7. Sağlıkta büyük iddialarla yola çıktılar. Özel hastaneleri ilk etapta teşvik ettiler. Vatan- daþlara özel hastanelerin kapılarını açtılar. Her ne kadar görüntü böyle ise de bu yapılanlar oltanın ucundaki yem gibi olmuştur. Özel hastanelerin iflas etmesi için bütün yollara başvurdular. Büyük hastanelerin pek çoğu yabancılara satılmış durumda. Sağlık sözde parasız durumdadır. Katılım payı adı altında hastalardan para alınmaktadır. Devlet hastaneleri adım adım özelleştirmeye doğru götürülüyor. Bir adım ötesi devlet hastanelerinin de özelleştirilerek yabancı sermayeye peşkeş çekilmesi olacak. Sağlıkta hasta sayısındaki ve harcamalardaki artış, koruyucu sağlık hizmetlerinin yapılmadığını gösteriyor. Performans adı altında sağlık hizmetleri ticarileştirilmiş; hasta ile hekim arasındaki güven köprüsü zarar görmüştür. Batıda alternatif tıp devlet tarafından desteklenirken bizim ülkemizde maalesef kösteklenmektedir. 8. Demokratikleştirme, insan hakları, kadın hakları gibi ilgi çeken kavramlar sürekli olarak gündeme getirilmektedir. Bu kavramlar kullanılarak bizatihi bu değerler tahrip edilmektedir. Adalet mülkün temelidir. AKP iktidarları döneminde adalet iyiden iyiye siyasallaşmıştır. Artık vatandaş hukukun şemsiyesi altında değil, korku içinde yaşamaktadır. Hükümet devletin bütün kırmızı çizgilerini sıfırla çarpmıştır. Devletin kural ve kaideleri, siyaseti yüzyıllar içerisinde hayat bulur. Varlığımızın temeli de bu kurallara bağlıdır. Maalesef bütün bunlar devre dışı kalmıştır. 9. Kadına pozitif ayrımcılık adıyla düzenlemeler yapıldı. Aile bütünlüğü tahrip edilmek istenmektedir. Bu uygulamalar ne kadınları daha mutlu etmiş ne de aileleri daha sağlamlaştırmıştır. Kadın hakları diye yola çıkıp, 2004'te Ceza Kanunu'nda değişiklik yaparak zinayı suç kapsamından çıkarttılar. Cinsel suçlarda patlama olduðu gibi toplumun ahlaki yapısı da çürümeye terkedildi. 10. Toplu konut (TOKİ) lerle evler yapılmıştır. Ancak bu evler ha TOKİ tarafından yapılmış, ha müteahhit tarafından yapılmış farkı kalmamıştır, yüksek fiyatlarla halka arz edilmektedir. Vatandaşın hayatı bir bakıma taksitli ödemeyle ipotek altına alınmıştır.
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
- Dünya yanıyor, Birleşmiş Milletler seyrediyor / 28.09.2026
- Hürmüz’deki savaş Anadolu’daki tarlaya nasıl ulaşıyor? / 22.09.2026
- Hürmüz’den Babülmendep’e: Bölgeyi mezhep savaşına kim sürüklüyor? / 21.09.2026
- Siyaset kendi bindiği dalı kesiyor / 13.09.2026
- Dünya dolardan uzaklaşırken Türkiye nereye bakıyor? / 08.09.2026
- Enflasyona alışıyor muyuz? / 07.09.2026
- Millet siyasete neden küstü? / 06.09.2026
- Hukuk herkes içinse hukuktur / 05.09.2026
- Servet transferi sadece para kaçırmak mıdır? / 04.09.2026
- Türk kimliği: Etnik köken mi, ortak vatandaşlık mı? / 31.08.2026
- Hürmüz’deki savaş Anadolu’daki tarlaya nasıl ulaşıyor? / 22.09.2026
- Hürmüz’den Babülmendep’e: Bölgeyi mezhep savaşına kim sürüklüyor? / 21.09.2026
- Siyaset kendi bindiği dalı kesiyor / 13.09.2026
- Dünya dolardan uzaklaşırken Türkiye nereye bakıyor? / 08.09.2026
- Enflasyona alışıyor muyuz? / 07.09.2026
- Millet siyasete neden küstü? / 06.09.2026
- Hukuk herkes içinse hukuktur / 05.09.2026
- Servet transferi sadece para kaçırmak mıdır? / 04.09.2026
- Türk kimliği: Etnik köken mi, ortak vatandaşlık mı? / 31.08.2026























































