logo
18 AĞUSTOS 2026

Tıp dünyasında bir ilk

Beyin ile beden arasındaki gizemli bağa odaklanan bilim insanları, şok edici bir gerçeği kanıtladı. İnsanın dikkatini ağrıyan ya da iltihaplı bölgeye vermesi, sadece acı hissini değil, hücrelerin hücresel düzeydeki biyolojik iltihap yanıtını da doğrudan etkiliyor

18.08.2026 14:50:00
Eyüp Kabil
 
Tıp dünyasında bir ilk
Tıp dünyasında bir ilk
Dr. Liron Rozenkrantz ve araştırma ekibi tarafından yürütülen yeni bir tıbbi çalışma, insan zihninin biyolojik süreçler üzerindeki kontrolünü gözler önüne serdi. Yapılan üç aşamalı kontrollü deneyde, katılımcıların kollarına hafif ve geçici bir iltihaplanmaya yol açan histamin testi uygulandı.

Deneyin sonraki aşamasında katılımcıların bir kısmından dikkatlerini tamamen kollarındaki bu reaksiyon bölgesine vermeleri istenirken, diğer grubun video izleme ve farklı görevlerle dikkatleri dağıtıldı. 20 dakika boyunca süren sıkı takip ve ölçümler neticesinde bilim dünyasını şaşırtan bulgular elde edildi. Dikkatini yaralı/iltihaplı bölgeye odaklayan bireylerde, şişlik, kızarıklık ve deri altındaki fiziksel iltihap hücrelerinin tepki düzeyinin ölçülebilir şekilde değiştiği tespit edildi.

Araştırmacılar, bedensel duyumlara odaklanmanın, özellikle vücuttaki iltihap dengesini düzenleyen parasempatik sinir sistemindeki ve vagus sinirindeki etkinliği artırdığını belirtiyor. Bu çalışma, beyin ile beden arasındaki çift yönlü iletişimin sadece psikolojik olmadığını, biyolojik süreçleri aktif şekilde yönettiğini gösteren en somut kanıtlardan biri olarak tıp tarihindeki yerini aldı.

Minibüs şarampole uçtu: 4 ölü, 10 yaralı

Yolcu minibüsü şarampole uçtu, ilk belirlemelere göre 4 kişi hayatını kaybederken, 10 kişi yaralandı

18.08.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Minibüs şarampole uçtu: 4 ölü, 10 yaralı
Minibüs şarampole uçtu: 4 ölü, 10 yaralı
Sivas'ın Suşehri ilçesinde meydana gelen trafik kazasında yolcu minibüsü şarampole uçtu, ilk belirlemelere göre 4 kişi hayatını kaybederken, 10 kişi yaralandı.

Kaza, Zara-Suşehri kara yolu, Geminbeli geçidi yakınlarında gerçekleşti. Sivas istikametine gitmekte olan 58 SG 604 plakalı yolcu minibüsü bilinmeyen bir nedenle şarampole uçtu. İlk belirlemelere göre 4 kişi hayatını kabederken, 10 kişi yaralandı. Olay yerine çok sayıda kurtarma ekibi sevk edildi.

Yeni Parti Burdur İl Başkanı Barış Ayten tutuklandı

Yeni Parti Burdur İl Başkanı Barış Ayten, 3 Temmuz gecesi alkollü araç kullanırken kazaya karışması nedeniyle aldığı 7 ay hapis cezası ve daha önceki mükerrer suç dosyası çerçevesinde tutuklanarak cezaevine gönderildi

18.08.2026 12:09:00
İHA
 
Yeni Parti Burdur İl Başkanı Barış Ayten tutuklandı
Yeni Parti Burdur İl Başkanı Barış Ayten tutuklandı
Edinilen bilgiye göre olay, 3 Temmuz günü gece saatlerinde Burdur'da meydana geldi. Alkollü şekilde araç kullandığı sırada kazaya karışan Ayten, olayın ardından polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Polis ekiplerinin olayla ilgili işlemlerini tamamlamasının ardından Ayten, ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Ayten, savcılıkta verdiği ifadenin ardından serbest bırakıldı. Kazayla ilgili yürütülen adli süreçte Ayten hakkında 7 ay hapis cezası kararı verildi.

Öte yandan Ayten'in daha önce işlediği bir suç nedeniyle hakkında bulunan mükerrer dosya da adli süreçte yeniden gündeme geldi.

Hakkındaki 7 aylık hapis cezası ve mükerrer suç durumu çerçevesinde işlemleri gerçekleştirilen Ayten hakkında tutuklama kararı çıktı.

Ayten, dün akşam saatlerinde tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Devlet üniversitelerinin doluluk oranı yüzde 99,5'e ulaştı

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarına göre, devlet üniversitelerindeki kontenjanlarda yüzde 99,52 doluluk oranına ulaşıldı

 

18.08.2026 11:10:00
Anadolu Ajansı
 
Devlet üniversitelerinin doluluk oranı yüzde 99,5'e ulaştı
Devlet üniversitelerinin doluluk oranı yüzde 99,5'e ulaştı

Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, devlet üniversitelerinin örgün programlarındaki 481 bin 684 kontenjanın 479 bin 392'sine yerleştirme yapıldı.

Yalnızca 2 bin 292 kontenjan boş kaldı. Geçen yıl 5 bin 503 olan boş kontenjan sayısı yüzde 58,3 azaldı.

Devlet üniversitelerinde lisans programlarının doluluk oranı yüzde 99,15, ön lisans programlarının doluluk oranı yüzde 99,98, toplam doluluk oranı ise yüzde 99,52 olarak gerçekleşti. Ön lisans programlarında yalnızca 37 kontenjan boş kaldı.

Başarı sırası barajı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarının, devlet üniversitelerinin yurt içi kampüslerindeki genel kontenjanlarının tamamı doldu.

Mühendislik programlarında doluluk yüzde 98'i aştı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, işletme ve ekonomi programlarının devlet üniversitelerindeki genel kontenjanlarında da boşluk kalmadı.

Vakıf yükseköğretim kurumlarındaki genel kontenjanların doluluk oranı ise yüzde 79,7 olarak gerçekleşti.

Yapay zeka tabanlı programlar yüzde 100 doluluğa ulaştı

Bu yıl ilk kez açılan İşletme ve Yapay Zeka, Paramedik, Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği, İlaç Üretim Teknolojisi, Laboratuvar Hayvanları, Mobil Güvenlik Teknolojileri, Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler Teknikerliği ve Balıkçılık Teknolojisi programlarının kontenjanlarının tamamı doldu.

Yapay zeka tabanlı lisans ve ön lisans programları da yüzde 100 doluluğa ulaştı. Yapay Zeka Mühendisliği, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği, Robotik ve Yapay Zeka, Yapay Zeka Destekli Kodlama ile Yapay Zeka Operatörlüğü programlarında boş kontenjan kalmadı.

Devlet üniversitelerindeki öğretmenlik programlarının önemli bölümünde de kontenjanların tamamı doldu. Almanca, Coğrafya, Fransızca, Japonca, Matematik, Okul Öncesi, Özel Eğitim, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Sınıf, Sosyal Bilgiler, Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı ile Türkçe öğretmenliği programları yüzde 100 doluluğa ulaştı.

Açıköğretim ve uzaktan öğretimde kontenjanlar doldu

Devlet üniversitelerindeki açıköğretim programları için ayrılan 89 bin 396 kontenjanın tamamına yerleştirme yapıldı. Uzaktan öğretim programlarındaki 8 bin 298 kişilik kontenjan da tamamen doldu.

Vakıf üniversitelerinin uzaktan öğretim programlarına ayrılan bin 210 kişilik kontenjanın doluluk oranı yüzde 97,2 oldu. Başarı sırası barajı olan ve olmayan programlarındaki doluluk oranı ise yüzde 79 olarak gerçekleşti.

1 milyon 279 bin aday tercih yaptı

2026-YKS'ye giren 2 milyon 255 bin 76 adaydan, 2 milyon 187 bin 747'sinin yerleştirme puanı hesaplandı. Bu adaylardan 1 milyon 279 bin 439'u tercihte bulundu.

Bu yıl Özel Yetenek Sınavı (ÖZYES) ve KKTC uyruklulara ayrılan kontenjanlar dahil yaklaşık 807 bin kontenjan bulunurken, ÖZYES'e ve KKTC uyruklu adaylara ayrılanlar hariç 766 bin kontenjan için tercih yapıldı.

Örgün, açık ve uzaktan öğretim programlarının tamamı dikkate alındığında tercihte bulunan adaylardan 730 bin 854'ü bir yükseköğretim kurumuna yerleşme hakkı kazandı.

Yurt içindeki devlet ve vakıf üniversitelerinin örgün ön lisans ve lisans programlarına yerleşen aday sayısı ise 619 bin 766 oldu.

Her 10 adaydan 4'ü ilk üç tercihinden birine yerleşti

Yerleştirme sonuçlarına göre, adayların yüzde 19'u ilk, yüzde 12'si ikinci, yüzde 9'u üçüncü tercihine yerleşti. Böylece adayların yüzde 40'ı ilk 3 tercihinden birini kazandı.

Dördüncü tercihine yerleşenlerin oranı yüzde 8, beşinci tercihine yerleşenlerin oranı yüzde 7 oldu. Böylece adayların yüzde 55'i ilk beş tercihinden birine yerleşti.

Tercih yapma hakkına sahip olmasına rağmen herhangi bir tercih yapmayanların oranı tüm adaylarda yüzde 41,5, son sınıf öğrencilerinde yüzde 45,7 olarak gerçekleşti.

Daha önce ortaöğretimden mezun olan ancak herhangi bir yükseköğretim programına yerleşmemiş adayların ise yüzde 70'i tercihte bulundu.

"Amacımız Türkiye'yi teknoloji üreten ülkelerden biri haline getirecek nitelikli insan gücünü yetiştirmektir"

Açıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Yükseköğretime erişimi artırmanın yanı sıra niteliği yükselten ve gençlerimizi Türkiye'nin geleceğine hazırlayan büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik" ifadesini kullandı.

Özvar, sonuçların arz-talep dengesi gözetilerek yürütülen kontenjan politikasının isabetini gösterdiğini belirtti.

Hukuk, eczacılık, diş hekimliği, psikoloji ve öğretmenlik başta olmak üzere bazı programların kontenjanlarını yeniden düzenlediklerini vurgulayan Özvar, "Uyguladığımız kontenjan politikasının yerleştirme sonuçlarına olumlu yansımasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Devlet üniversitelerimizde doluluk tarihi bir seviyeye ulaştı, neredeyse boş kontenjan kalmadı. Başarı sırası barajı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarında yüzde 100 doluluk sağlanması da bu politikanın isabetini açık biçimde gösteriyor." açıklamasında bulundu.

Yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve dijital teknolojilere yönelik programlarda oluşan güçlü talebin ayrıca önem taşıdığını belirten Özvar, gençlerin tercihlerinin Türkiye'nin gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağıyla örtüştüğüne dikkati çekti.

Özvar, "Bu tablo, öğrencilerimizin geleceğin mesleklerine ilişkin yüksek farkındalığını gösterdiği gibi, yükseköğretim politikalarımızın ülkemizin insan kaynağı ihtiyacıyla uyumlu biçimde ilerlediğini de ortaya koymaktadır. Amacımız Türkiye'yi yapay zeka ve ileri teknolojilerde geliştiren, üreten ve yön veren ülkelerden biri haline getirecek nitelikli insan gücünü yetiştirmektir." değerlendirmesinde bulundu.

Bazı programlarda başarı sıralamalarının birkaç binlik dilimlere kadar yükseldiğini belirten Özvar, "Köklü devlet üniversitelerimizin programlarına artık çok daha yüksek başarı sıralamasına sahip öğrenciler yerleşiyor. Bazı programlarda sıralamaların birkaç binlik dilimlere kadar yükselmesi, bu üniversitelerimize yönelik güçlü talebin ve güvenin açık göstergesidir." ifadelerini kullandı.

Özvar, öğrencilerin başarısı ve akademisyenlerin birikiminin birleşmesiyle gelecek dönemde daha güçlü bir yükseköğretim tablosunun ortaya çıkacağına inandığını ifade etti.

Bir yükseköğretim programına yerleşen adayları ve ailelerini kutlayan Özvar, ilk yerleştirmede herhangi bir programa yerleşemeyen adaylara da ek yerleştirme sürecini takip etmeleri çağrısında bulundu.

Üniversitelerin boş kalan kontenjanlarının YÖK tarafından ÖSYM'ye bildirileceğini belirten Özvar, ek yerleştirme takviminin ÖSYM tarafından ilan edileceğini kaydetti. 

‘Çerçeve yasa’ Resmi Gazete'de

7595 sayılı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun", Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasının ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Meclis Genel Kurulu'nda 467 kabul oyuyla yasalaşan tarihi düzenleme, PKK/KCK'nın silah bırakması şartıyla kademeli ceza ertelemelerini ve toplumsal bütünleşme adımlarını içeriyor

18.08.2026 10:40:00 / Güncelleme: 18.08.2026 10:42:13
Haber Merkezi
 
‘Çerçeve yasa’ Resmi Gazete'de
‘Çerçeve yasa’ Resmi Gazete'de
MHP lideri Devlet Bahçeli ve AK Parti'nin öncülüğünü yaptığı "Terörsüz Türkiye" süreci bir aşamayı daha geride bıraktı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un partiler arası mekik diplomasisi yürütmesiyle başlayan süreç, Meclis'te grubu bulunan birçok siyasi partinin katılımıyla Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kurulmasını sağladı. Haftalar boyu süren yoğun mesailerin ardından TBMM Genel Kurulu'nda 467 evet oyuyla kabul edildi ve onaylanmak üzere Cumhurbaşkanlığına gönderildi.

Yasayla birlikte "bundan sonra ne olacak?"

Kanunun yürürlük maddelerine göre, yasal mekanizmaların fiilen işletilebilmesi için iki kritik aşamanın tamamlanması zorunlu tutuluyor.

Birincisi, güvenlik birimleri, terör örgütünün fiili varlığına son verdiğini ve kontrolündeki tüm mühimmatı teslim ettiğini resmi olarak tespit edecek.

İkincisi ise güvenlik kurumlarının yaptığı bu tespit, Millî Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla onaylanacak. Bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte yasa resmen uygulamaya girmiş oldu ve örgüt üyeleri için 6 aylık başvuru süresi başladı.

Ceza ertelemeleri ve istisnalar

Kanun detaylarına göre düzenleme genel bir af niteliği taşımıyor; örgüt faaliyeti kapsamındaki belirli suçlara kademeli ertelemeler getiriyor.

Buna göre üst sınırı 15 yıl veya daha az olan suçlarda soruşturma ve infazlar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası gerektiren ağır suçlarda ise 10 yıl ertelenecek. Cezaevindekiler tahliye edilecek, dışarıdakilerin davaları askıya alınacak.

Erteleme süresi içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı derhal kaldırılacak ve yargılama kaldığı yerden devam edecek.

Kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenmiş müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları kapsam dışı bırakıldı. Bu yasal bariyer nedeniyle terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın yasadan faydalanması tamamen engellendi.

Kanundan faydalanan kişilere yönelik, haklarında verilen karara göre 2 ila 3 yıl arasında değişen siyaset yasağı uygulanacak.

Kurul 24 Ağustos'ta toplanıyor

Yasanın sahada uygulanmasını, takibini ve gözlem raporlarının oluşturulmasını yürütmek üzere üst düzey bürokratlardan oluşan bir kurul yetkilendirildi. Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma bakanları ile MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri'nin yer alacağı bu kurul, ilk toplantısını 24 Ağustos'ta gerçekleştirecek.

Eş zamanlı olarak TBMM Başkanlığı bünyesinde de süreci gözlemleyecek bir İzleme Komisyonu kurulacak. Sürecin başarıyla tamamlanması halinde ilerleyen dönemlerde Siyasi Partiler Yasası ve Terörle Mücadele Kanunu'nda yeni reform adımlarının atılması bekleniyor.

2026-YKS yerleştirme sonuçları açıklandı


 
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy,  üniveriste adaylarının yerleştirme sonuçlarına ÖSYM'nin 'ykssonuc.osym.gov.tr' adresinden erişebileceğini aktardı. Ersoy, "Bir programa kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri 24-28 Ağustos'ta, elektronik kayıtlar ise 24-26 Ağustos'ta yapılabilecek" dedi.

18.08.2026 09:28:00
Haber Merkezi
 
2026-YKS yerleştirme sonuçları açıklandı
2026-YKS yerleştirme sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarının "ykssonuc.osym.gov.tr" adresinden açıklandığını bildirdi.

Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: "Kıymetli adaylar, YKS tercih süreci tamamlandı, hayırlı olsun. Yükseköğretim programına yerleşen adaylarımızı tebrik ediyor, verimli bir eğitim süreci geçirmenizi diliyorum. Herhangi bir programa yerleşemeyen adaylarımız için ek tercih süreci yeni bir imkan olacaktır. Adaylar, yerleştirme sonuçlarına ÖSYM'nin 'ykssonuc.osym.gov.tr' adresinden erişebilecektir.

Kayıt işlemleri 24-28 Ağustos 2026 tarihleri arasında, elektronik kayıtlar ise 24-26 Ağustos 2026 tarihleri arasında yapılabilecektir. Sınava hazırlık sürecini özverili çalışmalarıyla geride bırakan adaylarımızı, adaylarımıza katkı sağlayan öğretmenlerimizi ve büyük fedakarlıklar yaparak adeta sınav sürecini adaylarla birlikte yaşayan ailelerimizi tebrik ediyorum."

Elektronik kayıtlar 24-26 Ağustos'ta yapılabilecek

ÖSYM'nin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, sınavın sonuçlarıyla adaylardan alınan tercihler doğrultusunda, 2026-YKS yükseköğretim programlarına merkezi yerleştirme işlemleri tamamlandı. Adaylar, yerleştirme sonuçlarına ÖSYM'nin "ykssonuc.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle erişebilecek. Yerleştirme Sonuç Belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek. 2026-YKS sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri 24-28 Ağustos'ta, elektronik kayıtlar ise 24-26 Ağustos'ta yapılabilecek.

Kayıt için adayların yerleştirildikleri yükseköğretim programının bağlı bulunduğu üniversiteye belirtilen süre içerisinde başvurmaları gerekecek.
Elektronik kayıt yapan adaylar, üniversiteleri tarafından duyurulan belgelere ve tarihe göre işlem yapacak.

"Yeni nesil" suç örgütü soruşturmalarında şüphelilerin gayrimenkullerine el koyma kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 4 ayrı "yeni nesil" suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturmalarda, 4 örgüt elebaşı, 20 örgüt yöneticisi ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu toplam 818 şüphelinin menkul ve gayrimenkulleri ile şirket ortaklık paylarına, hak ve alacaklarına da el koyulması kararı verildi

18.08.2026 00:46:00
AA
 
"Yeni nesil" suç örgütü soruşturmalarında şüphelilerin gayrimenkullerine el koyma kararı
"Yeni nesil" suç örgütü soruşturmalarında şüphelilerin gayrimenkullerine el koyma kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Daltonlar, Barış Boyun, Gündoğmuşlar ve Şapkalılar suç örgütlerine yönelik yürütülen mali soruşturmalar devam ediyor.

Soruşturma kapsamında, bu örgütlerle bağlantılı olduğu değerlendirilen şüphelilerin tüm banka hesaplarına, kiralık kasalarına ve kripto varlıklarına el koyulmasının ardından yeni bir karar daha alındı.

Bu kapsamda tüm şüphelilerin menkul ve gayrimenkulleri ile şirket ortaklık paylarına, hak ve alacaklarına da el koyulduğu kaydedildi.

Böylece Daltonlar suç örgütüne yönelik soruşturmada, örgüt elebaşı Beratcan Gökdemir, yöneticiler Batın Can Gökdemir, Bünyamin Yıkar, Murat Küçükyavuz, Sinan Memi, Mustafa Aktürk, Ahmet Mustafa Timo ve Murat Özavşar ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 399 şüphelinin menkul ve gayrimenkulleri ile şirket ortaklık paylarına, hak ve alacaklarına el koyulmasına karar verildi.

Barış Boyun suç örgütüne ilişkin soruşturmada, örgüt elebaşı Barış Boyun, yöneticiler Tolga Gültepe, Taha Kutay Karasoy, Gurur İşinçelik, Efe Kantık ve Batuhan Karaca ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 281 şüpheli için de aynı karar alındı.

Gündoğmuşlar suç örgütüne yönelik soruşturmada, örgüt elebaşı Uğurcan Gündoğmuş, yöneticiler Şeyhmus Ergün, Murat Kuzucu, Furkan Kalıma, Ozan Cem Aksoy ve Umur Balkan Şit ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 69 şüpheli için menkul ve gayrimenkulleri ile şirket ortaklık paylarına, hak ve alacaklarına el koyulması kararı çıktı.

Aynı karar, Şapkalılar suç örgütü elebaşı Volkan Ramazan Ayhan, yönetici ve koordine edici konumda oldukları belirtilen Ataberk Taşkıran, Emre Kılıçkaya ve Diyar Altunkaynak ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 69 şüpheli için de verildi.

Bakan Gürlek, şüphelilerin banka hesapları ve kripto varlıklarına el koyulduğunu açıklamıştı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmaya ilişkin NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, milletin güvenliğini ve huzurunu hedef alan organize suç örgütleriyle mücadeleyi, yalnızca sahadaki unsurlarıyla değil, bu yapıları ayakta tutan finansal kaynaklarıyla da kararlılıkla sürdürdüklerini belirtmişti.

Bu kapsamda 22 Haziran'da tüm illerdeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına "Organize Suç Örgütleri ile Mücadele" konulu genelge gönderildiğini aktaran Gürlek, genelgeyle ortaya konulan "topyekun mücadele" anlayışında önemli bir adım daha atıldığını ifade etmişti.

Bakan Gürlek, açıklamasında şunları kaydetmişti:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, 4 ayrı yeni nesil suç örgütüne yönelik yürütülen mali soruşturmalar kapsamında 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulmuştur. Genelgemizde açıkça ortaya koyduğumuz üzere, örgütlerin suçtan elde ettikleri gelirleri kripto varlıklar, yasa dışı bahis, kumar ve benzeri yöntemlerle gizleme veya aklama girişimleri mali soruşturmalarla titizlikle takip edilmektedir. Suç örgütlerinin yalnızca insan kaynağını değil, finansal damarlarını da keseceğiz. Sokaktaki tetikçiden örgüt yöneticisine, azmettiriciden finansörüne, banka hesabından kripto varlığına kadar suç örgütlerinin tüm yapısını hedef almaya devam edeceğiz. Çocuklarımızı ve gençlerimizi suçun karanlık ağına çekmeye, esnafımızı ve vatandaşlarımızı tehdit etmeye, suçtan elde ettikleri gelirlerle güç devşirmeye çalışan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz." 

Özgür Özel'den mahkeme başkanına tepki

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın ikinci celsesi öncesinde ve sırasında yaptığı açıklamalarda, savunma hakkının kısıtlandığını vurgulayarak süreci "tarihin en kritik duruşmalarından biri" ve "rezaletin daniskası" olarak nitelendirdi. Silivri'deki duruşmayı takip eden Özel, "YENİ Parti dimdik ayakta" mesajı verdi

17.08.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Özgür Özel'den mahkeme başkanına tepki
Özgür Özel'den mahkeme başkanına tepki
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 53'ü tutuklu toplam 414 sanıklı İBB Davası'nın ikinci celsesi, 65'inci İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin Yeni Duruşma Salonu'nda görüldü. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İstanbul İl Başkanı, ilçe başkanları, belediye başkanları ve milletvekilleriyle birlikte duruşmayı takip etmek üzere cezaevine geldi. Özel, celse öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada sürecin hukuksuzluğuna dikkat çekerek, "Umudumuz duruşmanın kaldığı yerdeki hukuksuzluğun bugün giderilmesi" dedi.

"Tarihin bu noktasına tanıklık etmeye geldik"

Özel, İmamoğlu'nun savunma hakkının elinden alındığını hatırlatarak şunları söyledi: "Kendisi 'Savunma yapmak istiyorum' dediği halde bir gün gibi, yarım gün gibi kısa bir süre verilmişti; aksi takdirde 'Susma hakkınızı kullandık kabul edeceğiz' demişlerdi. Bırakın Türkiye siyasi tarihinin en kritik duruşmalarından birinde, bu Türkiye'de 972 tane ilçenin herhangi bir tanesindeki bir adliye binasında herhangi basit bir davada uygulandığında verilecek ilk karar bozma kararıdır. Ne yapmaya çalışıyor bilmiyoruz. Kendine güvenen bir savcı, kendine güvenen bir hakim, adalet dağıtacağını düşünenler savunma hakkını kısıtlarlar mı? Demek ki o kadar berbat durumdalar, o kadar kendi iddiaları savunulamaz ve çürütülmeye müsait ki Ekrem Başkan'ın kendisini savunmasına izin vermemeyi tek çare olarak görüyorlar. Tarihin bu noktasına tanıklık etmeye geldik."

"YENİ Parti dimdik ayakta"

Parti olarak sürecin böyle işlemesini istemediklerini belirten Özel, "Buradaki kumpası kuranlarla oradaki kumpası kuranlar aynı büyük planın parçası ve bu plan elimizden partiyi almaya kalktı. Buna teslim olmayacağımızı söylemiştik. Bakın görüyorsunuz. YENİ Parti'nin İstanbul İl Başkanı burada. Bir ara ana muhalefetten düştünüz diye birtakım valilik tarafından kısıtlamalar uygulanıyordu. Şimdi ana muhalefet partisinin il başkanıdır. Bütün ilçe başkanlarımız burada. 39'da 38'i devam ediyor. Bir arkadaşımız da yeni katıldı. Hepsi burada. Belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz burada. YENİ Parti dimdik ayakta. Partimizi elimizden almak isteyenler ortalıkta yok. Bir kısmı burada savunma hakkını kullandıracak mı, kullandırmayacak mı onu göreceğiz" ifadelerini kullandı.

Özel salondan ayrıldı

Duruşma devam ederken İmamoğlu'na söz hakkı verilmemesi üzerine Özel, salondan ayrıldı ve basın mensuplarına daha kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Geçen celsede yaşananları hatırlatan Özel, "Silivri'de hep birlikte geçen celsenin bitişinde savunma hakkının nasıl kısıtlandığını konuşmuştuk. Bunun ne 1960 Darbesi'nde ne 12 Eylül Darbesi'nde ne Almanya'daki Nürnberg mahkemelerinde ne 12 Eylül dönemindeki DİSK'in yargılandığı süreçlerde yaşanan ki onların hepsi darbe dönemlerinin yargılamalarıydı. Hiçbirisinde yaşanmayan bir şey yaşandı" dedi. İmamoğlu'na "Hakkında 150'ye yakın örgüt kurucusu, örgüt lideri olmakla suçlandığı için güneşin altındaki gerçekleşen her olaydan, her iddiadan Ekrem İmamoğlu'nu da mesul tutuyorlar" şeklinde yaklaşıldığını belirten Özel, mahkemenin önce "sınırsız savunma hakkı" vaat ettiğini, ardından 9 Temmuz'da davayı bitirme hedefiyle süreyi beş-altı saate indirdiğini ve feragat dayattığını anlattı.

"Savunma hakkı asla kısıtlanamaz"

Bugünkü celsede avukatların hukuki itirazlarını dinledikten sonra mahkemenin "belirsiz bir gün" için savunma hakkı tanıdığını söyleyen Özel, "Avukatlar ısrar edince, 'Onu size önceden söyleyeceğim' dedi. Bir de söylemeseydin. Savunma yapacağı günü bilmeyecek. 'Bir arada' diyor, 'uygun yerde, makul zamanda.' Yani yerine, zamanına, süresine hakim karar verecek. Oysaki asla kısıtlanamaz savunma hakkı. 'Bu haktan yararlandıracağım' deyip bahşetti beyzade. Gerçekten burada artık göstermelik yargılama bile yapılmıyor. Bu rezaletin daniskasıdır. Bu rezaletin dik alasıdır" diye konuştu.

Duruşma salonuna eleştiri

Yeni ve büyük duruşma salonunun fiziksel koşullarını da eleştiren Özel, seyircilerle sanıklar arasında "futbol sahasından daha fazla, belki iki futbol sahasına yakın" mesafe olduğunu, dürbünle izleyenlerin bulunduğunu, avukatların müvekkilleriyle göz teması kuramadığını ve savcının heyetin bir üyesi gibi oturduğunu söyledi. "Yargılamanın güya yüz yüze yapılıyormuş gibi olduğu ama Ekrem İmamoğlu veya herhangi bir arkadaşımız cezaevinde kamera karşısında olsa, ailesi evden televizyonla izlese, avukatı bürodan katılsa, hakim bey o çok isteyip de koşa koşa gittiği tatilinden dönmemiş olsa yine bir yargılama teknik imkanlarla buradaki kadar yapılır. Bir mekanda olunmuş falan değil burada. Burada mekanı büyütmek, araları açmak, bariyerler koymak ve en uzağa yerleştirmek suretiyle bu devasa mekanda bir mekansızlık yaratılmış. Yüz yüze yargılama imkanı ortadan kaldırılmış durumda" ifadelerini kullandı.

"Korktukları bir tek şey var"

Özel'e göre mahkemenin korktuğu tek şey etkili savunmalardı. Özel, "Korktukları bir tek şey var. Etkili savunmalar yapılıyor ve en etkilisi Ekrem İmamoğlu tarafından yapılacak. Bu savunmanın etkisinden, bu savunmanın gerçekleri ortaya koymasından, iftiraları çürütmesinden, yalancılarla yüzleşmesinden korkuyorlar. Yapılan budur" dedi. Aileler, seyirciler ve basın mensuplarının tahrik edilmeye çalışıldığını da öne süren Özel, oturma yerlerinin sürekli değiştirildiğini, bariyerler çekildiğini ve en uzak noktalara yönlendirildiklerini anlattı. "Bekliyor ki biz sinirlerimize hakim olamayacağız. Burada bağıracağız, çağıracağız. Ona hak ettiği gibi davranacağız" şeklinde konuştu.

Süreçte biriken kini sorgulayan Özel, "Mesele, Ekrem İmamoğlu'nun ilk ifadesinin alındığı gün, şu anda Adalet Bakanlığı'nda görevlendirilmiş, Ankara'da görevlendirilmiş, o zamanki bir başsavcıvekilinin Ekrem Bey'e, 'Ekrem Bey bu işler böyle. Gün değişir, siz iktidar olursunuz. Biz oraya geçeriz, siz bizi yargılarsınız. Bu işler böyle' dediği. Yani adaleti aramak yok da biz ve onlar var. İki tane düşman kutup var. Nerede düşmanlaştı bunlar? Nerede, ne zaman bu kadar kini biriktirdiler? Biz onlara ne yapmışız? Bizim yaptığımız bir tek şey var: Demokrasilerde olduğu gibi, üstüne o cübbeyi giydiren Cumhuriyet, ona cübbe verdiyse, tokmak verdiyse altına araba çektiyse; bize de muhalefet etme, milleti ikna edersek gün gelince iktidar olma hakkı vermiş" şeklinde konuştu.

"Ben daha güneşin doğmadığı bir gece, iyinin kötüyü yenmediği bir gün görmedim"

Tarih önünde teessüf ettiğini belirten Özel, Ergenekon davasındaki benzer uygulamaları hatırlatarak, "Kendisine tarih önünde teessüf ediyorum. Bir kere daha demiştim bu cümleyi. İkinci kez kullanıyorum... Tarih önünde hepsine teessüf ediyorum ve hepimizin haysiyetini ve hukukunu milletimize emanet ediyorum. Başka kimseye değil. Çünkü tuz koktuktan sonra, ben şimdi buradaki hakimi HSK'ya mı şikayet edeyim? Başında Akın Gürlek var, zaten bu zulmü başlatan, kurgulayan, sürdüren kişi... Kimi, kime şikayet edeyim? O yüzden hepimizin hakkını, hukukunu ve varsa bir gün hakkımızı almamızla ilgili umudu milletimize emanet ediyoruz. Ettiklerini bulsunlar. Zulümleri artsın ki sonları tez gelsin. Bu dünyada adaleti bulursak buluruz, bulmazsak öbür dünyada bütün bu masumların iki elleri yakalarındadır. Bu devran böyle sürmez. Ben daha güneşin doğmadığı bir gece, ben daha iyinin kötüyü yenmediği bir gün ve ben daha tarih önünde zalimlerin zulümleriyle sınanmadıkları bir süreci hiç görmedim. Yine görmeyeceğiz inşallah" dedi.

Özel'in açıklamaları, İBB Davası'nın ikinci celsesinde yaşanan tartışmaların gölgesinde, hem yargı sürecine hem de siyaset kurumuna yönelik sert eleştiriler içeriyordu. Duruşma salonu dışında yapılan bu değerlendirmeler, partisinin "dimdik ayakta" durduğunu vurgulayan liderin, sürecin hukuki ve siyasi boyutlarını kamuoyuna taşıma çabası olarak kayda geçti.

2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onandı

Adana'da eşi ve 16 yaşındaki oğlunu bıçaklayarak öldüren tutuklu sanığa verilen 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından onandı

17.08.2026 17:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onandı
2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onandı
Adana'da eşini 39, oğlunu ise 49 yerinden bıçaklayarak öldüren sanığa verilen 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından onandı.

Olay, 19 Ağustos 2023'de merkez Çukurova ilçesine bağlı Toros Mahallesi 78101 Sokak'ta bulunan bir apartmanın 9'uncu katında meydana geldi. Sabaha karşı cinnet getiren Cem Suna, eşi Deniz'i (43) 39 yerinden ve oğlu Alperen'i (16) 49 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından yakalanıp tutuklanan Cem Suna 'canavarca hisle öldürme' suçundan hakim karşısına çıktı.

"Asıl mağdur benim"

Karar davasında hakim karşısında son savunmasını yapan Cem Suna, "Bugüne kadar sustuysam adalete güvenimden sustum. Herkes hükmünü vermiş. Asıl mağdur benim. Dünyası yıkılan, ailesi katledilen benim. Ne olduysa bana oldu. Eşim ve çocuğum sürekli gözümün önünde. Dışarı çıksam da bir şey değişmeyecek" dedi.

15 Ekim 2024'de Cem Suna'nın Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde karar davası görüldü. Karar davasında Cem Suna'ya 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Karar Yargıtay'da onandı

Suna'nın avukatları Yargıtay'a başvurarak karara itiraz etti. Ancak Yargıtay'da cezada herhangi bir indirim yapmayarak 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onadı.

Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı

Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı. Prof. Dr. Naci Görür, olası bir depreme karşı uyarılarını sürdürdü

17.08.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı
Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı
Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti.

Türkiye tarihine bir "felaket" olarak geçen 7,4 büyüklüğündeki deprem, saat 03.02'de meydana geldi ve 45 saniye sürdü. Sarsıntı Kocaeli, Yalova, Sakarya, İstanbul ve Düzce'de yıkıma neden oldu.

17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı.

Yaklaşık 200 bin kişinin evsiz kaldığı, 66 bin 441 konut ve 10 bin 901 iş yerinin yıkıldığı depremden 16 milyona yakın kişi farklı düzeylerde etkilendi, 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 iş yerinde hasar tespit edildi.

İstanbul'da 454 kişi yaşamını yitirdi. Yalova, Düzce ve Gölcük'ten kentteki hastanelere getirilen yaralılardan hayatını kaybedenlerle bu sayı 981'e çıktı.

Binaların depreme dirençli hale getirilmesine ilişkin çalışmalar tüm hızıyla sürerken uzmanların uyarıları da sürüyor.

Türkiye'de kentsel dönüşüm destekleri başta olmak üzere bugüne dek birçok adım atıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, geçtiğimiz günlerde İstanbul'da kentsel dönüşümü tamamlanan bağımsız bölüm sayısının 1 milyona ulaştığını belirterek "Şehrimizi afetlere hazırlamak için dönüşüme süratle devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Konuyla ilgili olarak bakanlıktan yapılan açıklamada da Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın, kurulduğu 2012'den bu yana Türkiye genelinde deprem ve diğer afetlere karşı riskli binaların dönüşüm süreçlerini yürüttüğü belirtildi.

Bugüne kadar 81 ilde 2 milyon 761 bin bağımsız bölümün dönüşüm kapsamına alındığı belirtilen açıklamada, 2 milyon 378 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığı, 383 bin bağımsız bölümün dönüşümünün ise devam ettiği vurgulandı.

Kentsel Dönüşüm Başkanlığının iki kentsel dönüşüm projesinden birini deprem tehdidiyle karşı karşıya olan İstanbul'da hayata geçirdiği vurgulanarak "İstanbul'da 2012'den bu yana 1 milyon 298 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı. Kentte 291 bin bağımsız bölümün dönüşümü ise devam ediyor" bilgisine de yer verildi.

"Er ya da geç büyük bir deprem olacak"

Dr. Naci Görür de 17 Ağustos'un yıldönümü nedeniyle kişisel X hesabında yayınladığı mesajda Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlattı.

Türkiye'nin ülkeyi depreme dirençli hale getirmeye gücü olduğunu belirten Görür, şöyle konuştu:

"Arkadaşlar kendimizi aldatmayalım. Bir deprem ülkesinde yaşıyoruz. Er veya geç, orada veya burada büyük bir deprem olacak ve binlerce insan ölecektir. Bırakın fayı, bırakın yeri, insanlar ölmesin istiyorsanız ülkenizi deprem dirençli yapınız ve depremi minimum zararla atlatınız. Bütün iş bir bakanlık kurup bunu en az 20 sene siyaset yapmadan ciddiyetle çalıştırmak gerekir. Türkiye'nin bunu yapmaya gücü vardır."

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında soruşturma başlatıldı

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında sosyal medyada paylaşılan video içeriğindeki ifadeleri nedeniyle soruşturma başlatıldı

 

17.08.2026 11:48:00
Haber Merkezi
 
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında soruşturma başlatıldı
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında soruşturma başlatıldı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bir sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan video içeriklerinde geçen ifadeleri nedeniyle Türker Ertürk hakkında resen soruşturma başlattı.

Soruşturmaya, Ertürk'ün videoda dile getirdiği "Bakın artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli... Yüksek Seçim Kurulu'nun vicdanlarına ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece..." şeklindeki açıklamaları neden oldu.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.