logo
06 EKİM 2026

Ali Bayramoğlu yeniden MÜSİAD Başkanı

24.04.2003 00:00:00
 
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) Genel Başkanlığı'na seçimlere tek listeyle giden Ali Bayramoğlu, yeniden seçildi. MÜSİAD'ın 19 Nisan'da İstanbul'da gerçekleştirilen seçimli 12. Genel Kurulu'nda belirlenen yeni Yönetim Kurulu toplanarak görev dağılımını yaptı. 20 kişilik Yönetim Kurulu'nun yeni isimleri İlhan Soylu, Hayati Bayrak, Aygün Karakaş, Musa Kazım Hoca, Nurettin Nebati ve Serdar Yeşil'in de katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Dr. Ömer Bolat, Hasan Büyükdede, Erhan Erken ve İsrafil Kuralay genel başkan yardımcılıklarına getirildi. MÜSİAD'dan yapılan açıklamaya göre, geçen yıl 6 olan komisyon sayısı bu yıl 8'e çıkarıldı. 10 farklı sektörden oluşan komitelerin kendi aralarında seçtikleri 10 ayrı meslek komitesinin başkanları da, Genel Kurul tarafından onaylanarak "Meslek Komite Başkanları Heyeti''ni oluşturdu.

Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!


 
Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde ölüm nedenleri arasında başı çekerken, günlük yaşama kolayca dahil edilebilen yürüyüş bu riski azaltmada önemli rol oynuyor. 
 

06.10.2026 11:01:00
Murat Çorbacı
 
Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!
Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!

Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlere haftada 150-300 dakika orta şiddette fiziksel aktivite öneriyor. Ancak özellikle 35 yaşından sonra ve uzun süredir hareketsiz olanlarda, yürüyüşün süresi kadar, temposu ve hangi koşullarda yapıldığı da önem taşıyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, yürüyüşte doğru tempoyu anlamanın en kolay yollarından birinin 'konuşma testi' olduğunu belirterek, "Orta tempolu bir yürüyüşte konuşabilir, ancak uzun cümleleri rahatça söylemekte zorlanırsınız. Konuşamayacak kadar nefes nefese kalıyorsanız temponuz fazla yüksek olabilir" diyor. Prof. Dr. Murat Turfan, 4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kalp sağlığı için yürüyüşte dikkat edilmesi gereken 6 temel kuralı anlattı.

Yürüyüşe başlamadan önce kendi risklerinizi öğrenin

Prof. Dr. Murat Turfan, "35 yaşından sonra değişen şey yürüyüşün kuralları değil, kişinin kendi risklerini daha iyi tanımasının önemidir" diyerek sözlerine şöyle devam ediyor: "Uzun süredir egzersiz yapmıyorsanız, sigara kullanıyorsanız, hipertansiyon, diyabet veya kolesterol yüksekliğiniz varsa ya da ailenizde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunuyorsa yürüyüş programına başlamadan önce sağlık durumunuzun değerlendirilmesi önemlidir. Gerekli görülen kişilerde hekim muayenesi ve ek testlerle egzersizin güvenli sınırları belirlenebilir. Bilinen kalp-damar hastalığı bulunan kişilerin ise yürüyüşün süresi ve şiddeti konusunda mutlaka hekimlerinin önerisine göre hareket etmeleri gerekir" dedi. 

İlk ve son 5-10 dakikayı hafife almayın

Yürüyüşe başlar başlamaz yüksek tempoya çıkmak kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki yükü aniden artırabilir. Bu nedenle ilk 5-10 dakikayı daha rahat bir tempoda geçirerek vücudun ısınmasını sağlamak, ardından yürüyüş hızını kademeli olarak yükseltmek faydalıdır. Yürüyüşü bitirirken de birden durmak yerine son birkaç dakikada tempoyu yavaşlatmak gerekir. Isınma ve soğuma bölümleri özellikle yüksek tempoda yürüyenler ve kalp-damar hastalığı bulunanlar için daha önemlidir.

Temponuzu 'konuşma testi' ile ayarlayın


Yürüyüş sırasında nabzınızı sürekli takip etmek zorunda değilsiniz. Bunun için oldukça basit bir yöntem var; konuşma testi. Orta şiddette bir yürüyüş sırasında konuşabilirsiniz, ancak uzun cümleleri rahatlıkla söylemekte zorlanmaya başlarsınız. Buna karşılık konuşamayacak kadar nefes nefese kalıyorsanız tempo sizin için fazla yüksek olabilir. Elbette bu sınır kişiden kişiye değişir. Düzenli egzersiz yapan bir kişinin 'orta şiddeti', uzun süredir hareketsiz bir kişinin temposundan oldukça farklı olabilir.

Bir günde çok değil, haftaya yayarak yürüyün

Kalp sağlığı için haftada bir gün birkaç saat yürümek yerine, hareketi haftanın geneline yaymak daha doğru bir yaklaşım. Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite hedefleyin. Örneğin, haftanın 5 günü 30'ar dakikalık tempolu yürüyüş iyi bir başlangıç olabilir. Üstelik bu süreyi tek seferde tamamlamanız gerekmiyor; gün içinde yapacağınız 10-15 dakikalık yürüyüşleri bir araya getirerek de toplam süreye ulaşabilirsiniz. Burada önemli olan kusursuz bir program değil, hareketsiz geçen günlerin sayısını azaltmak ve sürdürülebilir bir düzen oluşturmak.

Yemek saatine ve hava koşullarına dikkat edin

Özellikle ağır bir öğünün hemen ardından tempolu yürüyüş yapmak hazımsızlık, şişkinlik ve rahatsızlık hissine yol açabilir. Büyük öğünlerden sonra bir süre beklemek ve yürüyüşe daha hafif tempoda başlamak daha uygun olacaktır. Sıcak ve nemli havalarda vücudun ısı düzenlemesi zorlaşırken, çok soğuk havalarda damarların büzüşmesi ve tansiyonun yükselmesi gibi etkiler görülebilir. Kalp hastalığı olan kişilerin özellikle aşırı sıcak veya soğuk havalarda egzersiz koşullarına daha fazla dikkat etmesi gerekir.

Bu belirtilerde yürüyüşe devam etmeyin!

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, yürüyüş sırasında bazı belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor: "Yürüyüş sırasında göğüste baskı veya sıkışma; kola, sırta ya da çeneye yayılan ağrı, alışılmadık nefes darlığı; belirgin çarpıntı; baş dönmesi; soğuk terleme veya bayılacak gibi olma hissi gelişirse yürümeye devam edilmemelidir. Belirtiler kısa sürede geçse bile tekrarlıyorsa hekim değerlendirmesi gerekir. Belirgin ya da devam eden göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı veya bayılma gibi durumlarda ise acil tıbbi yardım alınmalıdır. Unutmayın, yürüyüşün amacı sınırlarınızı zorlamak değil, sağlığınızı güvenli ve düzenli hareketle desteklemektir."

Trabzon dondurması dünyaya açılacak


 
Coğrafi işaret alan Trabzon dondurması gastronomi turizmine kazandırılacak. 

06.10.2026 10:39:00
Haber Merkezi/AA
 
Trabzon dondurması dünyaya açılacak
Trabzon dondurması dünyaya açılacak

Doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel değerleriyle her yıl çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan Trabzon'da, coğrafi işaretle tescillenen Trabzon dondurmasının kentin gastronomi turizmine katkı sağlaması hedefleniyor.

Keçi değil imek sütü kullanılıyor

Yağlı inek sütü, salep ve şeker kullanılarak üretilen, uzun süre pişirilmesiyle benzerlerinden ayrılan Trabzon dondurmasının tescilin ardından kentte ortak reçeteyle yaygınlaştırılarak Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerde de tanıtılması amaçlanıyor.
Kentteki üreticilerin fındık ve ligarba gibi yöresel ürünlerle de çeşitlendirdiği dondurmanın, Trabzon'un gastronomi alanındaki marka değerinin artırılmasının yanı sıra süt üreticilerine, istihdama ve şehir ekonomisine katkı sunması bekleniyor.
Yaklaşık 2 yıl önce Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Akif Şen'in araştırmasının ardından Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasının (TTSO) Türk Patent ve Marka Kurumuna yaptığı başvuru sonucu ürün, Trabzon dondurması adıyla coğrafi işaret tescil belgesi aldı. Akçaabat köftesi ve Trabzon kuymağı gibi gastronomi değerleri arasına katılan dondurma, kentin gıda alanındaki 10'uncu coğrafi işaretli ürünü oldu.

Üç ürün daha listede

TTSO Başkanı Erkut Çelebi, Trabzon'un 10'u gıda alanında olmak üzere toplam 16 tescilli ürünü bulunduğunu belirterek, aşırı tuzlu Araklı Aho peyniri, Sürmene tenekede pişirilen mısır ekmeği ve sarı kurabiye için de coğrafi işaret tescil belgesi alınmasına yönelik girişimlerin sürdüğünü söyledi.
Dondurmanın ekonomik ve katma değer açısından önemli bir ürün olduğunu ifade eden Çelebi, "Trabzon'a çok büyük değer katacak bir ürün. Trabzon dondurmasının ilk etapta Türkiye'ye, ikinci etapta da dünyanın farklı noktalarına taşınması, götürülüp satılması ve ihraç edilmesi kapsamında altyapı çalışmaları başlatıldı" dedi.

Geçmişi eskilere dayanıyor

Trabzon dondurmasının geçmişinin 1800'lü yıllara dayandığını belirten Çelebi, ürünün ortak bir marka altında tanıtılmasını hedeflediklerini dile getirdi.
Dondurmanın tescillenmesi dolayısıyla mutlu olduklarını aktaran Çelebi, "Tarih boyunca Trabzon'da birçok dondurma Trabzon dondurması adı altında tek marka altında birleştirilip, Trabzon dondurması olarak da dünyada marka yaratmaya çalışacağız, Trabzon'umuza hayırlı uğurlu olsun. Trabzon dondurması, gastronomiye de bir değer katacaktır" diye konuştu.
Doç. Dr. Şen de yağlı inek sütü kullanılarak üretilen dondurmanın, dünya literatüründe en az 8 saat pişirilerek elde edilen ilk dondurma olma özelliğine sahip olabileceğini söyledi. Şen, uzun süre pişirildiği için sütün renginin sarımtırak bir hal aldığını ifade ederek, şunları kaydetti: "Bilimsel olarak yapılan duyusal testlerde bu özellik tüketicilerin hem lezzet hem de görünüm bakımından üründen memnuniyet duymalarına sebebiyet vermektedir. Yine uzun süre pişirme sonucu ortaya çıkan yüksek kuru madde, Trabzon dondurmasında yüksek protein ve yağa, sonuç olarak da yüksek besin değeri ve viskoz bir yapı ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedir."

Şen, geçmişten bugüne ulaşan Trabzon dondurmasının, özellikle kentin UNESCO gastronomi şehri adaylığı sürecinde tescillenmesinin kent açısından önemli olduğunu vurguladı.
Trabzon dondurması üretimi yapan işletmeci Bekir Aktürk ise süt, salep ve şekerin birleşimiyle hazırlanan dondurmanın tescillenmesinin ardından daha geniş kitlelere ulaştırılmasını hedeflediklerini söyledi.
Herhangi bir katkı maddesi olmayan, sütün kendi yağıyla üretilen dondurmanın Trabzon'un doğal lezzetleri arasında yer aldığını belirten Aktürk, ürünün hijyen kurallarına uyularak üretildiğini kaydetti.

Vahap Seçer ve iki ilçe belediye başkanı tutuklandı

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “yolsuzluk” soruşturmasında sıcak gelişmeler yaşanıyor. 1 Ekim’de düzenlenen operasyonun ardından adliyeye sevk edilen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hâkimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi

06.10.2026 10:36:00
Haber Merkezi
 
Vahap Seçer ve iki ilçe belediye başkanı tutuklandı
Vahap Seçer ve iki ilçe belediye başkanı tutuklandı
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü yolsuzluk soruşturmasında; Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer tutuklandı. Soruşturmada sevk edilen 50 şüpheli mahkemeye çıkarıldı.

Toplam kamu zararı iddiası 1.4 milyar TL'yi aştı

Soruşturma raporlarında milyarlık usulsüzlükler öne sürüldü.

Mersin Büyükşehir Belediyesi için Seçer'in olurunun bulunduğu alımlarda 330 milyon 945 bin TL zarar iddia edildi. Mezitli Belediyesi'nde kamu zararının 1 milyar 10 milyon 914 bin TL olduğu öne sürüldü. Yenişehir Belediyesi'de ise 105 milyon TL kamu zararına yol açıldığı iddia edildi.

Mezitli Belediye Başkanı'na "silahlı örgüt yöneticiliği" suçlaması

Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer hakkında yolsuzluğun yanı sıra, bazı adreslere yönelik silahlı saldırıları azmettirdiği iddiasıyla "silahlı suç örgütü yöneticiliği" suçlaması da yer aldı. Tuncer daha önce CHP'den ihraç edilmişti.

Adliyede yoğun güvenlik önlemleri

Başkanlar ve çok sayıda şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderilirken, adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Karar sonrasında TBB başkanlığı için yeni süreç bekleniyor.

İstanbul'da El-Kaide ve DEAŞ'a operasyon: 14 gözaltı

İstanbul'da El Kaide ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik sosyal medya hesapları üzerinden övücü paylaşımlar yaptıkları tespit edilen 14 şüpheli yakalandı

06.10.2026 10:35:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da El-Kaide ve DEAŞ'a operasyon: 14 gözaltı
İstanbul'da El-Kaide ve DEAŞ'a operasyon: 14 gözaltı
İstanbul'da El Kaide ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik sosyal medya hesapları üzerinden övücü paylaşımlar yaptıkları tespit edilen 14 şüpheli yakalandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ile İstihbarat Şube Müdürlüklerince El-Kaide ve DEAŞ'a karşı "Terörizmin Finansmanı" suçu ile ilgili yeni bir çalışma yürütüldü. DEAŞ ve El Kaide silahlı terör örgütlerine mensup çatışma bölgeleriyle iltisaklı kişilerle bağlantılı olduğu anlaşılan ve ülkeye yönelik hedef alan eylemler yapabileceği göz önünde bulundurularak sosyal medya hesapları üzerinden söz konusu terör örgütlerini övücü paylaşımlar yaptıkları tespit edilen şüpheliler için operasyon düzenlendi.

Operasyonda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, toplam 14 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan 14 şüpheli sorgulanmak üzere İstanbul Terörle Mücadele Şubesine götürüldü. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor.

Yolcu uçağında "bomba" ihbarı asılsız çıktı

Şanlıurfa GAP Havalimanı'na iniş yapan bir yolcu uçağında "patlayıcı madde bulunduğu" ihbarı asılsız çıktı

06.10.2026 01:20:00
AA
 
Yolcu uçağında "bomba" ihbarı asılsız çıktı
Yolcu uçağında "bomba" ihbarı asılsız çıktı

Ankara'dan Şanlıurfa'ya gelen ve içinde 7'si mürettebat 143 kişinin bulunduğu AJet'e ait yolcu uçağının lavabosunda, "Arka kargoda 1 kg C4 var" yazılı not bulundu.

Pilotların durumu kuleye bildirmesinin ardından Şanlıurfa GAP Havalimanı'na iniş yapan uçaktaki yolcular, yoğun güvenlik önlemi alınarak tahliye edildi.

Daha sonra bomba imha ekiplerince yapılan kontrollerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı.

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, havalimanında gazetecilere yaptığı açıklamada, yolcu uçağında "patlayıcı madde olduğu" yönünde not bulunması üzerine başlatılan arama çalışmasının sonuçlandığını söyledi.

Herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını belirten Şıldak, "Çalışmalar sonrası uçak park alanına alındı. Hava trafiğini tekrar normale döndürüyoruz. Olaydan etkilenen tüm yolcularımıza, mürettebatımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." dedi.

Vali Şıldak, konuyla ilgili gözaltı olup olmadığı yönündeki soruya, "Adli süreç devam ediyor. Başsavcılığımız tarafından yürütülen adli soruşturma kapsamında gerekli araştırma ve inceleme yapılacak. Tüm gerekli delil toplama faaliyetleri devam ediyor. Şu an için bir güvenlik sorunu bulunmuyor, hava trafiğini de başlatmış bulunuyoruz." yanıtını verdi. AA

Soma'da 5 işçinin öldüğü maden göçüğü soruşturmasında 9 şüpheli tutuklandı

Manisa'nın Soma ilçesindeki bir maden işletmesinde 5 işçinin yaşamını yitirdiği göçüğe ilişkin soruşturmada gözaltına alınan, ilgili firmanın genel müdürünün de aralarında bulunduğu 9 zanlı tutuklandı

06.10.2026 01:00:00
Haber Merkezi
 
Soma'da 5 işçinin öldüğü maden göçüğü soruşturmasında 9 şüpheli tutuklandı
Soma'da 5 işçinin öldüğü maden göçüğü soruşturmasında 9 şüpheli tutuklandı

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

Maden şirketinin genel müdürünün de aralarında bulunduğu 9 zanlı, Soma Adliyesine sevk edildi.

Savcılıktaki sorgularının ardından şüpheliler, çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Olayın Gelişimi ve Kurtarma Çalışmaları

Manisa'nın Soma ilçesinde, 1 Ekim 2026 tarihinde İmbat Madencilik'e ait özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte 5 maden işçisi hayatını kaybetti, 2 işçi ise yaralı olarak kurtarıldı.

Göçük, 1 Ekim 2026 Perşembe günü öğle saatlerinde (yaklaşık 13.15 civarında) yer altı çalışma alanında yaşandı.

Olay anında göçükten 7 maden işçisi etkilendi. İlk müdahalelerde 2 işçi yaralı olarak çıkarıldı, 2 işçinin ise cansız bedenine ulaşıldı.

AFAD, arama-kurtarma ekipleri ve toprak altı lazerli enkaz görüntüleme cihazlarıyla yürütülen çalışmalar sabaha karşı tamamlandı ve göçük altında mahsur kalan son 3 işçinin de cansız bedenine ulaşıldı.

Hayatını Kaybeden ve Yaralanan Madenciler

Yaşamını Yitiren İşçiler:

Halit Ersay (37 - Memleketi Denizli/Çameli, evli ve 3 çocuk babası)

Kerim Ören (37 - Memleketi Manisa/Kırkağaç, evli ve 2 çocuk babası)

Ramazan İnce (Memleketi Balıkesir)

İsa Olcay (Memleketi Kütahya, 20 yıllık madenci)

Ömer Karakaya (Memleketi Manisa/Kırkağaç)

Yaralı Kurtarılan İşçiler:

Süleyman Şakrak: Hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi.

İbrahim Çimen: Hastanedeki serviste tedavisi tamamlandı.

Adli ve İdari İnceleme

Adalet Bakanlığı tarafından ivedilikle adli soruşturma başlatıldı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 3 Cumhuriyet savcısı görevlendirildi.

Güvenlik güçlerinin yürüttüğü incelemeler kapsamında maden şirketinin genel müdürünün de aralarında bulunduğu 9 şüpheli/yönetici gözaltına alındı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kazanın teknik nedenlerini, ihmal ihtimallerini ve iş güvenliği tedbirlerini araştırmak üzere maden alanına uzman müfettiş ve heyetler sevk etti.

İKTİDAR CEPHESİNDE FON ÇATLAĞI! ŞAMİL TAYYAR İLE AKİT YAZARI KAPIŞTI

Fon soruşturması büyüdükçe tartışma yalnızca borsa ve para trafiğiyle sınırlı kalmadı; iktidara yakın isimler de birbirine girdi

05.10.2026 22:33:00
Haber Merkezi
 
İKTİDAR CEPHESİNDE FON ÇATLAĞI! ŞAMİL TAYYAR İLE AKİT YAZARI KAPIŞTI
İKTİDAR CEPHESİNDE FON ÇATLAĞI! ŞAMİL TAYYAR İLE AKİT YAZARI KAPIŞTI
Fon soruşturması büyüdükçe tartışma yalnızca borsa ve para trafiğiyle sınırlı kalmadı; iktidara yakın isimler de birbirine girdi. Eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar'ın fon krizine ilişkin sert çıkışları, Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu'nun tepkisini çekti. Karahasanoğlu, Tayyar'a "Erdoğan'dan yana gibi görünüp Erdoğan'ı mı devirmeye çalışıyorsunuz?" diye sordu.

"255 LİRADAN 4.500 LİRAYA ÇIKTI"

Karahasanoğlu ise tartışmanın merkezine Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddiaları koyarken, 255 TL'den alınan bir hissenin yaklaşık altı ayda 4.500 TL'ye çıkmasını savunulamaz buldu.

Akit yazarı, "Eski bakan da olsa, eşi de olsa... 255 TL'ye alınan hissenin 6 ayda 4500 TL'ye çıkması hak değildir, helal değildir, masum değildir... Hesabı sorulmalıdır" dedi.

Ancak aynı yazıda, soruşturmanın belirli siyasi isimler üzerinden yoğunlaştırılmasının da sorgulanması gerektiğini savundu. Karahasanoğlu, hedefteki kişinin toplam iddia edilen yolsuzluk içindeki payının çok daha küçük olduğunu öne sürerek siyasi operasyon ihtimalini gündeme getirdi.

TAYYAR'DAN SERT VE İRONİK YANIT

Tayyar ise Karahasanoğlu'nun yazısına doğrudan ve ironik bir yanıt verdi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Akit'in bilge yazarı Ali Karahasanoğlu da topa girdiğine göre pes ediyorum. Fon krizi, dış güçlerin CIA ve MOSSAD eliyle patlattığı bir operasyondur. Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti'yle ilgisi yoktur. 2.17 milyar liralık işlemi hanımefendinin haberi olmadan dış güçler yaptı. Fon soruşturmasındaki 217 şüpheli son gece Türkiye'ye gizlice sokuldular. Kamuoyunu aydınlattığı için yol gösterici bilge yazara ayrıca teşekkür ederim. Mevzu benim için kapanmıştır."

Tayyar'ın bu sözleri, gerçek bir CIA veya MOSSAD suçlaması olarak değil, Karahasanoğlu'nun yaklaşımını alaycı biçimde tersine çeviren ironik bir yanıt olarak aktarıldı.

ÖNCE "İSTİFA ETSİN" DEMİŞTİ

Tartışmanın dikkat çekici tarafı ise Tayyar'ın daha önce Kaya hakkındaki iddialar konusunda çok daha sert bir tutum sergilemiş olması.

Tayyar, Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın 163 milyon 46 bin TL yatırıp beş ay sonra 2,17 milyar TL çektiği iddiası için, "Eğer iddialar doğruysa, kabul edilebilir bir durum değil. Hemen istifası gerekir" demişti.

Ayrıca, "Hiç kimse makamını kişisel zenginleşme aracı olarak kullanamaz" ifadelerini kullanmıştı.

SORULAR

Fon krizinde hesap gerçekten kimden sorulacak?

Siyasi bağlantısı olanlara da aynı hukuk uygulanacak mı?

İktidar çevresindeki isimler birbirini suçlamak yerine, kamuoyunun beklediği bütün sorulara açık ve net cevap verecek mi?


Ertürk’e 2 yıl 2 ay hapis, ardından tahliye

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, üç yıl önceki televizyon programındaki sözleri nedeniyle 17 Ağustos’ta tutuklandı

05.10.2026 21:01:00
Haber Merkezi
 
Ertürk’e 2 yıl 2 ay hapis, ardından tahliye
Ertürk’e 2 yıl 2 ay hapis, ardından tahliye
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, üç yıl önceki televizyon programındaki sözleri nedeniyle 17 Ağustos'ta tutuklandı. Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada hapis cezasına çarptırılan Ertürk, tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye edildi. Kararın ardından gözaltı ve tutuklama tedbirinin gerekliliği yeniden tartışma konusu oldu.

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında sosyal medyada yeniden dolaşıma giren televizyon programı görüntüleri üzerine soruşturma başlatıldı. Ertürk, 17 Ağustos 2026'da gözaltına alındıktan sonra "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" ve "suç işlemeye tahrik" suçlamalarıyla tutuklandı.

Ancak Ertürk'ün tutuklanmasının ardından başlayan hukuki tartışmanın merkezinde şu soru bulunuyor: Bir kişinin tutuklanması için yalnızca hakkında kuvvetli suç şüphesinin bulunması yeterli mi?

Kanun ne diyor?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesine göre tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin yanı sıra tutuklama nedeninin bulunması gerekiyor. Ayrıca tutuklama, beklenen ceza ile ölçülü değilse uygulanamıyor.

Kanunda tutuklama nedenleri arasında kişinin kaçması veya kaçacağına ilişkin somut olgular ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanıklar üzerinde baskı kurma ihtimaline ilişkin kuvvetli şüphe bulunması sayılıyor.

Üstelik CMK'nın 101. maddesi, tutuklama kararında kuvvetli suç şüphesinin, tutuklama nedenlerinin, ölçülülüğün ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağının somut olgularla açıkça gerekçelendirilmesini zorunlu kılıyor.

Dosyada tartışmanın kilit noktası

Ertürk'ün suçlamaya konu edilen sözleri bir televizyon programında söylenmiş ve söz konusu görüntüler daha sonra sosyal medyada yeniden gündeme gelmişti. Ertürk ise duruşmadaki savunmasında görüntülerin yıllar önceki bir televizyon programından kesilerek oluşturulduğunu ve bağlamından koparıldığını savundu.

Dolayısıyla soruşturmanın dayandığı görüntülerin mevcut olması, tutuklamanın kendiliğinden zorunlu olduğu anlamına gelmiyor. Tutuklama açısından ayrıca kaçma, delilleri karartma veya benzeri somut tutuklama nedenlerinin ve adli kontrolün neden yeterli olmayacağının ortaya konulması gerekiyor.

Mahkeme ceza verdi ama tahliye etti

Bugünkü duruşmada mahkeme Ertürk hakkında hapis cezasına hükmetti. Haber kaynaklarında kararın miktarı konusunda farklı aktarımlar bulunuyor; DHA, 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası verildiğini bildirirken, bazı kaynaklar 1 yıl 14 ay 20 gün şeklinde aktardı. Ortak nokta ise mahkemenin Ertürk'ün tahliyesine karar vermiş olması.

Bu tablo hukuken önemli bir soruyu gündeme getiriyor:

Eğer tutuklama tedbiri gerekli ve ölçülüydüyse, neden ilk duruşmada verilen ceza sonrasında Ertürk tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye edildi?

İfade özgürlüğünü ilgilendiren bir dosyada, tutuklama tedbirinin gerçekten zorunlu olup olmadığı ve daha hafif bir tedbirle aynı amaca ulaşılıp ulaşılamayacağı hukuk açısından tartışmanın merkezinde bulunuyor.

Ertürk açısından ortaya çıkan tablo ise dikkat çekici: 17 Ağustos'ta tutuklandı, 5 Ekim'de hâkim karşısına çıktı, hapis cezası aldı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye edildi.

Asıl soru şu: "Verilen hapis cezasından önce 49 gün süren tutukluluk gerçekten zorunlu muydu?"

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Suriye topraklarındaki ihlallerine ilişkin kınama

Dışişleri Bakanlığınca İsrail'in Suriye'de sözde 'Sufa 53 hattı' üzerindeki çalışmalarını yeniden başlatması kınandı

05.10.2026 14:09:00
İHA
 
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Suriye topraklarındaki ihlallerine ilişkin kınama
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Suriye topraklarındaki ihlallerine ilişkin kınama
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "İsrail'in, Suriye'nin Kuneytra vilayetinde sözde 'Sufa 53 hattı' üzerindeki çalışmalarını yeniden başlatarak 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nı aşındırmasını ve Suriye'de yeni oldubittiler oluşturmaya yönelik faaliyetlerini en güçlü şekilde kınıyoruz.

İsrail'in bölgede gerilimi tırmandıran yayılmacı politikalarına son vermesi ve işgal ettiği Suriye topraklarından çekilmesi için uluslararası toplumu gecikmeksizin etkili ve kararlı adımlar atmaya davet ediyoruz.

Türkiye, Suriye'nin egemenliği, siyasi birliği ve toprak bütünlüğüne desteğini kararlılıkla sürdürecek; bölge ülkeleriyle birlikte bu doğrultuda gerekli adımları atmaya devam edecektir" ifadelerini yer verdi.

Bolu'da 1 milyon liralık kablo çaldılar: 6 tutuklama

Bolu'da 1 milyon lira değerindeki telefon kablosunun çalınmasına ilişkin düzenlenen operasyonda yakalanan 6 şüpheli tutuklandı. Şüphelilerin, firma çalışanı gibi giyinip yola duba koyarak kiraladıkları iş makinesiyle kabloları çaldıkları belirlendi

05.10.2026 14:08:00
İHA
 
Bolu'da 1 milyon liralık kablo çaldılar: 6 tutuklama
Bolu'da 1 milyon liralık kablo çaldılar: 6 tutuklama
Olay, Gölyüzü Mahallesi Fevzi Paşa Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, rögar kapağını kaldırarak yer altına inen şüpheliler, yaklaşık 400 metre uzunluğunda ve piyasa değeri 1 milyon lira olduğu değerlendirilen telefon kablosunu çaldı.

Hırsızlık olayının aydınlatılması için çalışma başlatan Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, yaptıkları titiz çalışma sonucunda olayın şüphelilerinin kimliklerini tespit etti.

İstanbul'dan Bolu'ya geldikleri belirlenen 6 şüphelinin, kendilerine firma çalışanı süsü vermek amacıyla iş kıyafetleri giydikleri, yola dubalar dizdikleri ve kiraladıkları iş makinesiyle hırsızlık olayını gerçekleştirdikleri tespit edildi.

Polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alınan 6 şüpheli, işlemlerinin ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edildi.

Adliyeye sevk edilen 6 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.