Affetmek, yaptığı davranıştan ötürü suçlu kişiyi cezalandırmayı artık istememektir.
Sosyal bilimciler affetmenin fiziksel, ruhsal, sağlık ve ilişkiler üzerindeki faydalarını keşfettikçe, affetme üzerine yapılan çalışmaların sayısı da artmıştır. Affetmenin bizi nasıl olumlu etkilediğini anlamak için önce karşımızdakini affedemediğimiz zamanlar neler yaşıyor olduğumuza bakmakta fayda var.
Affetmeme durumunda; kin, acı, nefret, düşmanlık, öfke ve korku gibi duygular hakimdir. Birine karşı kin ve intikam isteği besliyor olmak bedenimizde de bazı farklılaşmalara yol açar. Mide ağrıları, mide yanması, hazımsızlık, tansiyonda artış, kalp atışında değişim, baş ağrısı, baş dönmesi, uykusuzluk, halsizlik, dikkatte dağınıklık ve huzursuzluk gibi belirtiler bunlardan bazıları.
Aşılamayan travmalar, tekrar eden düşünceler, kaygı, depresyon, öfke, umutsuzluk, çaresizlik duyguları; kendini suçlama, kendini cezalandırma davranışları gibi birçok durumun temelinde affedememe yer alıyor.
Affedici olmamanın getirdiği bedensel ve psikolojik sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda, affetmek aslında kendimiz için yapacağımız bir eylemdir ve affetmenin tüm faydası affeden kişiyedir. Yaşamış olduğumuz acının farkında olarak, bu acıyı artık taşımamaya karar vermektir.
Thomas Szasz'ın da dediği gibi, "Aptal insan ne affeder ne unutur, saf insan hem affeder hem unutur, akıllı insan ise affeder fakat unutmaz." Affetmek ortada bir hata olduğu ve bunun bizi olumsuz olarak etkilediği gerçeğini kabullenmeyi gerektirir.
Affederek zincirlerinden kurtardığımız kişi sadece hatayı işleyen kişi değildir. Aynı zamanda kendimizi de kurtarmış oluruz. Affettiğimiz zaman, başka bir kişinin hatasını taşımaktan vazgeçmiş oluruz. Affettiğimiz andan itibaren geçmişte yaşamak yerine şimdiki zamanda kalabilir ve anın tadını çıkartabiliriz.
Affetmek güçsüz olduğumuzu göstermez; aksine bu, özgürce verilmiş bilinçli bir karardır. Affetmek değersizliğimizin değil, tam tersine kendimize verdiğimiz değerin bir göstergesidir. Karşıdakinin affettiğimizi illa bilmesi de gerekmez. Bu, bizim kendi yüklerimizi artık taşımamaya karar vermemizle, yani tamamen bizimle ilgili bir meseledir.
Affetmek, içeride sıkışmış negatif yükün atılması demektir. Affetmeye niyet etmek dahi üzerimizdeki ağırlığı kaldırır, kalbimizi ferahlatır. Çünkü geçmişten beslenmek enerjimizi alır.
Geçmiş kapılarımız açık kaldığı sürece geleceğimizi dönüştüremeyiz. Affetmek, aslında insanın kendi kendine yaptığı bir iyiliktir. İnsanın ruhundaki yükleri boşaltması; belki de bir anlamda bu yükü affettiği kişiye yüklemesidir. Araştırmalara göre, affetmeyi başarabilen kişiler, fiziksel ve ruhsal sağlık anlamında kendilerini daha iyi hissederler. Affeden insanın depresyon, anksiyete ve öfke düzeyleri azalma eğilimindedir.
Fizyolojik olarak bağışlamak, beyaz kan hücresi sayısı ve hematokrit seviyelerini olumlu yönde etkilemektedir. Beyaz kan hücreleri, insan vücudunda hastalıklarla ve enfeksiyonlarla mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır.
The Journal of Religion and Health dergisinde yayınlanan bir araştırmada, diyabet hastalarında affetme eğilimi arttıkça, ilişkilerindeki kalite artarken ve stres düzeylerinde de azalma görüldü.
Child and Family Studies dergisinde yayınlanan bir araştırmada, affetmenin boşanma sürecindeki rolü araştırıldı. Bu süreçte affetme eğilimi, psikolojik ve fiziksel sağlığı olumlu etkilerken, stres seviyesinin de düşmesine ve daha fazla yaşam tatmini elde edilmesine neden olduğu görüldü.
Personality and Individiual Differences dergisinde yayınlanan bir başka araştırmada, affedicilikle hayattan tatmin olma, zevk alma arasında pozitif ilişki tespit edildi.
Yüce Rabbimiz Nur süresinde "Affetsinler, hoş görsünler. Öyle ya, onları bağışlamanıza karşılık Allah'ın da sizi bağışlamasını istemez misiniz" ve Nahl süresinde "Cezalandırmak yerine sabrederseniz, elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır" buyurarak affedici olmamızı istemektedir bizlerden.
"Allah, affeden kişinin ancak şerefini arttırır" buyuran Peygamberimiz, affetmenin gurur kırıcı bir durum olmadığını, aksine kişiyi yücelttiğini vurgulamıştır.
Affetmek insanın kendi kendine verdiği en büyük sınavlardan biridir. Affetmek tamamen kişinin kendisi için yapacağı en büyük lütuftur. Hayatı anlamlı ve iç huzuruyla geçirmek istiyorsanız affedin.
Sonuç olarak affetmek, ruhumuza, bedenimize şifa aynı zamanda ibadettir.
- Sahur şifadır / 12.04.2023
- Teravih şifadır / 07.04.2023
- Oruç şifadır / 31.03.2023
- Ramazan şifadır / 29.03.2023
- Selamlaşmak şifadır / 20.01.2023
- Mutluluk şifadır / 13.12.2022
- Okumak şifadır / 29.11.2022
- Hasta ziyareti şifadır / 15.11.2022
- Dua şifadır -2- / 22.10.2022





























































