2022'nin 25 Nisan'ındaki yazımın başlığı 'AKP 2023 için söylem bulamayacak' şeklindeydi.
Çünkü sebeplerim vardı, nedenlerim vardı. Ama AKP yine yanıltı. Nasıl mı? Örneğin o gün şöyle yazmıştım:
2002'de iktidara geldiler. Çıraklık, kalfalık, ustalık derken 20 yıl oldu ve şimdi geçiş dönemi, diye bir tabir kullanıyorlar.
Çıraklık döneminde sattılar. Kalfalık döneminde sattılar. Ustalık döneminde yine sattılar. Geçiş dönemi (rejim değişikliği) ise tam bir çöküş oldu.
2023 dediler, 2053 dediler, 2071 dediler. Şimdi 2023'te kapıya dayandı.
Merak ediyorum milletimize 2023 için ne vaat etmiştiniz, ne verdiniz ve elde ne kaldı?
Erdoğan ve AKP'ye göre 2023'te Türkiye, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olacaktık. İlk 20'ye bile giremedik.
Erdoğan ve AKP'ye göre 2023'te 2023'te kişi başı milli gelir en az 25 bin dolar olacaktı. Şimdi 8 bin doları öp başına koy, diyorlar.
Erdoğan ve AKP'ye göre 2023'te 2023'te enflasyon ve işsizlik % 5'in altında olacaktı. Enflasyonda dünyada sondan üçüncü durumdayız.
İşsizlik patlamış vaziyette. Üstüne AKP'nin, milyonlarca muhaciri var ülkemizde...
Bir KKM çıkardılar değil mi? Kur korumalı mevduat sistemi. Diğer adıyla zenginin parasının değerini, fakirden alıp koruma sistemi…
Bir ülkenin ekonomi karnesi neresidir? İcra daireleri. 84 milyon insanımızın (çocuklar dahil) 23 milyon 600 bini icralık. Gel de 2023 için umutlu ol. Ama daha beteri var.
Türkiye'nin brüt dış borç stoku 2021 sonu itibarıyla 441,1 milyar dolar ve 173 milyar dolarını 2023'te ödemek zorunda. İç borç ise 1 trilyon 700 milyar lira seviyelerinde..." (Şimdi ise patlamış durumda)
Aradan 1 yıl geçti. Dünya demokrasi sıralamasında 12 Eylül 1980'deki yerimize döndük. Eğitimde geriledik. Ekonomide Ecevit dönemindeki sıraya indik.
Borç patladı. Merkez Bankası tükendi. İşsizlik, enflasyon, sosyal çalkantılar, kin, nefret dili, mülteciler derken 6 Şubat'ta büyük bir afet yaşadık.
Bu deprem, çöküş üzerine çöküştü. Onca skandal, ihmal ortadayken Erdoğan ve partisi seçmenin karşısına nasıl çıkacak? Çıktı, diyelim nasıl söylem bulacak, diye saf saf düşünürken Erdoğan ve yandaşları 21 yıllık iktidarlarını bir kenara atıp, muhalefet gömleğiyle insanımızın karşısına çıktılar. Resmen ters köşe oldum!
Ekonomiyi ancak biz düzeltiriz, dediler. Enflasyonu tek haneli rakamlara indireceğiz, dediler.
Fahiş zam yapan ev sahiplerinden hesap soracağız, dediler. Domatesi 20 TL yapan alçaklarla görüşeceğiz, dediler. O 3 harfli market zincirlerinin ipliğini pazara çıkaracağız, dediler.
Hele o müteahhitler yok mu? Malzemeden çalanı da, zemin etüdü yapmayanı da, ruhsat vereni de biz halledeceğiz, dediler.
Konutlarınızı bedava değil 20 yıl vadeli olarak yapacağız, dediler.
FETÖ'yü de, PKK'yı da bitirme sözü verdiler. Bu ülkeyi mafyaya, çetelere teslim etmeyeceğiz, bile dediler.
Yine saf saf 21 yıllık tek partinin bu söylemlerine insanımız kanar mı, diye düşünüyordum. Ama iktidarın söylemleri de bitmek bilmiyordu.
21 yıl sonra gaz buldular, petrol buldular, altın, bor, toryum buldular. Hülasa bir anda Anadolu'dan zenginlik fışkırmaya başladı.
İnsanımız 21 yıldır neredeydiniz, diye sorar diye düşünüyordum ki!
Yollarda, 'gezen Togg', deniz de 'yüzen gemi' havada 'uçan siha' ile 'biz yaptık, biz yaptık' diye bir gösteri sundular.
Ama yetinmediler. Çünkü risk almamaları lazımdı!
Rakipleri için 'bunlar FETÖ'cü, bunlar PKK'lı, bunlar dış güçlerin adamı' başlıkları ile muhalefeti, halkın önüne attılar.
'Bay Kemal talimatları Kandil'den alıyor, bayrağımızın indirilmesine, ezanımızın susturulmasına müsaade etmeyeceğiz' dediler.
Yetmemiş olacak ki Erdoğan, İstanbul mitinginde yüz binlerce kişinin ve ekranlarda milyonların önünde montaj video izletti ve 'omuz omuza bu PKK'lılarla beraber yürüyor. Benim yerli ve milli vatandaşım bunlara oy verir mi? Bak, bu çok önemli" dedi.
Adeta milletin zihnine, 'ne Ermeni, ne Yunan. En büyük düşman Millet ittifakı' tohumu (fitnesi) atıldı.
Haliyle parti binaları kurşunlanmaya, seçim stantları basılmaya, miting meydanlarına saldırmaya kadar gitti iş.
Arka planda ise bazı cami görevlileri ve İngiliz menşeli tarikat üyeleri, 'biz hazırladık sizde silahlarınızı hazırlayın' şeklindeki söylemleri medyaya düştü. (İnşallah bu alçakları insanımız kale almaz)
Son hamle
Son hamle Erdoğan'dan geldi. Millet İttifakı'nın kin, nefret ve korku siyaseti yaptığını vurgulayıp, alayını, 'kibir abidesi' ilan etti.
Ardından da, "Hayatımızın her safhasında milletimizle hep muhabbetin ve kardeşliğin diliyle konuştuk. Ancak vatandaşa tepeden bakanlar bunu hiçbir zaman göremediler, anlayamadılar" dedi.
Karar
Artık karar, 'süfli hevesler peşinde koşanların, sürtüklerin, geri zekalıların, haysiyet fukaralarının, sefillerin, zavallıların, gafillerin, eşkıyaların, haysiyetsizlerin, onursuzların, sanatçı müsveddelerinin, edep fukaralarının, ahlaksızların, haysiyetsizlerin, kan emicilerindir'.
- Haçlı-Siyonist zihniyetin, Kürt ve NATO kartları masada / 05.03.2026
- İran, ABD gemilerini kapana kıstırdı / 03.03.2026
- İslam İşbirliği Teşkilatı’nın sadece adında ‘İslam’ var / 02.03.2026
- Az bir dünyalık karşılığı din nasıl satılır? / 01.03.2026
- ABD-İsrail, İran ile savaşabilir mi? / 28.02.2026
- Gün gelecek bu ülkede 28 Şubat değil 27 Şubat gündem olacak / 27.02.2026
- Turkey's Kurdish Problem / 25.02.2026
- İran Kürdistan’ı (!) ve ülkemizdeki komisyon / 24.02.2026
- Ürdün Kral’ın, Erdoğan’a verdiği nişan / 23.02.2026




























































