HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

AB çatısı altında ENOSİS

23.05.2001 00:00:00
Kıbrıs için alarm zilleri çalmaya başladı. Helsinki zirvesinde, Katılım Ortaklığı Belgesinde Kıbrıs ve Ege konusunda verilen tavizler, "Türkçe'den Türkçe'ye tercüme" yöntemi ile bir müddet kamufle edilebildi.

(Bu deyimi literatüre savunma ve dış politika yazarımız Hüseyin Mümtaz Bey armağan etmişti. Hatırlayın.)

Ancak son bir kaç aydır Türkiye'nin siyasi ve ekonomik krizlerle burnunu sürten ABD ve AB, Türkiye'yi istediği kıvama ve lokmaya getirdiğini düşünüyor olmalı ki, Kıbrıs konusunda Türkiye her geçen gün mengeneye alınmaktadır.

Başbakan Ecevit'i arayan Bush'tan, G-7 liderlerine kadar hemen her Avrupa ülkesi Rum kesiminin AB'ye üyeliği konusunda Türkiye'nin göz yumması için baskılarını artırmakta.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi sözde yargı kuruluşları Türkiye'yi mahkum etmekte.

Avrupa Birliği, 18 ay içinde Kıbrıs Rum kesimini AB'ne üye alma noktasında kararlılığını göstererek Türkiye'yi test etmektedir.

Bütün bu baskılar yetmiyormuş gibi gerek adadaki işbirlikçiler, gerek Türkiye'deki mandacı zümreler "ver kurtul" tamtamları çalmaktadır.

Yolsuzluk ve gölge boksları ile mecali kalmayan, tek sığınağı AB söylemi olan küçük ortağın bu koronun sözcülüğüne soyunması da işin cabası...

Başbakanın olaylara sağır, milliyetçi ortağın da bu meselelere lâl olması mandacılar için bayram ortamı demek.

Özellikle son günlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye'yi mahkum etmesi işbirlikçileri hayli sevindirdi.

Böylece bu yanlı yargı kararları ile Rum Kesiminin AB'ye üyeliği adeta yargı kararının icrası şeklinde yerine getirilerek Türkiye'nin AB diplomasisinde eli kolu bağlanmak istenmektedir.

AİHM'de Türkiye aleyhine yaklaşık 5000 başvurunun 2250'si Kıbrıs Rum Kesiminden 1500'ü ise G. Doğu bölgesinden yapılması anlamlı değil mi?

AB, bu kararları diplomatlarımızın, siyasilerimizin önüne koyarak gerek Kıbrıs, gerek Kürt azınlığını tanıma iddialarına hukuki bir kılıf hazırlamaya çalışıyor.

2004 yılına kadar Ege sorununu Lahey Adalet Divanı'na götürme sözü veren siyasi iktidar bu emsal kararlara bakarak ne büyük bir gaflet içinde olduğunu görebilir.

Görebilir mi dersiniz?

Batı başkentlerinin siyasi zümreden korkusu yok. Türkiye'nin en büyük işadamının itiraf ettiği gibi ABD'nin atadığı bir kişiye yetkilerini devreden siyasi zümre küçücük ada için AB'yi hiç üzer mi?

Bütün korkuları, millete gerçekleri, ihanetleri anlatan bizim gibi milli şuuru diri tutan medya ve sivil toplum ile, Rumların AB üyeliğini hasmane davranış sayan Türk Ordusu...

Onun için hesaplar, oyunlar, planlar bu iki gücü yıpratmaya ve birbirine düşürmeye dönük.

Ama milletimiz bu oyunu bozmaya kararlı olduğunu Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in şahsında Kuvayı Milliye mücadelesi ile bütünleşerek gösterdi.

Ordumuzun bu hesapları bozacağına azimli olduğunu da manşette verdiğimiz haberden bir kez daha öğreniyoruz.

Ne diyor Kıbrıs'ta 1974'ten önce olduğu gibi Ulusal Halk Hareketini başlatan Milli Mücadelenin öncüleri:

"Temel hedefimiz, milli şuur ve değerlerimize sahip çıkarak Rum-Yunan ikilisi ile destekçilerinin iç ve dış odakların oyununu bozmak".

Geriye ne kalıyor; millet iradesi ile ordumuzun gücünü buluşturacak büyük bir Kuvayı Milliye oluşumu.

Bu büyük oluş sayesinde, "Direniş ruhunu özümsemeyenlerin, bu toprakları Türk vatanı görmeyenlerin, milli değerlerimize, mücahitlerimize, mehmetçiklerimize, Anavatanımıza dil uzatanların, siyasal çıkar ve kişisel menfaat bekleyenlerin, yolsuzluk ve suiistimal yapanların, hak yiyicilerin" can attıkları başkentlere uğurlanması için acele edelim.

Aksi takdirde 3 yıl boyunca işbirliği içinde oldukları Batı başkentleri gerek Anavatanımıza gerek Yavruvatanımıza altın vuruş anını kollayacaklardır.

Şimdi ayıkma zamanı.
 
İbrahim Berk / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.