logo
03 EKİM 2026

Trabzon bombaları patlatacak

31.05.2006 00:00:00
 
Trabzonspor Kulübü Basın Sözcüsü Zeyyat Kafkas, teknik direktör sorununu 48 saat içinde çözeceklerini ve ardından da arka arkaya transfer bombalarını patlatacaklarını söyledi.

Başkan açıklayacak...Trabzonspor'un transferde yavaş davrandığı şeklindeki yorumların doğru olmadığını ifade eden Kafkas, henüz hiçbir şeyde geç kalınmadığını ve çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti. Trabzonspor'un yeni teknik direktörünün 48 saat içinde belirleneceğini belirten Kafkas, bu ismi yönetim kurulunda alınan karar gereği Kulüp Başkanı Nuri Albayrak'ın açıklayacağının altını çizdi. Bordo mavili kulübün Hollandalı Huub Steveens'ten yanıt beklediği, olmazsa Ersun Yanal'a dönüleceği öğrenildi.Taraftarımız rahat olsunYeni teknik direktörün belirlenmesinin ardından sıranın futbolcu transferlerine geleceğini belirten Kafkas, "Transferde geç kalmış değiliz. Ön protokol yaptığımız futbolcular var. Arka arkaya transferde bombaları patlatacağız. Bu yönde taraftarımız rahat olsun. Hiçbir şeyde geç kalmış değiliz" diye konuştu. İbrahim Akın ile anlaştıkBeşiktaşlı futbolcu İbrahim Akın'ın transfer edilmesinin de Teknik Direktör Jean Tigana'nın bu oyuncuyla ilgili kararına bağlı olduğunu dile getiren Kafkas, İbrahim Akın'ın serbest bırakılması durumunda mutlaka Trabzonspor forması giyeceğini vurguladı. Cordoba ile ilgilenmiyoruzBasın Sözcüsü Zeyyat Kafkas, Trabzonspor'a transferi gündemde olan Beşiktaş'ın kalecisi Oscar Cordoba konusunda da bir açıklama yaptı. Kolombiyalı kaleciyle ilgilenmediklerini belirten Zeyyat Kafkas, "Sadece o bizi bir kere arayıp Trabzonspor'a gelmeyi çok istediğini söyledi. Biz de olumsuz cevap verdik. Onun dışında başka bir gelişme yok" diye konuştu.

Fatih Tekke: Fener'e gitmiyorumSon günlerde adının Fenerbahçe ile anılmasına çok şaşırdığını belirten Fatih Tekke, "Ben Trabzonspor kaptanıyım. Kesinlikle yurt içinde bir takımda forma giymeyi düşünmüyorum. Avrupa'ya giderek Trabzon'u en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. Bu düşüncemi yönetim kurulumuza da aktardım. Ayrıca Trabzonspor'la 1 yıllık sözleşmem var. Onların vereceği karar da çok önemli" dedi.

Pişkin İtalyanın tek derdi tazminat!


 
 A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Belçika-Türkiye maçının ardından da saçma sapan açıklamalar yaptı. Montella, "Şu anki eleştirilere çok fazla kulak asmak istemiyorum" diyerek, adeta tazminat alabilmek için kovulmaya davetiye çıkardı. Özetle 'paragöz, pişkin İtalyan'...

03.10.2026 01:11:00
Haber Merkezi/AA
 
Pişkin İtalyanın tek derdi tazminat!
Pişkin İtalyanın tek derdi tazminat!

UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup üçüncü maçında deplasmanda Belçika'ya 3-0 mağlup olan A Milli Futbol Takımı'nın teknik direktörü Vincenzo Montella, dengeli bir maç olduğunu ancak yapılan hataların sonucu belirlediğini söyledi.
Liege'deki Maurice Dufrasne Stadı'nda oynanan karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Montella, "İstatistik olarak dengeli bir maç oldu, bu seviyedeki futbolda hata yapamazsınız, hata yaptığınızda rakipler bu hataları affetmiyor. Grupta sadece İtalya maçının ilk yarısında zihniyet olarak hatalı oynadık. Futbolcularımız maçın başından sonuna kadar büyük mücadele verdi, üç günde bir bu seviyede kendimizi tartıyoruz. A Ligi'nde olmak bir ayrıcalık, bir suç değil, o yüzden çalışmaya, kendimizi geliştirmeye en iyisini yapmaya, çalışmaya devam etmemiz gerekiyor. Burada futbolcularımızı herhangi bir şekilde suçlamıyorum, futbolda farklı seviyeler vardır, A Ligi de böyle bir seviye" ifadelerini kullandı.


İstifayı düşünmüyor!

Hakan, Kenan, Orkun ve Mert Müldür gibi eksikleri olduğunun altını çizen Montella, taraftarların istifa tezahüratları hakkında şöyle konuştu:
"Şu anki eleştirilere çok fazla kulak asmak istemiyorum, 24 sene sonra Dünya Kupası'na bu futbolcularla gittik, A Ligi seviyesine bu futbolcularla çıktık, şu an sadece üç günde bir kendimizi tarttığımız, geliştirdiğimiz bir dönem geçiriyoruz, bunlar da gelecekte yapmamız gerekenler için bir hazırlık. Takımımızın sonuna kadar denediğine inanıyorum, birçok fırsat oluşturduk, rakiple eş değerdi. Rakip ceza sahasında 40 kez buluştuk, rakibimiz ise bizim ceza sahamızda 26 kez buluştu. Futbolda gol atamadığınızda, bitiremediğinizde sonuç istediğiniz gibi olmuyor. Son kararlarda belki de daha net kararlar verirsek farklı bir skor da olabilirdi. Rakiplerimiz o konuda bizden bir tık daha üstündü."

Son 3 senede beklentileri çok yükseltmişmiş!

Montella, "Dünya Kupası ve sonrasında alınan yenilgilerin ardından taraftarlarla aranızdaki bağın koptuğunu düşünüyor musunuz?" sorusunu, "Aslında yok. Son 3 senede beklentileri çok yükselttik (sanki bu takım dünya üçüncüsü, Avrupa üçüncüsü olmamış gibi), şu anda memnun olmamaları çok doğal. Taraftarlarımız düşüncelerini tabii ki bizimle paylaşabilir. Net bir şekilde şunu söyleyebilirim, çok motiveyim ve her zamankinden daha çok çalışmaya hazırım. Çünkü ben futbolu iyi bilirim, hazırlıklarımızı en iyi şekilde yapacağız, konsantrasyonumuz tamamen oynayacağımız maçlarda, herhangi bir başka bir şey düşünmüyorum" şeklinde yanıtladı. İtalyan teknik adam, İtalya maçı öncesinde Arda Güler ve Barış Alper Yılmaz'ın cezalı duruma düştüğünün hatırlatılması üzerine şunları söyledi:
"Onlar olmayacağı için çok üzgünüz. İkisinin de özellikleri takımımız için çok önemli, diğer futbolcularımızı hazırlayıp devam edeceğiz, birçoğu belki de ilk kez bu seviye oynuyorlar, pes etmek yok. Ülkemizi temsil ettiğimizin ve taşıdığımız sorumluluğun farkındayız. En iyi şekilde hazırlanıp geride kalan maçlarda en iyi şekilde performans göstermeye çalışacağız. Sonuç sizden yana olmadığında oyuncularımız üzgün olabilir ama kafaları dik olmaları gerek. Sonuna kadar mücadele edeceğiz, demoralize olmayacağız."

Bahis soruşturmaları Türk futbolunu nereye götürüyor?

Hakemlerden futbolculara, yöneticilerden MHK'ya uzanan bahis dosyası büyüyor… Peki faturayı Türk futbolu mu ödeyecek?

02.10.2026 21:55:00
Haber Merkezi
 
Bahis soruşturmaları Türk futbolunu nereye götürüyor?
Bahis soruşturmaları Türk futbolunu nereye götürüyor?
Hakemlerden futbolculara, yöneticilerden MHK'ya uzanan bahis dosyası büyüyor… Peki faturayı Türk futbolu mu ödeyecek?

Türk futbolu, son dönemde peş peşe açılan bahis ve hakem soruşturmalarıyla tarihinin en ciddi güven krizlerinden birini yaşıyor.

Bir yanda profesyonel futbolun farklı kademelerinde bahis oynadığı tespit edilen isimlere yönelik disiplin süreçleri devam ederken, diğer yanda Merkez Hakem Kurulu'na uzanan soruşturma futbolun en tartışmalı alanlarından birini yeniden gündeme taşıdı.

Son olarak Süper Lig ve 1. Lig'de görev yapmış 448 kulüp yöneticisinin bahis soruşturması kapsamında PFDK'ya sevk edilmesi, dosyanın yalnızca futbolcular ve hakemlerle sınırlı olmadığını gösterdi. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre sevk edilenlerin yaklaşık 171'i Süper Lig kulüpleriyle bağlantılı isimlerden oluşuyor.

Daha önce ise TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, profesyonel liglerde görev yapan 571 aktif hakemin 371'inin bahis hesabı bulunduğunu, 152'sinin aktif olarak bahis oynadığının tespit edildiğini açıklamıştı. TFF, bu süreçte elde edilen verilerin FIFA ve UEFA ile paylaşıldığını da duyurmuştu.

SADECE KİŞİLER Mİ CEZALANDIRILACAK, YOKSA LİGİN GÜVENİLİRLİĞİ DE SORGULANACAK MI?

Buradaki en kritik ayrım, bahis oynamak ile maç sonucunu veya maçın akışını manipüle etmek arasındaki fark.

Bir hakemin ya da futbolcunun bahis kurallarını ihlal etmesi, tek başına belirli bir maçın sonucunun manipüle edildiğini kanıtlamıyor.

Ancak soruşturmalarda bahis faaliyetleriyle birlikte maç manipülasyonu, içeriden bilgi paylaşımı, üçüncü kişiler üzerinden bahis oynama veya müsabakanın sonucunu etkileme gibi unsurlar ortaya çıkarsa mesele çok daha farklı bir boyuta taşınabilir.

UEFA, maç manipülasyonunu Avrupa futbolunun bütünlüğüne yönelik temel tehditlerden biri olarak tanımlıyor ve şüpheli karşılaşmaların bahis piyasalarındaki hareketlerini de takip ediyor. UEFA kuralları, futbolun bütünlüğüne zarar verebilecek davranışları disiplin soruşturmasının konusu yapabiliyor.

UEFA'DAN TÜRK FUTBOLUNA CEZA GELEBİLİR Mİ?

Teorik olarak evet; ancak bahis soruşturmasının varlığı tek başına Türkiye'ye veya Türk kulüplerine otomatik UEFA cezası anlamına gelmiyor.

UEFA'nın kendi düzenlemelerinde, müsabakaların bütünlüğünü korumaya yönelik yükümlülükler bulunuyor. Özellikle Avrupa kupalarına katılan kulüpler açısından bütünlük ve sportif dürüstlük şartları önem taşıyor.

Dolayısıyla soruşturmalar sonucunda Avrupa kupalarını ilgilendiren maçlara ilişkin somut manipülasyon bulguları ortaya çıkması halinde UEFA'nın kendi disiplin mekanizmalarını işletmesi gündeme gelebilir.

FIFA DA DEVREYE GİREBİLİR Mİ?

FIFA'nın bahis kuralları da oldukça açık. FIFA'nın Etik Kuralları kapsamında futbolcular, hakemler ve yöneticiler gibi kurallara tabi kişiler futbol müsabakalarıyla bağlantılı bahis faaliyetlerine katılamıyor. FIFA, doğrudan veya dolaylı bahis faaliyetlerinin yanı sıra içeriden elde edilen bilgilerin üçüncü kişilere aktarılmasını da bütünlük soruşturmasının konusu kabul ediyor.

FIFA, ilgili ihlaller bakımından en az 100 bin İsviçre frangı para cezası ve üç yıla kadar futbolla ilgili faaliyetlerden men uygulanabileceğini belirtiyor.

Somut olayın niteliği, ihlalin kim tarafından gerçekleştirildiği, hangi müsabakaları ilgilendirdiği ve uluslararası futbol düzenlemeleri bakımından ne ölçüde bir ihlal bulunduğu belirleyici olacaktır.

ASIL TEHLİKE: SONUÇLAR DEĞİL, GÜVEN

Bahis soruşturmalarının Türk futboluna verebileceği en büyük zarar yalnızca puan cetvelinde veya disiplin cezalarında ortaya çıkmayabilir.

Asıl sorun taraftarın oyunun sonucuna duyduğu güvenin zedelenmesi.

Bir taraftar tribünde ya da ekran karşısında maç izlerken artık şu soruyu sormaya başlarsa:

"Bu karar gerçekten hakem kararı mı, yoksa başka bir ilişkinin sonucu mu?"

Futbolun temel ekonomik ve sosyal değerlerinden biri zarar görür.

Çünkü futbol yalnızca 90 dakikalık bir müsabaka değildir.

Kulüplerin yayın gelirleri, sponsorlukları, bilet satışları, forma gelirleri ve Avrupa kupalarından elde edilen ekonomik kaynakları doğrudan rekabetin güvenilirliğine bağlıdır.

Şüphe büyüdükçe yalnızca federasyonun değil, kulüplerin ve futbol ekonomisinin de itibarı zarar görebilir.

Başsavcılık noktayı koydu: ‘Riva’da VAR odası ve kayıtları incelenmedi’

Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde yürütülen "MHK soruşturması" kapsamında adli makamların Riva tesislerindeki VAR odasına müdahale ettiği yönündeki tezata, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı resmi bir açıklamayla son verdi. Başsavcılık, VAR odasında ve adli kayıtlarda hiçbir inceleme yapılmadığını duyurdu

30.09.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Başsavcılık noktayı koydu: ‘Riva’da VAR odası ve kayıtları incelenmedi’
Başsavcılık noktayı koydu: ‘Riva’da VAR odası ve kayıtları incelenmedi’
Türk futbolu, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu ve beraberindeki bazı kurul üyelerinin adli makamlarca "Evrakta Sahtecilik" iddiasıyla gözaltına alınmasının ardından hareketli günler geçirmeye devam ediyor. Soruşturmanın gölgesinde ortaya atılan iddialara bir yenisi eklenmiş; Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından dün öğle saatlerinde İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'ne giderek VAR odasında inceleme gerçekleştirdiği açıklanmıştı.

Ancak konuya dair en net ve nihai açıklama soruşturmayı yürüten yargı makamından geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Riva'da bulunan Video Yardımcı Hakem (VAR) odasında ve VAR kayıtlarında adli makamlarca herhangi bir inceleme yaptırılmadığını kesin bir dille yalanladı.


"VAR odasında veya kayıtlarda işlem gerçekleştirilmedi"


Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamada, kamuoyunda hızla yayılan bilgi kirliliğinin önüne geçilmesinin amaçlandığı vurgulandı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MHK başkanı ve diğer bir kısım şüpheliler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında TFF Riva tesislerinde bulunan VAR odasında ve VAR kayıtlarında herhangi bir inceleme yaptırılmamıştır. Çıkan haberlerin aksine, söz konusu tesislerdeki odalarda veya kayıtlarda adli makamlarca bir işlem gerçekleştirilmemiştir."

Yetkililer, Riva'daki günlük işleyişin ve hakemlik faaliyetlerinin herhangi bir adli kesinti veya müdahale olmaksızın rutin seyrinde devam ettiğinin altını çizdi.


TFF ve sosyal medya iddiaları çelişmişti


Sürecin hemen öncesinde TFF kanadı, siber veya adli birimlerin hakemlik departmanında bir arama gerçekleştirdiğini doğrulamış; fakat sosyal medyada dolaşıma giren "bazı dijital materyallerin önceden silindiği ve emniyet teknik personeli tarafından geri getirildiği" yönündeki haberlerin tamamen asılsız olduğunu belirtmişti. Federasyon, bu asılsız iddiaları yayan kişi ve mecralar hakkında suç duyurusunda bulunacağını ilan etmişti. Savcılığın son açıklaması ise, soruşturmanın VAR kayıtları veya oda incelemeleriyle doğrudan bir bağının bulunmadığını, adli sürecin mevcut manipülatif iddialardan bağımsız ilerlediğini ortaya koydu.

Adalet Bakanlığı ve savcılık kaynakları, Türk futbolunun adalet beklentisini zedeleyen iddiaların titizlikle incelendiğini hatırlatarak sporseverlerin yalnızca resmi makamların yapacağı açıklamalara itibar etmesi gerektiği mesajını yineledi.

Türk futbolunda "hakemler dosyası" depremi

İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu dahil 7 üst düzey isim "resmi belgede sahtecilik" ve "mobbing" suçlamalarıyla gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Temiz futbol mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi

29.09.2026 10:30:00
Haber Merkezi
 
Türk futbolunda "hakemler dosyası" depremi
Türk futbolunda "hakemler dosyası" depremi
Türk futbolu, sabah saatlerinde gelen şok bir operasyon haberiyle sarsıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen "Hakemler Dosyası" soruşturması kapsamında düğmeye basıldı. İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 7 üst düzey spor yöneticisi ve hakem kurulu üyesi gözaltına alındı.

Şüphelilerin ev, iş yeri ve ofislerinde geniş çaplı adli aramalar gerçekleştirilirken, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun sağlık kontrolü için hastaneye getirildiği ilk görüntüler de basına yansıdı.

Soruşturmanın perde arkası

Soruşturmanın, 15 Eylül 2025 tarihinde mağdur eski bir hakemin şikayeti üzerine başlatıldığı öğrenildi. Yaklaşık bir yıldır titizlikle yürütülen gizli takip sürecinde; açık kaynak çalışmaları, HTS kayıtları, MASAK incelemeleri, müşteki-tanık ifadeleri ve bilirkişi raporları dosyaya eklendi.

Gelen son bilgilere göre, soruşturma kapsamında incelenen bilirkişi raporlarında çok ciddi bulgular yer alıyor:

Hakemlerin mazeret dönüşü tabi tutulduğu kural sınavlarında yazıların birbiriyle uyuşmadığı ve evraklarda tahrifat yapıldığı saptandı.

Hakem klasmanlarının oluşturulması, kural sınavları, puanlama, atama ve görevlendirme süreçlerine usulsüz şekilde müdahale edildiği iddia ediliyor.

Bazı hakem ve gözlemcilere karşı sistemli bir şekilde "mobbing ve eziyet" uygulandığı adli dosya kayıtlarına geçti.

Gözaltına alınan isimler

Operasyon kapsamında aralarında MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, eski başkan vekili Ahmet Şahin, kurul üyesi Sebahattin Şahin, eski üye Yunus Yıldırım ile dernek ve kurul yöneticileri Ferdi Karadoruk, Emre Kosif ve Alican Sağlar'ın bulunduğu 7 kişi gözaltına alındı.

Akın Gürlek'ten açıklama

Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun ardından yaptığı açıklamada hukuk karşısında hiç kimsenin ayrıcalığı olmadığını vurgulayarak, futbolda şeffaflık ve adalet için usulsüzlük iddialarının üzerine kararlılıkla gidileceğini belirtti.

Kurumlar neden bu noktaya geldi?

Türk futbolunun en kritik kurumlarından Merkez Hakem Kurulu'nun başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 7 kişinin "mobbing" ve "resmi belgede sahtecilik" iddiaları kapsamında gözaltına alınması, futbolda güven tartışmasını yeniden alevlendirdi

29.09.2026 10:30:00 / Güncelleme: 29.09.2026 11:00:32
Haber Merkezi
 
Kurumlar neden bu noktaya geldi?
Kurumlar neden bu noktaya geldi?
Türk futbolunun en kritik kurumlarından Merkez Hakem Kurulu'nun başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 7 kişinin "mobbing" ve "resmi belgede sahtecilik" iddiaları kapsamında gözaltına alınması, futbolda güven tartışmasını yeniden alevlendirdi.

Sahadaki adaletin bekçisi olması gereken hakemlik sisteminin merkezindeki isimlerin soruşturma konusu olması, "Türkiye bu noktaya nasıl geldi?" sorusunu gündeme taşıdı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Hakemler Dosyası" kapsamında İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile birlikte 7 şüpheli gözaltına alındı. Başsavcılık soruşturmanın, 15 Eylül 2025'te verilen bir müşteki ifadesiyle başladığını bildirdi. Dosyada açık kaynak araştırmaları, MASAK ve HTS incelemeleri, müşteki ve tanık ifadeleri ile bilirkişi tespitlerinin bulunduğu belirtildi.

HAKEMLİĞİN MERKEZİ SORUŞTURMANIN İÇİNDE

Gözaltına alınanlar arasında MHK Başkanı Gündoğdu'nun yanı sıra TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, eski MHK yöneticileri ve hakemlik teşkilatında görev yapan bazı isimlerin bulunduğu bildirildi.

Buradaki en kritik nokta ise suçlamaların henüz mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmaması. Gözaltı, soruşturma kapsamında uygulanan bir adli işlem; şüphelilerin suçlu olduğu anlamına gelmiyor.

Ancak ortaya çıkan tablo, Türk futbolunun yıllardır tartıştığı güven, liyakat, şeffaflık ve denetim başlıklarını yeniden gündemin merkezine taşıyor.

SAHADA ADALETİ KİM SAĞLAYACAK?

Futbolun temel unsurlarından biri hakeme duyulan güvendir.

Hakemin verdiği karar tartışılabilir. Bir takım kazanabilir, diğeri kaybedebilir. Ancak hakemlik sisteminin kendisine yönelik güven sarsılırsa tartışma artık tek bir maçın sonucunu aşar.

MHK Başkanı seviyesindeki bir ismin de dahil olduğu soruşturma bu nedenle yalnızca birkaç kişinin hukuki durumundan ibaret görülmüyor.

Asıl soru şu: Hakem atamalarını, değerlendirmelerini ve hakemlik sistemini yöneten mekanizmalar ne kadar şeffaf ve denetlenebilir?

FUTBOLDA GÜVEN KRİZİ BÜYÜYOR MU?

Türk futbolunda son dönemde hakemler, bahis iddiaları, kulüpler arasındaki tartışmalar ve federasyon yönetimi üzerinden ciddi güven tartışmaları yaşandı. Bugünkü operasyon ise bu tartışmaların üzerine yeni bir başlık ekledi.

Bir tarafta milyonlarca taraftarın takip ettiği milyarlarca liralık futbol ekonomisi...

Diğer tarafta hakemlik sisteminin merkezinde yer alan isimler hakkında yürütülen adli soruşturma...

Bu tablo, "Futbolun patronları futbolseverin güvenini nasıl yeniden kazanacak?" sorusunu kaçınılmaz hale getiriyor.

KURUMLAR NEDEN BU NOKTAYA GELİYOR?

Mesele yalnızca futbol değil.

Türkiye'de kamuoyunun farklı alanlarda kurumlara duyduğu güven tartışılırken, sporun en önemli kurumlarından birinde yaşanan bu soruşturma da aynı soruyu gündeme getiriyor:

Kurumlar neden sorunlar ortaya çıktıktan sonra değil, sorunlar oluşmadan önce denetlenemiyor?

Futbolda adalet yalnızca sahadaki düdükle sağlanmaz. O düdüğü çalan kişinin, onu atayan kurulun ve o sistemi yöneten kurumların da şeffaf, hesap verebilir ve denetlenebilir olması gerekir.

Bugünkü operasyonun hukuki sonucunu yargı belirleyecek.

Ancak daha büyük mesele şimdiden ortada:

Futbolun adalet makamı olarak görülen MHK'nin merkezine kadar uzanan bu soruşturma, Türk futbolunda güven mekanizmasının ne kadar sağlam olduğu konusunda yeni ve ciddi sorular doğurdu.

Bursa’da Milli Takım isyanı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup’taki ikinci maçında Bursa’da İtalya’ya 4-1 mağlup oldu

28.09.2026 23:47:00
Haber Merkezi
 
Bursa’da Milli Takım isyanı
Bursa’da Milli Takım isyanı
A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'taki ikinci maçında Bursa'da İtalya'ya 4-1 mağlup oldu. İlk yarım saatte gelen üç gol tribünleri ayağa kaldırırken, taraftarlar Vincenzo Montella ve TFF yönetimini istifaya davet etti.

A Milli Takım için Bursa gecesi kabusa döndü. UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'ta Fransa yenilgisinin ardından İtalya karşısına çıkan Ay-Yıldızlı ekip, mücadeleyi 4-1 kaybetti ve gruptaki ikinci maçından da puansız ayrıldı.

26 DAKİKADA 3 GOL



İtalya maça hızlı başladı. 9. dakikada Alessandro Bastoni'nin golüyle 1-0 öne geçen konuk ekip, 22. dakikada Davide Frattesi ile farkı ikiye çıkardı. 27. dakikada Kayode'nin golüyle skor 3-0'a geldi.

Türkiye'nin savunmada peş peşe yaptığı hatalar ve İtalya'nın rahat şekilde pozisyonlara girmesi Bursa tribünlerindeki tepkiyi büyüttü.

TRİBÜNLERDEN "MONTELLA İSTİFA", "TFF İSTİFA"



İtalya'nın ikinci golünün ardından tribünlerde protesto sesleri yükseldi. Taraftarlar "Montella istifa" ve "TFF istifa" tezahüratları yaptı. İtalya'nın üçüncü golüyle birlikte protestolar daha da yoğunlaştı.

Bazı futbolcular da tribünlerden yükselen ıslıklardan nasibini aldı. Haber Global, kaleci Altay Bayındır başta olmak üzere bazı milli futbolcuların ıslıklandığını aktardı.

İKİNCİ YARIDA BARIŞ ALPER UMUTLANDIRDI

Türkiye ikinci yarıya golle başladı. 47. dakikada Barış Alper Yılmaz'ın golüyle skor 3-1'e geldi. Ancak milli takımın umutlanması uzun sürmedi. İtalya, 50. dakikada Pio Esposito'nun golüyle farkı yeniden üçe çıkardı ve karşılaşmayı 4-1 kazandı.

Bu sonuçla Türkiye, Uluslar Ligi'ndeki ikinci maçından da yenilgiyle ayrıldı ve puansız kaldı.

"VİLLA VERSENE" TEZAHÜRATI

Karşılaşmada TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da tribünlerin hedefindeydi. Sosyal medya ve tribün görüntülerine yansıyan tezahüratlarda Hacıosmanoğlu'na yönelik "Villa versene, villa versene, Hacıosmanoğlu villa versene" ifadeleri kullanıldı.

İlk yarının 3-0 tamamlanmasının ardından Hacıosmanoğlu'nun tribünden ayrıldığı da haberleştirildi.

MONTELLA'NIN ÖNÜNDE BÜYÜK TEPKİ



Montella, İtalya maçı öncesinde Türkiye'yi ve milli takımı çok sevdiğini, kendisini "sizden biri" gibi hissettiğini söylemişti.

Ancak İtalya karşısındaki ağır yenilgi, teknik direktör üzerindeki tartışmayı yeniden alevlendirdi. Özellikle ilk yarım saatte üç gol yenilmesi ve takımın savunmada verdiği görüntü, tribünlerin doğrudan teknik heyete tepki göstermesine yol açtı.

Montella, Fransa yenilgisi sonrasında ise takımının daha fazlasını hak ettiğini savunmuş ve gelecekte daha iyi sonuçlar alacaklarına inandığını söylemişti.

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.