logo
30 EKİM 2026

22 ÜLKEDE SAVAŞA KARŞI TARİHİ LİMAN GREVİ!

Dünyanın dört bir yanında liman işçileri, savaşlara ve silah sevkiyatına karşı aynı gün iş bıraktı. 22 ülkede, 113 limana yayılan uluslararası eylemde işçiler, limanların savaşların lojistik merkezine dönüştürülmesine tepki gösterdi

30.10.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
22 ÜLKEDE SAVAŞA KARŞI TARİHİ LİMAN GREVİ!
22 ÜLKEDE SAVAŞA KARŞI TARİHİ LİMAN GREVİ!
Dünyanın dört bir yanında liman işçileri, savaşlara ve silah sevkiyatına karşı aynı gün iş bıraktı. 22 ülkede, 113 limana yayılan uluslararası eylemde işçiler, limanların savaşların lojistik merkezine dönüştürülmesine tepki gösterdi. Gazze başta olmak üzere Orta Doğu'daki çatışmalara dikkat çeken sendikalar, silah ve mühimmat taşınmasına karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.

Fransa, İtalya, Yunanistan, İspanya, Türkiye ve Fas'ın da aralarında bulunduğu 22 ülkede gerçekleştirilen eylemlerde işçiler, limanların askeri sevkiyatlarda kullanılmasına karşı çıktı.

Sendikaların ortak açıklamasında, "Limanlar silah, mühimmat, askeri teçhizat ve asker taşımacılığı için kullanılmamalıdır. Liman işçileri savaş için çalışmıyor" ifadelerine yer verildi.

ATİNA'DA SAVAŞ KARŞITI YÜRÜYÜŞ



Eylemlerin dikkat çeken adreslerinden biri Yunanistan oldu. Başkent Atina'da bir araya gelen liman işçileri, savaş karşıtı pankartlarla yürüyüş düzenledi.

Göstericiler, "Limanlar askeri üs değildir", "Liman işçileri savaş için çalışmıyor", "Halk sizi istemiyor, askeri üslerinizi alın ve gidin" sloganları attı.

Pire, Rafina, Lavrio, Patras, Igoumenitsa, Elefsina ve Rio-Antirrio limanlarında çalışan işçiler greve katıldı. Mühendisler ve denizcilerin de eyleme destek vermesiyle ülke genelindeki feribot seferleri durdu.

SENDİKALAR AYNI MESAJI VERDİ



Uluslararası eyleme Almanya'dan ver.di, İrlanda'dan SIPTU, Danimarka'dan 3F, Fransa'dan CGT Ports et Docks ve Hindistan Su Taşımacılığı İşçileri Federasyonu da destek verdi.

Filistin'e insani yardım ulaştırmak amacıyla faaliyet gösteren Küresel Sumud Filosu da grevi destekleyerek denizde koordineli ve stratejik eylemler gerçekleştireceğini duyurdu.

İŞÇİLERDEN SAVAŞA KARŞI ORTAK TAVIR

Gösterilerde öne çıkan mesaj ise oldukça netti: Limanlar savaşların ve silah ticaretinin arka bahçesi olmayacak.

İşçiler, ülkeler arasındaki siyasi ve askeri hesaplaşmaların parçası olmak istemediklerini belirterek limanların silah sevkiyatına kapatılmasını istedi.

22 ülkede 113 limana yayılan eylem, savaş karşıtı mücadelenin yalnızca meydanlarda değil, küresel ticaretin ve lojistiğin merkezinde de yürütülebileceğini gösterdi.

Erdoğan, Bayramov ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov'u kabul etti

30.10.2026 17:03:00
AA
 
Erdoğan, Bayramov ile görüştü
Erdoğan, Bayramov ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov'u kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkentte "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi sonrası ikili görüşmelerini sürdürüyor.

Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov'u Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti.

Görüşme, basına kapalı gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz" dedi

30.10.2026 11:09:00
AA
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(TDT Zirvesi) Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur." dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi
[1/18] Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13'üncü Zirvesi başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen zirve öncesinde liderler, aile fotoğrafı için bir araya geldi. Fotoğrafta; Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev de yer aldı.

Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"(Türk Devletleri Teşkilatı) Dönem başkanlığımızda Teşkilatımızın bugüne kadar oluşturduğu kurumsal birikimi daha somut kazanımlara tahvil etmeyi hedefliyoruz.",

"Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz."

"(Türk Devletleri Teşkilatı) Aile meclisimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum."

"Barış ve istikrarın hakim olduğu bir Güney Kafkasya, bölge ülkeleriyle birlikte bütün Türk dünyasına önemli fırsatlar sunacaktır."

"Serdar (Berdimuhammedov) kardeşimin dinamik liderliğinde Türkmenistan'ı en kısa zamanda tam üye olarak aile meclisimizde görmeyi temenni ediyoruz."

"İran'la son dönemde tekrar artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye tahvil edilmesi temennimizdir."

"Kanayan yaramız olan Filistin meselesinin adil çözümü için Türk devletleri olarak daha fazla çaba göstermemiz gerektiği kanaatindeyim."

"Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imar çalışmalarının bir an evvel başlatılması için gerekli katkıyı sağlamalıyız."

"Mazimiz gibi istikbalimiz, sıkıntılarımız gibi başarılarımız da ortaktır. Her bir üyemizin milli hassasiyetlerini gözeterek 'kazan kazan' anlayışı ile ortak çıkarlarımızı büyütmeye gayret etmeliyiz."

"Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmek bizlerin elindedir. Trans-Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru yarının ticaretine yön verecek stratejik bir hattır."

Gaziosmanpaşa'da sağanak sonrası yolda çökme meydana geldi

İstanbul'un Gaziosmanpaşa ilçesinde sağanak sonrası kısmi çökme meydana gelen yol trafiğe kapatıldı

30.10.2026 05:53:00 / Güncelleme: 30.10.2026 05:56:42
AA
 
Gaziosmanpaşa'da sağanak sonrası yolda çökme meydana geldi
Gaziosmanpaşa'da sağanak sonrası yolda çökme meydana geldi

Kent genelinde aralıklarla devam eden ve akşam saatlerinde etkisini artıran sağanak nedeniyle Karadeniz Mahallesi 1128 Sokak'taki yolda kısmi çökme meydana geldi.

İhbar üzerine belirtilen adrese itfaiye ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Zabıta ve belediye ekipleri, yaklaşık bir metrekarelik çökme alanında incelemelerde bulundu.

Ekipler, çökme meydana gelen yerin etrafına emniyet şeridi çekerek bariyerlerle yolu trafiğe kapattı. 

Nevşehir'de peribacasından kopan kaya parçalarının altında kalarak ölen 3 kişinin kimlikleri belirlendi

Nevşehir'in Göreme beldesinde peribacasından kopan kaya parçalarının altında kalarak hayatını kaybeden biri yabancı uyruklu 3 kişinin kimlikleri belli oldu

30.10.2026 01:23:00 / Güncelleme: 30.10.2026 01:29:32
AA
 
Nevşehir'de peribacasından kopan kaya parçalarının altında kalarak ölen 3 kişinin kimlikleri belirlendi
Nevşehir'de peribacasından kopan kaya parçalarının altında kalarak ölen 3 kişinin kimlikleri belirlendi

Göreme Açık Hava Müzesi civarında etkili olan sağanak nedeniyle peribacasından kopan kaya parçalarının enkazında yürütülen çalışmalarda ulaşılan cesetlerin Fatih Eray Tuna (31) ve eşi Begüm Çetinkaya Tuna (31) ile Fransız uyruklu Cynthia Francine Marie Madeleine Houpert'e (37) ait olduğu belirlendi.

Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Nevşehir Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralı Fransız uyruklu Nael Mgattaf'ı (8) ziyaret etti.

Vali Kök, küçük çocuğun babasıyla bir süre sohbet ederek, geçmiş olsun dileklerini iletti.

Olayda yaralanan 4 kişi ise tedavilerinin ardından taburcu edilmişti.

Hayatını kaybeden Fatih Eray Tuna'nın, Sakarya'da yayın yapan yerel haber kuruluşunun imtiyaz sahibi olduğu, Tuna çiftinin temmuz ayında evlendiği öğrenildi.

Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü. Trump, Erdoğan'a TDT Liderler Zirvesi için başarı dileklerini iletti

29.10.2026 20:54:00
Anadolu Ajansı
 
Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü
Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü. Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Liderler Zirvesi için başarı dileklerini iletti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle liderlerin de katıldığı akşam yemeği sırasında TDT Zirvesi dolayısıyla telefonla aradı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump'a yemeğe katılan liderlerin selamlarını iletti.

Görüşmede, Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13'üncü Zirvesi'nin Ankara'da düzenleneceğini belirten Erdoğan, bu toplantıda 200 milyonu aşan nüfusuyla Orta Asya'da istikrar ve güvenin adresi haline gelen Teşkilatı ileriye taşıyacak kararlar alınacağını söyledi.

ABD Başkanı Trump da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi için başarı dileklerini iletti. 

Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor

Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Ankara’da düzenlenen 13. Zirvesi’nde dönem başkanlığını Türkiye’ye devretmeye hazırlanan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yoğun programı gerekçesiyle zirveye katılmama kararı aldı. Ankara-Bakü hattında son dönemde yaşanan "başörtüsü gerilimi" iddialarının gölgesinde alınan bu karar sonrasında, Azerbaycan’ı zirvede Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor

29.10.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor
Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor
Türk dünyasının gözü kulağı Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi'ne çevrilmişken, Bakü'den diplomatik dengeleri hareketlendiren bir son dakika haberi geldi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, dönem başkanlığının Türkiye'ye devredileceği bu kritik zirveye katılmayacağı resmi olarak açıklandı.


Resmi gerekçe: Bakü'deki FIFA organizasyonu


Azerbaycan'ın önde gelen basın mecralarından Report Haber Ajansı ve Oxu.az'ın resmi kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, Aliyev'in Ankara programını iptal etmesinin arkasında Bakü'deki yoğun çalışma takvimi yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Aliyev, Bakü'nün ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen FIFA U-15 Dünya Şampiyonası ve Festivali'nin kapanış ile ödül törenine katılacak. Bu organizasyonun önceden planlanmış bir program olması nedeniyle Aliyev'in Ankara'daki zirve yerine Bakü'deki törende yer alacağı bildirildi.

Aliyev'in talimatıyla Ankara'daki liderler zirvesinde ve öncesinde gerçekleştirilen Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nda Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor.


İptalin perde arkası


Bakü yönetimi katılamama gerekçesini "yoğun takvim ve FIFA organizasyonu" olarak açıklasa da, kulislerde bu kararın arkasında son günlerde iki ülke arasında yaşanan diplomatik gerilimin etkili olduğu konuşuluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Ekim'de gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde İlham Aliyev'i Ankara'daki zirveye şahsen davet etmişti. Ancak bu davetin ardından, Azerbaycan'daki Türk eğitim kurumlarında başörtüsü takılmasının yasaklandığına dair iddialar ve buna bağlı olarak iki ülkenin siyasi figürleri ile medya organları arasında karşılıklı sert açıklamalar yaşandı. Ankara-Bakü hattında diplomatik bir soğukluğa neden olan bu tartışmaların, Aliyev'in liderler zirvesine fiziken katılmama kararında rol oynamış olabileceği değerlendiriliyor.


Mesajlarla "müttefiklik" vurgusu korunuyor


Zirveye katılamayacak olmasına rağmen Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ankara ile köprüleri kurmayacak adımlar atmaya özen gösteriyor. Aliyev, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderdiği resmi tebrik mektubunda, iki ülke arasındaki Şuşa Beyannamesi ile taçlanan müttefiklik ilişkilerinin en üst düzeyde olduğunu ve "tek millet, iki devlet" şiarının kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Dönem başkanlığının Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçeceği bu tarihi zirvede, iki ülke arasındaki ilişkilerin seyri ve liderlerin önümüzdeki süreçte gerçekleştireceği yüz yüze temaslar diplomatik çevreler tarafından yakından takip edilmeye devam ediyor.


31 Türk vatandaşına giriş yasağı ve "istenmeyen kişi" kararı


Ankara-Bakü hattındaki kırılmanın en somut adımlarından biri, Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın radikal bir kararla 31 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını "persona non grata" (istenmeyen kişi) ilan ederek ülkeye girişini yasaklaması oldu.

Bakü yönetimi, bu kişilerin Azerbaycan'ın egemenliğini, millî güvenliğini ve anayasal düzenini hedef alan açıklamalarda bulunduğunu öne sürdü. Giriş yasağı getirilen ve kamuoyunda bilinen kritik isimler şunlar:

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Yeni Şafak yazarları Yusuf Kaplan, İsmail Kılıçarslan, ilahiyatçı Mehmet Boynukalın, gazeteci Adem Özköse, spor yorumcusu Ahmet Çakar.

Ayrıca, yasak kararının ardından sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Köklü Değişim İstanbul Temsilcisi Muhammed Emin Yıldırım'ın İstanbul Emniyeti tarafından gözaltına alınması, krizin Türkiye içindeki hukuki yansımalarını gösteren bir diğer gelişme oldu.


Oktay Saral'ın görevden alınması


Krizin merkezinde yer alan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Azerbaycan'daki başörtüsü kısıtlamalarını sert bir dille eleştirmesinin ardından 26 Ekim'de görevinden ayrıldı. Saral, sosyal medya hesabından "Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez!" ifadelerini kullanmış ve bu çıkış Bakü'de büyük bir rahatsızlık yaratmıştı.

Kulislere yansıyan bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İlham Aliyev arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde Aliyev bizzat Saral'ın görevden alınmasını talep etti. Gazeteci Talat Atilla'ya konuşan Saral, görevden ayrılmasının Azerbaycan açıklamalarıyla ilgili olup olmadığı sorusuna "Evet, öyle görünüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ayrıldım" diyerek bu iddiaları doğruladı.


Bakü'nün talepleri Saral ile sınırlı değil


Diplomatik kaynaklardan sızan bilgilere göre, Aliyev yönetiminin Ankara'dan talepleri sadece Oktay Saral'ın istifasıyla sınırlı kalmadı. Azerbaycan'ın, sosyal medyada Aliyev'e yönelik eleştiri ve hakaret içerikli paylaşımlar yapan hesapların listesini Türkiye'ye ileterek erişim engeli ve hukuki işlem talep ettiği belirtildi.

Hatta Azerbaycan Başsavcılığı, Türkiye'de faaliyet gösteren ve aralarında Rıdvan Kaya ile Fatih Tezcan'ın da bulunduğu yedi kişi hakkında "anayasal düzeni zorla değiştirmeye çağrı ve dini nefreti körükleme" suçlamalarıyla gıyabi tutuklama kararı çıkartarak uluslararası arama başlattı.


Ankara'nın "Saral" hamlesi Aliyev'i getirmeye yetmedi


Türkiye, müttefikiyle ilişkileri korumak adına Başdanışman Oktay Saral'ı görevden alarak Bakü'ye net bir jest yapmış olsa da, bu hamle Aliyev'in Ankara'daki liderler zirvesine katılımını sağlamaya yetmedi.

Aliyev'in bu adımların ardından yaptığı konuşmada isim vermeden "başkalarına nasıl yaşamaları gerektiğini öğretmeye kalkanları" eleştirerek çifte standart vurgusu yapması, iki ülke ilişkilerinde "abi-kardeş" yaklaşımından duyulan rahatsızlığın ve diplomatik soğukluğun bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor.

Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla yürütülen soruşturmada 8 kişi gözaltına alındı

Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla yürütülen soruşturmada 8 kişi gözaltına alındı. Soruşturma, dün dosyaya giren bir videonun ardından cinsel saldırı ve istismar iddialarını da kapsayacak şekilde genişletilmişti

29.10.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla yürütülen soruşturmada 8 kişi gözaltına alındı
 Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla yürütülen soruşturmada 8 kişi gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 10 kişiden 8'i gözaltına alındı.

Operasyon kapsamında haklarında gözaltı kararı bulunan diğer 2 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Soruşturmanın kapsamı genişletilmişti
Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla başlatılan soruşturma, dün (28 Ekim 2026) dosyaya Sarıgül'e ait olduğu öne sürülen bir videonun dahil edilmesinin ardından cinsel saldırı ve istismar iddialarını da kapsayacak şekilde genişletilmişti.

Soruşturma kapsamında 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Bu kişiler arasında Sarıgül'ün iki yakın koruması, dönemin Şişli Belediyesi'nde lise kamplarından sorumlu bir çalışan ve Ankara'da faaliyet gösteren bir erkek berberinin bulunduğu belirtilmişti.

Ayrıca lise öğrencisi oldukları dönemde istismara uğradıkları iddia edilen iki kardeş ile söz konusu görüntüleri kaydettiği öne sürülen bir temizlik görevlisinin de gözaltı kararı verilen kişiler arasında yer aldığı bildirilmişti.

TBMM'ye sunulan ve özel sektör öğretmenlerini ilgilendiren yeşil pasaport düzenlemesine göre en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörülüyor

TBMM'ye sunulan ve özel sektör öğretmenlerini ilgilendiren yeşil pasaport düzenlemesine göre bir veya birden fazla kurumda toplam en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörülüyor

29.10.2026 16:00:00 / Güncelleme: 29.10.2026 16:04:46
Haber Merkezi
 
 TBMM'ye sunulan ve özel sektör öğretmenlerini ilgilendiren yeşil pasaport düzenlemesine göre en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörülüyor
 TBMM'ye sunulan ve özel sektör öğretmenlerini ilgilendiren yeşil pasaport düzenlemesine göre en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörülüyor
Özel okul öğretmenleri için hazırlanan ve TBMM'ye sunulan yeşil pasaport düzenlemesinin detayları belli oldu.

Teklifte MEB'e bağlı devlet okullarında olduğu gibi özel öğretim kurumlarında, bir veya birden fazla kurumda toplam en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörüldü.

Teklifin gerekçesinde şunlara dikkat çekildi:

"Öğretmenlik mesleği, yalnızca bir iş değil, toplumun geleceğini kuran kamusal bir görevdir. Bu görev, çalışılan kurumun kamu ya da özel olmasıyla değişmez. Bir öğretmenin dünyayı tanıması, farklı eğitim sistemlerini yerinde görmesi, uluslararası eğitim projelerine, çalıştaylara ve değişim programlarına katılabilmesi doğrudan sınıfa, dolayısıyla çocuklara yansıyan bir kazanımdır. Vize ve pasaport maliyetleri ise düşük ücretle çalışan eğitim emekçileri için çoğu zaman aşılması güç bir yük oluşturmaktadır.

Eğitim hizmetinin yükünü omuzlayan özel okul öğretmenlerinin emeğinin karşılıksız ve görünmez bırakılmaması, kamu görevlisi emsallerine tanınan benzer imkânlardan keyfi biçimde dışlanmaması gerekmektedir. Bu teklifle, özel öğretim kurumlarında en az on yıl öğretmenlik yapmış emekçilere hususi damgalı pasaport verilmesi öngörülmektedir. On yıllık süre şartı, rastgele bir ayrıcalık değil, uzun yıllara yayılan mesleki emeğin karşılığıdır."

MEB'in verilerine göre özel eğitim kurumlarında şu anda 1 milyon 485 bin öğretmen görev yapıyor. Ancak bunların kaçının 10 yıl veya üstünde görev yaptıkları ise bilinmiyor.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi

29.10.2026 14:18:00
Haber Merkezi
 
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi.

Avukat Akın Atalay, tahliye başvurusu üzerine müvekkili ve Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbiriyle cezaevinden tahliyesine karar verildiğini duyurdu.

"Rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Dedetaş, 31 Temmuz'da tutuklanmıştı.

Hacıbektaş’ta alınan büyük karar: Cumhuriyet

29 Ekim 1923’te ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti, salt egemenliğin tek bir kişiden alınarak asıl sahibi olan millete devredilmesiyle Türk tarihinin en büyük toplumsal ve siyasal dönüşümünü başlattı. Cumhuriyet fikri sadece anlık bir siyasi krizin çözümü değil, temelleri Milli Mücadele’nin başında, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda atılmış köklü bir bağımsızlık ve iman hareketidir

29.10.2026 11:06:00
Eyüp Kabil
 
Hacıbektaş’ta alınan büyük karar: Cumhuriyet
Hacıbektaş’ta alınan büyük karar: Cumhuriyet
Cumhuriyet'in ilanı ve Türk milleti üzerindeki eşsiz kazanımları manevi bir uyanışın ve sarsılmaz bir iradenin öyküsüdür.


İlk karar ve Hacı Bektaş Veli dergâhı ziyareti


Milli Mücadele'nin henüz ilk dönemlerinde, Sivas Kongresi'nin ardından Ankara'ya doğru yola çıkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 22-23 Aralık 1919 tarihlerinde Kırşehir'in Hacıbektaş ilçesine uğradı. Hoş Geldin Atatürk eserinde bu ziyaretin sıradan bir duraklama değil, kurulacak yeni devletin yönetim şeklinin ilk kez kararlaştırıldığı tarihi bir eşik olduğu aktarılır.

Dönemin dergâh postnişini Cemalettin Çelebi ile baş başa yapılan uzun görüşmede Mustafa Kemal, kafasındaki yönetim modelini paylaşmıştır. Çelebi'nin "Paşam, açacağınız meclis ve kuracağınız devletin idare şekli Cumhuriyet olacak mı?" sorusuna Gazi, kesin ve kararlı bir dille "Olacak Çelebi Efendi, elbet olacak" yanıtını vermiştir. Bu tarihi mutabakatın ardından Atatürk, Hünkâr Hacı Bektaş Veli Hazretleri'nin kabrine kapanarak şu duayı etmiştir:

"Evladını önüme rehber eyledim. Meydana çıkıyorum. Yüzümü utandırma."

Prof. Dr. Haydar Baş'ın eserinde vurguladığı üzere, Cumhuriyet'in manevi harcı ve ilk kararı işte bu inanç ve birlik ruhuyla, Ehlibeyt meşrebinin merkezinde atılmıştır.


Çankaya'dan Meclis kürsüsüne: 29 Ekim mucizesi


Hacıbektaş'ta sözü verilen ve sarsılmaz bir "sır" gibi taşınan o büyük ideal, takvimler 28 Ekim 1923 gecesini gösterdiğinde ete kemiğe büründü. Çankaya Köşkü'nde kurmaylarını toplayan Atatürk, tarihe geçen "Efendiler, yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" sözüyle Türk milletinin makus talihini kökten değiştirecek adımı attı.

29 Ekim 1923 Pazartesi günü TBMM'de Teşkilât-ı Esâsiye Kanunu'nun birinci maddesine "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyettir" ibaresi eklendi. Saat 20.30'da oturuma katılan 158 milletvekilinin tamamının oy birliğiyle Cumhuriyet resmen ilan edildi ve salon "Yaşasın Cumhuriyet!" sesleriyle yankılandı.


Prof. Dr. Haydar Baş'ın perspektifinden cumhuriyet ve "kul hakkı"


Prof. Dr. Haydar Baş, Hoş Geldin Atatürk eserinde dikkate değer bir tespitte bulunur: İslam inancına göre her insan, yaratıcısına karşı doğrudan ve eşit bir mesuliyete sahiptir. Bu bağlamda, egemenliğin tek bir kişiden (saltanattan) alınarak milletin tamamına devredilmesi, devlet idaresindeki adalet terazisinin kurulması ve İslam'ın özünde yer alan "kul hakkı" bilincinin devlet yapısına aktarılmasıdır.

Atatürk, inancından aldığı bu güçle hiçbir gücün Türk milletinin üzerinde bir tahakküm kurmasına izin vermemiştir. Nitekim Prof. Dr. Haydar Baş'ın meşhur "Milli bayramlarımız olmasa, dini bayramlarımız olmazdı" tezi de Cumhuriyet'in işgalci Haçlı dünyasına karşı İslam'ı ve Türk varlığını koruyan en büyük kalkan olduğunu tescil etmektedir.


Cumhuriyet'in devlet ve millet üzerindeki olumlu etkileri


• Kişilerin birer kul/tebaa olarak görüldüğü dönem kapanmış; her bir vatandaş kanun önünde eşit, devletin asli ve egemen unsuru olan "yurttaş" kimliğini kazanmıştır.

• Meclis Hükümeti sistemindeki tıkanıklıklar aşılmış, kabine sistemine geçilerek devlet mekanizmasının daha hızlı, demokratik ve kalıcı çalışması sağlanmıştır.

• Eğitimde, hukukta ve sosyal yaşamda topyekûn bir kalkınma hamlesi başlatılmış, Türk kadını hak ettiği sosyal ve siyasal özgürlüğe kavuşmuştur.

• Siyasi bağımsızlık, sonraki yıllarda yerli üretim hamleleriyle desteklenmiş ve kendi kendine yeten devlet idealinin ilk sarsılmaz temeli atılmıştır.


Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte 46 fabrika kuruldu


Cumhuriyet'in ilanından sonra, Atatürk'ün "Her fabrika bir kaledir" sözüyle başlattığı milli ve bağımsız ekonomi hamlesi kapsamında 1923-1938 yılları arasında 46 büyük fabrika ve üretim tesisi kuruldu. Kurulan bazı fabrikalar şunlardı:

Ankara Fişek Fabrikası (1924)

Gölcük Tersanesi (1924)

Şakir Zümre Fabrikası (1925)

Eskişehir Hava Tamirhanesi (1925)

Kayseri Uçak Fabrikası (1926)

Kırıkkale Mühimmat Fabrikası (1926)

Alpullu Şeker Fabrikası (1926)

Uşak Şeker Fabrikası (1926)

Eskişehir Şeker Fabrikası (1934)

Turhal Şeker Fabrikası (1934)

Ankara Çimento Fabrikası (1928)

Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1935)

Paşabahçe Cam Fabrikası (1935)

İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası (1936)

Karabük Demir Çelik Fabrikası (1937 - Temel Atma)
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.