Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın 14 Ağustos 2013 tarihli Yeni Mesaj Gazetesindeki "Sınır Meselesi" makalesinde ve Yeni Mesaj Gazetesi yazarı Opr. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi'nin 12 Ağustos 2013 tarihli "Konteynır kent Kilis" makalesinde işaret edilen Suriye meselesi gün geçtikçe içinden çıkılmaz bir hâl almaktadır. Suriye'de iç savaş patlak vermeden önce dahi, Sayın Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız Suriye'yi bir batak olarak görmüş, Suriye'deki her türlü gelişmenin bizi çok yakından ilgilendireceğini, sürekli gündem ettiğini bilmeyen, duymayan, okumayan kalmamıştır. Ama maalesef gerek hükümet, gerek yetkililer, gerekse de körü körüne AKP diyen vatandaş söylenenlere kulak asmadı. Geçen her zaman yaşanan her olay, gerek hükümetin, gerek yetkililerin, gerekse de vatandaşın ayıkmasına sebebiyet verse de uyanışın hem geç olması hem de yavaş olması maalesef çok da işe yaramıyor. Süreç bizi korkunç bir batağa doğru sürüklüyor, hem de dönüşü çok zor bir batağa! 13 Ağustos tarihinde arabayla evime doğru gidiyorum. Yol güzergâhımdaki parklar, cami avluları, kaldırımlar, yollara kadar taşmış insanlarla dolmuş, trafik tıkanmış olduğunu gördüm. Manzara beni hayrete düşürmedi ama vatandaş endişeyle sağa sola bakıyor, neler olduğunu anlamaya çalışıyordu. Manzara belli: Suriye'den gelen yeni mülteciler ne yapacaklarını şaşırmış, bir yolunu bulmuş kendini buralara atmış ama akıbet ne olacak bellisiz. Mülteci akımı yavaşlamadan devam edecek, gün gelecek tahammül edemeyeceğimiz sayılara ulaşacaktır. Şimdilik yaşanan barınma sıkıntısına, beslenme ve sağlık sorunları da eklenecek, her an sosyal patlamaya adım adım yaklaşacağız. Bunu bilmek için müneccim olmaya, fal bakmaya gerek yok. Görünen köy kılavuz istemez. Vatandaşın tedirginliği artarak devam ediyor. Ahmet Hamdi Beyin makalesinde değindiği gibi : "Emniyet ve asayiş ciddi bir sorun haline gelmiş. Ancak Suriye'den gelenlere yeterli hukuki yaptırım uygulanmadığı için çok rahat hareket ediyorlar. Hırsızlık, gasp ve tecavüz olayları artış eğilimine girmiş. Şehirde önceleri 'Muhacir - Ensar kardeşliği' konuşuluyordu ancak yaşanan olumsuzluklar sonucunda artık halk ne Muhacir, ne de Ensar'dan bahsediyor. Özellikle şehrin eşrafı, Kilis'ten göç etmeyi yüksek sesle dillendiriyor. Görülen o ki, Kilisliler geçici, mülteciler kalıcı olmanın hesabını yapıyorlar." Bölgenin hâli bu; mültecilerin yoğunlukla bulunduğu her yerde sorun aynı sorun? Aldığımız haberlere göre mülkü amirliklerde sürekli Suriye kriz masaları kuruluyor, toplantılar yapılıyor ve gelecek mülteci dalgasına karşı çözüm üretilmeye çalışılıyor. Sivil toplum örgütlerinden yardımlar talep ediliyor. Ama maalesef ciddi önlemler ve ciddi çözümler bulunamıyor. Görünen o ki artık ülkemizde de tehlike çanları çalmaya başlamıştır. Suriye batağına girmedik ama batak buralara taşmaya başlamıştır. Hem de bizi kendi topraklarımızda boğabilecek bir batak. Dileriz Hükümet Suriye konusunda attığı yanlış adımlardan döner.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Şevval ayında Kurtuluş Namazı ve faziletleri / 28.03.2026
- Şevval ayında oruç ve nafile ibadetlerin önemi / 25.03.2026
- Ramazan ayıyla alakalı yazıların değerlendirilmesi / 23.03.2026
- Ramazan mü’minlerin bayram ayıdır / 20.03.2026
- Ramazan tefekkür ve zikir ayıdır / 19.03.2026
- Ramazan hidayet ayıdır / 18.03.2026
- Ramazan fırsat ayıdır / 17.03.2026
- Ramazan bin aydan daha hayırlı bir aydır / 16.03.2026
- Ramazan itikâf ibadetinin yapıldığı aydır / 15.03.2026
- Ramazan Kadir Gecesi’ni içinde barındıran bir aydır / 14.03.2026
- Şevval ayında oruç ve nafile ibadetlerin önemi / 25.03.2026
- Ramazan ayıyla alakalı yazıların değerlendirilmesi / 23.03.2026
- Ramazan mü’minlerin bayram ayıdır / 20.03.2026
- Ramazan tefekkür ve zikir ayıdır / 19.03.2026
- Ramazan hidayet ayıdır / 18.03.2026
- Ramazan fırsat ayıdır / 17.03.2026
- Ramazan bin aydan daha hayırlı bir aydır / 16.03.2026
- Ramazan itikâf ibadetinin yapıldığı aydır / 15.03.2026
- Ramazan Kadir Gecesi’ni içinde barındıran bir aydır / 14.03.2026

























































