logo
30 EKİM 2026

"Uşaklığı asla öğretemedim": İzzet, şeref ve tam bağımsızlık

30.10.2026 00:00:00
 

Cumhuriyet, bir milletin onurunun, gururunun ve haysiyetinin yeniden tescil edilmesidir. 

Atatürk'ün İngiliz Sefiri ile yaşadığı o meşhur ve ibretlik olay, bu milletin karakterini en net şekilde ortaya koymaktadır. 

Sefirin üzerine yemek döken genç Türk garson karşısında üzülen sefire karşı Atatürk'ün söylediği "Ben bu millete her şeyi öğrettim ama uşaklığı asla öğretemedim" sözü, Türk milletinin doğuştan sahip olduğu izzetin ve karakterin en açık ifadesidir.

Türk milleti hiçbir zaman boyunduruk altında yaşamayı hak etmemiş, sömürgeciliğin ve emperyalizmin karşısında hep dik durmuştur. 

"Bağımsızlık benim karakterimdir" diyen bir önderin arkasından yürüyen bu millet, zilleti reddetmiş, şerefiyle yaşamayı ve gerektiğinde vatan uğruna can vermeyi şiar edinmiştir. 

Bugün de aynı haysiyet mücadelesini sürdürmek, geçmişteki o asil ruhu yeniden kuşanmakla mümkündür.

Dünden bugüne tehditler ve Milli Mücadele ruhu

Bugün baktığımızda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı o karanlık günleri aratmayacak kadar çetin ve sancılı bir süreçten geçiyoruz. 

Coğrafyamız üzerinde oynanan oyunlar, Büyük Ortadoğu Projeleri, etnik ve mezhepsel kışkırtmalar, ekonomik darboğazlar ve emperyalist zihniyetin sömürge düzenleri ne yazık ki yine üzerimizde denenmektedir. 

Tüm bu zorluklara rağmen hâlâ dış güçlerden medet umanların varlığı, milletimizin uyanık olmasını mecbur kılmaktadır.

Ancak unutulmamalıdır ki, bu millet çareyi dış kapılarda değil, kendi özünde, kendi imanında ve milli birliğinde bulacaktır.

Tıpkı Kuva-yi Milliye ruhunda olduğu gibi, bugün de içte ve dışta karşılaştığımız her türlü ağır tehdide karşı dimdik durabilmenin yegane yolu; Ehl-i Beyt anlayışında, Atatürk sevgisinde ve vatan sevdasında kenetlenmektir. 

Devletimiz milletinden alacağı güçle aşamayacağı hiçbir engelin olmadığını tarihte defalarca kanıtlamıştır; bugün de aynı inançla yarınlara yürüyecektir.

Evlerimizi gelincik tarlasına çevirelim

Merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın her milli bayramda yineleyerek milletimizin hafızasına kazıdığı o tarihi uyarı, bugün her zamankinden daha çok kulaklarımızda çınlamalıdır: 

"Herkes bugün evine Türk bayrağı asmalı; eğer bayraklarınızı asmazsanız, başka milletlerin askerleri gelip bayraklarını sizin evlerinize asar!" 

Bu söz, sadece bir temenni değil, bağımsızlığımızın ve varoluşumuzun en temel şartıdır.

Ay yıldızlı al bayrağımız, bu topraklarda özgürce nefes almamızın, ezanımızın dinmemesinin ve bayrağımızın inmemesinin teminatıdır. 

Sokaklarımızı, evlerimizi, iş yerlerimizi bayraklarla donatmak; bu vatana olan sadakatimizin, Cumhuriyetimize olan bağlılığımızın ve şehitlerimizin emanetine sahip çıktığımızın en somut göstergesidir. 

Milli ve dini değerlerimizin hiçe sayılmaya çalışıldığı bu hassas dönemde, bayrağımıza sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur.

Gençliğin omuzlarında yükselen ilelebet payidar Türkiye

Atatürk'ün "Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz" diyerek emanet ettiği Türk gençliği, bu büyük devletin geleceğinin en büyük teminatıdır. 

Bilimle, irfanla, çağın gerektirdiği yüksek donanımla ve milli şuurla yetişmiş bir gençlik, Cumhuriyetin surlarının en sağlam kalesidir. 

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da vurguladığı gibi, gençliğe sahip çıkmak Cumhuriyetimize sahip çıkmak demektir; Cumhuriyetimize sahip çıkmak ise geleceğimizi güvence altına almak demektir.

Atatürk'ün izinden gitmekten, onun gösterdiği tam bağımsızlık yolundan sapmadan yürümekten başka çaremiz yoktur. 

Milli Ekonomi Modeli gibi insan odaklı ve adil projelerle ekonomik bağımsızlığını taçlandıran bir Türkiye, geçmişte olduğu gibi bugün de bölgesine ve dünyaya liderlik edecek kudrettedir. 

Yeter ki birliğimize, dirliğimize ve cumhuriyetimize gözümüz gibi bakalım.

Büyük fedakârlıklarla kurulan, şehitlerimizin kanıyla sulanan Türkiye Cumhuriyeti'nin 103. ve nice şanlı yıllarını idrak ederken; başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu vatan için canını feda eden tüm kahramanları rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun; ilelebet payidar ve bağımsız kalsın!

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.