logo
18 MAYIS 2026

Terör lordları

22.08.2005 00:00:00
Türkiye'de PKK terör eylemlerine olanca hızıyla devam ederken; Kuzey Irak'taki Kürt gruplar da bulundukları bölgeleri tamamen kontrol altına almak amacıyla Türkmenler dahil diğer etnik ve siyasi gruplar üzerinde adam kaçırma, cinayet ve diğer yıldırma faaliyetlerini ara vermeden sürdürüyor.

-Terörden medet umuyorlarTürkiye'de Abdullah Öcalan ve militanları; kuzey Irak'ta Barzani ve Talabani ve peşmergeleri... Ortak özellikleri amaçlarına 'terör' yöntemiyle ulaşmak. Destek aldıkları kaynaklar da aynı: ABD ve AB... Nitekim ABD'de yayınlanan Washington Post'un haberine göre, peşmergeler kuzey Irak'ta Türkmen, Sünni Arap ve diğer toplumlara mensup yüzlerce kişiyi kaçırarak Erbil, Süleymaniye, Dohuk, Akra ve Şaklava kentlerindeki cezaevlerinde topluyor. Bu şekilde kaçırılarak hapsedilenlerin sayısının 500 civarında olduğu tahmin ediliyor.

-Şu yapılana bakın!The Washington Post, aslında Irak güvenlik güçlerinin mensubu konumundaki peşmergelerin, Kürt çıkarlarına aykırı davrandığını düşündükleri yetkilileri ve siyasi liderleri dövdüğünü ve tehdit ettiğini de kaydetti. Görgü tanıklarına dayanılarak verilen bir örnekte, yüzü gözü kanlar içindeki bir yetkilinin, bu halde bir kamyonetin arkasında bir kasabada ibret olsun diye dolaştırıldığı belirtildi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ne DEHAP, ne de PKK'nın kendiliğinden konuşmadığına dikkat çekerek "Dün Hicaz Bölgesini Osmanlı'dan kopartmak için Hüseyin bin Ali'yi konuşturan yabancı irade ne ise, bugün PKK ve DEHAP'ı konuşturan irade de odur. Bunu millet olarak görmediğimiz müddetçe de bizim gerçek hainin kim olduğunu tespit etmemiz mümkün olamayacaktır" dedi.Son günlerde medya organlarında ve Ankara kulislerinde konuşulan yeni Anayasa değişiklikleri konusundaki soruları cevaplandıran BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, "Yeni Anayasa taslağında Türkiye'yi kuran iki milletin varlığının adları, bu adların Kürtler ve Türkler zikredileceği söyleniyor. Bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu, "Türk Milleti'nin tarifi Lozan'da inançlara göre yapılmıştır. Müslümanlar olanlar bir millet, olmayanlar azınlık olarak kayıt altına alındı. Bu tarifle oynamak Türkiye'yi bölmeye ve parçalanmaya götürür" şeklinde cevapladıİngiliz'in dün üstlendiği misyonu, bugün Atlantik ötesinden gelenler devraldıBugün tezgahlanan oyunun benzerlerinin geçmişte de oynandığına dikkat çeken BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, "Yeri gelmişken size bir misal vereceğim. İmparatorluk döneminde birliği, vahdeti, beraberliği neresi temin ediyordu? Hilafet makamı, yani Sultan. O günkü padişah, halife olan padişah temin ediyordu. İngiliz baktı ki, burası birliği temin etmede merkez kaldığı sürece, biz Osmanlının tasarruf ettiği topraklarda istediğimiz oyunu oynayamayacağız. Bu sefer ne yaptı? Onların tasarruf ettiği topraklarda İttihad-ı İslam adı altında cemiyet kurdular. Yani İslam Birliği cemiyetini kurdular. Ve bunu o zamanki Cemalettin Efgani denilen bir zata kurdurdular. Peki kardeşim, sen İslam birliğini kuruyorsun; ama burada birliği sağlayan ve koruyan bir merkezi otorite var, sana ne gerek var? Niye bunun etrafında bir ve beraber olmuyorsun, şayet dağınıklık var, tefrika var, fitne varsa...? Oyun, Osmanlı "merkezli otorite"yi dağıtmak için burada yeni bir birlik kurmak lazım oyunudur. Ortaya kim çıkıyor? İslam adına işte Cemalettin Efgani. Anadolu'dan bir tane yardımcısı çıkıyor; Üstad, onun yanına yardımcısı olarak geçiyor. Şunu demek istiyorum. Aynı adamlar, aynı İngilizler kalkıyor, Kürt Teali Cemiyetini kurduruyorlar. Yani Kürtlerin böyle bir iddiası yok, bir Kürtlük iddiaları yok, bir vatan bulma iddiaları yok. Zaten vatanları var. Bir devlet kurma iddiası yok. Kürt Teali Cemiyetini aynı el, aynı İngiliz kurduruyor. Şimdi dün bunu yapan İngiliz, halef selef meselesi, daha mütekamil bir devlete yerini ve misyonunu terk ediyor. Okyanus'un ötesine terk ediyor. Aynı işi o yapıyor. Anadolu'daki PKK harekatı senin, benim, vatandaşın harekâtı değil. Vatandaşın ihtiyaçlarından kaynaklanan bir hareket değil. Talimatla zuhur eden bir harekettir. O bakımdan milletle yakından uzaktan alakası yoktur. Bu gerçeğin altını da kalın çizgiyle çizmek için de, vatandaş, "Bizim böyle bir problemimiz yok. Sayın Başbakan, niye buraya geldin?" dercesine onun toplantısına gitmemiştir. Olayın manası budur. Millet burada masumdur" şeklinde konuştu.Irak'taki tezgahtarlar Güneydoğu'muzu ateşliyorIrak'taki ve Kuzey Irak'taki gelişmelerin bölgesel terörizme yaptığı kayda değer katkılarına da dikkat çeken BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, "Biz bunu daha evvel söyledik. Kırmızı çizgilerimizi tamamen ihlal edip Musul ve Kerkük'te hakimiyet kurulacak, bu bölgede bir Kürt devleti fiili olarak, yarın da resmen hayata geçecek. İddialara göre, benim de tahminim, bizim Güneydoğu ile hadiseleri buluşturmak ve bunların ikisini federe bir yapıya kavuşturmaktır. Sayın Başbakan'ın aslında cinayet mertebesindeki sözünün altında yatan bir başka gerçek de bu, denilebilir veya düşünülebilir. Ama, Başbakan'ın bunu kastederek söylediğini hiç zannetmiyorum. Aksi takdirde mesuliyeti mucip büyük bir hadise olur. Şimdi burada oyun bellidir. Biz, Kerkük ve Musul'u niye kaybettik? Kırmızı çizgilerimiz vardı, Kıvrıkoğlu döneminde. Ne oldu ki, biz bütün bunlardan vazgeçtik. Okyanus'un ötesinden birileri gelip sana talimat veriyor, "emret komutanım, emret padişahım" diyorsun, sen de onun dediklerine tabi oluyorsun. Bunların izahı kesinlikle yapılamaz. Bu, adım adım Türk coğrafyasının evvela orada, sonra da Anadolu'da bölünmesine doğru giden yollardır ki, zararın neresinden dönerseniz kârdır hesabıyla devlet ve milletin ayıkması ve bütün bunların önüne geçmesi zamanı gelmiştir ve de geçmiştir, geçmektedir. Başbakan'ın açıklamalarının ardından Batı başkentlerinde, "Türkiye bu işin tarafıdır. Bir komisyon kuralım" diyorlar. Bütün bunlar Türk devletini idam sehpasına çekmenin adıdır. Artık milletin ayıkması lazım. Çok samimi konuşuyorum; bunları konuştukça sinirlerimiz de bozuluyor. Böyle şey mi olur? Memleket gidiyor, vatan gidiyor, devlet bölünüyor, kimsenin sesi çıkmıyor. Böyle şey olmaz" şeklinde konuştu. Asıl perde arkasındakileri görmek lazımBaşbakan'ın son verdiği mesajların ardından, DEHAP ve eski DEP milletvekillerinin "PKK ve Başbakanın verdiği sözleri tutmasını bekliyoruz" şeklindeki açıklamalar, kendisine hatırlatıldığında, BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, "Bu hayırlı bir gidişat değil. Ne DEHAP, ne PKK kendiliğinden konuşmuyor. Dün Hüseyin bin Ali'yi konuşturan yabancı irade ne ise, bugün PKK ve DEHAP'ı konuşturan irade de odur. Bunu millet olarak görmediğimiz müddetçe de bizim gerçek hainin kim olduğunu tespit etmemiz mümkün olamayacaktır" dedi. Terörün arka planındaki asıl odakları görmedikçe netice almanın mümkün olamayacağının altını çizen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, "Terör aslında yabancıların senaryosudur. Tiyatroyu oynatanlar, rejisörler onlar, senaryoyu hazırlayanlar onlar, oyuncuları bizimkiler. Aydın dediğin de onun verdiği rolü paylaşan adam, PKK dediğin de onun verdiği rolü paylaşan insandır. Elbette onlar kalkıp arkasındaki gücü ele vermezler. Arkasındaki gücü görecek olan irade sizsiniz, millettir ve devlettir, devleti korumakla görevli olanlardır. Elbette kalkıp diyemez ki "Bizi şunlar, bunlar itekliyor." Tabii ona uzanmadıktan, onun boynunu ele almadıktan sonra terörün önüne geçmek muhaldir. İmkan dışı bir olaydır. Terörün önüne geçebilmek için yabancı bağlantıları bir defa Türkiye sınırları içerisinde yaşayan insanların tamamen aşması ve onların bihakkın üstesinden gelmesi lazım. Bunu yapamadığımız, daha doğrusu bunları karşımıza almadığımız müddetçe terör ciddiyetini devam ettirecektir. Millet için tehlike olduğunu her zaman her yerde gösterecektir. Olayı kısaca odaklayan, senaryo haline getiren, insanımıza yaşatan yabancı odaklardır. Bunun iç problemle hiç bir alakası yoktur. Oradaki su problemi, yol problemi, elektrik problemi eğer bu meseleyi ele alırsan bir vatan meselesidir. Vatanın problemidir. Bu bir bölgeye ait mesele değil ki. Bu, doğusunda da, batısında da, güneyinde de, kuzeyinde de var. Her tarafta var. O halde, bunlar, memleketin, milletin meselesi değil. Bunu istismar ederek gündem edenlerin arkasındaki irade güç odakları, yabancı güç odakları oynamak istiyor. Bunu da hepimizin görmesi lazım. Milletin görmesi lazım. Devletin görmesi lazım. Bunu gördük; ne oldu? O zaman ona uzanan, onunla el ele tutan eli de tespit etmemiz gayet kolay olur. Ona da tenbihatımız gayet hukuki olur. 'Sen millet adına değil, devlet adına değil, nefsin adına, onun adına konuşuyorsun, onun adına hoparlörlük yapıyorsun' denilir" şeklinde konuştu.Anadolu'da birlik mayasını Alparslan cennetmekân attıLozan Anlaşması'nda kayıt altına alına Türk Milleti tarifinin afakî olmadığına dikkat çeken BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş "Malumunuz, medeniyeti, kültürü, siyaseti, dili, dini bir olan insan topluluklarının adına millet denir. Bunların örfleri birdir, adetleri birdir, gelenekleri birdir. Hülasa bir kader birlikleri vardır. Milletler bunlardır. Şimdi bu tabloya baktığımız zaman Lozan'da bir şey tescil edildi; "Biz bir milletiz" dendi. Ama bu tarif, afaki bir düşünce üzerine bina edilmedi. Dolayısıyla, her ne kadar sağdan soldan ülkeyi bölmek için, imparatorluk döneminden bu tarafa fitne çıkartıp bazı etnik unsurları devreye koymak istemişler ise de aslında milletin tamamı Türk milletidir. Bunun tamamı "Türk"tür. Peki, bu dediğimiz etnik gruplar nedir? Bunun boylarıdır. Neden boylarıdır? Alparslan Anadolu'ya geldikten sonra burada yaşayan insanların tamamını aynı kültürde, aynı medeniyette, aynı siyasette biraraya getirdi. Bütün bunların adına da Türk Milleti dendi. Müslüman Türk Milleti dendi. Hiç kimse etinin ve kemiğinin soyuna, boyuna bakmadı, "Biz buyuz" dedi. Bu çok iyi bilindiği için bu milleti bölüp parçalamak, dağıtıp atmak için uzun yıllardan beri planlar, programlar yapılıyor, projeler hayata geçiriliyor. O bakımdan Türk milleti, Müslüman Türk kimliği genelde bu şemsiye altında bulunan herkesi kuşatır ve bunun dışına kimse çıkamaz. Devletin yapısı da budur. Buna aykırı bir iddia ile ortaya çıkmak, kimin ağzından olursa olsun, devlete husumettir, devlete düşmanlıktır. Vatanın bölünmesini, parçalanmasını isteyip arzı etmek, hayata geçirmek manasına gelir" şeklinde konuştu.Türk Milleti tek vücut, tek yürektirDoğusuyla batısıyla, güneyiyle kuzeyiyle biz, tek vücut, tek yürek, bir bilek, bir milletiz" diyen BTP Genel başkanı Prof. Dr. Baş, "Bizim adımız Müslüman Türk milletidir. Örfümüz birdir, adetimiz birdir, geleneğimiz birdir, siyasetimiz birdir, kültürümüz birdir, dinimiz birdir, dilimiz birdir. Ama içimizde boylardan ayrı ayrı dilde konuşanlar var. O bizim zenginliğimizden kaynaklanan bir görüntüdür. Hiç de bir mahsuru yoktur.Çanakkale Savaşındaki şehitlerimize baktığımız zaman, bütün bu bahsettiğimiz boyların Ehl-i Sâlib'e karşı omuz omuza mücadele ettiklerini ve gerektiğinde koyun koyuna can verdiklerini görüyoruz" dedi.

Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı

İzmir'de EFES-2026 Birleşik, Müşterek ve Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan savunma sanayi sergisi ziyaretçilerini ağırlıyor

17.05.2026 21:07:00
AA
Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı
Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı
Doğanbey Tatbikat Alanı'ndaki sergide, savunma sanayisi alanında faaliyet gösteren 55 firma yer aldı. Baykar, ASELSAN ve ROKETSAN başta olmak üzere çok sayıda şirket, geliştirdikleri teknolojileri katılımcılara tanıttı.

Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği sergide yer alan robot köpekler ziyaretçilerin dikkatini çekti.

Ziyaretçilerden Ahmet Canatan, AA muhabirine, Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği noktanın, kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

Ülkenin savunma sanayisinde dış bağımlılığından kurtulmasının ve bu alanda ciddi bir ekosistemin oluşmasının gururlandırdığını ifade eden Canatan, şunları konuştu:

"Birçok işletmenin istek ve arzu ile bu kutlu yolda rol almak istediklerini, bütün enerjilerini seve seve vermek istediklerini görüyorum. Çok mutluyum, gururluyum. Bütün çalışanları, firmaları canıgönülden tebrik ediyorum. Yolları açık olsun. Bu çalışmaları canlı görmek, televizyonlarda görünenlerden çok daha farklı. Somut olarak görüyorsunuz, dokunuyorsunuz, hissediyorsunuz. Hatta bazı stantlarda görsel şovlar da yapıyorlar. Onları görmek de daha mutlu ediyor."

Vatandaşlardan Emine Demirel ise Türk savunma sanayisiyle gurur duyduğunu dile getirdi.

Çalışmaların birbirinden değerli ve güzel olduğunu belirten Demirel, "Dünyayı titretiyoruz. Korkuyorlar artık bizden. Eski Türkiye yok, yeni Türkiye ve gençler var. Hepsi birbirinden değerli. Zaten etkilenmemek mümkün değil ve ülkemizle gururlanıyoruz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın arkasındayız sonuna kadar. Allah uzun ömürler versin kendisine. Böyle savunma sanayimiz, her şeyimiz çok güzel olsun. Ülkemiz çok güzel olsun. Herkes sevgiyle birbirine baksın. Düşmanlık olmasın. Hayat güzel olsun." dedi.

Sergi yarın sona erecek.

Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu

Tekirdağ Çorlu'da iki polis memurunun şehit olduğu saldırıda şüphelinin yakalanma anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı

17.05.2026 19:42:00
İhlas Haber Ajansı
Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu
Çorlu'da 2 polisimiz şehit oldu
Tekirdağ Çorlu'da iki polis memurunun şehit olduğu saldırıda şüphelinin yakalanma anına ilişkin görüntüler ortaya çıktı.

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde psikolojik rahatsızlığı bulunduğu iddia edilen bir şahsın saldırısı sonucu iki polis memuru şehit oldu.



Olay, Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi üzerindeki bir pasajda meydana geldi. İddiaya göre, hakkında tedavi görmesine yönelik mahkeme kararı bulunduğu belirtilen şahsın bölgede bulunduğu bilgisi üzerine polis ekipleri çalışma başlattı. Yapılan araştırmalar sırasında şahsa ulaşılamazken, ekiplerin vatandaşlarla birlikte bölgede yürüttüğü çalışmalar esnasında saldırı gerçekleşti.

2 polisin şehit olduğu saldırının ardından şüpheli olay yerinden kaçmaya çalışırken polis ekipleri tarafından kısa sürede etkisiz hale getirilerek yakalandı. Görüntülerde, zanlının kaçış girişimi ve ekiplerin hızlı müdahalesiyle yakalanma anı yer aldı. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

Saldırının detayları ortaya çıktı



Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde psikolojik rahatsızlığı bulunduğu öne sürülen bir şahsın saldırısı sonucu 2 polis memuru şehit oldu. Olayın detaylarını belediye başkanları açıkladı.
 
Olay, Çorlu ilçesi Reşadiye Mahallesi Kumyol Caddesi üzerindeki bir pasajda meydana geldi. İddiaya göre, psikolojik rahatsızlığı bulunduğu belirtilen ve hakkında tedavi görmesine yönelik mahkeme kararı bulunduğu öğrenilen şahsın pasajda olduğuna dair bilgi alan polis ekipleri bölgede çalışma yaptı.
 
İlk kontrollerde şahsa ulaşamayan ekipler, vatandaşlarla birlikte pasajdan çıktıkları sırada saldırıya uğradı. Zanlının elindeki delici aletle saldırdığı 2 polis memuru, olay yerinde şehit oldu. Saldırgan, yaralı halde kaçarken olay yerine sevk edilen ekipler tarafından etkisiz hale getirildi.
 
Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt yaptığı açıklamada, "Maalesef 2 polisimiz şehit oldu. Mekanları cennet olsun. Psikolojik rahatsızlığı olan İstanbul'da yaşayan bir vatandaş hakkında tedavi görmesi ile ilgili mahkeme kararı da alınıyor. Ailesinin de ihbarı üzerine kolluk kuvvetlerince tedavi ettirilmesi üzerine takip ediliyor.
 
Pasajda olduğuna dair ekipler bilgi alıyor. Polis arkadaşlarımız kontrol ediyor. İlk başta bulamıyorlar sonra vatandaşlarla çıktıklarında aldığımız bilgiye göre şüpheli şahıs delici aletle polislerden birine saldırıyor ve şehit ediyor. Sonra diğer arkadaşımızı da şehit ediyor. Hastane yanında bomba ile ilgili değerlendirme oldu ama kolluk kuvvetlerimiz tedbir maksatlı imha ediyor, tehlikeli bir durum söz konusu değil" dedi.
 
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer ise, "Gerçekten çok üzücü bir olay. 2 kahraman şehidimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabırlar diliyorum. Allah askerimize, polisimize zeval vermesin" ifadelerini kullandı.
 
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede

Adana merkezli 21 ilde "yasa dışı bahis" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 161 şüpheliden 154'ü adliyeye sevk edildi. Rasim Ozan Kütahyalı, sorgusunda, “Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok” dedi

17.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 154 zanlı adliyedeki işlemleri sürüyor.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca başlatılan soruşturma kapsamında 14 Mayıs'ta 128 şüphelinin gözaltına alınmasının ardından 33 zanlı daha yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 7'si savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, Rasim Ozan Kütahyalı ile suç örgütü elebaşısı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun'un da aralarında olduğu 154'ü adliyeye sevk edildi.
Polis ekipleri, zanlıların sevki sırasında adliye güzergahında geniş güvenlik önlemi aldı.
Haklarında gözaltı kararı bulunan 37 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Rasim Ozan Kütahyalı ifadesinde ne dedi?
Emniyette sorguya alınan şüphelilerden Kütahyalı'nın suç örgütüyle ilgisinin olmadığını öne sürerek, "Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok" dediği bildirildi.

Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama

Diyarbakır merkezli 23 ilde gerçekleştirilen narkotik operasyonunda 322 şüphelinden 279'u tutuklandı

17.05.2026 15:30:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama
Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama
Diyarbakır merkezli 23 ilde gerçekleştirilen narkotik operasyonunda 322 şüphelinden 279'u tutuklandı.
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gençlerimizin geleceğini karartan uyuşturucuyla mücadelemiz kapsamında, 14 Mayıs'ta kapsamlı bir operasyon gerçekleştirmiştik. Operasyonda gözaltına alınan 322 şüpheliden 279'u tutuklandı, 27'si hakkında adli kontrol kararı verildi, 16'sı da serbest bırakıldı. Diyarbakır'da uyuşturucu tacirlerine göz açtırmamaya kararlıyı" ifadelerine yer verdi.İHA

Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...


 
15 Mayıs Cuma günü, Acıbadem Fulya Hastanesi’nde tedavi altına alınan  sanatçı Kadir İnanır’ın sağlık durumu ile ilgili Başhekim Prof. Dr. Hüsnü Görgen, açıklama yaptı. 

16.05.2026 15:07:00
Haber Merkezi
Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...
Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...

15 Mayıs Cuma günü, Acıbadem Fulya Hastanesi'nde tedavi altına alınan  sanatçı Kadir İnanır'ın sağlık durumu ile ilgili Başhekim Prof. Dr. Hüsnü Görgen, açıklama yaptı.

Görgen, şunları söyledi: "15 Mayıs'ta hastanemize başvuran hastamız Kadir İnanır; yapılan tıbbi değerlendirme sonrası; pnömoniye (zatürre) bağlı gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakım servisine alınmıştır. Tedavisi, yoğun bakım koşullarında sürdürülmekte ve entübasyon gerektirmeden uygulanan non-invaziv solunum desteği verilmektedir. Genel durumu yakından izlenen hastamızın klinik durumunda dünden bu yana kısmi iyileşme gözlenmiştir. Hastamız, bir süre daha yoğun bakım servisinde takip edilecektir."

Böyle çöp ev görülmedi!


 
İzmir'de bir evden 10 tona yakın çöp çıkarıldı.

16.05.2026 12:46:00
AA
Böyle çöp ev görülmedi!
Böyle çöp ev görülmedi!

İzmir'in göbeğindeki Konak ilçesinde çevreye kötü kokuların yayıldığı bir evdeki 10 tona yakın çöp ve atıl durumdaki eşya belediye temizlik ekiplerince boşaltıldı.







Konak Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kemal Reis Mahallesi'ndeki bir daireden çevreye kötü koku yayıldığı şikayeti üzerine çalışma başlatıldı.







Adreste inceleme yapan ekipler, dairenin çöp ve atıl durumdaki eşyalarla dolu olduğunu belirledi.







Temizlik işleri ekipleri söz konusu dairedeki 10 tona yakın çöp ve atıl durumdaki malzemeyi boşalttı.
Atıkların çıkarılmasının ardından ev ve çevresinde temizlik yapıldı.

Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Şehirler arası otobüslerde hareket saatine 12 saat kalana kadar tam ücret iadesi yapılmasını zorunlu hale getirdik" dedi. Bakan Uraloğlu ayrıca SRC Kurye ve Kurye Faaliyet belgelerinin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanıdıklarını ifade etti

16.05.2026 12:23:00 / Güncelleme: 16.05.2026 12:28:48
İHA
Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek
Bakan Uraloğlu: Otobüs bileti 12 saat kalana kadar tam iade edilebilecek
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nde sektörel ihtiyaçlar, dijitalleşme hedefleri ve operasyonel verimlilik doğrultusunda kapsamlı değişikliklere gidildiğini bildirdi. Değişiklikler 16 Mayıs tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Bakan Uraloğlu, yapılan düzenlemelerle birlikte karayolu taşımacılığında hem hizmet kalitesinin artırılacağını hem de sektörde uygulama birliğinin güçlendirileceğini belirterek "Karayolu taşımacılığında vatandaşlarımızın haklarını daha güçlü şekilde koruyan, sektörümüzün ihtiyaçlarına daha hızlı cevap veren ve dijitalleşmeyi merkeze alan yeni bir dönemi başlatıyoruz" ifadelerini kullandı.

Terminallerde yeni düzenleme

Uraloğlu, taşımacıların terminallerde yaşanan yoğunluklardan etkilenmesinin önüne geçmek amacıyla yeni bir düzenleme yapıldığını belirterek, "Terminallerde yer bulunamaması halinde yerel makamlarca tahsis edilen veya gösterilen alanların kullanılabilmesine yönelik yasal altyapıyı oluşturduk" dedi.
Mevsimlik tarım işçilerinin taşınmasına yönelik de düzenleme yapıldığını kaydeden Uraloğlu, D3 yetki belgesi sahiplerinin yalnızca kendi tarım alanlarında çalışacak mevsimlik tarım işçilerini taşıyabilmesine imkan sağlandığını söyledi.

Dijital tebligat zorunlu hale gelecek

Karayolu taşımacılığında dijital dönüşümü hızlandıracak adımlar attıklarını belirten Bakan Uraloğlu, tüm yetki belgesi sahipleri için Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'ni zorunlu hale getirdiklerini ifade etti. Uraloğlu, "UETS zorunluluğunu 1 Ocak 2027 itibarıyla devreye alacağız" dedi.

"Uluslararası lojistik işletmeciliği faaliyeti yürütecekler için geçmiş geçerlilik süreleri hesaplamaya dahil edilecek"

Uluslararası lojistik işletmeciliğinde aranan tecrübe şartına ilişkin de açıklamada bulunan Uraloğlu, "Uluslararası lojistik işletmeciliği faaliyeti yürütecekler için aranan 3 yıllık tecrübe şartında dayanak olan yetki belgelerinin geçmiş geçerlilik süreleri de hesaplamaya dahil edilecek" açıklamasında bulundu.

Uraloğlu ayrıca, yetki belgesi devir işlemlerinde ise mesleki yeterlilik şartının sağlanma süresinin 45 günden 60 güne çıkarıldığını ifade etti.

Kurye taşımacılığına yeni yükümlülükler

Kurye taşımacılığı alanındaki yeni yükümlülükler hakkında açıklamada bulunan Uraloğlu, kargo taşımacılığı yetki belgesine sahip taşımacıların kurye gönderisi taşımaları halinde kurye yükümlülüklerine uygun faaliyet göstermelerinin zorunlu hale geldiğini bildirdi.

SRC Kurye ve Kurye Faaliyet Belgeleri'nin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanındı

SRC Kurye ve Kurye Faaliyet belgelerinin 1 Ocak 2027'ye kadar temin edilmesine imkan tanıdıklarını ifade eden Uraloğlu ayrıca, 2013 model ve öncesi otomobillerin B2 ve D2 belgelerine ilavesine ilişkin süre uzatımı sağlandığını kaydetti.

Açık bilet düzenlenmesi zorunlu olacak

Yolcu haklarına ilişkin düzenlemelere de değinen Bakan Uraloğlu, "Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması adına şehirler arası otobüslerde hareket saatine 12 saat kalana kadar tam ücret iadesi yapılmasını zorunlu hale getirdik. Ayrıca sefer başlayana kadar açık bilet düzenlenmesi zorunlu olacak" açıklamasında bulundu.

Otobüs firmalarının ücret tarifelerini Bakanlığa önceden bildirebilmesine imkan sağlandığını ifade eden Uraloğlu, firmaların azami 1 ay sonrasına kadar geçerli olacak tarifeleri sisteme tanımlayabileceklerini ve gerekli durumlarda 10 gün içerisinde düzeltme başvurusu yapabileceklerini söyledi.

Şoför yaş sınırları genel mevzuata uyumlu hale getirilecek

Sürücüler için uygulanan yaş sınırlarının genel mevzuat hükümlerine bırakıldığını belirten Uraloğlu, muayenesi bulunmayan taşıtların ise yetki belgesine kayıtlı olsa dahi trafik güvenliği gerekçesiyle yurtdışına çıkışına izin verilmeyeceğini kaydetti.

Turizm amaçlı yolcu taşımacılığında otomobil kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler

Ev eşyası taşımacılığı faaliyetlerinde yalnızca kamyonetle taşımacılık yapmak isteyenler için azami 1 kamyonet sınırı getirildiğini belirten Uraloğlu, turizm amaçlı yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde otomobil kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler yapıldığını belirterek, Yerli Malı Belgesi'ne sahip otomobillerin kullanılması halinde kullanılabilecek taşıt adetlerine ilişkin teşvik mekanizmasının devreye alındığını bildirdi.

Uraloğlu ayrıca kalkış veya varış noktası büyükşehir olan ve tarifeli faaliyet gösteren D4 yetki belgeleri için U-ETDS veri iletim zorunluluğunun kaldırıldığını ifade etti. Engelli ve diyaliz hastalarını tek taşıtla taşıyan D2 belgeli taşımacıların mesleki yeterlilik şartından muaf tutulacağını belirten Uraloğlu, fiili taşıma imkanı bulunmayan taşımacılar için de ODY-ÜDY şartının aranmayacağını söyledi.

Kademeli ceza sistemi

Bakan Uraloğlu, kapsam dışı faaliyet gösteren taşımacılara yönelik cezaların düzenlendiğini belirterek, "Kuralsız ve kayıt dışı taşımacılığın önüne geçmek amacıyla kademeli ceza sistemini devreye alıyoruz. Buna göre ilk ihlalde 21 bin 333 lira, ikinci ihlalde 42 bin 666 lira, üçüncü ihlalde 106 bin 665 lira, dördüncü ihlalde ise 213 bin 330 lira idari para cezası uygulanacak. Beşinci ihlalde ise yetki belgesi iptal edilecek" dedi.

Uraloğlu ayrıca terminal işletmeciliğinde geçerli belge olmadan faaliyet gösterilmesinin de engelleneceğini söyledi.

Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor


 
Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, özellikle ergenlerin ruh sağlığı açısından bu alanın yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

16.05.2026 09:26:00
HABER MERKEZİ
Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor
Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, özellikle ergenlerin ruh sağlığı açısından bu alanın yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Oyun sırasında yaşanan kayıplar, başarısızlık hissi veya engellenme gibi durumlar öfke tepkilerini tetikleyebilirken, aşırı oyun oynama bu duyguların yoğunluğunu artırabiliyor. Duygusal düzenleme becerilerinin zayıflaması ise bu sürecin saldırgan davranışlara dönüşmesine zemin hazırlayabiliyor.
13-17 yaş arası ergenlerle yürütülen araştırmalar, şiddet içerikli video oyunlarının sözel ve fiziksel saldırganlık ile pozitif yönde ilişkili olduğunu gösteriyor.

Aynı çalışmalarda, empati kurma becerisi ile şiddet içerikli oyun tercihleri arasında bağlantılar bulunurken, duygusal empati düzeyi arttıkça bu tür oyunlara yönelimin azaldığı tespit ediliyor. Ayrıca, yaş küçüldükçe şiddet içerikli oyunlar ile fiziksel saldırganlık arasındaki ilişkinin güçlendiği görülüyor. Çin'de lise öğrencileriyle yapılan araştırmalar ise yüksek saldırganlık düzeyine sahip bireylerin daha fazla psikolojik sıkıntı yaşadığını, oyun bağımlılığı belirtileri gösterdiğini ve şiddet içerikli oyunlara daha fazla maruz kaldığını ortaya koyuyor.

Sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi ve dengeli denetim, çocukların ihtiyaçlarını karşılayarak oyun bağımlılığı riskini azaltırken; zayıf iletişim, aile içi sorunlar ve olumsuz akran ilişkileri riski artırabilir.

Çocuk kalbini tehdit eden 9 faktör



Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor. 

16.05.2026 09:10:00
MURAT ÇORBACI
Çocuk kalbini tehdit eden 9 faktör
Çocuk kalbini tehdit eden 9 faktör

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek, "Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, 'büyüme döneminde olur' gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir" dedi. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı.

1. Hazır ve paketli gıdaların aşırı tüketimi.
2. Hareketsiz yaşam tarzı. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir.
3. Çocukluk çağı obezitesi.
4. Aşırı tuz tüketimi.
5. 'Büyüme döneminde olur' algısı.
6. Şekerli ve gazlı içecekler. Su, ayran ve doğal içecekler tercih edilmeli; şekerli içecekler alışkanlık haline getirilmemelidir.
7. Yetersiz uyku. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmekte.
8. Duruş ve oturuş bozukluğu.
9. Ailede kalp hastalığı öyküsünü göz ardı etmek.

Çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik test

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik testi şöyle açıkladı: EKG, EKO, gerekli durumlarda efor testi.

İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!


 
 
 Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı. Bir ilçede bir gecede bu kadar ceza tahsilatının çıkması dikkat çekti. 

16.05.2026 09:02:00 / Güncelleme: 16.05.2026 09:08:15
HABER MERKEZİ/AA
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!

Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı.

İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri ile İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı trafik ekiplerince ilçe genelinde eş zamanlı trafik uygulaması yapıldı.
Uygulamada, çok sayıda araç durdurularak sürücülerin belgeleri kontrol edildi.

Uygulama sırasında "dur" ihtarına uymayarak kaçan bir araç, polis ekiplerinin kovalamacası sonucu yakalandı.
Sürücü hakkında işlem yapılırken sürücü belgesine 60 gün süreyle el konuldu, araç ise 60 gün trafikten men edildi.

Ayrıca, alkollü araç kullandığı belirlenen 2 sürücünün de sürücü belgesine el konuldu.
Emniyet ve jandarma ekiplerinin ortak gerçekleştirdiği uygulamalarda toplam 500 bin lira cezai işlem uygulandığı öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.