logo
14 AĞUSTOS 2026

Yargıtay'dan tır şoförlerine mesai sürprizi

Gerek yurt içi gerekse yurt dışında saatlerce direksiyon sallayan tır şoförlerinin fazla mesaisi tartışmaları Yargıtay'ın son kararıyla yeni bir boyut kazandı. Tır şoförlerinin salt tanık beyanlarına dayanarak fazla çalışma ücreti talep etmesinin mümkün olmadığına dikkat çeken yüksek mahkeme; yolculuk sırasında onlara refakat etmeyen üçüncü kişilerin, şoförün günlük çalışma düzeni hakkında görgüye veya bilgiye dayalı tanıklık yapamayacağına hükmetti. Kararla birlikte, tek başına yolculuk yapan tır şoförü fazla mesai alamayacak

13.08.2026 11:48:00
İHA
 
Yargıtay'dan tır şoförlerine mesai sürprizi
Yargıtay'dan tır şoförlerine mesai sürprizi
Ücret alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle çalıştığı şirketten istifa eden tır şoförü M.A.D., kıdem tazminatı ve diğer alacakları için İş Mahkemesi'nde dava açtı. Davalı nezdinde yurt içi ve yurt dışı tır şoförü olarak çalıştığını, ücretinin asgari ücret + sefer başına prim şeklinde belirlendiğini, günlük asgari 12-13 saat araç kullandığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatillerin büyük bir çoğunluğunda çalışmaya devam ettiğini öne sürdü. Söz konusu çalışmaların karşılığı ödenmediği gibi sigorta primlerinin de gerçek ücret üzerinden bildirilmediğini, bu nedenlerle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı ise davanın reddini istemiştir. İş Mahkemesi, davacının ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunması ve sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden ödenmesi sebebiyle iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne hükmetti. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, fazla mesaiye yönelik sırf tanık beyanları ile karar verilmesinin hatalı olduğuna dikkat çekti. İş Mahkemesi kararı ortadan kaldırıldı. Davacı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.

Emsal kararda; uzun yol tır şoförünün çalışma düzeninin ispatında, karayolları trafik kurallarına göre azami araç kullanma süresi veya dinlenme süresinden yola çıkılarak 'herkesçe bilinen genel bazı vakıalar' kapsamında bir sonuca gidilmesinin yanlışlığı hatırlatıldı. Karayolları trafik kurallarının emredici nitelikteki düzenlemeler olduğu, herkes tarafından uyulması zorunlu olan azami sınırları belirlediğine işaret edilen kararda; ''Oysa, uzak mesafeler arasında yaklaşık yirmi gün veya bir ay araç kullanan bir şoförün gidiş ve dönüş tarihi belirli olmakla birlikte, bu süre içindeki zaman dilimini ne şekilde kullanacağı oldukça kişisel bir tercihtir. Böyle bir şoförle birlikte yolculuk yapmayan tanığın anlatımı da görgüye dayalı olmayıp sadece bir tahmine dayalıdır. Bu itibarla, tır şoförünün günlük çalışma düzeninin hiç değişmediği, örneğin şoförün sabah işyerinden ayrılıp akşam yahut gece dönüş yaptığı çalışma biçimleri hariç olmak üzere, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında 'uzun yol tır şoförlüğü' yapan işçilerin çalışma düzeninin ispatında sadece görgüye dayalı tanık anlatımına itibar edilebileceği kabul edilmelidir'' denildi.

Davacının, kimi zaman uzun yol tır şoförü olarak yurt içinde ve yurt dışında çalıştığı kimi zaman da liman ile otomotiv firması arasında tır yükleme ve boşaltma işinde daha kısa mesafelerle çalıştığına vurgu yapıldı. Davacının uzun yol tır şoförü olarak çalıştığı hâllerde tek şoför olduğu sabit olduğundan görgüye dayalı bilgiye sahip bir tanığın varlığından söz etmek mümkün olmadığı dile getirildi. Takograf kayıtlarıyla da sonuca gitmenin güvenilir olmadığı belirtilen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında, ''Takograf kayıtları değiştirilmek suretiyle çalışmaya zorlandıklarını ifade etmiş olup söz konusu kayıtların da ilgili alacakların hesabında dikkate alınması mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla davacı tarafça usulüne uygun şekilde ispatlanmayan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddi gerekirken kabulü hatalı olmuştur. Belirtmek gerekir ki, davacının aylık ücretinin tespiti yapılan işin niteliği, yerinde inceleme rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında yerinde olup davacı tarafça işverence sigorta primlerinin eksik ücret üzerinden bildirilmesi ve ödenmesi sebebiyle iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayandığından kıdem tazminatının kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Adliye Mahkemesi'nin fazla mesai kararı yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına oy birliği ile karar verildi'' ifadeleri yer aldı.

Çeşme'de 16 kaçak göçmen yakalandı

İzmir'in Çeşme ilçesinde, Sahil Güvenlik ve jandarma ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmada 16 düzensiz göçmen yakalandı

14.08.2026 10:33:00
İhlas Haber Ajansı
 
Çeşme'de 16 kaçak göçmen yakalandı
Çeşme'de 16 kaçak göçmen yakalandı
İzmir'in Çeşme ilçesinde, Sahil Güvenlik ve jandarma ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmada 16 düzensiz göçmen yakalandı.

12 Ağustos günü saat 06.00 sıralarında Çeşme ilçesi Çatal Azmak mevkiinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisini alan güvenlik güçleri harekete geçti. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik Kolluk Destek Timi (Alaçatı/Koldestim) ve Alaçatı Jandarma Karakol Komutanlığı ekiplerince karada müştereken gerçekleştirilen operasyonda 16 düzensiz göçmen tespit edilerek yakalandı.

Yakalanan 9 Etiyopya, 5 Yemen, 2 Sudan uyruklu toplam 16 göçmen, sağlık kontrolleri ve işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

Holding patronundan madencilere söz

Eskişehir Mihalıççık'taki maden ocağından Ankara'ya yürüyen ve günlerdir açlık grevinde olan Doruk Madencilik işçileri, Yıldızlar SSS Holding binasında şirket sahibi Sebahattin Yıldız ile karşı karşıya geldi. Kameraların kayıtta olduğu nefes kesen görüşmede Yıldız, alacakların yatırılacağını açıklarken; işçiler holding sahibinin yemek davetini "Paralar yatana kadar açız" diyerek geri çevirdi

13.08.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Holding patronundan madencilere söz
Holding patronundan madencilere söz
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan Doruk Madencilik'te (eski adıyla Adularya) çalışan ve aylardır maaş, kıdem tazminatı ile emeklilik haklarını alamayan maden işçilerinin Ankara'daki adalet arayışı bugün çok kritik bir gelişmeye sahne oldu. Türkiye Maden-İş Sendikası çatısı altında bir araya gelerek başkentte açlık grevi başlatan işçiler, bugün haklarını talep etmek üzere maden ocağının bağlı olduğu Yıldızlar SSS Holding'in Ankara'daki genel merkez binasına girdi.

Kameralar önünde canlı yayın gibi görüşme

İşçilerin kararlı bekleyişinin ardından Yıldızlar SSS Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yıldız, işçi temsilcileri ve sendika yöneticileriyle basın mensuplarının gözü önünde yüz yüze görüştü. Finansal olarak zor bir dönemden geçtiklerini ve bankalardan kredi bulmakta zorlandıklarını savunan holding patronu Sebahattin Yıldız, madencilerin mağduriyetini kabul etti.

Yıldız, yaşanan gecikmelerin şirket bürokrasisinden de kaynaklandığını belirterek, aktif çalışan madencilerin birikmiş maaş ve tazminat alacaklarının bugün itibarıyla banka hesaplarına yatırılmaya başlanacağını resmen ilan etti.

"Yemek teklifini reddediyoruz, haklarımızı istiyoruz!"

Görüşme sırasında duygusal ve gergin anlar da yaşandı. Holding sahibi Sebahattin Yıldız'ın, günlerdir açlık grevinde olan madencilere jest yapmak amacıyla "Gelin hep birlikte bir restorana gidelim, size yemek ısmarlayayım" teklifinde bulunması üzerine işçilerden sert bir yanıt geldi.

Maden işçileri, "Biz buraya yemek yemeye gelmedik, hakkımızı aramaya geldik. Şu an açlık grevindeyiz. Bizim tek bir beklentimiz var, o da alın terimizin karşılığı olan paranın hesaplarımıza eksiksiz yatmasıdır. Paralar yatana kadar hiçbir şey yemeyeceğiz" diyerek teklifi net bir dille reddetti.

İşçilere açılan 50'şer bin liralık davalardan geri adım

Toplantıda, şirketin daha önce üretim yapılamadığı gerekçesiyle 94 maden işçisine açtığı 50'şer bin liralık tazminat davaları da gündeme geldi. İşçilerin hak arama mücadelesinin suç sayılamayacağını belirten sendika temsilcilerine hak veren Sebahattin Yıldız, "Bu davalarla bir yere varamayız. İşçilerin bu durumda bir suçu yok, sorun malzeme ve altyapı eksikliğindeydi" diyerek bu davaların geri çekileceğinin sinyalini verdi.

Holding sahibi ayrıca, işten ayrılan eski işçiler ile şirketin Söğüt ve Elazığ'daki diğer tesislerinde çalışan madencilerin ödemelerinin de önümüzdeki hafta içinde tamamlanacağını sözlerine ekledi.

Sendikadan açıklama: "Açlık grevi bitti, nöbet devam ediyor"

Görüşmenin ardından basın açıklaması yapan Türkiye Maden-İş Sendikası yetkilileri, işveren tarafından verilen resmi ödeme sözü doğrultusunda madencilerin sağlık sağlığını korumak adına açlık grevini sonlandırdıklarını duyurdu. Ancak sendika, paranın tamamı işçilerin hesaplarında görülene kadar Ankara'yı terk etmeyeceklerini vurguladı.

Uzaydan gelen tehdide karşı dev adım

Gezegen savunmasında yeni dönem başlıyor! Gökbilimciler, Dünya'ya yaklaşan asteroitlerin rotasını değiştirmek yerine, onları atmosferin en üst katmanında eritecek yeni bir yapay parçacık teknolojisi geliştirdi. Bu yöntem, nükleer müdahalelere gerek kalmadan gezegeni koruyacak

13.08.2026 20:20:00
Eyüp Kabil
 
Uzaydan gelen tehdide karşı dev adım
Uzaydan gelen tehdide karşı dev adım
Uzay ajanslarının yıllardır üzerinde çalıştığı gezegen savunma sistemlerinde, NASA Asteroit İzleme Servisi ve uluslararası gökbilim konsorsiyumlarının son verilerine göre devrim niteliğinde bir buluşa imza atıldı. Bilim insanları, Dünya için potansiyel tehlike oluşturan ve halk arasında "kıyamet mineralleri" olarak bilinen yüksek demir ve nikel içerikli gök taşlarını durdurmanın yeni bir yolunu buldu.

Geleneksel yöntemler asteroitleri patlatarak milyarlarca tehlikeli parçaya ayırmayı hedeflerken, bu yeni teknoloji gök taşını Dünya atmosferine girdiği anda kimyasal olarak çözmeyi amaçlıyor. Geliştirilen iyonize plazma bulutu, termosfer katmanında asteroitin yüzeyiyle tepkimeye girerek taşın saniyeler içinde tamamen zararsız bir küle dönüşmesini sağlıyor.


Yeni savunma teknolojisi nasıl çalışıyor?


Gezegen savunma sistemine entegre edilen bu yeni nesil teknolojinin öne çıkan özellikleri şunlar:

Termal Katalizör Enjeksiyonu: Tehlikeli gök taşı henüz uzay boşluğundayken, üzerine taşın erime noktasını düşüren özel bir kimyasal bileşik fırlatılıyor.

Atmosferik Reaksiyon Tetikleyici: Gök taşı atmosferin üst katmanlarına ulaştığında, enjekte edilen bileşik havanın sürtünme ısısıyla birleşerek zincirleme bir erime süreci başlatıyor.

Parçalanma Karşıtı Stabilizasyon: Sistem, taşın büyük parçalara ayrılarak yeryüzüne düşmesini engelliyor ve kütleyi mikroskobik toz bulutuna dönüştürüyor.


Uzay tehditlerine karşı alınan 4 küresel önlem


Uzmanlar, bu yeni plazma kalkanı teknolojisinin yanı sıra, uzay kaynaklı felaketleri önlemek için dünya genelinde uygulanan diğer hayati tedbirleri şu şekilde sıralıyor:

1. Erken Uyarı Teleskop Ağları: Dünya genelindeki optik ve radar teleskopları, çapı 10 metrenin üzerindeki tüm yakın geçişli cisimleri yapay zeka destekli yazılımlarla 7/24 tarıyor.

2. Kinetik Çarpma Testleri: Potansiyel olarak tehlikeli büyük gök taşlarının yörüngesini yıllar öncesinden değiştirmek için insansız uzay araçlarıyla yön saptırma görevleri yürütülüyor.

3. Uluslararası Uzay Hukuku Protokolleri: Olası bir acil durumda tüm ülkelerin ortak savunma yapabilmesi için küresel veri paylaşım ağları ve hızlı müdahale anlaşmaları güncelleniyor.

4. Sivil Savunma ve Simülasyon Senaryoları: Olası küçük çaplı meteor düşmelerine karşı yerel yönetimler, erken tahliye ve sığınak koordinasyon planlarını dijital simülasyonlarla test ediyor.

Bu tarihi gelişmenin, insanlığın dinozorlarla aynı kaderi paylaşmasını engelleyeceğini ve Dünya'yı uzaydan gelebilecek en büyük tehditlere karşı tamamen güvenli bir sığınak haline getirebileceğine inanılıyor.

Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı

Muğla'nın Fethiye ilçesinde günübirlik mavi tur düzenleyen gezi teknesinde çıkan yangın nedeniyle tam bir can pazarı yaşandı. Kısa sürede tüm gövdeyi saran alevlerden kurtulmak isteyen, aralarında çocukların da olduğu 115 yolcu can yeleklerini giyerek kendilerini serin sulara bıraktı

13.08.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı
Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı
Muğla'nın dünyaca ünlü turizm merkezi Fethiye, bugün sabah saatlerinde denizin ortasında kabus dolu anlara sahne oldu. Edinilen bilgilere göre olay, saat 11.00 sıralarında Katrancı Koyu yakınlarında meydana geldi. Bölgede günübirlik mavi tur hizmeti veren "Toys Boat" (bazı kaynaklarda İmparator Atila) isimli gezi teknesinin mutfak bölümünde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın başladı.

Alevler saniyeler içinde tüm tekneyi sardı

Mutfakta başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle saniyeler içinde büyüyerek tüm tekneyi etkisi altına aldı. Gökyüzünü kaplayan yoğun siyah dumanlar kilometrelerce uzaktan görülürken, teknede bulunan yolcular büyük bir panik yaşadı.

Alevlerin kaçış yollarını kapatması üzerine, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 115 yolcu, kaptan ve mürettebatın yönlendirmesiyle hızlıca can yeleklerini giydi. Güvertede sıkışan vatandaşlar, alevlerden korunabilmek adına sırayla denize atlamaya başladı.

Çevre tekneler yardıma koştu

Olayın ardından yapılan acil çağrılar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Deniz Polisi ve çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Telsiz anonslarını duyan çevredeki balıkçılar, özel tekneler ve diğer günübirlik tur tekneleri de hızla olay yerine rotalarını çevirdi.

Deniz yüzeyinde can pazarının yaşandığı dakikalarda, Sahil Güvenlik botları ve sivil deniz araçları koordineli bir şekilde çalışarak suda mahsur kalan vatandaşları birer birer altı. Yoğun çabalar sonucunda denize atlayan 115 kişinin tamamı sudan çıkarılarak güvenli bölgelere tahliye edildi.

Dumandan etkilenenler hastaneye kaldırıldı

Kurtarılan yolcular, Göcek ve Karagözler mahallelerindeki Sahil Güvenlik Komutanlığı iskelelerine getirilerek karaya çıkarıldı. İskelelerde hazır bekletilen ambulanslardaki sağlık ekipleri, vatandaşlara ilk müdahaleyi burada yaptı.

İlk belirlemelere göre olayda herhangi bir can kaybı veya ağır yaralanma yaşanmadı. Ancak dumandan etkilendiği belirlenen 2 yolcu tedbir amaçlı olarak Fethiye'deki hastanelere kaldırıldı. Korku dolu anlar yaşayan çocukların ve diğer yolcuların sağlık kontrolleri ise ayakta tamamlandı.

Fethiye Kaymakamı'ndan açıklama

Olay yerinde ve tahliye noktalarında incelemelerde bulunan Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, duruma ilişkin yaptığı açıklamada mucizevi bir kurtuluş yaşandığını vurguladı. Kaymakam Akkaya, "Olayın hemen ardından devletimizin tüm imkanları ve çevredeki duyarlı denizcilerimiz bölgeye intikal etti. En büyük tesellimiz tek bir vatandaşımızın dahi burnunun kanamamış olmasıdır. Yolcularımızın tamamı Sahil Güvenlik botlarımız ve çevredeki teknelerle güvenli şekilde tahliye edilmiştir" ifadelerini kullandı.

Dev gezi teknesi sulara gömüldü

Yangın söndürme ekiplerinin denizden yaptığı yoğun müdahaleye rağmen, ahşap ve fiber malzemelerin hızla yanması nedeniyle gezi teknesi tamamen küle döndü. Büyük bölümü yanan ve ağır hasar alan tekne, bir süre sonra dengesini kaybederek Katrancı Koyu açıklarında batmaya başladı. Teknede oluşan maddi zararın milyonlarca lira olduğu tahmin ediliyor.

Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı, 115 kişinin hayatını tehlikeye atan yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek

13.08.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek
"Terörsüz Türkiye" sürecinde gözler Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılacak kritik görüşmeye çevrildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek.

Görüşmenin zamanlaması dikkat çekiyor. Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, sürecin yasal altyapısını oluşturmak amacıyla Meclis gündemine getirildi. Teklif TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Erdoğan-Buldan-Sancar görüşmesinin de yasanın Meclis aşamasının hemen ardından gerçekleşecek olması, buluşmanın önemini artırıyor. Görüşmede sürecin geldiği nokta, yasal düzenlemenin ardından atılacak adımlar ve bundan sonraki takvimin değerlendirilmesi bekleniyor.

Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu

Trabzon’da 9 yıl önce şehit düşen Eren Bülbül’ün annesi Ayşe Bülbül, "Terörsüz Türkiye" süreci ve yeni yasa tartışmalarına sert tepki gösterdi. Ayşe Bülbül, "Evimin kapısını 9 yıldır kilitlemiyorum, teröristlerin serbest kalma ihtimalini asla kabul etmiyorum" dedi

12.08.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu
Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu
Trabzon'un Maçka ilçesinde 11 Ağustos 2017'de terör saldırısında şehit düşen 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül, "Terörsüz Türkiye" süreci ve TBMM'de kabul edilen Çerçeve Yasa tartışmalarına ilişkin duygusal bir açıklama yaptı. Acılı anne, 9 yıldır kapısını kilitlemediğini belirterek teröristlerin serbest bırakılması ihtimaline sert tepki gösterdi

Trabzon'un Maçka ilçesinde oğlunun şehit edildiği bölgede basın mensuplarına konuşan Ayşe Bülbül, gözyaşları içinde şunları söyledi:

"9 yıldır kapı kilitlemiyorum. Benim yavrum gelecek diyorum. Yaralıdır, kollarını kaldırıp kapıyı açamaz diyorum. Hâlâ yavrumun geleceğini hissediyorum. Gece hava güzel olduğunda gelip kabrinde oturuyorum. Allah hiç kimseye evlat acısı yaşatmasın.

Terör olayları bitsin. Kimse neden bitiyor diyemez ama ne şekilde ve nasıl bitecek? Cezaevinde salınacaklar salınırsa benim kırgınlıklarım hayatta bitmez. Bir şehit annesi olarak başka duyumlar alıyorum. İçerdekiler çıkarsa ben bir anne olarak yıkılırım, yıkıldığım yerden kalkamam. Teröristler bırakılırsa ben bir şehit annesi olarak bir daha ayağa kalkamam.

Yavrum, babasının yerine geçti. Kimseyi incitmezdi. Kimseye bir şey yapmadı. 17 kurşuna evladımı şehit verdim. Terör normal şekilde bitsin. Salınmasınlar, yıkılırım. Şehit annesi olarak içerdekiler çıkarsa yıkıldığım yerden, düştüğüm yerden kalkamam."

Ayşe Bülbül, konuşmasında terörün sona ermesini istediğini ancak bunun cezaevindeki terör örgütü mensuplarının salıverilmesi yoluyla gerçekleşmesi halinde acısının asla dinmeyeceğini vurguladı. 9 yıldır kapısını kilitlememesinin nedenini ise oğlunun "yaralı olduğu ve kapıyı açamayacağı" inancına bağladı.


Dinmeyecek bir acı


11 Ağustos 2017'de PKK'lı teröristlerin erzak çaldığı bir evi güvenlik güçlerine gösterirken çıkan çatışmada Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik ile birlikte şehit olan Eren Bülbül'ün annesi, yıllardır aynı acıyla yaşadığını her fırsatta dile getiriyor. Açıklaması, TBMM Genel Kurulu'nda 11 Ağustos 2026 gecesi 467 oyla kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" (kamuoyunda Çerçeve Yasa) tartışmalarının gölgesinde yapıldı. Yasa, PKK/KCK'nın silah bırakması ve örgütün fiili varlığına son verildiğinin tespiti halinde bazı soruşturma, kovuşturma ve cezaların ertelenmesini öngörüyor.

Ayşe Bülbül'ün bu sözleri, sosyal medyada hızla yayıldı ve birçok kullanıcı tarafından "şehit ailelerinin sesi" olarak paylaşıldı. Acılı anne, daha önce de benzer açıklamalarında terörün gerçekten bitmesi halinde süreci destekleyebileceğini, ancak aldatmaca olması durumunda şehit ailelerinin daha fazla acı çekeceğini belirtmişti.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu

12.08.2026 14:46:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu.

"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme bizce şöyle olur" diyen BTP liderinin 13 maddelik önerisi şöyle:

"Madde 1: Devletimizin üniter yapısı, Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri kırmızı çizgimizdir.

Madde 2: Türkiye'nin yabancıya ve yandaşa verilen madenleri geri alınarak devlet-millet ortaklığı ile işletilecektir. Bu kaynakların geliri vatandaşa vatandaşlık maaşı olarak verilecektir.

Madde 3: Devletin özelleştirmeler yoluyla elden çıkarılan fabrikaları yeniden devletleştirilecek ve bölgesel istihdam güçlendirilecektir. İş sahibi olacak olan gençler illegal yapıların istismarına açık olmaktan kurtarılacaktır.

Madde 4: Parti programımız olan Milli Ekonomi Modeli'nin gelir adaletini sağlayacak projeleriyle vatandaşlar arasındaki adaletsizlik duygusu ortadan kaldırılacak ve devlet-millet bağı güçlendirilecektir.

Madde 5: Yargı bağımsızlığı temin edilecek, kuvvetler ayrılığı ilkesi gerçek anlamda yeniden tesis edilecek ve hiç kimse kendini yargının, anayasanın üzerinde göremeyecektir.

Madde 6: Yargıdaki siyasallaşma ortadan kaldırılarak, herkesin "adalet var" duygusu ile devletine güveni sağlanacaktır.

Madde 7: Köy okulları yeniden faaliyete geçirilecek, okulsuz köy kalmayacaktır. Anayasal bir hak olan eğitimde fırsat eşitliği ülkenin tamamında hayata geçirilecek ve bölgesel dezavantajlar ortadan kaldırılacaktır.

Madde 8: Sağlık hizmeti ülke geneline eşit kalitede yayılacak ve yine anayasal bir hak olan sağlık hizmetlerine erişimde bölge farkı olmayacaktır.

Madde 9: Milli birlik ve beraberlik konusunda ortak paydalar ön plana çıkarılacak ve bu yönde çeşitli şekillerde yayınlar ve eğitim faaliyetleri yapılacaktır.

Madde 10: Dış güçlerin Türkiye üzerindeki planlarının bir parçası olarak Türk askerine, polisine, öğretmenine, doktoruna vs. silah doğrultmuş hiç kimse ve hiçbir grup için af söz konusu olamaz, teklif dahi edilemez.

Madde 11: Türkiye'nin demografik yapısını bozan kontrolsüz dış göç önlenecek ve Türkiye'deki kaçak göçmenler hukuk çerçevesinde ülkelerine gönderilecektir.

Madde 12: Türkiye, dış politikada ulusal güvenliğini tehdit eden ülkelerle ilişkilerini gözden geçirecek ve gereken adımları atacaktır.

Madde 13: Türkiye, komşularıyla iyi ilişkiler kurarak bölgesel istikrar ve güvenin temini için gereken adımları atacak."

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi

12.08.2026 14:00:00
AA
 
 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi
 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi
Kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Meclis'te rekor oyla yasalaştı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kanunun 467 oy ile yasalaşmasına dikkat çeken Kurtulmuş, "Ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime yok." dedi. Yasanın yeni bir kapı açtığına da işaret eden Kurtulmuş, bu süreçte dış tehditlere karşı uyardı.

Kurtulmuş'un açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"Türkiye tarihi bakımından en önemli süreçlerini yaşıyoruz. İlk asrının yarısı terör meselesiyle Türkiye'nin ayaklarına pranga vuruldu. Türkiye'de Türk ve Kürt toplumunun arasına husumet sokulmaya çalışıldı.

"467 OY MİLLETİN SÜRECE YANSIMASI"

5 Ağustos 2025'te komisyon toplantısını yaptık. Bütün siyasi partilerin katılması çok değerliydi. Türk toplumunun farklı kesimlerinin temsilcilerinin 21 toplantı boyunca buraya geldi. Görüşlerini ortaya koydu. Hiç kimse komisyonda konuşandan sonra aleyhine söz almadı. Bütün partiler uzlaştı ve bir rapor ortaya çıktı. Komisyon toplumsal desteğe vesile oldu.

467 kabul oyu milletin sürece desteğinin yansımasıdır. Süreç tamamen açık ve şeffaf bir şekilde ilerleyecek. Yasaya herkes destek verdi. Başından itibaren söylediğimiz bir şey vardı. Kürt'ün onuru, Türk'ün gururunu koruyarak bir çalışmanın yapılması.

Devletin temel nitelikleriyle ilgili tartışma olmamıştır. Öneri de bulunulmamıştır. Ortak bir kararlılıkla yürütülmüştür.

"YASA KAPIYI AÇTI"

Bu noktaya gelmemizin en önemli hususiyetlerden bir tanesi bölgedeki risklerdir. Türkiye olarak bizim baştan beri tezimiz, biz daha fazla bölünmenin değil daha fazla derlenip toparlamanın merkezi olmalıyız.

Asla duyguları incitmeyecek şekilde hareket ettik. Bu yasa her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Raporun kapıyı araladığını, yasanın da kapıyı tamamen açtığını görüyoruz. Bu yol Türkiye'de birliğin, kardeşliğin yoludur.

Eski dönemin alışkanlıkları üzerinden siyaseti konuşma devri artık geride kalmalıdır. Herkes yeni dönemin hassasiyetine uygun barış ve kardeşlik diliyle konuşmalıdır. Bu vatanın tamamı bizimdir. Terörden hep beraber kurtulacağız. Dış tehditlere ve provokasyonlara karşı tedbirli olmalıyız.

"GEÇİCİ VE MÜSTAKİL BİR YASADIR"

Bu yasanın af yasası söylemlerine katılmıyorum. Bu eleştirileri haksız buluyorum ancak saygıyla karşılıyorum. Raporda milli egemenliğimizi, milli birliğimizi, bütünlüğümüzü, ulus devlet yapımızı bozacak bir tek cümle yoktur. Geçici ve müstakil bir yasadır. PKK/KCK terör örgütünün kendi tasfiye süreciyle ilgilidir. Hazırlanan yasada 3 tane emniyet sibobu yerleştirilmiştir.

"GENEL BİR AF DEĞİL"

Bu yasa genel bir af değil. TBMM her safhayı kontrol edecek ve komisyon oluşturulacak. Bu kadar nitelikli bir şekilde hazırlanmış bir yasa teklifi, nasıl bölücü bir yasa teklifi değil.

Bu yasayla birlikte terörsüz Türkiye'ye, bölgeye kapı açılmıştır. Yasa çıkarmak işin en kolayı. Mühim olan zihniyetlerin, siyaset bakışların değişmesi. Hepimiz bu topraklara bağlıyız. Yılların verdiği tahribatlar var. Bunların da süratle giderilmesi lazım.

Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Çerçeve Yasa Teklifi’ne “evet” oyu vermesinin ardından tepki gösterdi. Daha önce Özel’den rozet alan Çerçioğlu, rozeti geri iade edeceğini açıkladı

12.08.2026 11:50:00
Haber Merkezi
 
Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”
Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”
Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Çerçeve Yasa Teklifi'ne "evet" oyu vermesinin ardından sert tepki gösterdi. Çerçioğlu, daha önce Özel'in kendisine hediye ettiği YENİ Parti rozetini geri iade edeceğini duyurdu.

Çerçeve Yasa görüşmeleri öncesinde Güvenpark'ta eylem yapan gazileri ziyaret eden Özgür Özel, bu sırada Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Erdem Çerçioğlu'na YENİ Parti rozeti takmıştı. Yasanın Meclis'te kabul edilmesinin ardından konuşan Çerçioğlu, yaşananları şu sözlerle değerlendirdi:

"Sayın Özgür Özel'e söylediğim şey şuydu. Eğer şehit ailelerini, gazileri ağlatacak yasaya 'evet' derseniz size de hakkımız helal değil dedim. Özgür Özel'in şahsını çok sevdiğim için yakasındaki rozeti istemiştim. İstemiyorum onun rozetini falan. Geri iade edeceğim."

Çerçioğlu, açıklamasında Özel'e daha önce yaptığı uyarıyı hatırlatarak, şehit aileleri ve gazileri üzecek bir düzenlemeye destek verilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Rozeti şahsi sempatisi nedeniyle istediğini belirten Çerçioğlu, artık bu rozeti taşımak istemediğini net bir şekilde dile getirdi.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi olarak bilinen Çerçeve Yasa, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında bazı terör suçlarında soruşturma, kovuşturma ve infazların ertelenmesini öngörüyor. Gaziler ve şehit yakınları çevrelerinde yasanın kapsamı nedeniyle tepkilere yol açtığı biliniyor.

Erdem Çerçioğlu'nun açıklaması, yasanın kabulünün ardından gaziler kesiminde yaşanan rahatsızlığı bir kez daha gündeme getirdi.

Dış ticaret mevzuatına aykırı davranan firmalara ceza yağdı

Ticaret Bakanlığı, bu yılın ilk 7 ayında dış ticaret işlemleri kapsamında yapılan sonradan ve ikincil kontrol denetimleri sonucunda toplam 8,9 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiğini bildirdi

12.08.2026 11:10:00
Anadolu Ajansı
 
Dış ticaret mevzuatına aykırı davranan firmalara ceza yağdı
Dış ticaret mevzuatına aykırı davranan firmalara ceza yağdı

Ticaret Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, dış ticaret işlemlerinde vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, kamu gelirlerinin korunması ve gümrük işlemlerini mevzuata uygun şekilde gerçekleştiren dış ticaret erbabının haklarının gözetilmesinin amaçlandığı belirtildi.

Bu kapsamda geçmiş dönemlere ilişkin gümrük ve dış ticaret işlemlerinin denetiminin etkin ve kararlı şekilde sürdürüldüğüne işaret edilen açıklamada, Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, risk analizleri ve kontrol çalışmaları yapıldığına değinildi.

Açıklamada, söz konusu çalışmalarda ileri veri analitiği tekniklerinden yararlanıldığı da vurgulandı.

Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü bünyesindeki kontrol şubelerince, ikincil kontrol beyanname incelemeleri yapıldığı bildirilen açıklamada, 3 bin 223 firma tarafından tescil edilen 19 bin 638 gümrük beyannamesinin kontrol edildiği belirtildi.

Açıklamada, bu incelemeler sonucunda 7,2 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiği bilgisi verildi.

"Tutar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 arttı"

Bakanlık müfettişlerince yapılan sonradan kontrol firma denetimleri kapsamında ise 145 firmanın denetlendiğine dikkat çekilerek, şunlar kaydedildi:

"Söz konusu denetimler sonucunda 1,7 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi. Böylece, bu yılın ilk 7 ayında gerçekleştirilen sonradan ve ikincil kontrol denetimleri sonucunda toplam 8,9 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenmiş oldu. Söz konusu tutar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artış gösterdi. Bakanlık, dış ticaret işlemlerinin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak, vergi kayıp ve kaçağını önlemek ve kurallara uygun faaliyet gösteren firmaların haklarını korumak amacıyla geçmiş dönem gümrük ve dış ticaret işlemlerine yönelik kontrollerini etkin şekilde sürdürecektir." 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.