç kat artırabilir. Özellikle 15 yaşından önce sigaraya başlayan kişiler daha yüksek risk altında olabilir. Benzer tehlikeler nargile ve elektronik sigara kullanımı için de geçerli sayılabilir. Bununla birlikte araştırmalar, sigaranın 40 yaşına kadar bırakılması halinde erken ölüm riskindeki artışın yaklaşık yüzde 90 oranında azaltılabileceğini gösteriyor.

Genetik riskler

Bazı kişiler kalp hastalıklarına yatkınlık oluşturan genetik özellikleri ailelerinden miras alabilir. Özellikle ailevi hiperkolesterolemi gibi kalıtsal hastalıklar, kolesterol düzeylerinin erken yaşlarda yükselmesine neden olabilir. Bu durum damar sertliğinin daha erken gelişmesine yol açabilir ve genç yaşta koroner kalp hastalığı ile kalp krizi riskini artırabilir.

Diyabet

Diyabet, genç yaşta kalp krizi riskini artırabilen önemli sağlık sorunlarından biri. Diyabeti olan kişilerde hipertansiyon ve yüksek kolesterol gibi ek risk faktörleri daha sık görülebilir. Bu durum kalp-damar hastalıklarının gelişimini hızlandırabilir ve kalp krizi olasılığını artırabilir. Yapılan tahminlere göre genç nüfustaki diyabetli birey sayısı her 10 yılda yüzde 20'den fazla artıyor.

Hipertansiyon

Yüksek tansiyon da gençlerde giderek daha sık görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Fazla tuz tüketimi, obezite ve hareketsiz yaşam tarzı hipertansiyon gelişimine zemin hazırlıyor. Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon ise damar yapısında hasara yol açabilir ve kalp hastalığı ile felç riskini artırabilir. Yapılan çalışmalar her 7 gençten birinde hipertansiyon görüldüğünü ortaya koyuyor.

Aşırı kilo ve obezite

Aşırı kilo ve obezite, kalp-damar sistemi üzerinde önemli olumsuz etkilere neden olabilir. Fazla kilo; yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği gibi risk faktörlerinin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Yapılan bilimsel araştırmalar, gençler de dahil olmak üzere fazla kilolu bireylerde kalp krizi riskinin daha yüksek olabileceğine işaret ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.