logo
08 KASIM 2026

Uzungöl'de ikinci taşkın

Trabzon'un dünyaca ünlü turizm merkezi Uzungöl'de etkili olan sağanak yağış nedeniyle Koşon Deresi'nde gün içerisinde ikinci kez taşkın meydana geldi. Taşkında bazı araçlar zarar görürken, turistler derenin karşı tarafında mahsur kaldı

30.08.2026 16:19:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzungöl'de ikinci taşkın
Uzungöl'de ikinci taşkın
Trabzon'un dünyaca ünlü turizm merkezi Uzungöl'de etkili olan sağanak yağış nedeniyle Koşon Deresi'nde gün içerisinde ikinci kez taşkın meydana geldi. Taşkında bazı araçlar zarar görürken, turistler derenin karşı tarafında mahsur kaldı.

Trabzon'un Çaykara ilçesinde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası Uzungöl'de dün akşam saatlerinden itibaren etkili olan yoğun yağışlar, bölgede hayatı olumsuz etkiledi. Dün akşam saatlerinde Koşon Deresi'nde meydana gelen taşkının ardından yağışın bir süre etkisini kaybetmesiyle Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri, bölgede temizlik ve menfez açma çalışması başlattı.

Bugün öğle saatlerinden itibaren yağışın yeniden şiddetini artırmasıyla dere debisi kısa sürede yükseldi. Ekiplerin çalışma yürüttüğü sırada ikinci kez taşkın meydana geldi. Taşkın nedeniyle bölgede maddi hasar meydana gelirken, bazı araçlar da zarar gördü. Uzungöl'e ulaşım noktalarından biri olan Klazomat bölgesinde yolun kapanması sonucu turistler derenin karşı tarafında mahsur kaldı. Turistlerin, yolun yeniden ulaşıma açılmasını beklediği öğrenildi.

Ulaşımın yeniden sağlanması için çalışmalar sürüyor

Bölgede AFAD, DSİ, Çaykara Belediyesi ve jandarma ekipleri yoğun şekilde çalışma yürütüyor. İş makineleriyle dere yatağında biriken malzemeler temizlenirken, ulaşımın yeniden sağlanması için çalışmalar sürüyor. Jandarma ekipleri ise güvenlik gerekçesiyle riskli bölgelere geçişlere izin vermiyor. Yetkililer, Koşon Deresi çevresinde yaşayan vatandaşlar ile bölgeyi ziyaret eden turistleri dere yatağından ve taşkın riski bulunan alanlardan uzak durmaları konusunda uyardı.

COP31 yarın başlıyor: 196 ülke Türkiye'de buluşuyor

İklim değişikliği ile mücadelede dünyanın en önemli organizasyonu olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31), Antalya COP31 Alanı'nda yarın başlıyor

08.11.2026 19:12:00
İhlas Haber Ajansı
 
COP31 yarın başlıyor: 196 ülke Türkiye'de buluşuyor
COP31 yarın başlıyor: 196 ülke Türkiye'de buluşuyor
İklim değişikliği ile mücadelede dünyanın en önemli organizasyonu olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31), Antalya COP31 Alanı'nda yarın başlıyor.
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf 196 ülke ve Avrupa Birliği'nin yer aldığı COP toplantılarına Türkiye ilk kez ev sahipliği yapıyor. 12 gün sürecek organizasyon için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Antalya'da 527 bin metrekare alanı Mavi Bölge, 582 bin metrekare alanı Yeşil Bölge olmak üzere 1 milyon 100 bin metrekarelik COP31 Alanı'ndan düzenlemeler tamamlandı. Mavi Bölge'de 11-12 Kasım'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Liderler Zirvesi düzenlenecek. Bugüne kadar 102 ülkeden lider, 300'den fazla bakan COP31'e katılım bildirdi. Türkiye, söylemlerin yerini eylemlere bırakacağı; ülkelerin harekete geçmesini teşvik edecek "Uygulama COP'u" vizyonunu hayata geçirmek istiyor. Zirvede 196 ülke ve AB'nin liderleri iklim krizine karşı taahhütlerini, politikalarını ve çözüm önerilerini Türkiye'de tartışacak. Zirveye Mavi Bölge'de ülke delegasyonlarıyla birlikte 100 bine yakın ziyaretçi bekleniyor. Yeşil Bölge'yi ise 1,5 milyon kişinin ziyaret etmesi öngörülüyor. Mavi Bölge'de dünya liderleri iklimin geleceğini müzakere ederken Yeşil Bölge'de ise Türkiye bu müzakerelerin uygulamaya dönüşmüş halini hayata geçirdiği Sıfır Atık, İklim Dirençli Şehirler gibi projelerle dünyaya sunacak.
Türkiye tarihinde ilk kez Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) bir Taraflar Konferansı'na (COP) ev sahipliği yapıyor. 1992'de kabul edilen UNFCCC'nin en üst karar alma organı olan COP'larda sözleşmeye taraf olan tüm devletler temsil ediliyor. 196 ülke ve Avrupa Birliği'nin temsilcileri her gün bir konu başlığını ele alarak 12 gün boyunca dünyanın geleceğine yön verecek adımları müzakere ediyor. Taraflar yıllık oturumlarında sözleşmenin ve ilgili yasal araçların uygulanmasını gözden geçiriyor, küresel ilerlemeyi değerlendiriyor alınması gereken yeni kararları masaya yatırıyor.

COP'un küresel iklim yönetişimindeki rolü
COP'un temel işlevlerinden biri, taraflarca sunulan ulusal bildirimleri ve sera gazı envanterlerini incelemek. Yıllar içinde COP oturumları, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması da dahil olmak üzere küresel iklim eyleminde önemli dönüm noktalarına yol açmış ve uluslararası iklim politikasının yönünü şekillendirdi. COP sadece bir müzakere forumu değil iklim taahhütlerini eyleme dönüştürmek için hükümetleri, finans kuruluşlarını, işletmeleri ve sivil toplumu bir araya getiren küresel bir platforma dönüştü. COP, karar alma süreçlerinin ötesinde, finansmanı, teknoloji dağıtımını, dayanıklılığı ve koordineli uygulamayı küresel ölçekte hızlandıracak diplomasiyi ülkelere sunuyor.

Türkiye'nin COP31 vizyonu: Uygulama COP'u
Bir ülke COP'a ev sahipliği yaptığında, küresel iklim politikalarının merkezine yerleşerek önemli bir diplomatik görünürlük elde ediyor. Türkiye'nin COP31 Başkanlığı'nı, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum yürütüyor. Türkiye, COP31 ev sahipliği görevini yalnızca müzakere takvimini yöneten teknik bir süreç olarak görmüyor. Küresel bir sorumluluk olarak uluslararası sisteme güveni güçlendiren ve iş birliğini derinleştiren bir süreç olarak değerlendiriyor. Bugüne kadar COP süreçlerinde alınan kararların ve hedeflerin somut adımlara dönüşmesi için ortak çabaya önem veriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanliğinda Liderler Zirvesi düzenlenecek
Mavi Bölge'de 11-12 Kasım'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Liderler Zirvesi düzenlenecek. Bugüne kadar 102 ülkeden lider, 300'den fazla bakan COP31'e katılım bildirdi. COP31 Alanı için 160 onaylı pavilyon, 90 onaylı delegasyon ofisi başvurusu alındı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) yanı sıra BM, BM Genel Kurulu, Avrupa Komisyonu, Dünya Bankası, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı, Uluslararası Enerji Ajansı da lider düzeyinde COP31'e katılacak.

Diyalog, uzlaşı, aksiyon
Türkiye, diyalog ile anlayış geliştirme, uzlaşma ile ortak sorumluluk alma, eylem ile de taahhütleri gerçek çözümlere dönüştürmeyi ilke edinen 'Uygulama COP'u vizyonunu dünya için hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda COP31 Başkanı Kurum, Almanya'nın Bonn kentinde 9 Haziran'da düzenlenen Bonn İklim Değişikliği Konferansı'nda COP31'in eylem gündemine ilişkin 10 öncelikli alanı ve 2035'e ilişkin 6 küresel hedefi kamuoyuyla paylaştı. COP31 Eylem Gündemi'nin öncelikli 10 başlığı Sıfır Atık, Temiz Enerji Dönüşümü/ Elektrifikasyon, Gıda Güvenliği, İklim Dirençli Şehirler, İklim Uygulama Köprüsü, Yeşil Sanayileşme, Gençlik ve Eğitim, Okyanuslar ve Denizler, Rio Sinerjisi ve Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri oluşturdu.

COP31 eylem gündemi 2035 küresel uygulama hedefleri
COP31 Başkanlığı'nın 2035'e ilişkin 6 küresel uygulama hedefinin ilkini Elektrifikasyon başlığı oluşturuyor. 2035'e kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e çıkarılması hedeflenerek fosil yakıtlardan uzaklaşma hedefleniyor. Sıfır Atık ve Metan Azaltımı başlığı kapsamında dünya genelinde atık üretimindeki artışın 2035'e kadar yarı yarıya azaltılması hedefleniyor. Dirençli Şehirler ve Binalar başlığında bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun 2035'e kadar en az yüzde 25 azaltılması hedefi yer alıyor. Yeşil Sanayileşme başlığı kapsamında ise üretim ve imalat sektöründe döngüsel malzeme kullanım oranının 2035'e kadar en az yüzde 15'e çıkarılması hedefi bulunuyor. Her Alanda Farkındalık başlığında 2035'e kadar iklim dirençli tarım uygulamaları ve iklim değişikliğiyle mücadele eğitimlerinin toplumun her kesiminde tamamlama hedefi gözetiliyor. İklim Uygulama Köprüsü (BRIDGE) ile ise Ulusal Katkı Beyanları'nın uygulanmasını hızlandıracak ve yatırım yapılabilir proje portföylerini destekleyecek İklim Uygulama Köprüsü Mekanizması'nın 2035'e kadar yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bu mekanizma sayesinde taahhütlerin eyleme, projelerin finansmana erişiminin hızlanması bekleniyor.

COP31 zirvesi için Antalya'da 1 milyon 100 bin metrekarelik alan
Türkiye COP31'e Antalya'da 527 bin metrekare alanı Mavi Bölge, 582 bin metrekare alanı da Yeşil Bölge olmak üzere toplam 1 milyon 100 bin metrekare alanda ev sahipliği yapacak. Mavi Bölge, Birleşmiş Milletler yetkisi altında yönetilen resmî müzakere alanı olarak planlandı. Bu bölge içerisinde; devlet başkanları ve bakanlar, ulusal delegasyonlar, akredite gözlemciler, uluslararası kuruluşlar küresel iklim politikasını şekillendiren resmi müzakereleri yürütecek. Mavi Bölge, kararların müzakere edildiği ve kabul edildiği diplomatik merkez olacak. Mavi Bölge'ye ülke delegasyonlarıyla birlikte 100 bine yakın ziyaretçi bekleniyor.

Yeşil bölge ev sahibi ülkenin yüzü
BM yönergelerine göre Yeşil Bölge ev sahibi ülkenin koordinasyonu altında organize edilen alan olarak hazırlanıyor. Bu bölge içerisinde; özel sektör, akademik dünya, sivil toplum örgütleri, gençlik temsilcileri, teknoloji girişimleri ve yenilikçileri iklim çözümlerini paylaşmak, ortaklıklar kurmak ve yenilikçi projeleri sergilemek için buluşuyor. Yeşil Bölge, çözümlerin görünür hale geldiği ve iş birliğinin hayat bulduğu yerdir. Türkiye'nin Yeşil Bölge'sini 1,5 milyon kişinin ziyaret etmesi öngörülüyor. Bugüne kadar 154 ülkeden 45 binden fazla iklim gönüllüsü COP31 için akredite oldu.

Türkiye'nin vitrininde sıfır atık ve asrın inşası ilk sırada
Türkiye 582 bin metrekare alana kurduğu Yeşil Bölge'de müzakerelerde ele alınan konuların uygulamaya dönüşmüş halini gösterecek. Küresel iklim hareketi Sıfır Atık ve Türkiye'nin 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından 11 ilde inşa ettiği 455 bin iklim dirençli konut başarısı Yeşil bölgede dünya vitrinine çıkacak. Yine yeşil enerjinin nasıl kullanıldığı, Sıfır Atık'ın nasıl yönetildiğin, gıdanın nereden geldiği gibi 12 tematik başlığın uygulaması katılımcılara sahada gösterilecek. 12 Tematik başlık günlere göre şöyle planlandı: 9 Kasım'da Gıda, Tarım ve Sağlık, 10 Kasım'da Enerji ve Ulaştırma, 11 Kasım'da Sıfır Atık, 12 Kasım'da Dayanıklı Şehirler ve Yapılı Çevre, 13 Kasım'da Finans ve Ticaret, 14 Kasım'da Çocuklar, Gençlik, Eğitim ve Beceriler, 15 Kasım'da Antalya'da Bir Nefes, 16 Kasım'da Sanayi, Bilim ve Teknoloji, 17 Kasım'da Okyanus, Denizler, Doğa ve Arazi Kullanımı - Rio Sinerjisi, 18 Kasım'da İnsani ve Sosyal Kalkınma, 19 Kasım'da İmece: Uygulamanın Güçlendirilmesi, 20 Kasım'da ise Mavi Bölge'de Nihai Müzakereler, Yeşil Bölgede Finansman ve Teşvikler Günü etkinlikleri düzenlenecek.

Mavi Bölge'de Mevlana ve Yunus Emre'nin isimleri olacak
COP31 Mavi Bölge'de en büyük genel kurul salonuna Anadolu ismi verildi. Devlet ve hükümet temsilcilerinin ağırlanacağı, müzakerelerin yürütüleceği salon bin 794 kişilik kapasitesiyle hizmet verecek. 828 kişilik bir diğer genel kurul salonuna da Akdeniz Genel Kurul Salonu denildi. Yine Mavi Bölge'de bir Antalya Salonu da bulunacak. İki basın toplantısı salonundan birine dünyaca tanınan mutasavvıf ve İslam alimi Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'den esinlenerek "Mevlana Basın Toplantısı Salonu" ismi verildi. Diğer basın toplantısı salonu da ismini Türk şair ve mutasavvıf Yunus Emre'den aldı. Mavi Bölge'de Selimiye, Evliya Çelebi, Ayder, Göbeklitepe, Topkapı, Kaçkar, Zeugma, Kapadokya, Boğaziçi, Patara, Sümela, Sezai Karakoç, Piri Reis, Harput, Mimar Sinan, Ağrı Dağı, Van Gölü, Troya, Fethiye, Pamukkale, Efes, Gelibolu, Ahlat, Uludağ, Çatalhöyük ve Aspendos isimleriyle toplantı odaları olacak. Yan etkinlik alanlarına da Uzungöl, Likya, Assos, Perge, Ahi Evran, Aşık Veysel ve Hattuşa isimleri verildi.

Yeşil Bölge'de en büyük salona "Gazze" ismi verildi
Yeşil Bölge'de en büyük salona Türkiye'nin Filistin hassasiyeti de gözetilerek "Gazze Salonu" ismi verildi. 5 bin kişilik salonun, "Gazze" ismiyle uluslararası bir buluşmanın mekânsal kimliğinde yaşatılması hedeflendi. Barış, insani dayanışma ve ortak sorumluluk açısından güçlü bir anlam taşıyan bu salon Türkiye'nin ev sahipliğinde dünya vitrinine taşınırken, Gazze'nin barış umuduna da katkı sunacak. Salonda halka açık birbirinden farklı etkinlikler düzenlenecek.

Hacı Bektaş Veli, Mehmet Akif Ersoy, Afet İnan
Yine Yeşil Bölge'de Türk-İslam dünyasının ünlü hekimi İbn-i Sina, Nobel ödüllü Türk biyokimyager ve moleküler biyolog Prof. Dr. Aziz Sancar, Türk-İslam dünyasının ünlü filozofu Farabi, İstiklâl Marşı'nın şairi Mehmet Akif Ersoy, Mutasavvıf ve Bektaşilik geleneğinin öncüsü Hacı Bektaş Veli, devlet adamı ve medrese kurucusu Cacabey, Türk tasavvuf geleneğinin öncülerinden Ahmet Yesevi, Atatürk'ün manevi kızı ve sosyolog Prof. Dr. Afet İnan, Türk edebiyatının ilk kadın romancılarından Fatma Aliye, astronom, matematikçi ve coğrafyacı Biruni, ressam, arkeolog ve müzeci Osman Hamdi Bey'in isimleri salon ve toplantı odalarına verildi.

Türkiye'nin COP31'e imzası: Sıfır atık
Yeşil Bölge'de kadın, çocuk ve gençler için COP uygulama alanları olacak. Sıfır Atık yaklaşımı COP31'de yalnızca bir program başlığı değil, organizasyonun işleyiş biçimi olacak. Mavi Bölge'deki beş yapraklı ve 10 bin metrekare büyüklüğündeki Zaman Tüneli, Sıfır Atık Vakfı tarafından Sıfır Atık Müzesi kuruldu. Yeşil Bölge'de ise Sıfır Atık Uygulama ve Atölye Merkezi aracılığıyla özellikle çocuklara ve gençlere atığın azaltılması, ayrıştırılması, yeniden kullanımı ve döngüsel ekonomi süreçlerinin uygulamalı olarak anlatılmasını sağlayacak tematik mekanlar oluşturuldu. Bu yaklaşım konferans alanının dışına da taşınarak Solak Köyü, Demirciler Köyü ve Ormana Köyü Sıfır Atık Köyü olarak yerli ve yabancı katılımcılara ilham verecek.

Copart: COP31 alanı açık hava sahnesi olacak
COP31'de farkındalık yalnızca bilimsel ve teknik verilerle değil, sanat ve kültür aracılığıyla da geniş kitlelere ulaştırılacak. Antalya'daki COP31 Alanı'nın tamamı COPArt Projesi kapsamında aynı zamanda açık ve kapalı sanat galerisi olarak kullanılacak. COPArt: Hâlâ Mümkün / Still Possible teması altında resimden, sergiye, panelden açık hava enstalasyonlarına kadar farklı sanat dallarıyla iklim eylemi için harekete geçme çağrısı yapılacak.

Anadolu bahçesi ve 7 bölge mutfağı
Yeşil Bölgedeki Anadolu Bahçesi, Hititlerden Friglere, Lidyalılardan Likyalılara, Roma ve Bizans'tan Selçuklu ve Osmanlı'ya uzanan medeniyet birikimini; doğayla uyum, misafirperverlik ve sürdürülebilir yaşam ekseninde ziyaretçilere aktaracak. "7 Bölge 7 Mutfak" yaklaşımıyla Anadolu'nun köklü gastronomi mirası, yerel lezzetleri ve sürdürülebilir mutfak kültürü COP31'de dünya ile buluşturulacak. Akdeniz Mutfağı, Gaziantep Mutfağı, Kayseri Mutfağı, Sıfır Atık Mutfağı, Türk Dünyası Mutfağı, Konya Mutfağı ve Karadeniz Mutfağı ziyaretçilere sunulacak. Böylece Türkiye'nin farklı coğrafyalarından gelen özgün tatlar tanıtılırken, yerelden beslenen, israfı azaltan ve kültürel mirası geleceğe taşıyan sürdürülebilir gastronomi anlayışı da COP31'in önemli deneyim alanlarından biri haline getirilecek. Mavi Bölgede ise Tropikal Kelebek Bahçesi ziyaretçilere doğa, ekosistemler ve biyolojik çeşitlilik açısından etkileşimli bir deneyim sunacak.

Sürdürülebilir ve kapsayıcı COP31
COP31, ISO 20121 standartları doğrultusunda; düşük emisyonlu ulaşım, Sıfır Atık, su ve enerji verimliliği ile karbon dengeleme uygulamalarının bütüncül biçimde hayata geçirildiği sürdürülebilir bir etkinlik modeli olarak gerçekleştirilecek. "Kimseyi Geride Bırakmama" ilkesi doğrultusunda ise engelsiz alan tasarımından erişilebilir yönlendirme sistemlerine, 35 işaret dili tercümanından sesli yönlendirme ve gerçek zamanlı altyazı desteğine kadar tüm katılımcıların konferansa eşit ve etkin katılımını sağlayacak kapsamlı bir erişilebilirlik altyapısı oluşturulacak.

Antalyalı çiftçiler kazanacak
COP31 alanında 22 restoran, 85 kiosk ve yeterli sayıda otomat üzerinden geniş bir yeme-içme altyapısı oluşturuldu. Yeme-içme alanlarında konumlanacak markaların tamamı Türk markalarından oluşurken, ürünlerin yüzde 51'i 80 km yarıçaptan gelecek. Bölgesel ürün kullanım oranı yüzde 70'in, yerel ürün kullanım oranı ise yüzde 90'ın üzerinde olacak. Menülerde helal, vegan, vejetaryen, glütensiz ve diğer özel beslenme ihtiyaçları gözetilirken; yerel ve mevsimsel tedarik, düşük karbonlu menüler, minimum gıda israfı ve yerel üreticinin desteklenmesi COP31'in temel ilkesi olacak. Böylece Antalya ve yakın çevresindeki üreticiler desteklenirken, uzun mesafeli gıda taşımacılığından kaynaklanan karbon emisyonları azaltılmış olacak. Etkinlik süresince katılımcı deneyimini zenginleştirmek amacıyla her gün çeşitli ikramlar sunulacak.

Çocuk Adası
COP31'de çocuk ve gençler ön planda tutulacak. Yeşil Bölge'deki Çocuk Adası'nda Kızılay'ın Çevre ve Çocuk Dostu Mobil Tırı ile TÜÇA Çevre Tırı yer alacak. Ayrıca AFAD tarafından bir Çocuk Etkinlik Köyü de kurulacak.İHA

Türkiye’de üniversite eğitimi 3 yıla düşüyor

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), küresel standartlar ve değişen demografik yapı doğrultusunda üniversite eğitim sürelerinde köklü bir reform hamlesi başlattı. Ders sayılarında sadeleşmeye gidileceğini belirten YÖK Başkanı Özvar, lisans eğitimini birkaç yıl içinde 3 yıla düşürmeyi hedeflediklerini duyurdu

08.11.2026 17:10:00
Eyüp Kabil
 
Türkiye’de üniversite eğitimi 3 yıla düşüyor
Türkiye’de üniversite eğitimi 3 yıla düşüyor
Türkiye yükseköğretim sisteminde ezber bozan tarihi bir dönemin kapısı aralanıyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, katıldığı bir programda üniversite öğrencilerinin iş hayatına atılma yaşını öne çekmek ve eğitim kalitesini artırmak amacıyla lisans eğitim süresini 3 yıla düşürmeyi planladıklarını açıkladı.

Dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin müfredata entegrasyonuyla birlikte, mevcut ders yüklerinde ciddi bir sadeleştirme operasyonu başlatıldı.

Ders sayısı düşüyor

Türkiye'deki mevcut sistemde bir öğrencinin lisans diploması alabilmesi için ortalama 50'den fazla dersi başarıyla tamamlaması gerekiyor. YÖK Başkanı Özvar, bu durumun küresel standartların gerisinde kaldığına dikkat çekerek Avrupa'daki modelleri işaret etti:

"Avrupa'da bir öğrenci lisans dönemi boyunca mezun olmak için en fazla 30 ders alıyor. Eğitimin kalitesini artırabilmek için ders sayısının sadeleşmesine ihtiyaç var. Bu yıl tamamen bunun üzerinde çalışıyoruz."

Hayata atılma yaşı 30'u buluyor

Yapılan çalışmanın arka planında Türkiye'nin değişen nüfus yapısı ve gençlerin iş gücüne katılım yaşı yatıyor. 12 yıllık zorunlu eğitime 4 yıllık lisans süreci de eklenince, bir öğrencinin resmi eğitim kurumlarında geçirdiği süre 16 yılı buluyor.

Staj süreçleri ve iş arama dönemleriyle birlikte gençlerin hayata atılma, ekonomik özgürlük kazanma ve aile kurma yaşının 30'lu yıllara dayandığını belirten Özvar, bu sürenin kısaltılmasının sosyo-ekonomik açıdan zorunlu hale geldiğini vurguladı.

Yapay zekâ ve dijitalleşme müfredatın kalbinde

Yeni reform paketi yalnızca süreyi kısaltmakla kalmayacak, eğitim içeriklerini de çağın gereksinimlerine göre yeniden şekillendirecek. Yeni dönem planlamasında bölümlerin içine yapay zekâ uygulamaları ve dijital teknolojiler doğrudan dahil edilecek. Hantallaşan ve güncelliğini yitiren ders içeriklerinin tasfiye edilerek yerini pratik, teknoloji odaklı ve esnek öğrenme modellerine bırakması bekleniyor. YÖK'ün önümüzdeki aylarda üniversite rektörleri ve akademik kurullarla bir araya gelerek reformun uygulama takvimini netleştirmesi öngörülüyor.

Kars'ta ayılar şehre indi


 
Kars'ın Sarıkamış ilçesinde bozayılar, yavrularıyla geldikleri mahallede çöp konteynerlerinde beslenmeye çalıştı.
 

07.11.2026 23:56:00
AA
 
Kars'ta ayılar şehre indi
Kars'ta ayılar şehre indi

Kars'ın Sarıkamış ilçesinde bozayılar, yavrularıyla geldikleri mahallede çöp konteynerlerinde beslenmeye çalıştı.

Sarıkamış'ta iki gündür aralıklarla devam eden kar yağışı yaban hayvanlarını da olumsuz etkiledi. Ormanlık alana yakın İnönü Mahallesi'ne gelen bozayı ve yavrusu bir inşaatın önünde görüntülendi. Bir süre burada dinlenen bozayılar karanlıkta gözden kayboldu.

Aynı mahallenin Öğretmen Evi bölgesinde bir bozayı ve iki yavrusu da bahçelerde gezinip çöp konteynerlerinde yiyecek aradı.

Bir köpeğin uzaklaştırmaya çalıştığı ayılar, buldukları yiyeceklerle karınlarını doyurduktan sonra ormanlık alana çekildi.

İnternet ve sosyal medya tuzaklarına dikkat!


Sahte reklamlar, yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle her zamankinden daha inandırıcı hâle geliyor. Sosyal medya akışlarında, uygulamalarda ve arama sonuçlarında karşılaşılan bu reklamlar, güvenilir markaları taklit ederek kullanıcıları dolandırıcılık tuzağına çekebiliyor. 

07.11.2026 14:53:00
Ömer Nezir
 
 İnternet ve sosyal medya tuzaklarına dikkat!
 İnternet ve sosyal medya tuzaklarına dikkat!

Dolandırıcılık reklamları arama motoru sayfalarında, e-ticaret pazar yerlerinde ve alışveriş sitelerinde, mobil uygulamalarda ve oyunlarda, video sitelerinde, mesajlaşma platformlarında ve daha pek çok web sitesinde karşınıza çıkabilir. Ancak belki de en büyük risk sosyal medya sitelerinden kaynaklanıyor. 2025 yılında  dolandırıcılık nedeniyle para kaybettiğini bildiren kişilerin yaklaşık üçte biri  dolandırıcılığın sosyal medyada başladığını söyledi.

Sosyal medyadaki her reklam göründüğü kadar masum değil

Bu reklamlar kendini meşru bir şirket gibi gösterir ve gerçek siteyi taklit etmek için tasarlanmış bir oltalama sitesine yönlendirir. Aciliyet duygusu yaratmak için ürünlerde sınırlı süreli özel fırsatlar sunar. Kripto para girişimlerinde, hiçbir risk taşımadan yüksek getiri vaat eden yatırım fırsatları paylaşır. Bankalar gibi meşru şirketlerin müşteri destek hizmetlerini taklit eder. Büyük para ve ödül çekilişleri vaat eder. Kurbanı, bilgisayarına veya cihazına virüs bulaştığına dair sahte güvenlik uyarılarıyla korkutur. Kurbanın ilgisini sansasyonel başlıklı akıl almaz haberler gibi tık tuzaklarıyla çeker. Kötü amaçlı reklam olarak da bilinen bu tür bir reklama tıklamak, tarayıcı veya yazılım açıklarından yararlanabilir ya da sizi kandırarak bir uygulama indirmeniz yoluyla farkında olmadan kötü amaçlı yazılım yüklemenize neden olabilir.

Sahte reklamları nasıl tanırsınız?

Dolandırıcılık reklamlarının bir diğer kategorisi doğrudan paranızı hedef alır. Hayalî bir yatırım planına para yatırmanızı, var olmayan bir ürünün bedelini ödemenizi ya da sahte bir ücret için para göndermenizi isteyebilirler. Bu girişimler genellikle dijital ortamda gerçekleşse de reklamlardaki telefon numaralarını aramaktan da kaçının. Bu numaralar sizi, çalışanları paranızı veya kişisel ya da finansal bilgilerinizi elinizden almak üzere eğitilmiş dolandırıcı bir çağrı merkezine bağlayabilir. Sahte bir güvenlik uyarısıyla kandırıldığınızda genellikle olan budur.

Reklam dolandırıcılığının uyarı işaretleri nelerdir?

Yapabileceğiniz en iyi şey, dolandırıcılığın uyarı işaretlerini fark etmek ve şüpheli reklamlardan uzak durmaktır. Birkaç yaygın uyarı işaretine dikkat ederek bu reklamları fark edebilirsiniz:
* Hızlı hareket etmenizi teşvik eden, aciliyet içeren ifadeler. Bu ifadeler bizi, kişisel bilgilerimizi paylaşmak gibi normalde vermeyeceğimiz kararları aceleyle vermeye iter.
* Fırsatı kaçırma korkumuzu tetikleyen, gerçek olamayacak kadar iyi teklifler. Bunlar aciliyeti artırmak için çoğu zaman sınırlı süreli olarak sunulur.
* Dolandırıcıların kimlik dolandırıcılığında kullanmak üzere hakkımızda bir profil oluşturmasına yardımcı olabilecek hassas kişisel bilgi talepleri. Bunlar e-posta/ev adresi, telefon numarası ve tam ad gibi zararsız görünen bilgiler bile olabilir.
* Sizi büyük olasılıkla dolandırıcı bir çağrı merkezine yönlendirecek, reklamlardaki telefon numaraları. Meşru şirketlerin çoğu destek taleplerini ilk etapta dijital kanallar üzerinden yürütür.
* Bilgisayarınızdaki veya cihazınızdaki bir sorunu gidermek için yazılım indirmeniz yönünde baskı.
* Merakınızı kamçılamak ve sizi tıklamaya ikna etmek için tasarlanmış sansasyonel haberler.
* Satıştaki ürün ve hizmetler ya da yatırım fırsatları için ünlülerin verdiği destekler (bazen deepfake ile oluşturulmuş).


Sahte reklama tıkladıysanız ne yapmalısınız?

Bir dolandırıcılık reklamına tıkladıysanız veya reklamdaki numarayı aradıysanız ve ardından bir şey indirdiyseniz; kişisel veya finansal bilgilerinizi verdiyseniz, kartınızla bir şey satın aldıysanız ya da banka havalesi yaptıysanız paniğe kapılmadan şunları yapın:
Dolandırıcıdan gelen başka mesajlara yanıt vermeyin ve hesaplarınızı şüpheli faaliyetlere karşı izleyin.
Gerekiyorsa hemen bankanızla veya kart sağlayıcınızla iletişime geçip ne olduğunu anlatın. Bankanız, inceleme yaparken kartınızı veya hesabınızı dondurabilir.
Parolalarınızı verdiyseniz ilgili sitede ve bu parolaları tekrar kullandığınız diğer tüm yerlerde hemen değiştirin. Bu siteler için iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirin ve her hesap için güçlü, benzersiz parolalar saklamak üzere bir parola yöneticisi kullanmayı düşünün.
Herhangi bir şey indirdiyseniz saygın bir sağlayıcının güvenlik yazılımıyla tarama yapın. Ayrıca işletim sisteminizin ve tüm uygulamalarınızın güncel olduğundan emin olun.
Mümkünse dolandırıcılığa ait kanıtları saklayın. Buna reklamın kendisi ve tüm URL'ler, ekran görüntüleri, e-postalar/mesajlar, ödeme kayıtları veya dolandırıcıyla yapılan yazışmalar dâhildir. Bu, geri ödeme talebinde bulunabilmeniz için yardımcı olacaktır.
Reklamı, platformun yerleşik bildirme seçeneğini kullanarak gösterildiği platforma bildirin ve dolandırıcılığı yetkililere,  ilgili birimlere iletin.

Dünyayı da, Türkiye'yi de süper zenginler kirletiyor!


 
Oxfam Konfederasyonu’nun 'Afet Eşitsizliği Raporu' 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek iklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde yayınlandı. Rapora göre en zengin binde 1’lik kesim (8 milyon kişi) dünyadaki en yoksul 3.5 milyar insanının toplamından daha fazla karbon kirliliğine yol açıyor.

07.11.2026 14:29:00
Ömer Nezir
 
Dünyayı da, Türkiye'yi de süper zenginler kirletiyor!
Dünyayı da, Türkiye'yi de süper zenginler kirletiyor!

Oxfam Konfederasyonu'nun 'Afet Eşitsizliği Raporu' 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek iklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde yayınlandı. Rapora göre en zengin binde 1'lik kesim (8 milyon kişi) dünyadaki en yoksul 3.5 milyar insanının toplamından daha fazla karbon kirliliğine yol açıyor.

Raporun Türkiye'ye ilişkin verilerine göre ise Türkiye'deki en zengin binde 1'lik kesiminin, yani yalnızca 84 bin 980 kişinin, toplam karbon emisyonu, en yoksul yüzde 27'sinin, yani 22.9 milyon insanın, toplam emisyonundan daha fazla.
Aynı en zengin binde 1'lik kesimden bir kişi, yalnızca 59.5 günde en yoksul yüzde 50'lik kesimden bir insanın 30 yıllık emisyonu kadar karbon salıyor. Ve aynı binde birlik kesimden bir kişinin tek başına emisyonu, Türkiye'deki sıradan bir insana göre 61 kat fazla.

Türkiye'deki en zengin yüzde 1'lik kesimin karbon emisyonu ise, nüfusun en yoksul yüzde 50'sinden bir insanın 64 daha katı. Bu oran, Türkiye ortalamasının 21 katı. 2025 yılında Türkiye'den kalkan özel jetlerin iklim krizine etkisi de küresel duruma benzer. Türkiye'deki özel jetler, 2025 yılında nüfusun en yoksul yüzde 50'lik kesiminden bir insanın bir yılda yaratacağı emisyona yalnızca 12.8 dakikada ulaştı.

Kuyumcuyu soyan Moldovalı havalimanında enselendi


 
Kartal'da kuyumcudan yaklaşık 150 bin liralık ziynet eşyası çalan ve yurt dışına kaçmak üzereyken havalimanında yakalanan yabancı uyruklu tutuklandı.

07.11.2026 13:19:00
AA
 
  Kuyumcuyu soyan Moldovalı havalimanında enselendi
  Kuyumcuyu soyan Moldovalı havalimanında enselendi

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 4 Kasım'da Orhantepe Mahallesi'ndeki bir kuyumcuda meydana gelen hırsızlık olayıyla ilgili çalışma yürüttü. Yapılan incelemelerde, saat 00.10 sıralarında bir şüphelinin kuyumcunun kepenk sistemini kumandayla açıp işletme kapısının camını kırarak içeri girdiği ve hırsızlık olayını gerçekleştirdiği tespit edildi. Kuyumcudan yaklaşık 150 bin lira değerinde altın olmayan 200 demo yüzük, 3 altın küpe ve 3 altın bileklik çalındığı belirlendi.

7 Ekim'den bu yana Türkiye'de

Kamera incelemeleri ve saha çalışmaları neticesinde şüphelinin Moldova uyruklu N.M. (32) olduğu ve Türkiye'ye 7 Ekim'de giriş yaptığı tespit edildi. Yurt dışına kaçış hazırlığında olduğu belirlenen şüpheli, Sabiha Gökçen Havalimanı'nda yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Düzce'de kan donduran cinayet: 16 yaşındaki çocuk, 17 yaşındaki çocuğu öldürdü

Düzce'nin Gümüşova ilçesinde 16 yaşındaki A.İ.U., aralarında husumet bulunduğu iddia edilen 17 yaşındaki Ahmet Kırlak'ı ormanlık alana çağırarak tüfekle vurup öldürdü. Cinayetin ardından arkadaşlarıyla buluşarak olayı anlattığı öğrenilen şüpheli, polis ekiplerinin evine düzenlediği operasyonla suçta kullandığı silahla birlikte yakalandı

07.11.2026 11:59:00 / Güncelleme: 07.11.2026 12:01:53
İHA
 
Düzce'de kan donduran cinayet: 16 yaşındaki çocuk, 17 yaşındaki çocuğu öldürdü
Düzce'de kan donduran cinayet: 16 yaşındaki çocuk, 17 yaşındaki çocuğu öldürdü
Düzce'nin Gümüşova ilçesinde meydana gelen olayda, 17 yaşındaki Ahmet Kırlak hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, 16 yaşındaki A.İ.U., aralarında daha önceden husumet bulunduğu öne sürülen Ahmet Kırlak'ı Gümüşova Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yongalık mevkisindeki ormanlık alana çağırdı.

İddiaya göre A.İ.U., burada yanında bulunan tüfekle Ahmet Kırlak'a ateş açtı. Tüfekli saldırı sonucu 17 yaşındaki Kırlak hayatını kaybederken, şüpheli cesedi ormanlık alanda bırakarak olay yerinden uzaklaştı. Olaydan haberdar olan polis ekipleri, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Düzenlenen operasyonla 16 yaşındaki A.İ.U., evinde suçta kullandığı belirtilen tüfekle birlikte gözaltına alındı.



İlk ifadesinde cinayeti itiraf etti

Gözaltına alınan şüphelinin ilk ifadesinde cinayeti itiraf ettiği öğrenildi. A.İ.U.'nun ifadesinde, Ahmet Kırlak ile aralarında husumet bulunduğunu, bu nedenle kendisini ormanlık alana çağırdığını ve tüfekle vurduktan sonra cesedini olay yerinde bıraktığını söylediği belirtildi. Şüphelinin daha sonra arkadaşlarıyla buluşarak yaşananları anlattığını da ifade ettiği öğrenildi.

Henüz 17 yaşında olan Ahmet Kırlak'ın ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili soruşturma başlatılırken, gözaltına alınan 16 yaşındaki şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için başlatılan soruşturma devam ediyor.

Fon soruşturmasında 4 şüpheli tutuklandı: 1 şüpheliye adli kontrol

Fon soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen 6 şüpheliden Tera Holding İdari İşler Direktörü Ümit Sincanlı, BDDK Uygulama 4. Daire Başkanı Mustafa Alper Taş, eski SPK Piyasa Gözetim ve Denetim Daire Başkanı Ercan Urkan ve eski SPK Kurul Başkan Vekili Enver Usca tutuklandı. Eski SPK Ortaklar Finansmanı Dairesi Başkanı Kürşat Sait Babuçcu hakkında imza atma ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanırken, eski SPK Kurul Üyesi Bülent Murat Haholu savcılıktan serbest bırakıldı

07.11.2026 11:51:00
İHA
 
Fon soruşturmasında 4 şüpheli tutuklandı: 1 şüpheliye adli kontrol
Fon soruşturmasında 4 şüpheli tutuklandı: 1 şüpheliye adli kontrol
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlanmış, şüpheliler İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilmişti.

Adli işlemlerin ardından Ümit Sincanlı, "suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklandı. Mustafa Alper Taş ise "rüşvet" suçlamasıyla tutuklandı. Eski SPK yöneticileri Ercan Urkan ve Enver Usca,"rüşvet alma" suçundan tutuklandı.

Kürşad Sait Babuçcu hakkında imza atma ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanırken, Bülent Murat Haholu savcılık işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

8 kişiyi öldürmüştü. Arif Sefa Özdemir tutuklandı

Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde pompalı tüfekle dehşet saçarak 8 kişiyi öldüren ve 1 kişiyi ağır yaralayan şüpheli Arif Sefa Özdemir, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Zanlının jandarmadaki ifadesinde, katliamın biçerdöver alım-satımından kaynaklanan borç tartışmasıyla başladığını itiraf ettiği öğrenildi

06.11.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
8 kişiyi öldürmüştü. Arif Sefa Özdemir tutuklandı
8 kişiyi öldürmüştü. Arif Sefa Özdemir tutuklandı
Afyonkarahisar ve Eskişehir hattında art arda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarla Türkiye'yi sarsan şüpheli Arif Sefa Özdemir'in adli işlemleri tamamlandı. Eskişehir'in Seyitgazi ilçesi kırsalında jandarma ve polis ekiplerinin ortak operasyonuyla yakalanarak Afyonkarahisar'a getirilen zanlı, yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi.

"Birden fazla kişiyi kasten öldürme" suçundan tutuklandı

Afyonkarahisar Adliyesi'nde savcılık sorgusunun ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan Arif Sefa Özdemir, "birden fazla kişiyi kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen zanlının babası ise hakimlikçe serbest bırakıldı.

Katliamın nedeni ortaya çıktı: Biçerdöver borcu

Soruşturma dosyasına giren jandarma ifade tutanağı, saldırının perde arkasını da aydınlattı. İfadesinde biçerdöver operatörlüğü yaptığını belirten Özdemir, geçen yıl Kırşehirli Ahmet Uzel'den vadeli olarak satın aldığı biçerdöverin tarlada çalışırken yanması üzerine kalan borç miktarı nedeniyle aralarında husumet oluştuğunu anlattı.

Olay günü ödeme yapma vaadiyle Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50) ve Numan Toprak'ı (56) İhsaniye ilçesindeki Ayazini köyü kırsalına çektiğini itiraf eden zanlı, çıkan tartışmanın ardından pompalı tüfekle üç kişiyi vurarak öldürdüğünü beyan etti.

Kaçabilmek için araç gasbedip önüne çıkanlara ateş açmış

İlk cinayetlerin ardından yakalanmamak ve araç değiştirmek için kaçış güzergahında terör estirdiğini itiraf eden Özdemir'in ifadesinde şu kan donduran detaylar yer aldı.

Önünü kestiği araçtaki Seydi Ahmet Aydoğmuş (73) ve Satı Aydoğmuş'u (68), araçlarını vermedikleri ve tüfeğini almaya çalıştıkları gerekçesiyle vurarak öldürdü ve araçlarını gasbetti.

Gasbettiği araçla ilerlerken hafif sürtüştüğü başka bir aracın sürücüsü İsmail Şen'i (61), tüfeği görüp polisi arayacağını söylemesi üzerine başından vurarak katletti.

Yukarıtandır köyü mevkiinde durdurduğu araçtaki üç kadından ön koltuktakinin indiğini, araçtan inmeyen iki öğretmene ise geriye saydıktan sonra ateş açtığını söyledi. Saldırıda öğretmenler Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) hayatını kaybetti.

Kent merkezinde aracını almak istediği S.P.'yi başından vurarak ağır yaralayan zanlı, Eskişehir sınırına geçtikten sonra tabanca bulabilmek amacıyla köy muhtarlarına kendisini "MİT görevlisi" olarak tanıttığını ancak silah alamadığını itiraf etti.

İfadesinin sonunda pişman olduğunu ve alkolün etkisiyle hareket ettiğini öne süren zanlının, saldırıda ağır yaraladığı S.P.'nin hastanedeki tedavisinin sürdüğü ve hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi.

2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı

2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı. Hak kazanan öğrencilerin 11 Kasım saat 23.59'a kadar e-Devlet üzerinden taahhütnamelerini onaylaması gerekiyor

06.11.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı
2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı
2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı. Hak kazanan öğrencilerin 11 Kasım saat 23.59'a kadar e-Devlet üzerinden taahhütnamelerini onaylaması gerekiyor.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçlarının açıklandığını duyurdu.

GSB Burs ve Öğrenim Kredisi almaya hak kazanan öğrenciler, 11 Kasım saat 23.59'a kadar e-Devlet üzerinden taahhütnamelerini onaylaması gerekiyor.

18 YAŞINDAN KÜÇÜKLER DİKKAT

Burs/kredi tahsis edilen 15-18 yaş arası öğrencilerin anne veya babalarının önce kendi e-Devlet'i üzerinden veli onayı vermesi ve ardından öğrencinin taahhütnameye onayı şart koşuluyor.

15 yaşından küçük ya da anne-babası olmayan öğrenciler ise, kanuni vasileri ile birlikte kendilerine en yakın gençlik ve spor il müdürlüğü ya da yurt müdürlüğüne belgeleri (kimlik, vasi kararı vb.) ile giderek taahhütnamelerini onaylatabiliyor.

YURT DIŞINDA ÖĞRENİM GÖREN ÖĞRENCİLER İÇİN SON TARİH 5 ARALIK

Yurt dışında öğrenim gören öğrencilerin taahhütname onayı ve kefaletname işlemlerini tamamlama süresi 5 Aralık Cumartesi günü saat 23.59'da sona eriyor.

Yurt dışı öğrencilerinin de öncelikle e-Devlet üzerinden taahhütnameyi onaylaması gerekiyor. Daha sonra yurt içinde ikamet eden bir kefil vasıtasıyla Türkiye'deki noterlerden kefaletname hazırlatması gerekiyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.