logo
30 EKİM 2026

22 ÜLKEDE SAVAŞA KARŞI TARİHİ LİMAN GREVİ!

Dünyanın dört bir yanında liman işçileri, savaşlara ve silah sevkiyatına karşı aynı gün iş bıraktı. 22 ülkede, 113 limana yayılan uluslararası eylemde işçiler, limanların savaşların lojistik merkezine dönüştürülmesine tepki gösterdi

30.10.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
22 ÜLKEDE SAVAŞA KARŞI TARİHİ LİMAN GREVİ!
22 ÜLKEDE SAVAŞA KARŞI TARİHİ LİMAN GREVİ!
Dünyanın dört bir yanında liman işçileri, savaşlara ve silah sevkiyatına karşı aynı gün iş bıraktı. 22 ülkede, 113 limana yayılan uluslararası eylemde işçiler, limanların savaşların lojistik merkezine dönüştürülmesine tepki gösterdi. Gazze başta olmak üzere Orta Doğu'daki çatışmalara dikkat çeken sendikalar, silah ve mühimmat taşınmasına karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.

Fransa, İtalya, Yunanistan, İspanya, Türkiye ve Fas'ın da aralarında bulunduğu 22 ülkede gerçekleştirilen eylemlerde işçiler, limanların askeri sevkiyatlarda kullanılmasına karşı çıktı.

Sendikaların ortak açıklamasında, "Limanlar silah, mühimmat, askeri teçhizat ve asker taşımacılığı için kullanılmamalıdır. Liman işçileri savaş için çalışmıyor" ifadelerine yer verildi.

ATİNA'DA SAVAŞ KARŞITI YÜRÜYÜŞ



Eylemlerin dikkat çeken adreslerinden biri Yunanistan oldu. Başkent Atina'da bir araya gelen liman işçileri, savaş karşıtı pankartlarla yürüyüş düzenledi.

Göstericiler, "Limanlar askeri üs değildir", "Liman işçileri savaş için çalışmıyor", "Halk sizi istemiyor, askeri üslerinizi alın ve gidin" sloganları attı.

Pire, Rafina, Lavrio, Patras, Igoumenitsa, Elefsina ve Rio-Antirrio limanlarında çalışan işçiler greve katıldı. Mühendisler ve denizcilerin de eyleme destek vermesiyle ülke genelindeki feribot seferleri durdu.

SENDİKALAR AYNI MESAJI VERDİ



Uluslararası eyleme Almanya'dan ver.di, İrlanda'dan SIPTU, Danimarka'dan 3F, Fransa'dan CGT Ports et Docks ve Hindistan Su Taşımacılığı İşçileri Federasyonu da destek verdi.

Filistin'e insani yardım ulaştırmak amacıyla faaliyet gösteren Küresel Sumud Filosu da grevi destekleyerek denizde koordineli ve stratejik eylemler gerçekleştireceğini duyurdu.

İŞÇİLERDEN SAVAŞA KARŞI ORTAK TAVIR

Gösterilerde öne çıkan mesaj ise oldukça netti: Limanlar savaşların ve silah ticaretinin arka bahçesi olmayacak.

İşçiler, ülkeler arasındaki siyasi ve askeri hesaplaşmaların parçası olmak istemediklerini belirterek limanların silah sevkiyatına kapatılmasını istedi.

22 ülkede 113 limana yayılan eylem, savaş karşıtı mücadelenin yalnızca meydanlarda değil, küresel ticaretin ve lojistiğin merkezinde de yürütülebileceğini gösterdi.

Erdoğan, Bayramov ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov'u kabul etti

30.10.2026 17:03:00
AA
 
Erdoğan, Bayramov ile görüştü
Erdoğan, Bayramov ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov'u kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkentte "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi sonrası ikili görüşmelerini sürdürüyor.

Erdoğan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov'u Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti.

Görüşme, basına kapalı gerçekleştirildi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilkokullarda 1 ve 2. sınıflar ile 3 ve 4. sınıfları farklı öğretmenlerin okutması fikrinin öğretmenlerle görüşüldüğünü açıkladı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilkokullarda 1 ve 2. sınıflar ile 3 ve 4. sınıfları farklı öğretmenlerin okutması fikrinin öğretmenlerle görüşüldüğünü açıkladı. Henüz karar alınmadığını belirten Tekin, öğretmenlerin istememesi halinde öneriden vazgeçilebileceğini söyledi

30.10.2026 12:31:00
Haber Merkezi
 
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilkokullarda 1 ve 2. sınıflar ile 3 ve 4. sınıfları farklı öğretmenlerin okutması fikrinin öğretmenlerle görüşüldüğünü açıkladı
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilkokullarda 1 ve 2. sınıflar ile 3 ve 4. sınıfları farklı öğretmenlerin okutması fikrinin öğretmenlerle görüşüldüğünü açıkladı
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ilkokullarda sınıf öğretmenlerinin 1 ve 2. sınıfları okutanlar ile 3 ve 4. sınıfları okutanlar şeklinde uzmanlaşması fikrini öğretmenlerle değerlendiriyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konunun henüz tartışma aşamasında olduğunu, uygulamaya yönelik somut bir adım atılmadığını bildirdi.
Erzurum'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tekin, önerinin bir öğretmenler odasındaki görüşmenin ardından haberleştirildiğini belirtti. Bakan, sınıf öğretmenliği uygulamasını değiştirmek üzere kesinleşmiş bir karar bulunmadığını vurguladı.

İlkokullarda öğretmen ayrımı nasıl olacak?
Görüşülen öneri, ilkokulun ilk iki sınıfında görev yapan öğretmenlerle son iki sınıfında görev yapan öğretmenlerin ayrılması üzerine kurulu. Fikir uygulamaya dönüşürse öğrencilerin 1 ve 2. sınıfları bir öğretmenle, 3 ve 4. sınıfları ise başka bir öğretmenle tamamlaması söz konusu olabilecek.
Tekin, önerinin gerekçesini açıklarken 1 ve 2. sınıfların yaş grubu bakımından birbirine, 3 ve 4. sınıfların da kendi aralarında daha yakın olduğunu belirtti. Bazı okullarda belirli derslere branş öğretmenlerinin girmesine yönelik talepler bulunduğunu da aktardı.

Bakan Tekin: Öğretmenlerin görüşü alınıyor
Bakan Tekin, eğitimle ilgili konuları uygulamaya geçirmeden önce öğretmenlerle istişare ettiklerini söyledi. İlkokullardaki önerinin de bu kapsamda ele alındığını belirterek şu ifadeyi kullandı: "An itibarıyla karar verdiğimiz, yapacağız dediğimiz bir konu değil."
Tekin, gerekirse Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün çalıştaylar düzenleyebileceğini, değerlendirmelerin ardından öğretmenlerin istememesi durumunda fikirden vazgeçilebileceğini bildirdi.

İlkokul modelinde uygulama takvimi var mı?
Yeni modele ilişkin açıklanmış bir uygulama takvimi bulunmuyor. Tekin, bakanlığın bu konuda somut ve olgunlaşmış bir adım atmadığını, değişikliğin kısa sürede hayata geçirilecek bir çalışma olmadığını ifade etti.
Açıklamaya göre süreç, öğretmen görüşlerinin alınması ve önerinin değerlendirilmesi aşamasında bulunuyor. Dolayısıyla 1 ve 2. sınıflar ile 3 ve 4. sınıflara farklı öğretmenlerin girmesi, henüz yürürlüğe konulmuş bir düzenleme niteliği taşımıyor.

Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi

Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi. Hakkında gözaltı kararı verilen 11 kişiden 10'u yakalanırken, bir kişinin yurt dışında olduğu belirlendi

30.10.2026 11:28:00
Haber Merkezi
 
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün ve ailesinin İstanbul'da yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın akladığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon daha yapıldı.

Önceki operasyonda Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel tutuklanırken şimdiki operasyonda 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 10 kişi gözaltına alınırken bir kişinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında Mustafa Sarıgül'ün ağabeyi Metin Sarıgül, Şişli Meslek Yüksekokulu Kurucu Müdürü Aynur Aydın, Sarıgül'ün inşaat firması ortaklarından Meriç ailesine mensup çok sayıda kişi yer aldı. O isimler şu şekilde;

Metin Mevlüt Sarıgül

Ömer Yazıcı

Aynur Aydın

Gençağa Meriç

Ahmet Meriç

Berrak Çetinkaya

Davut Kaymak

Altuğ Altınbaş Sürer

Mehmet Meriç

Süreyya Kurtulan

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz" dedi

30.10.2026 11:09:00
AA
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(TDT Zirvesi) Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur." dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi
[1/18] Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13'üncü Zirvesi başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen zirve öncesinde liderler, aile fotoğrafı için bir araya geldi. Fotoğrafta; Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev de yer aldı.

Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"(Türk Devletleri Teşkilatı) Dönem başkanlığımızda Teşkilatımızın bugüne kadar oluşturduğu kurumsal birikimi daha somut kazanımlara tahvil etmeyi hedefliyoruz.",

"Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz."

"(Türk Devletleri Teşkilatı) Aile meclisimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum."

"Barış ve istikrarın hakim olduğu bir Güney Kafkasya, bölge ülkeleriyle birlikte bütün Türk dünyasına önemli fırsatlar sunacaktır."

"Serdar (Berdimuhammedov) kardeşimin dinamik liderliğinde Türkmenistan'ı en kısa zamanda tam üye olarak aile meclisimizde görmeyi temenni ediyoruz."

"İran'la son dönemde tekrar artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye tahvil edilmesi temennimizdir."

"Kanayan yaramız olan Filistin meselesinin adil çözümü için Türk devletleri olarak daha fazla çaba göstermemiz gerektiği kanaatindeyim."

"Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imar çalışmalarının bir an evvel başlatılması için gerekli katkıyı sağlamalıyız."

"Mazimiz gibi istikbalimiz, sıkıntılarımız gibi başarılarımız da ortaktır. Her bir üyemizin milli hassasiyetlerini gözeterek 'kazan kazan' anlayışı ile ortak çıkarlarımızı büyütmeye gayret etmeliyiz."

"Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmek bizlerin elindedir. Trans-Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru yarının ticaretine yön verecek stratejik bir hattır."

Gaziosmanpaşa'da sağanak sonrası yolda çökme meydana geldi

İstanbul'un Gaziosmanpaşa ilçesinde sağanak sonrası kısmi çökme meydana gelen yol trafiğe kapatıldı

30.10.2026 05:53:00 / Güncelleme: 30.10.2026 05:56:42
AA
 
Gaziosmanpaşa'da sağanak sonrası yolda çökme meydana geldi
Gaziosmanpaşa'da sağanak sonrası yolda çökme meydana geldi

Kent genelinde aralıklarla devam eden ve akşam saatlerinde etkisini artıran sağanak nedeniyle Karadeniz Mahallesi 1128 Sokak'taki yolda kısmi çökme meydana geldi.

İhbar üzerine belirtilen adrese itfaiye ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Zabıta ve belediye ekipleri, yaklaşık bir metrekarelik çökme alanında incelemelerde bulundu.

Ekipler, çökme meydana gelen yerin etrafına emniyet şeridi çekerek bariyerlerle yolu trafiğe kapattı. 

Peribacası çökmesinde hayatını kaybedenlerin isimleri belli oldu

Kapadokya'da yaşanan peribacası çökmesinde hayatını kaybedenlerin isimleri belli oldu

29.10.2026 20:42:00
İhlas Haber Ajansı
 
Peribacası çökmesinde hayatını kaybedenlerin isimleri belli oldu
Peribacası çökmesinde hayatını kaybedenlerin isimleri belli oldu
Nevşehir'in Göreme beldesinde yağışların ardından yaşanan peribacası çökmesinde hayatını kaybeden 3 kişiden ikisinin Sakaryalı gazeteci Eray Tuna ile eşi Begüm Tuna olduğu belirlendi.

Olay, Göreme Açık Hava Müzesi girişinde meydana geldi. Bölgedeki yağışlar sonrasında deforme olan bir peribacasında çökme yaşandı. İhbar üzerine bölgeye AFAD, UMKE, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çalışmaları olay yerinde takip eden Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, enkaz altından 3 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığını bildirdi. Vali Kök, "Şu ana kadar enkaz altından 2'si Türk, 1'i yabancı uyruklu olmak üzere 3 vatandaşımızı ölü olarak çıkarttık.

5 turist ise yaralı olarak bölgedeki hastanelere sevk edilerek hemen tedavilerine başlandı. 4 turistin tedavisi tamamlanarak taburcu edildi, 1 vatandaşımızın ise tedavisi devam ediyor. Devlet olarak tüm imkanlarımızı olay anından itibaren seferber ettik. Arama kurtarma çalışmaları da yine son dakikaya kadar devam edecek. Her ihtimali göz önünde bulunduruyoruz" dedi.

Sakaryalı yeni evli çift hayatını kaybetti

Olayın ardından yürütülen çalışmalarda hayatını kaybedenlerin cansız bedenlerinin enkaz altından çıkartılmasının arından gerçekleştirilen kimlik tespit çalışmalarında, yaşamını yitiren Türk vatandaşlarının temmuz ayında dünyaevine girdiği, Sakarya'da yayın yapan bir basın kuruluşunda muhabir olarak çalışan Eray Tuna ile muhasebeci eşi Begüm Tuna olduğu öğrenildi.

Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor

Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Ankara’da düzenlenen 13. Zirvesi’nde dönem başkanlığını Türkiye’ye devretmeye hazırlanan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yoğun programı gerekçesiyle zirveye katılmama kararı aldı. Ankara-Bakü hattında son dönemde yaşanan "başörtüsü gerilimi" iddialarının gölgesinde alınan bu karar sonrasında, Azerbaycan’ı zirvede Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor

29.10.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor
Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor
Türk dünyasının gözü kulağı Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi'ne çevrilmişken, Bakü'den diplomatik dengeleri hareketlendiren bir son dakika haberi geldi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, dönem başkanlığının Türkiye'ye devredileceği bu kritik zirveye katılmayacağı resmi olarak açıklandı.


Resmi gerekçe: Bakü'deki FIFA organizasyonu


Azerbaycan'ın önde gelen basın mecralarından Report Haber Ajansı ve Oxu.az'ın resmi kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, Aliyev'in Ankara programını iptal etmesinin arkasında Bakü'deki yoğun çalışma takvimi yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Aliyev, Bakü'nün ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen FIFA U-15 Dünya Şampiyonası ve Festivali'nin kapanış ile ödül törenine katılacak. Bu organizasyonun önceden planlanmış bir program olması nedeniyle Aliyev'in Ankara'daki zirve yerine Bakü'deki törende yer alacağı bildirildi.

Aliyev'in talimatıyla Ankara'daki liderler zirvesinde ve öncesinde gerçekleştirilen Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nda Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor.


İptalin perde arkası


Bakü yönetimi katılamama gerekçesini "yoğun takvim ve FIFA organizasyonu" olarak açıklasa da, kulislerde bu kararın arkasında son günlerde iki ülke arasında yaşanan diplomatik gerilimin etkili olduğu konuşuluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Ekim'de gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde İlham Aliyev'i Ankara'daki zirveye şahsen davet etmişti. Ancak bu davetin ardından, Azerbaycan'daki Türk eğitim kurumlarında başörtüsü takılmasının yasaklandığına dair iddialar ve buna bağlı olarak iki ülkenin siyasi figürleri ile medya organları arasında karşılıklı sert açıklamalar yaşandı. Ankara-Bakü hattında diplomatik bir soğukluğa neden olan bu tartışmaların, Aliyev'in liderler zirvesine fiziken katılmama kararında rol oynamış olabileceği değerlendiriliyor.


Mesajlarla "müttefiklik" vurgusu korunuyor


Zirveye katılamayacak olmasına rağmen Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ankara ile köprüleri kurmayacak adımlar atmaya özen gösteriyor. Aliyev, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderdiği resmi tebrik mektubunda, iki ülke arasındaki Şuşa Beyannamesi ile taçlanan müttefiklik ilişkilerinin en üst düzeyde olduğunu ve "tek millet, iki devlet" şiarının kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Dönem başkanlığının Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçeceği bu tarihi zirvede, iki ülke arasındaki ilişkilerin seyri ve liderlerin önümüzdeki süreçte gerçekleştireceği yüz yüze temaslar diplomatik çevreler tarafından yakından takip edilmeye devam ediyor.


31 Türk vatandaşına giriş yasağı ve "istenmeyen kişi" kararı


Ankara-Bakü hattındaki kırılmanın en somut adımlarından biri, Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın radikal bir kararla 31 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını "persona non grata" (istenmeyen kişi) ilan ederek ülkeye girişini yasaklaması oldu.

Bakü yönetimi, bu kişilerin Azerbaycan'ın egemenliğini, millî güvenliğini ve anayasal düzenini hedef alan açıklamalarda bulunduğunu öne sürdü. Giriş yasağı getirilen ve kamuoyunda bilinen kritik isimler şunlar:

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Yeni Şafak yazarları Yusuf Kaplan, İsmail Kılıçarslan, ilahiyatçı Mehmet Boynukalın, gazeteci Adem Özköse, spor yorumcusu Ahmet Çakar.

Ayrıca, yasak kararının ardından sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Köklü Değişim İstanbul Temsilcisi Muhammed Emin Yıldırım'ın İstanbul Emniyeti tarafından gözaltına alınması, krizin Türkiye içindeki hukuki yansımalarını gösteren bir diğer gelişme oldu.


Oktay Saral'ın görevden alınması


Krizin merkezinde yer alan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Azerbaycan'daki başörtüsü kısıtlamalarını sert bir dille eleştirmesinin ardından 26 Ekim'de görevinden ayrıldı. Saral, sosyal medya hesabından "Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez!" ifadelerini kullanmış ve bu çıkış Bakü'de büyük bir rahatsızlık yaratmıştı.

Kulislere yansıyan bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İlham Aliyev arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde Aliyev bizzat Saral'ın görevden alınmasını talep etti. Gazeteci Talat Atilla'ya konuşan Saral, görevden ayrılmasının Azerbaycan açıklamalarıyla ilgili olup olmadığı sorusuna "Evet, öyle görünüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ayrıldım" diyerek bu iddiaları doğruladı.


Bakü'nün talepleri Saral ile sınırlı değil


Diplomatik kaynaklardan sızan bilgilere göre, Aliyev yönetiminin Ankara'dan talepleri sadece Oktay Saral'ın istifasıyla sınırlı kalmadı. Azerbaycan'ın, sosyal medyada Aliyev'e yönelik eleştiri ve hakaret içerikli paylaşımlar yapan hesapların listesini Türkiye'ye ileterek erişim engeli ve hukuki işlem talep ettiği belirtildi.

Hatta Azerbaycan Başsavcılığı, Türkiye'de faaliyet gösteren ve aralarında Rıdvan Kaya ile Fatih Tezcan'ın da bulunduğu yedi kişi hakkında "anayasal düzeni zorla değiştirmeye çağrı ve dini nefreti körükleme" suçlamalarıyla gıyabi tutuklama kararı çıkartarak uluslararası arama başlattı.


Ankara'nın "Saral" hamlesi Aliyev'i getirmeye yetmedi


Türkiye, müttefikiyle ilişkileri korumak adına Başdanışman Oktay Saral'ı görevden alarak Bakü'ye net bir jest yapmış olsa da, bu hamle Aliyev'in Ankara'daki liderler zirvesine katılımını sağlamaya yetmedi.

Aliyev'in bu adımların ardından yaptığı konuşmada isim vermeden "başkalarına nasıl yaşamaları gerektiğini öğretmeye kalkanları" eleştirerek çifte standart vurgusu yapması, iki ülke ilişkilerinde "abi-kardeş" yaklaşımından duyulan rahatsızlığın ve diplomatik soğukluğun bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor.

Meteorolojiden 6 il için kuvvetli yağış uyarısı

Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezi, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Batman, Siirt ve Şırnak illeri için gök gürültülü sağanak yağış uyarısında bulundu

29.10.2026 15:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Meteorolojiden 6 il için kuvvetli yağış uyarısı
Meteorolojiden 6 il için kuvvetli yağış uyarısı
Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezinden yapılan açıklamada, ''Yapılan son değerlendirmelere göre bugün gece saatlerinden itibaren beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak genelinde yerel olarak kuvvetli olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar, hortum oluşma riski ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir'' denildi.

Devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaștırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz." dedi

29.10.2026 13:09:00 / Güncelleme: 29.10.2026 13:12:56
Haber Merkezi
 
Devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret etti
Devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaștırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz." dedi.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet'in ilanının 103. yıl dönümü kutlamaları kapsamında ilk tören, Anıtkabir'de düzenlendi. Tören, devlet erkanının Aslanlı Yol'da yürüyüşüyle başladı.

Anıtkabir'de 29 Ekim töreni
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki Aslanlı Yol'daki kortejde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, siyasi partilerin temsilcileri ve diğer devlet erkanı yer aldı.
Erdoğan'ın, üzerinde ay yıldız bulunan çelengi Atatürk'ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Daha sonra Erdoğan ve beraberindekiler, Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı:
"Aziz Atatürk, bugün, uğruna buyük bedeller ödediğimiz Cumhuriyetimizin kurulușunun 103'üncü seneidevriyesini kutluyoruz. Tarihimize yeni bir istikamet çizen bu önemli günde, zatıalinizi, silah arkadașlarınızı ve kahraman şehitlerimizi şükranla yad ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaștırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz. Cumhuriyet henüz ilan edilmemişken zatıalinizin 1 Mart 1922 tarihli Büyük Millet Meclisi hitabında münderiç, 'Bizi, milli davamızı izlemekten yıldıracak hiçbir araç, hiçbir kuvvet düşünülemez. Milli davamız bizim hayatımızdır' sözleri ışığında, milli davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Ruhun şad olsun."

Hacıbektaş’ta alınan büyük karar: Cumhuriyet

29 Ekim 1923’te ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti, salt egemenliğin tek bir kişiden alınarak asıl sahibi olan millete devredilmesiyle Türk tarihinin en büyük toplumsal ve siyasal dönüşümünü başlattı. Cumhuriyet fikri sadece anlık bir siyasi krizin çözümü değil, temelleri Milli Mücadele’nin başında, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda atılmış köklü bir bağımsızlık ve iman hareketidir

29.10.2026 11:06:00
Eyüp Kabil
 
Hacıbektaş’ta alınan büyük karar: Cumhuriyet
Hacıbektaş’ta alınan büyük karar: Cumhuriyet
Cumhuriyet'in ilanı ve Türk milleti üzerindeki eşsiz kazanımları manevi bir uyanışın ve sarsılmaz bir iradenin öyküsüdür.


İlk karar ve Hacı Bektaş Veli dergâhı ziyareti


Milli Mücadele'nin henüz ilk dönemlerinde, Sivas Kongresi'nin ardından Ankara'ya doğru yola çıkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 22-23 Aralık 1919 tarihlerinde Kırşehir'in Hacıbektaş ilçesine uğradı. Hoş Geldin Atatürk eserinde bu ziyaretin sıradan bir duraklama değil, kurulacak yeni devletin yönetim şeklinin ilk kez kararlaştırıldığı tarihi bir eşik olduğu aktarılır.

Dönemin dergâh postnişini Cemalettin Çelebi ile baş başa yapılan uzun görüşmede Mustafa Kemal, kafasındaki yönetim modelini paylaşmıştır. Çelebi'nin "Paşam, açacağınız meclis ve kuracağınız devletin idare şekli Cumhuriyet olacak mı?" sorusuna Gazi, kesin ve kararlı bir dille "Olacak Çelebi Efendi, elbet olacak" yanıtını vermiştir. Bu tarihi mutabakatın ardından Atatürk, Hünkâr Hacı Bektaş Veli Hazretleri'nin kabrine kapanarak şu duayı etmiştir:

"Evladını önüme rehber eyledim. Meydana çıkıyorum. Yüzümü utandırma."

Prof. Dr. Haydar Baş'ın eserinde vurguladığı üzere, Cumhuriyet'in manevi harcı ve ilk kararı işte bu inanç ve birlik ruhuyla, Ehlibeyt meşrebinin merkezinde atılmıştır.


Çankaya'dan Meclis kürsüsüne: 29 Ekim mucizesi


Hacıbektaş'ta sözü verilen ve sarsılmaz bir "sır" gibi taşınan o büyük ideal, takvimler 28 Ekim 1923 gecesini gösterdiğinde ete kemiğe büründü. Çankaya Köşkü'nde kurmaylarını toplayan Atatürk, tarihe geçen "Efendiler, yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" sözüyle Türk milletinin makus talihini kökten değiştirecek adımı attı.

29 Ekim 1923 Pazartesi günü TBMM'de Teşkilât-ı Esâsiye Kanunu'nun birinci maddesine "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyettir" ibaresi eklendi. Saat 20.30'da oturuma katılan 158 milletvekilinin tamamının oy birliğiyle Cumhuriyet resmen ilan edildi ve salon "Yaşasın Cumhuriyet!" sesleriyle yankılandı.


Prof. Dr. Haydar Baş'ın perspektifinden cumhuriyet ve "kul hakkı"


Prof. Dr. Haydar Baş, Hoş Geldin Atatürk eserinde dikkate değer bir tespitte bulunur: İslam inancına göre her insan, yaratıcısına karşı doğrudan ve eşit bir mesuliyete sahiptir. Bu bağlamda, egemenliğin tek bir kişiden (saltanattan) alınarak milletin tamamına devredilmesi, devlet idaresindeki adalet terazisinin kurulması ve İslam'ın özünde yer alan "kul hakkı" bilincinin devlet yapısına aktarılmasıdır.

Atatürk, inancından aldığı bu güçle hiçbir gücün Türk milletinin üzerinde bir tahakküm kurmasına izin vermemiştir. Nitekim Prof. Dr. Haydar Baş'ın meşhur "Milli bayramlarımız olmasa, dini bayramlarımız olmazdı" tezi de Cumhuriyet'in işgalci Haçlı dünyasına karşı İslam'ı ve Türk varlığını koruyan en büyük kalkan olduğunu tescil etmektedir.


Cumhuriyet'in devlet ve millet üzerindeki olumlu etkileri


• Kişilerin birer kul/tebaa olarak görüldüğü dönem kapanmış; her bir vatandaş kanun önünde eşit, devletin asli ve egemen unsuru olan "yurttaş" kimliğini kazanmıştır.

• Meclis Hükümeti sistemindeki tıkanıklıklar aşılmış, kabine sistemine geçilerek devlet mekanizmasının daha hızlı, demokratik ve kalıcı çalışması sağlanmıştır.

• Eğitimde, hukukta ve sosyal yaşamda topyekûn bir kalkınma hamlesi başlatılmış, Türk kadını hak ettiği sosyal ve siyasal özgürlüğe kavuşmuştur.

• Siyasi bağımsızlık, sonraki yıllarda yerli üretim hamleleriyle desteklenmiş ve kendi kendine yeten devlet idealinin ilk sarsılmaz temeli atılmıştır.


Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte 46 fabrika kuruldu


Cumhuriyet'in ilanından sonra, Atatürk'ün "Her fabrika bir kaledir" sözüyle başlattığı milli ve bağımsız ekonomi hamlesi kapsamında 1923-1938 yılları arasında 46 büyük fabrika ve üretim tesisi kuruldu. Kurulan bazı fabrikalar şunlardı:

Ankara Fişek Fabrikası (1924)

Gölcük Tersanesi (1924)

Şakir Zümre Fabrikası (1925)

Eskişehir Hava Tamirhanesi (1925)

Kayseri Uçak Fabrikası (1926)

Kırıkkale Mühimmat Fabrikası (1926)

Alpullu Şeker Fabrikası (1926)

Uşak Şeker Fabrikası (1926)

Eskişehir Şeker Fabrikası (1934)

Turhal Şeker Fabrikası (1934)

Ankara Çimento Fabrikası (1928)

Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1935)

Paşabahçe Cam Fabrikası (1935)

İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası (1936)

Karabük Demir Çelik Fabrikası (1937 - Temel Atma)
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.