HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 30 HAZİRAN 2022, PERŞEMBE

Yaşam ve öyküler

17.05.2022 00:00:00

İnsan ömrünün uzunluğu, biriktirdiği anıların çokluğu ile ölçülür. 

Birlikte yaşadıklarımız, tanış olduklarımız, çalıştıklarımız veya çalıştırdıklarımız, akraba veya çocuklarımız, torunlarımız ne kadar çok olursa olsun onların hayatımızda işgal ettiği yer önemlidir. Onların kıymetini bilmek; onların bizim kıymetimizi bilmesi ile orantılıdır. 

Bazılarını bir ömür vermemize; çok sevmemize, özlememize rağmen gün gelir onların bizler için aynı duyguları hissetmediklerini fark edebiliriz. Biri birine yabancılaşan insanların dünyasında sevgiye ve ilgiye, zaman ayırmaya, kendi iç evrenindeki yolculuğu yaparak duygu ve düşüncelerini süzmeye, yaşamanın gerçek anlamını keşfetmeye vakti yoktur. 

Sadece zaman değil; insanlarda bir avuç dolusu su gibi süzülüp giderler. Onlara ne sevginizi gösterebilirsiniz ne de bulup sarılabilirsiniz. Geriye yokluklarının, zamanında yapmanız gerekenleri yapmadığınız için bir acı pişmanlık kalır…

* * *

Düşünmek, düşündükten sonra harekete geçmek insana has bir davranıştır. Öfkeyle, intikam hissiyle, düşmanlıkla davranmak ise tamamen içgüdüsel ve kontrol dışı, sonucunda pişmanlıkların birikeceği bir hareket biçimidir. İnsanların çoğu, neden dünyaya geldiğini düşünmeyen, etrafında olup bitenin farkına varmayan, vermekten çok almaya alışmış, kendisini dünyanın merkezi zanneden, her şeyin onun için yaratıldığını ve öncelik hakkına sahip olduğunu zanneden veya hayatı böyle algılayan bencil bir davranış kodunun yaygınlaştığını görememektedirler. 

İnsanlığın en büyük mücadelesi olan olgunlaşmanın kişisel bencilliğe dönüştüğünü görmeliyiz. Günümüz dünyasında bunun bir hastalık olduğunu mutlaka anlamalı, kendi davranış ve düşüncelerimiz ile yaşadığımız toplum içinde bir fark yaratmalıyız. 

Ünlü düşünürlerin pek çoğu, tarih boyunca insanın maddi varlığından çok, manevi zenginliği üzerine konuşmuşlar, söylemleri bu yönde gelişmiştir. Maddi olarak elde edilenlerin çok azının yaşamı sürdürmek için gerekli olduğunu, ancak varlık nedenini çözmeye yardımcı olmadığını ifade etmişlerdir. 

Çünkü insan, belli bir olgunluğa eriştiğinde ölümle buluşmaya giderken maddi değerlerin bir işe yaramadığını, bir ömür bunların peşinde koşmanın, mal mülk biriktirmenin, altın ve servetin dünyevi dertlere çözüm olmadığını anlamaktadır. 

Ölünen yatak ne kadar şık olursa olsun, buna karşılık gömüldüğünüz ve sonsuzluk uykusuna dalacağınız döşek aynıdır.

Koca bir ömürden geriye kalan yaşadıklarınızla, yaptıklarınızla 'bu dünyada bıraktığınız iz'den ibarettir. 

* * *

Genç, güzel, yakışıklı olabilirsiniz. Ancak çevrenizdekiler için gerekli zarafet ve nezakete, davranışlarınızda servetinizle orantılı iyilikseverliğe sahip değilseniz bunlar bir işe yaramamaktadır. 

Çok hızlı geçen dünya hayatına kendimizi kaptırmamak, geçtiğimiz günlerin ve etrafımızda gördüğümüz insanları doğru algılamak, yaşamı tanımaya çalışmak zorundayız. Hayat bizim için sadece ibret alacağımız veya örnek olacağımız bir yaşam sahnesidir. Yıllar önce yaşamına dokunup geçtiklerimizle, çevremizdekiler ile yolculuğumuzu güzel tamamlamak için gayret göstermektir. 

İnsanlar arasında dil, din, cins, ırk ve milliyet ayrımı yapmak; hoş görülü olmamak, maddi varlıkların paylaşılmak için kazanıldığını unutmak, iyilik işlerinden uzak durmak, bir öksüze sahip çıkmamak, kaba güç ve zorbalıkla davranmak, yapılan bir işin hakkını vermemek, fakir fukaranın evine girecek ekmeği çoğaltacağına azaltmak, sizden ilgi ve sevgi bekleyen varlıklardan uzak durmak kendi içsel yalnızlığınızı arttırmaktan ve mutsuz olmanıza yol açmaktan başka bir işe yaramaz. 

* * *

Her insanın bir yaşam öyküsü vardır. Ne yazık ki bunu ne uzatabilir ne de kısaltabiliriz.

Sadece mutlu olmalarını sağlayabiliriz.

Başkalarının mutluluğu sizin mutluluğunuz olsun.

Hem de bol bol…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Yere düşen para… / 29.06.2022
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

17.05.2021, 17.05.2020, 17.05.2019, 17.05.2018, 17.05.2017, 17.05.2016, 17.05.2015, 17.05.2014, 17.05.2013, 17.05.2012, 17.05.2011, 17.05.2010, 17.05.2009, 17.05.2008, 17.05.2007, 17.05.2006, 17.05.2005, 17.05.2004, 17.05.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.