logo
17 AĞUSTOS 2026

15 kişi pozitif çıkınca köy karantinaya alındı

Kastamonu'nun Çatalzeytin ilçesinde Piri köyünde 15 kişinin testi pozitif çıkması üzerine köy, 14 gün süreyle karantinaya alındı

18.11.2020 22:15:00
 
15 kişi pozitif çıkınca köy karantinaya alındı
15 kişi pozitif çıkınca köy karantinaya alındı
Edinilen bilgiye göre, Çatalzeytin ilçesine bağlı Piri köyünde son günlerde bazı kişilerde korona virüs hastalığı belirtisi görülmeye başlandı. Bunun üzerine Piri köyünde Şaban ve Pür Mahallelerinde ikamet eden vatandaşlara yönelik yapılan Covid-19 testinde 15 kişinin testi pozitif çıktı. Bu kapsamda Çatalzeytin İlçe Hıfzıssıhha Kurulu, salgının yayılmasını önlemek için Piri köyünün 14 gün süreyle karantinaya alınmasını kararlaştırdı. Kararın ardından jandarma ekipleri, köyün giriş ve çıkışlarını kapattı.İHA

Avukatlar, çerçeve yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine taşınmasını istedi

Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu, YENİ Parti'yi, çerçeve yasayı iptali için Anayasa Mahkemesine taşımaya davet etti. Yayımlanan yazılı basın açıklamasında, "YENİ PARTİ grubunda bu kanuna 54 milletvekili "ret" oyu vermiştir. Dolayısıyla ortada hukuken kullanılabilecek somut ve son derece açık bir yol vardır. 54 milletvekili bu kanunun Anayasa'ya aykırı olduğunu düşünüyorsa bir araya gelerek grup kararı alması ve kanunu Anayasa Mahkemesine taşıması mümkündür" denildi  

17.08.2026 13:03:00 / Güncelleme: 17.08.2026 13:07:21
Haber Merkezi
 
Avukatlar, çerçeve yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine taşınmasını istedi
Avukatlar, çerçeve yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine taşınmasını istedi
Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu, yayımladıkları yazılı basın açılamasında çerçeve yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulması gerektiğini vurguladı. Avukatlar bunun için de YENİ Parti'ye çağrıda bulundular.

Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu Basın Açıklaması şöyle:

"Değerli Basın Mensupları, Türk Hukukçusu değerli meslektaşlarımız ve Büyük Türk Milleti. 

PKK'lı teröristleri affetme yasasına karşı tarihsel sorumluluklarının farkına varmaları, bir ulus devlet olan laik, sosyal ve hukuk devletimize karşı "etnik azınlık ırkçılığı" düşüncelerinin önünü açan bu çerçeve yasaya karşı Türk Milletinin yanında yer almaları gerektiği konusunda Ankara Barosu'nu ve Türkiye Barolar Birliği'ni 5 Ağustos tarihinde uyarmıştık. Ancak Anayasaya açıkça aykırılıklar taşıdığı kabul oyu veren milletvekillerince dahi sabit görülen bu kanuna karşı tek laf etmeyen bu iki kurum Avukatlık Kanunu'nun kendilerine yüklediği vazifeleri ihmal etmiş, bugün burada Türk Milliyetçisi Avukatlar olarak bu basın açıklamasını yapmamıza neden olmuşlardır. 

Ülkemizde 40 yılı aşkın süredir bölücü terör örgütlerinin saldırıları sonucunda binlerce vatandaşımız şehit olmuş, gazilerimiz çok ciddi bedensel zararlar görmüşlerdir. Kahraman gazilerimiz bugün hainler affedilmeye çalışılırken, dün yapılanlar bugün yokmuş gibi sayılırken Ankara Güvenpark'ta hak ettikleri konumu ve saygınlığı kazanmak için günlerdir nöbette beklemektedir.

Devletin birinci vazifesi terörü yok etmektir. Devlet terörle müzakere etmez. Devlet terör unsurlarıyla görüşmez. Devlet terör unsurlarını ancak teslim alır. Terör kahraman güvenlik güçlerimiz eliyle ezilip sindirilerek teslim alındıktan sonra, terör örgütüyle ilişkili kişilerin durumuyla ilgili düzenleme yapar. Böyle bir düzenlemenin temel amacı, olmazsa olmaz şartı "Türkiye Cumhuriyeti Devletinde ve Türk Ulusu varlığında bütünleşmedir". Böyle bir bütünleşmede olması gereken irade "Federasyon ve özerklik taleplerimizden vazgeçiyoruz, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve Türk Ulus Kimliğinin bir parçası olmayı kabul ediyoruz." olmalıdır. 

Yine böyle bir düzenlemede Türk ulus kimliği dışında etnik azınlık ırkçılığı fikriyle siyaset yapan bütün partiler yasaklanıp kapatılmalı, yine aynı amaçlarla faaliyet gösteren bütün sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerine son verilmeli ve yasaklanmalıdır. Terör örgütü teslim olmadan güya olacağı varsayımıyla bugüne kadar olanları yok sayıp bu eli kanlı katil teröristlerin affını istemek toplumsal barış ve uzlaşı duygusundan değil, ancak ihanete ortak olmaktan doğan aşağılık bir davranıştır. 

Diğer taraftan ihanet karşısında sessiz durmakta ihanete ortak olmaktır. Ankara Barosu ve Türkiye Barolar Birliği!ni sessiz kalmamaya çağırıyoruz. Çünkü; Devlet, kendi otoritesiyle mücadeleye girişen terör örgütlerini birbirinden ayırmaz, içlerinden birini ayırıp onunla ilgili özel düzenlemeler yapmaz, diğer terör örgütlerinin amaçlarına ulaşmak için eylemlerini artırma konusunda onları teşvik eden görüşmeler ve yasal düzenlemeler yapmaz. 



Bu çerçeve yasa koşullu özel af mahiyeti taşımaktadır. "1 Haziran 2005 tarihinden günümüze kadar terör faaliyetleri kapsamında suç işleyenler teklif hükümlerinden yararlanabilecek." demek suretiyle bebek katili terörist başının da bu tarihten sonraki suçları örtülü olarak af kapsamına alınmıştır. Zira İmralı'daki hücresinde avukatları ve kendisine gelen heyetler marifetiyle terör örgütüne verdiği talimatlarla işlenen suçlar, bu kapsam dışında bırakılmıştır. Her ne kadar kasten öldürme suçu teklif kapsamı dışında tutulmuş ise de, teklif hükümlerine göre; Kamu görevlisi, asker, öğretmen, mühendis, çocuk, genç, yaşlı, kadın ayırt etmeksizin binlerce insanın katledildiği terör suçlarının işlendiği süreçte örgütü yöneten kişiler haklarında hiçbir soruşturma işlemi olmadan serbest bırakılabileceklerdir. Terör örgütü yöneticilerinin haklarında soruşturma başlatılmış olsa bile, bunlar kasten öldürme suçlarının işlenişine herhangi bir şekilde iştirak edip etmedikleri araştırılmadan soruşturmaları Cumhuriyet Savcısının kararıyla ertelenebilecektir. Bu karara karşı sulh ceza hakimleri kararı inceleyip karara bağlayacaktır. Dolayısıyla kişilerin ağır suretle yaralanmaları ve sürekli engelli kalmaları sonucunu doğuran saldırıları gerçekleştiren örgüt mensupları haklarında soruşturma işlemi yapılmadan tamamen serbest bırakılacaklardır. 

Çerçeve yasasının 7. maddesinin 4. fıkrasının hukuk devletiyle bağdaşan hiçbir yönü bulunmamaktadır. Çünkü haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılanlarla ilgili olarak verilen erteleme kararı üzerine başlatılan denetim sürecinde terör örgütü mensupları hiçbir kısıtlamaya tabi tutulmadan seçilme veya atama yoluyla kamu görevi üstlenebileceklerdir. Çerçeve yasası kapsamında kurulacak kurullara yargı organı konumu verilmekte ve 10. madde ile bu kurullarda görev yapan kamu görevlilerine yaptıkları işlerle ilgili hukuki, idari ve cezai sorumluluğun doğmayacağına ilişkin güvence sağlanmaktadır. Millet için yapılan bir hizmetle ilgili hukuki sorumluluktan kaçmak, cezai sorumluluktan korkmak, her şeyden önce yaptığı işin doğru olmadığını peşinen kabul etmektir. Yine çerçeve yasa kapsamında bir yürütme organı olan Milli Güvenlik Kuruluna yargı organı konumu verilmektedir. Terör örgütü üyesi teröristlerle ilgili bir karar verirken yargı organlarını Milli Güvenlik Kurulunun yapacağı tespitler bağlamaktadır. Bağımsız mahkemelerin kararları Milli Güvenlik Kurulu'nun tespitlerinin vesayeti altına alınmıştır. 

Çerçeve yasasının gerekçesinde "Milli egemenlik ilkesi ve ortak vatandaşlık bilinci etrafında şekillenen…" ifadesindeki ortak vatandaşlık bilinci bu çerçeve yasasından sonra gündeme getirilecek olan yeni anaysa çalışmalarındaki devletin kurucu unsurları adı altında Türk ulusunun egemenliğine ortak koşma çalışmalarının bir işaretidir. Gelinen noktada Türk Ulusu'nun bu hukuksuzluğa karşı haklarının korunması için önümüzde çok açık bir Anayasal denetim yolu bulunmaktadır. 

Anayasa'nın 150. maddesi, kanunların Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla doğrudan Anayasa Mahkemesine götürülmesini üç ayrı yoldan mümkün kılmaktadır:

* Cumhurbaşkanı, 
* Türkiye Büyük Millet Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu ve
* TBMM üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki milletvekilleri. 

Cumhurbaşkanının ve iktidar partisinin bu kanunu Anayasa Mahkemesine götürmeyeceği siyasi irade olarak ortaya çıkmıştır. 120 milletvekilinin imzasını toplamak da mevcut Meclis aritmetiği içerisinde son derece güç görünmektedir. Zira kanuna karşı çıkan milletvekillerinin sayısı dahi 120'ye ulaşmamaktadır. Ancak burada kamuoyunun bilmediği, son derece önemli bir anayasal imkan daha vardır: Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinde 91 milletvekili bulunan YENİ PARTİ, en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubundan biridir. 91 milletvekilinin salt çoğunluğu olan 46 milletvekilinin grup kararı yeterlidir. Ve bildiğimiz üzere YENİ PARTİ grubunda bu kanuna 54 milletvekili "ret" oyu vermiştir. Dolayısıyla ortada hukuken kullanılabilecek somut ve son derece açık bir yol vardır. 54 milletvekili bu kanunun Anayasa'ya aykırı olduğunu düşünüyorsa bir araya gelerek grup kararı alması ve kanunu Anayasa Mahkemesine taşıması mümkündür. 

Başlığıyla içeriği dahi birbirini tutmayan, terör örgütü PKK'lılar lehine infaz düzenlemeleri içeren kanunun Anayasa'ya uygun olup olmadığının Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenmesi gerekmektedir. 

Biz Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu olarak Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu'nun yapmadığı çağrıyı YENİ PARTİ milletvekillerine yapıyoruz. Milletvekillerinin görevi yalnızca kanunlara oy vermek değildir. Anayasa'nın üstünlüğünü ve hukuk devletini korumak da milletvekilliğinin asli sorumluluklarındandır. Sadece seçim bölgesindeki seçmen hassasiyetini gözeterek oy vermekten öte, gerçekten bahsettiğimiz milli kaygılarla hayır oyu verdiyseniz bir araya gelerek alacağınız grup kararıyla bu yasanın iptali için Anayasa mahkemesine başvurmalısınız. 

Türk süngüsü ve coşkun ırmaklar gibi akan Türk kanıyla elde edilen bağımsızlık ve ulusal egemenliğimiz, kimseye verilemez, kimseyle ortak koşulamaz.

Egemenliğimize zarar verecek her türlü terör örgütüyle müzakere ve yasal düzenlemelere karşı tek başımıza kalsak dahi mücadeleye devam edeceğiz. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bizlere emanet ettiği laik, sosyal, hukuk devleti olan Türk Cumhuriyeti Devletini ve ulus kimliğimiz Türklüğü savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Ankara Barosu'ndaki Türk hukukçularının rehberi Ulu Gazi'nin yalnızca Gençliğe Hitabesi değil, her an yüreğimizde kor ateşiyle duran Bursa Nutku da olacaktır. Herkes sussa da Ankara Barosu'nda Türk Hukukçuları susmayacaktır.

Ne Mutlu Türk'üm Diyene!"

Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı

Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı. Prof. Dr. Naci Görür, olası bir depreme karşı uyarılarını sürdürdü

17.08.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı
Türkiye bugün saat 03.02'de bir kez daha 17 Ağustos 1999'daki depremde yaşamını yitirenleri andı
Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti.

Türkiye tarihine bir "felaket" olarak geçen 7,4 büyüklüğündeki deprem, saat 03.02'de meydana geldi ve 45 saniye sürdü. Sarsıntı Kocaeli, Yalova, Sakarya, İstanbul ve Düzce'de yıkıma neden oldu.

17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı.

Yaklaşık 200 bin kişinin evsiz kaldığı, 66 bin 441 konut ve 10 bin 901 iş yerinin yıkıldığı depremden 16 milyona yakın kişi farklı düzeylerde etkilendi, 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 iş yerinde hasar tespit edildi.

İstanbul'da 454 kişi yaşamını yitirdi. Yalova, Düzce ve Gölcük'ten kentteki hastanelere getirilen yaralılardan hayatını kaybedenlerle bu sayı 981'e çıktı.

Binaların depreme dirençli hale getirilmesine ilişkin çalışmalar tüm hızıyla sürerken uzmanların uyarıları da sürüyor.

Türkiye'de kentsel dönüşüm destekleri başta olmak üzere bugüne dek birçok adım atıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, geçtiğimiz günlerde İstanbul'da kentsel dönüşümü tamamlanan bağımsız bölüm sayısının 1 milyona ulaştığını belirterek "Şehrimizi afetlere hazırlamak için dönüşüme süratle devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Konuyla ilgili olarak bakanlıktan yapılan açıklamada da Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın, kurulduğu 2012'den bu yana Türkiye genelinde deprem ve diğer afetlere karşı riskli binaların dönüşüm süreçlerini yürüttüğü belirtildi.

Bugüne kadar 81 ilde 2 milyon 761 bin bağımsız bölümün dönüşüm kapsamına alındığı belirtilen açıklamada, 2 milyon 378 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığı, 383 bin bağımsız bölümün dönüşümünün ise devam ettiği vurgulandı.

Kentsel Dönüşüm Başkanlığının iki kentsel dönüşüm projesinden birini deprem tehdidiyle karşı karşıya olan İstanbul'da hayata geçirdiği vurgulanarak "İstanbul'da 2012'den bu yana 1 milyon 298 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı. Kentte 291 bin bağımsız bölümün dönüşümü ise devam ediyor" bilgisine de yer verildi.

"Er ya da geç büyük bir deprem olacak"

Dr. Naci Görür de 17 Ağustos'un yıldönümü nedeniyle kişisel X hesabında yayınladığı mesajda Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlattı.

Türkiye'nin ülkeyi depreme dirençli hale getirmeye gücü olduğunu belirten Görür, şöyle konuştu:

"Arkadaşlar kendimizi aldatmayalım. Bir deprem ülkesinde yaşıyoruz. Er veya geç, orada veya burada büyük bir deprem olacak ve binlerce insan ölecektir. Bırakın fayı, bırakın yeri, insanlar ölmesin istiyorsanız ülkenizi deprem dirençli yapınız ve depremi minimum zararla atlatınız. Bütün iş bir bakanlık kurup bunu en az 20 sene siyaset yapmadan ciddiyetle çalıştırmak gerekir. Türkiye'nin bunu yapmaya gücü vardır."

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında soruşturma başlatıldı

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında sosyal medyada paylaşılan video içeriğindeki ifadeleri nedeniyle soruşturma başlatıldı

 

17.08.2026 11:48:00
Haber Merkezi
 
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında soruşturma başlatıldı
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında soruşturma başlatıldı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bir sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan video içeriklerinde geçen ifadeleri nedeniyle Türker Ertürk hakkında resen soruşturma başlattı.

Soruşturmaya, Ertürk'ün videoda dile getirdiği "Bakın artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli... Yüksek Seçim Kurulu'nun vicdanlarına ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece..." şeklindeki açıklamaları neden oldu.

Türkiye'den İsrail'in Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesine kınama

Türkiye ve 7 ülke, İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı

16.08.2026 22:01:00
AA
 
Türkiye'den İsrail'in Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesine kınama
Türkiye'den İsrail'in Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesine kınama
Türkiye ve 7 ülke, İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı. Hamas da bugün yaptığı açıkamada, İsrail'in Şarm El-Şeyh Anlaşması'na ve Trump'ın Gazze planına uymadığını ve üzerinde mutabık kalınan yol haritasını da reddettiğini belirterek, iatı Şeria, Gazze Şeridi, Kudüs ve İsrail hapishanelerindeki gelişmelerin ciddi tehdit oluşturduğunu bildirmişti.

Hamas tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre,Halil el-Hayye başkanlığındaki heyet, Mısır'a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Mısır Genel İstihbarat Bakanı Tümgeneral Hasan Reşad ile İstihbarat Teşkilatının merkezinde bir araya geldi. Görüşmede, işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki siyasi ve sahadaki gelişmeler ele alındı.

Açıklamada, İsrail'in günlük ihlaller gerçekleştirdiği, Şarm El-Şeyh Anlaşması ile Trump'ın Gazze planını tanımadığı ve üzerinde mutabık kalınan yol haritasını reddettiği vurgulandı.

Görüşmede Hamas heyetinin Batı Şeria, Kudüs ve İsrail hapishanelerindeki gelişmeler hakkında da kapsamlı bilgi sunduğu aktarılan açıklamada, "İşgalin yaptığı, bölgede ve uluslararası düzeyde üzerinde durulması gereken tehlikeli ve yıkıcı bir politikadır." değerlendirmesine yer verildi.

Türkiye ve 7 ülke de İsrail'in  Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı.

Kene ısırması nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi

Kene ısırması sonrası tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Bekir Selvi'nin amcasının oğlunun da 2020 yılında yine kene ısırması sonucu öldüğü belirlendi

16.08.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Kene ısırması nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi
Kene ısırması nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi
Kene ısırması sonrası tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Bekir Selvi'nin amcasının oğlunun da 2020 yılında yine kene ısırması sonucu öldüğü belirlendi.
Sivas il merkezine bağlı Kızılca köyünde yaşayan, emekli ve nakliyat işleriyle uğraşan 6 çocuk babası Bekir Selvi'ye arazide kene tutundu.

Bir süre sonra rahatsızlanan Selvi, yakınları tarafından durumu fark edilerek hemen Sivas Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Daha sonra Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi.

Hastanede yapılan ilk tetkiklerin ardından KKKA hastalığı şüphesiyle anestezi yoğun bakım servisinde tedavi altına alınan Selvi, bu sabah yaşam mücadelesini kaybetti.

Hastane morgundan yakınları tarafından teslim alınan Selvi'nin cenazesi, toprağa verilmek üzere Kızılca köyüne götürüldü.

Hayatını kaybeden Bekir Selvi'nin amcasının oğlu Bilal Selvi'nin de Haziran 2020'de kene ısırması sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Aynı aileden ikinci kişinin de kene nedeniyle hayatını kaybetmesi köyde büyük üzüntüye yol açtı.

Bu yıl KKKA hastalığı nedeniyle çevre kentler ile Sivas'ın ilçelerinden getirilen ve tedavi gördükleri sırada hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi.

İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı

İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı

16.08.2026 17:46:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı
 İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı
İstanbul'un Bakırköy ilçesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nin bahçesindeki atıkların bulunduğu alanda yangın çıktı. Ekipler yangını kontrol altına aldı.
Yeşilköy Caddesi'ndeki Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi'nde yangın çıktı.
Hastanenin bahçesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan yangın üzerine bölgeye çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler yangını söndürdü.

Alihan Kuriş tutuklandı, tek adreste 200 kilogram altın ele geçirildi

Ankara merkezli 17 şehirdeki operasyonda aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 32 şüpheli tutuklanırken arama yapılan tek bir adreste 200 kilogram altın ele geçirildi

16.08.2026 17:39:00
Haber Merkezi
 
Alihan Kuriş tutuklandı, tek adreste 200 kilogram altın ele geçirildi
Alihan Kuriş tutuklandı, tek adreste 200 kilogram altın ele geçirildi
Ankara merkezli 17 şehirdeki operasyon kapsamında; tutuklu Alihan Kuriş'in kardeşi firari Hilmi Tuna Kuriş'e yönelik yapılan arama çalışmalarında tek bir adreste kaynağı belirsiz 1,34 milyar TL değerinde 200 kilo külçe altın ele geçirildi.

Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan soruşturma kapsamında bir adreste arama yapıldı.

Tutuklu Alihan Kuriş'in kardeşi firari Hilmi Tuna Kuriş'e yönelik yapılan arama çalışmalarında adreste kaynağı belirsiz 200 kilogram külçe altın bulundu.

Operasyon kapsamında örgütün lideri Alihan Kuriş dahil 38 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme 38 şüpheliden 32'sinin tutuklanmasına karar verdi.

Hakkında tutuklama kararı verilen şüpheliler arasında örgütün lideri Alihan Kuriş de bulunuyor.

Mahkeme altı şüpheliyi ise ev hapsine çarptırdı.

Hakkında ev hapsi kararı verilen isimler arasında, eski Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyesi Ahmet Gökcen de bulunuyor.

Tutuklanmasına karar verilen isimler şöyle: Alihan Kuriş, Fahri Candemir, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar, Şeref Toprak, Mehmet Hilmi Molla, Nezih Murat Büyükgöze, Metin Güer, Hilmi Şenol, Süleyman Hilmi Dinç, Yunus Aslan, Muharrem Hilmi Akbulut, Mehmet Aksu, Muhammed Dağ, Mehmet Bozpınar, Mehmet Akbacakoğlu, Ahmet Şimşek, Abdulkerim Emrah, İsa Çardak, Cevat Bağcı, Zeki Altınel, Hüseyin Türker, Mehmet Kurban, Mehmet Tekin, Mustafa Gökduman, Hamza Deniz, Kazım Per, Ahmet Uğur Pakcan, Rıdvan Erdal, Zübeyr Özcan, Hayrullah Uusl, Muhammet Karaköse.

Ev hapsine çarptırılan isimler: Yusuf Büyükgöze, Ahmet Gökcen, Ömer Yılmaz, Ahmet Efe, Selman Süleyman Keşkekçi, İsmail Hakkı Akgün.

Kuzey Marmara Otoyolu'nda feci kaza

İstanbul Sarıyer'de Kuzey Marmara Otoyolu'nda PTT kargo kamyonu otomobile arkadan çarptı. Kazada 1'i çocuk 2 kişi hayatını kaybederken 6 kişi de yaralandı

16.08.2026 16:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kuzey Marmara Otoyolu'nda feci kaza
Kuzey Marmara Otoyolu'nda feci kaza
Kaza, Kuzey Marmara Otoyolu Uskumruköy Mevkii'nde yaşandı. Edirne istikametine seyreden PTT'ye ait kargo kamyonu, 34 PRV 011 plakalı otomobile çarptı. Feci kazada, otomobilde bulunan aileden 1'i çocuk 2 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi de yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ekibi ve itfaiye sevk edildi. Yaralılar sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastanelere kaldırıldı. Olay yerinde hayatını kaybettiği anlaşılan 1'i çocuk 2 kişinin cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Kaza nedeniyle Kuzey Marmara Otoyolu Edirne istikametinde trafik tamamen durdu. Ekipler araçların kaldırılması için çalışma başlattı.

İzmir'de 49 kaçak göçmen yakalandı

İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesi açıkları ile Dikili ilçesinde 49 düzensiz göçmen yakalandı

 

16.08.2026 00:15:00
Anadolu Ajansı
 
İzmir'de 49 kaçak göçmen yakalandı
İzmir'de 49 kaçak göçmen yakalandı

İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesi açıkları ile Dikili ilçesinde 49 düzensiz göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Menderes ilçesinde görevli Sahil Güvenlik Mobil Kıyı Gözetleme Aracı tarafından lastik bot içerisinde bir grup düzensiz göçmenin bulunduğu bilgisinin alınması üzerine bölgeye ekip sevk edildi.

Ekiplerce durdurulan lastik botta 25 düzensiz göçmen bulunduğu belirlendi.

Dikili ilçesi Kabakum mevkisinde karada bir grup düzensiz göçmenin bulunduğu bilgisinin alınması üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Kolluk Destek Timi görevlendirildi.

Ekipler, 24 düzensiz göçmen ile göçmen kaçakçılığı yaptığı öne sürülen 2 şüpheliyi yakaladı.

Düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

Yaz sıcağında böbrekleri korumanın 8 yolu


 
Genellikle belirti vermeden ilerlediği için 'sessiz hastalık' olarak tanımlanan kronik böbrek hastalığının dünya genelinde yaklaşık her 10 kişiden birinde görüldüğü ve bu kişilerin önemli bir bölümünün hastalığının farkında olmadığı tahmin ediliyor. Özellikle yaz aylarında risk artıyor.

15.08.2026 01:10:00
Murat Çorbacı
 
Yaz sıcağında böbrekleri korumanın 8 yolu
Yaz sıcağında böbrekleri korumanın 8 yolu

Dünya Sağlık Örgütü'nün 2026 yılı verilerine göre yaklaşık 674 milyon kişi kronik böbrek hastalığıyla yaşıyor. Yaz mevsimiyle birlikte artan sıcaklıklar, böbrek sağlığını tehdit edebiliyor. Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, özellikle aşırı sıcaklara uzun süre maruz kalmanın böbrek sağlığını olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekerek, "Sıcak havalarda vücudun ısı dengesini korumak için oluşturduğu fizyolojik yanıtlar böbrekler üzerinde ek yük oluştururken, terlemeyle gelişen sıvı kaybı da buna eşlik edebilmektedir. Yüksek nem ise terin buharlaşmasını azaltarak vücudun ısı kaybetmesini zorlaştırmakta ve ısı stresini artırmaktadır. Şiddetli ısı stresi, özellikle ciddi sıvı kaybı (dehidratasyon) veya sıcak çarpması geliştiğinde, akut böbrek hasarına yol açabilmektedir" dedi.

8 önemli kural

Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, yaz aylarında böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken 8 kuralı anlattı.

1. Sıvı dengenizi koruyun. Sıcak havalarda terlemeyle sıvı kaybı artabiliyor. Günlük sıvı alımınızı sıcaklık, fiziksel aktivite ve terleme miktarınıza göre ayarlayın. Herkes için geçerli tek bir su miktarı olmadığını unutmayın. Kalp yetmezliği, ileri evre böbrek hastalığı veya diyaliz tedavisi nedeniyle sıvı kısıtlamanız varsa, hekiminizin önerdiği miktarda su tüketmeye özen gösterin.

2. Aşırı sıcaklarda yoğun fiziksel aktiviteden kaçının. Egzersiz ve ağır açık hava aktivitelerini mümkün olduğunca günün daha serin saatlerinde yapın.

3. Tansiyonunuzu takip edin, ilaçlarınızı kendi kendinize değiştirmeyin. Baş dönmesi, bayılma hissi veya alışılmışın dışında tansiyon değerleriniz düşerse, ilaçlarınızı kendi kendinize kesmek yerine hekiminize danışın.

4. Gelişigüzel ağrı kesici kullanmayın. Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) grubunda yer alan bazı ağrı kesiciler böbreğin kan akımını düzenleyen mekanizmaları etkileyebiliyor. Özellikle böbrek hastalığınız varsa NSAİİ grubu ağrı kesicileri hekime danışmadan sık ve kontrolsüz kullanmayın.

Böbrek taşına dikkat!

5. Böbrek taşı öykünüz varsa, dikkat! Sıcak havalarda terlemeyle sıvı kaybı arttığında ve bu kayıp karşılanmadığında idrar hacmi azalabiliyor. Düşük idrar hacmi, idrardaki taş oluşturucu maddelerin yoğunluğunu artırarak taş oluşumuna zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle yeterli sıvı alımı, özellikle daha önce böbrek taşı geçirmiş kişilerde taş tekrarını önlemenin temel yöntemlerinden birini oluşturuyor.

6. İshal ve kusmaya bağlı sıvı kaybını önemseyin.

7. Kronik böbrek hastalığınız varsa, bu belirtileri sıcaktan sanmayın. İdrar miktarında belirgin azalma, bayılma, bilinç bulanıklığı, sıvı alamama veya belirgin ve devam eden halsizlik gelişirse, bu yakınmaları yalnızca sıcağa bağlamayın. Özellikle kronik böbrek hastalığınız varsa tıbbi değerlendirme için gecikmeyin.

8. Hekim kontrollerinizi aksatmayın. Diyabet ve hipertansiyon, kronik böbrek hastalığının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Sıcak havalarda sıvı kaybı, kan basıncındaki değişiklikler ve diyabetli kişilerde kan şekeri kontrolünün bozulması, mevcut böbrek hastalığı açısından ek sorunlara neden olabiliyor. Ayrıca kullanılan bazı ilaçların etkileri sıcak hava ve sıvı kaybı dönemlerinde değişebiliyor. 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.