logo
10 MART 2026


Tahran'daki sarsıntı: İran krizi bölgesel mi, küresel mi?

02.03.2026 00:00:00
İran'da yaşanan gelişmeler yalnızca bir liderlik tartışması değil; Orta Doğu'nun ve hatta küresel güç mimarisinin yeni bir sınavıdır.
 
İran'ın dini lideri Ali Hamaney hayatını kaybetti. Bu olayın arka planı konusunda henüz tüm taraflarca teyit edilmiş ayrıntılı bir resmi açıklama bulunmamakta. Ancak bir gerçek var: Bu gelişme, bölgesel dengeleri sarsacak ölçekte.
 

İddialar ve bilgi savaşı

 
Batı medyasında bazı kaynaklar, ABD istihbaratının İran'daki üst düzey isimlere yönelik uzun süredir teknik takip yürüttüğünü ve son gelişmelerin bu çerçevede gerçekleşmiş olabileceğini ileri sürdü. Ancak ABD makamlarından bu yönde açık ve kesin bir doğrulama yapılmış değil.
 
Benzer şekilde İsrail ile olası koordinasyon iddiaları da gündemde. Fakat bu aşamada doğrulanmış bilgilerden çok analiz ve kulis değerlendirmeleri öne çıkıyor.
 
Kriz dönemlerinde bilgi, yalnızca haber değildir; stratejik bir araçtır. Algı üstünlüğü, askeri üstünlük kadar belirleyici olabilir.
 

Çin ve Rusya'dan sert diplomatik dil

 
Krizin küresel boyutunu ortaya koyan en önemli gelişmelerden biri Pekin'den geldi. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, İran'a yönelik saldırıların ve Ali Hamaney'in öldürülmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, uluslararası topluma "tek taraflı eylemlere karşı ortak tepki" çağrısında bulundu.
 
Bu açıklama, doğrudan isim vermese de Washington'a yönelik güçlü bir diplomatik mesaj içeriyor. Ancak Pekin'in askeri bir karşılık çağrısı yapmaması, Çin'in gerilimi kontrollü tutma stratejisini sürdürdüğünü gösteriyor.
 
Moskova cephesinde ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yayımladığı taziye mesajında yaşananları "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendirdi. Bu açıklama diplomatik olarak sert olsa da doğrudan bir askeri angajman sinyali içermiyor.
 
Ortaya çıkan tablo net: Söylem sertleşiyor, ancak büyük güçler fiili çatışma eşiğini aşmaktan kaçınıyor.
 

İran'da sistem çöker mi?

 
İran siyasi yapısı tek bir kişiye indirgenemez.
Dini liderlik makamı
Uzmanlar Meclisi
Cumhurbaşkanlığı
Devrim Muhafızları
Güvenlik ve istihbarat bürokrasisi
Birbirine eklemlenmiş kurumsal bir yapı oluşturur.
 
Bu sistem ani liderlik boşluklarına karşı süreklilik üretmek üzere tasarlanmıştır. Bu nedenle yaşananları otomatik olarak "rejim çöküşü" olarak okumak erken olabilir.
 
Daha olası senaryo, kısa vadede güvenlik refleksinin güçlenmesi ve merkezi otoritenin tahkim edilmesidir.
 

Rejim değişikliği tartışması

 
Bölgeyi izleyen bazı analistler, Washington'un hedefinin yalnızca askeri caydırıcılık değil, İran'ın bölgesel nüfuzunu sistematik biçimde sınırlamak olduğunu savunuyor. Ancak tarihsel örnekler gösteriyor ki askeri müdahale tek başına istikrarlı bir rejim değişikliği üretmez.
 
Irak ve Libya deneyimleri, devlet kapasitesinin çökmesinin uzun süreli istikrarsızlık doğurabileceğini ortaya koydu. İran ise kurumsal derinliği ve toplumsal mobilizasyon kapasitesi açısından bu örneklerden farklı.
 
Dolayısıyla kısa vadede bir sistem sonundan ziyade bir "sistem stres testi" yaşandığı söylenebilir.
 

İç savaş olasılığı

 
Şu ana kadar:
Güvenlik aygıtında toplu çözülme işareti yok,
Komuta zincirinin dağıldığına dair teyitli bilgi bulunmuyor,
Ülke genelinde kontrol kaybı yaşandığına dair güçlü veriler gelmiyor.
 
Bu nedenle kısa vadede geniş çaplı bir iç savaş ihtimali düşük görünüyor. Daha olası olan, elitler arası güç mücadelesinin perde arkasında yoğunlaşmasıdır.
 

Küresel bloklaşma mı?

 
ABD ve İsrail hattının askeri caydırıcılık üzerinden ilerlediği; Çin ve Rusya'nın ise uluslararası hukuk ve tek taraflılık eleştirisi üzerinden diplomatik pozisyon aldığı görülüyor.
 
Bu tablo klasik bir Soğuk Savaş bloklaşmasından ziyade, çok kutuplu ama kontrollü bir güç rekabetine işaret ediyor.
 
Hiçbir büyük aktör şu aşamada küresel savaşı tetikleyecek açık bir adım atmıyor. Bu da krizin yönetilebilir bir çerçevede tutulmaya çalışıldığını gösteriyor.
 

Türkiye bu krize nasıl bakmalı?

 
Türkiye açısından mesele duygusal değil, stratejiktir.
 
Türkiye için İran'da yaşanacak ani bir istikrarsızlık üç temel riski beraberinde getirir:
Sınır güvenliği ve göç baskısı
Enerji arz güvenliği ve fiyat dalgalanmaları
Bölgesel vekalet çatışmalarının genişleme ihtimali...
 
Bu nedenle Ankara'nın temel yaklaşımı, krizin yayılmasını engelleyen, diplomatik kanalları açık tutan ve bölgesel istikrarı önceleyen bir çizgi olmalıdır.
 
Türkiye'nin çıkarması gereken ders ise daha yapısaldır:
Bölgesel krizlerde tek kutba yaslanmak risklidir.
Kurumsal devlet kapasitesi hayati önemdedir.
Dış baskıya karşı dayanıklılık, yalnızca askeri güçle değil ekonomik ve diplomatik dengeyle sağlanır.
 
İran örneği, güçlü görünen sistemlerin dahi ani şoklara maruz kalabileceğini gösteriyor. Bu durum, Türkiye için hem güvenlik hem de stratejik öngörü açısından uyarıcıdır.
 

Sonuç

 
İran krizi artık yalnızca Tahran'ın iç meselesi değildir. Bu gelişmeler, uluslararası sistemin ne kadar kırılgan ve aynı zamanda ne kadar kontrollü işlediğinin bir göstergesidir.
 
Henüz:
Olayın tüm ayrıntıları netleşmiş değil,
Tüm taraflardan kapsamlı resmi teyit gelmiş değil,
Açık bir savaş ilanı söz konusu değil.
Bu nedenle kesin hükümlü analizlerden kaçınmak gerekir.
 
Bugün yaşananlar bir rejimin çöküşünden çok, İran devlet yapısının ve küresel güç dengelerinin stres testidir.
 
Bu testin sonucu bombaların gücüyle değil; diplomatik aklın, kurumsal dayanıklılığın ve stratejik sabrın kapasitesiyle belirlenecektir.
 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.