logo
02 EKİM 2026

Almanlar Ecevit'in değişmesini istiyor

08.11.2001 00:00:00
 
SP Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu, batılı ülkelerin Türkiye'nin ekonomik yönden güçlenmesini ve bağımsız bir ülke olarak hareket etmesini istemediğini söyledi.

TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, "ABD'ye gerçekleştirilen saldırıyı Bin Ladin tek başına yapamaz" görüşünü sıkça dile getirdiğini anlatan Karamollaoğlu, böyle bir ortamda Türkiye'nin yurtdışına asker göndermesini doğru bulmadıklarını tekrarladı.

Ecevit 3 ay daha görevinde kalsın!

SP Genel Başkan Yardımcısı Karamollaoğlu, ABD'nin eski Ankara Büyükülçesi Mark Parris'in, " Türkiye'de seçim yapılması gerekiyor, ancak 2004'ten önce yapılmamalı" şeklinde konuştuğunu hatırlattı. Almanya'nın da "Başbakan Ecevit değişmeli" dediğini aktaran Karamollaoğlu, "Mevcut iktidar ülkemizi bu noktaya getirdi. Böyle lafları biz söyleyebiliriz. Ancak yabancılar bu şekilde konuşmamalı. Almanlar Ecevit'in değişmesini istiyorlar. Biz de istiyoruz ama ülkemize bu kadar karışmalarından rahatsızlık duyduğumuz için üç ay daha görevine devam etmesini arzuluyoruz" şeklinde konuştu.

Eylül yağmurları nefes aldırdı

Megakent İstanbul’da günlerdir etkili olan sağanak yağışlar, kurak geçen yaz aylarının ardından hızla kuruyan barajlardaki düşüş eğilimini tersine çevirdi. İSKİ verilerine göre eylül sonu itibarıyla barajların ortalama doluluk oranı yükselişe geçerek yüzde 38 seviyesini aştı. Ancak uzmanlar, kentin su rezervlerinin geçmiş yılların ortalamasına kıyasla hâlâ kritik seviyelerde olduğu konusunda uyarıyor

02.10.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Eylül yağmurları nefes aldırdı
Eylül yağmurları nefes aldırdı
Türkiye genelinde kavurucu sıcaklar ve kuraklıkla geçen yaz aylarının ardından, eylül ayının son günlerinde gelen kuvvetli sağanak yağışlar derin bir nefes aldırdı. Başta İstanbul olmak üzere Marmara Bölgesi'ni etkisi altına alan yağışlar, uzun süredir düşüş eğiliminde olan baraj havzalarına olumlu yansıdı.

Havaların ısınması ve buharlaşma nedeniyle eylül ayı ortasında son 10 yılın en düşük seviyelerinden birini görerek yüzde 36,49'a kadar gerileyen İstanbul barajlarının ortalama doluluk oranı, son yağışların etkisiyle ekim ayının ilk günlerinde yüzde 38,42 seviyesine kadar tırmandı.


Baraj baraj son durum


İSKİ tarafından açıklanan güncel verilere göre, eylül sonu ve ekim başı itibarıyla yağışların barajlara olan etkisi havzaların yapısına göre büyük farklılıklar gösteriyor:

• Elmalı Barajı: Yağışlardan en olumlu etkilenen havza oldu ve doluluk oranı yüzde 81'e ulaştı.

• Darlık Barajı: yüzde 58 doluluk oranıyla kentin su ihtiyacını sırtlayan önemli kaynaklardan biri oldu.

• Ömerli Barajı: Megakentin en büyük su deposu konumundaki barajda doluluk yüzde 54 seviyesinde seyrediyor.

• Alibey Barajı: Yüzde 37 doluluk oranına ulaştı.

• Terkos Barajı: Kentin Avrupa Yakası'ndaki can damarı yüzde 32 seviyesinde kaldı.

• Büyükçekmece ve Sazlıdere: Sırasıyla yüzde 26 ve yüzde 20 oranlarıyla kritik eşikte bulunuyor.

• Pabuçdere ve Kazandere: Yaz kuraklığından en çok darbe alan bu iki barajda su seviyeleri sırasıyla yüzde 2 ve yüzde 11 gibi oldukça düşük oranlarda kaldı.


Geçmiş yıllarla kıyaslandığında durum ne?


Eylül yağmurları düşüşü durdurup barajlara günlük bazda puanlar kazandırsa da tarihsel veriler tehlikenin tamamen geçmediğini gösteriyor. İstanbul'da aynı dönemler kıyaslandığında, baraj doluluk oranları son 10 yılda üçüncü kez yüzde 40 sınırının altında seyrediyor.

İSKİ'nin geçmiş verilerine bakıldığında İstanbul barajlarının eylül sonu / ekim başı doluluk grafiği son yıllarda büyük dalgalanmalar yaşadı:

• 2022 yılı: %52,14

• 2023 yılı: %25,28 (Büyük kuraklık yılı)

• 2024 yılı: %41,26

• 2025 yılı: %33,49

• 2026 yılı (Güncel): %38,42

Akademisyenler ve meteoroloji uzmanları, eylül ayında baraj havzalarına düşen yağışların toprağın nem ihtiyacını karşıladığını ve akışa geçen suyun barajları beslemeye başladığını belirtiyor.

Buna karşın, kentin yıllık su tüketim hızı göz önüne alındığında, tam bir rahatlama yaşanabilmesi için sonbaharın geri kalanında ve kış aylarında kar yağışlarının etkili olması gerektiği vurgulanıyor. İSKİ yetkilileri ise yağışlara rağmen İstanbullulara su tasarrufu çağrılarını yinelemeye devam ediyor.

Güngören'de tramvay ters dönüş yapan minibüse çarptı

İstanbul'un Güngören ilçesinde ters yönden dönüş yapan ticari minibüse tramvay çarptı. Kazada 4 kişi yaralandı

02.10.2026 14:11:00 / Güncelleme: 02.10.2026 14:13:57
İHA
 
Güngören'de tramvay ters dönüş yapan minibüse çarptı
Güngören'de tramvay ters dönüş yapan minibüse çarptı
Kaza, saat 11.00 sıralarında Güngören Abdi İpekçi Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsünün kimliği henüz öğrenilemeyen 34 M 4556 plakalı ticari minibüs, ters yönden dönüş yaptığı sırada tramvayla çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle minibüs savruldu. Kazada 4 kişi yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahale sonrası yaralılar ambulanslar ile hastaneye kaldırıldı.



Görüntülerde, tramvayın minibüse çarptığı ve minibüsün çarpmanın etkisiyle savrulduğu görüldü.

Dönüşü olmayan yerden dönüş yapıldığını ifade eden Ömer Aydın, "Burada sürekli aynı kazalar oluyor. Buradaki problemi çözsünler. Yol tramvayın yolu. Kırmızı ışık yanarken bunlar buradan dönüyor. Burada devamlı haftada 2-3 defa kaza oluyor. Buranın problemini çözsünler. Vatandaşa yazık günah değil mi" şeklinde konuştu.

Kaza ile ilgili inceleme sürüyor.

Van'da yarım tondan fazla uyuşturucu ele geçirildi

Van'da jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonda 517 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi, 1 şüpheli yakalandı

02.10.2026 12:46:00
İhlas Haber Ajansı
 
Van'da yarım tondan fazla uyuşturucu ele geçirildi
Van'da yarım tondan fazla uyuşturucu ele geçirildi
Van'da jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonda 517 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi, 1 şüpheli yakalandı.

İçişleri Bakanlığından operasyona ilişkin yapılan açıklamada, "Van'da 'Uyuşturucu madde imalatçısı zehir tacirlerine' yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonda; 517 kg uyuşturucu madde ele geçirildi.

1 şüpheli zehir taciri yakalandı. Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı, Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 6'ncı Hudut Tugay Komutanlığı ve Başkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Van İl Jandarma Komutanlığınca yapılan istihbari çalışmalar sonucunda düzenlenen operasyonda; 471 kg esrar, 32 kg metamfetamin ve 14 kg afyon sakızı ele geçirildi" ifadelerine yer verildi.

Denizolgun'un ölümüne ilişkin 6 zanlı hakkında 3 ayrı dava

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, özel doktoru ile Adli Tıp Kurumu (ATK) görevlilerinin de aralarında olduğu 6 şüpheliye ilişkin farklı suçlardan 3 ayrı kamu davası açıldı

 

02.10.2026 11:42:00
Anadolu Ajansı
 
Denizolgun'un ölümüne ilişkin 6 zanlı hakkında 3 ayrı dava
Denizolgun'un ölümüne ilişkin 6 zanlı hakkında 3 ayrı dava

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosunca, Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'daki vefatına ilişkin iddialar üzerine başlatılan soruşturma devam ediyor.

Elde edilen yeni deliller çerçevesinde, Denizolgun'un tutuklanan özel doktoru N.D. hakkında "yalan tanıklık", Adli Tıp Kurumu görevlileri İ.Ç, Ç.K. ve S.Ç. hakkında "belgede sahtecilik", şüpheliler A.G.D.K. ve H.T.K. hakkında ise "suç delillerini yok etme" suçlarından ayrı ayrı kamu davası açıldığı öğrenildi.

Şüpheli ölüm iddiasına ilişkin de soruşturmanın çok yönlü devam ettiği belirtildi.

Ne olmuştu?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedilmişti.

Karar doğrultusunda başsavcı vekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmiş, görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüştü.

Mezardan çıkarılan örnekler, işlemlerin ardından 20 Ağustos'ta yeniden kabre konulmuştu.

Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada ise Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı, Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti.

Denizolgun'un mezarının açılması sonrası yapılan ön inceleme neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler, raporlama yapılması için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilmişti.

Soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren N.D. hakkında "yalan tanıklık" suçundan soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan şüpheli N.D. tutuklanmıştı.

Ayrıca, Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili sosyal medyada gerçeğe aykırı ve manipülatif içerikler yayımlayan kişiler hakkında resen soruşturma başlatıldığı bildirilmişti. 

A Haber ve Takvim ne yapmaya çalışıyor?

Fon soruşturması Türkiye gündemini sarsarken, A Haber ve Takvim’in soruşturma kapsamında adı geçen Tera yöneticisi Emir Münir Sarpyener’in aile bağlarını ve İsmet İnönü’nün 1968’de kazandığı Milli Piyango ikramiyesini gündeme taşıması yeni bir tartışma başlattı

02.10.2026 11:10:00
Haber Merkezi
 
A Haber ve Takvim ne yapmaya çalışıyor?
A Haber ve Takvim ne yapmaya çalışıyor?
Fon soruşturması Türkiye gündemini sarsarken, A Haber ve Takvim'in soruşturma kapsamında adı geçen Tera yöneticisi Emir Münir Sarpyener'in aile bağlarını ve İsmet İnönü'nün 1968'de kazandığı Milli Piyango ikramiyesini gündeme taşıması yeni bir tartışma başlattı.

A Haber, Sarpyener'in anne tarafından 1932 Dünya Güzeli Keriman Halis'in torunu, baba tarafından ise İsmet İnönü'nün kız kardeşinin torununun oğlu olduğunu aktardı.

Takvim ise haberi daha sert bir çerçeveyle verdi: "Biri piyangocu, diğeri foncu."

Haberde İnönü'nün 1968'de kazandığı 50 bin liralık Milli Piyango ikramiyesi yeniden gündeme getirildi ve olay için "İnönü'nün 'piyango' şaibesi" ifadesi kullanıldı.

FON DOSYASI NEDEN 1968'E GÖTÜRÜLDÜ?

Asıl tartışma tam da burada başlıyor. Bugünkü soruşturmanın konusu 2026'da gerçekleşen fon işlemleri, şirketler, yöneticiler, yatırımcılar ve para hareketleri.

Ancak iktidara yakın medya kuruluşlarının haberlerinde, soruşturmanın önemli isimlerinden birinin aile ağacı üzerinden İsmet İnönü'ye kadar uzanan bir bağlantı kuruluyor. Ardından 1968'deki Milli Piyango ikramiyesi yeniden gündeme taşınıyor.

Oysa İnönü'nün 1968'deki piyango kazanması ile 2026'daki fon soruşturması arasında doğrudan bir hukuki bağlantı gösterilmiş değil. Haberlerde kurulan bağlantı esas olarak akrabalık ve aile geçmişi üzerinden yapılıyor.

"İSİM DEĞİŞTİR, SORUŞTURMA DEĞİŞSİN" Mİ?

Fon soruşturmasıyla ilgili kamuoyunun merak ettiği temel başlıklar; kimlerin hangi işlemler nedeniyle soruşturulduğu, para hareketlerinin nasıl gerçekleştiği, yatırımcıların durumunun ne olacağı ve soruşturmanın siyasi bağlantılarının bulunup bulunmadığı.

Buna karşılık İnönü'nün 1968'de kazandığı piyango ikramiyesi, bugünkü soruşturmanın doğrudan konusu olmamasına rağmen haberlerin önemli bir unsuru haline getirildi.

Bu durum muhalif çevrelerde "gündemi bugünden geçmişe taşıyarak siyasi sorumluluğu tartışmadan uzaklaştırma çabası mı?" sorusunu gündeme getirdi.

ASIL HESAPLAŞILMASI GEREKEN NE?

Soruşturmanın hukuki sonucu elbette mahkemelerin ve ilgili adli makamların ortaya koyacağı delillerle belirlenecek.

Ancak siyasi tartışmanın merkezindeki soru farklı: 2026'da yaşanan bir fon soruşturmasının hesabı neden 1968'deki bir piyango üzerinden soruluyor?

Bugünün soruşturmasındaki sorumlular tartışılırken neden 58 yıl önce hayatını kaybetmiş bir siyasetçinin aile bağlantısı manşete çıkarılıyor?

Çanakkale'de 51 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'de düzenlenen 6 operasyonda 2 organizatör ve 51 kaçak göçmen yakalandı

02.10.2026 10:15:00
İhlas Haber Ajansı
 
Çanakkale'de 51 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'de 51 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'de düzenlenen 6 operasyonda 2 organizatör ve 51 kaçak göçmen yakalandı.

İl Jandarma Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Şube Müdürlüğünce, 18-24 Eylül tarihlerinde göçmen kaçakçılığıyla mücadele çerçevesinde 6 operasyon gerçekleştirildi.

Operasyonlarda 2 organizatör şüphelisi ile 51 kaçak göçmen yakalanırken 1 şişme bot ve 1 bot motoru muhafaza altına alınarak yediemin otoparkına teslim edildi.

Organizatörler hakkında adli işlemler devam ederken kaçak göçmenler GÖKSEM'e teslim edildi.

Fon soruşturmasında dikkat çeken gelişme

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Borsa İstanbul'daki bazı hisselerde fonlar aracılığıyla manipülatif işlemler yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı

02.10.2026 10:10:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında dikkat çeken gelişme
Fon soruşturmasında dikkat çeken gelişme
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Borsa İstanbul'daki bazı hisselerde fonlar aracılığıyla manipülatif işlemler yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski bakan Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı'nın mal varlığına yönelik tedbir kararı aynı gün içerisinde kaldırıldı. Yazıcı hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Başsavcılığın daha önceki yazışmalarında, soruşturma kapsamında aralarında Mustafa Yazıcı'nın da bulunduğu kişilerin mal varlıklarını azaltabilecek devir, satış, bağış, hesap kapatma, yüksek miktarda nakit çekme ve para transferi gibi işlemlerinin durdurulması istenmişti. Tedbirin eş ve çocukları da kapsayacak şekilde geniş tutulduğu aktarılmıştı.

Ancak Mustafa Yazıcı'nın ifadesinin alınmasının ardından yapılan değerlendirmede, Yazıcı ile birlikte 5 kişi hakkındaki mal varlığı tedbirlerinin kaldırılmasına karar verildi. Savcılığın ilgili yazısında gerekçe olarak alınan ifadeler ve toplanan diğer delillerin değerlendirilmesi gösterildi.

YURT DIŞI YASAĞI DEVAM EDİYOR

Tedbirin kaldırılması, soruşturmanın tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Mustafa Yazıcı hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanıyor.

TBMM'nin 1 Ekim 2026'daki açılışının ardından gazeteciler, oğlu Mustafa Yazıcı hakkında verilen yurt dışına çıkış yasağını sordu. Hayati Yazıcı soruya: 'Açıklayacağım' cevabını verdi.

GÜRLEK: "HİÇ KİMSE KANUNLARIN YAPTIRIMINDAN MUAF OLAMAZ"

Tam da bu gelişmenin tartışıldığı günlerde Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sözleri yeniden gündeme geliyor.

Gürlek, 7 Eylül 2026'daki Adli Yıl Açılış Programı'nda şu ifadeleri kullandı: "Hukuk karşısında herkes eşittir ve hiç kimse kanunların yaptırımından muaf olamaz. Adalet, herkese lazım olan can suyudur. Hiç kimse kendisini imtiyazlı veya ayrıcalıklı bir konumda göremez."

Bu sözler, Mustafa Yazıcı hakkında uygulanan tedbirin saatler içerisinde kaldırılması nedeniyle yeni bir tartışmanın önünü açtı.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 4 şüpheli tutuklandı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 4 şüpheli tutuklandı

02.10.2026 01:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 4 şüpheli tutuklandı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 4 şüpheli tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 13 şüphelinin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı.

Hakimlik, şüphelilerden Ali Çil, İskender Balcı, İsmet Öğüt ve Adem Karatepe'nin tutuklanmasına karar verdi.

Şüpheliler Altuğ Kantarcı, Kerim Tosun, Özgür Akayoğlu, Mesut Altan, Tuğba Hicran Ataseven, Duygu Somay, Nuray Elmastaş, Azize Binnur Tosun ve Tolga Tuğtekin'in ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına hükmedildi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 20 şüphelinin ise emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Soruşturmanın devamında Tera Yatırım Üst Yöneticisi (CEO) Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel'in de arasında olduğu 49 şüphelinin daha tutuklanmasına karar verilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 61'e ulaşmıştı. 

Savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi

"Güllü" adıyla tanınan sanatçı Gül Tut’un balkondan şüpheli düşüşüne ilişkin dava Yalova’da başladı. İlk duruşmaya sanık kızının gözyaşları, şok ses kayıtları ve evdeki tanığın "Pencereden aşağı attı" ifadesi damga vurdu

01.10.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi
Savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde, geçen yıl 6. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ünlü şarkıcı Güllü'nün (Gül Tut) ölümüne ilişkin açılan davanın ilk duruşması Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

"Tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme" suçundan yargılanan tutuklu sanık, Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, hakim karşısına çıktı. Mahkeme salonunda gergin anlar yaşanırken, duruşmaya çıkan tartışmalar nedeniyle bir süre ara verildi.


Tuğyan Ülkem Gülter'in savunması


Kürsüye çıkan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, hakkındaki suçlamaları kesin bir dille reddetti. İfadesi sırasında gözyaşlarını tutamayan Gülter, olay gecesini şu sözlerle anlattı:

"Olay günü annem alkol aldı. Birlikte şarap açtık, müzik dinledik. Benim arkam dönüktü, bir anda 'ban' diye bir ses duydum. Bir baktım annem yoktu. 'Koş' dedikten sonrasını ise hatırlamıyorum, şoka girmiştim. Karakolda çok baskı gördüm, olayın ardından yapılan sakinleştiriciler nedeniyle ne ifade verdiğimi bilmiyorum."


Hakim ve sanık arasındaki dikkat çeken diyaloglar


Duruşmada Mahkeme Başkanı ile sanık Tuğyan arasında, dava dosyasına giren WhatsApp yazışmaları ve ses kayıtları üzerine sert diyaloglar yaşandı.

• Mahkeme Başkanı: "Olay anında annenin bir şeye temas ettiğini ya da tutunmaya çalıştığını gördün mü?"

• Tuğyan Ülkem Gülter: "Hayır, arkam dönüktü. Nasıl düştüğünü görmedim."

• Mahkeme Başkanı: "Erkek arkadaşın Kervan Eminoğlu'na attığın 'Annem kendini atıyor', 'Artık dayanamıyorum itiraf edeceğim' mesajları ve ses kayıtları var. Bunlar ne anlama geliyor?"

• Tuğyan Ülkem Gülter: "O mesajları bir anlık sinirle attım. Bizim annemle dilimizin kemiği yoktu. Aramızda her ufak tartışma olduğunda Kervan'a mesaj atardım. 'İtiraf edeceğim' dediğim ses kaydı ise yasa dışı üretilmiştir, kabul etmiyorum."


Kan donduran tanık ifadesi


Olay sırasında evde bulunan ve "yalan tanıklık" suçundan yargılanan diğer sanık Sultan Nur Ulu ise mahkemede ifadesini değiştirerek kan donduran açıklamalarda bulundu. Ulu, cinayeti gözleriyle gördüğünü belirterek şunları söyledi:

"Tuğyan, Güllü'yü kalçasından tutup pencereden aşağıya attı. Yüzü dönüktü, gözlerimle gördüm. Sonra bana 'Koş' diye bağırdı. Korktuğum ve Tuğyan'ın baskısı altında olduğum için bugüne kadar sustum. 'Sultan sana kim inanır?' dedim. Gözaltına alınınca daha fazla dayanamadım ve gerçeği anlattım. Tuğyan olaydan sonra cenazede Oscar'lık bir oyunculuk sergiledi."

Tuğyan ise bu ifadelere, "Sultan baskı altında olduğu için yalan söylüyor, suçlamaları kabul etmiyorum" diyerek karşılık verdi.


Güllü'nün ailesi isyan etti


Duruşmada söz alan Güllü'nün ablası Kader Tut, "Kim yaptıysa şikayetçiyim. Eğer o gün o evden ayrılmasaydım belki de Tuğyan suçu benim üzerime atacaktı, şimdi onun yerinde ben oturuyor olacaktım" diyerek feryat etti. Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter ise ablasının kendisine "Annem düştü" diye çığlık atarak haber verdiğini, hastaneye gittiğinde şok içinde olduğunu belirtti.


Savcı mütalaasını açıkladı: Ağırlaştırılmış müebbet talebi


Duruşma savcısı, toplanan deliller, adli tıp raporları, düşmeden hemen önce kayda geçen ve Tuğyan'a ait olduğu belirlenen "Hadi görüşüürüüüz" ses kaydı ile tanık ifadelerini göz önünde bulundurarak mütalaasını sundu. Savcı, Tuğyan Ülkem Gülter'in "Tasarlayarak Üstsoya Karşı Kasten Öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Soma'da 1 işçinin cansız bedenine ulaşıldı

Manisa'nın Soma ilçesinde bir maden işletmesinde meydana gelen göçükte mahsur kalan 5 işçiden birinin cansız bedenine ulaşılırken, diğer 4 işçiye ulaşmak için arama kurtarma çalışmaları sürüyor

01.10.2026 18:38:00 / Güncelleme: 01.10.2026 18:43:17
İhlas Haber Ajansı
 
Soma'da 1 işçinin cansız bedenine ulaşıldı
Soma'da 1 işçinin cansız bedenine ulaşıldı
Soma ilçesinde faaliyet gösteren İmbat maden işletmesinde bugün saat 14.00 sıralarında meydana gelen göçüğün ardından başlatılan çalışmalar devam ediyor. Bölgeye sevk edilen ekiplerin sürdürdüğü arama kurtarma faaliyetleri neticesinde mahsur kaldığı değerlendirilen 5 işçiden Halit Ersay'ın cansız bedenine ulaşıldı. Göçük altında bulunan diğer işçiler Ramazan İnce, İsa Olcay, Kerim Ören ve Ömer Karakaya'yı kurtarmak için ekiplerin zamana karşı yarışı hız kesmeden sürüyor. Sağ olarak kurtarılan Süleyman Şakrak ve İbrahim Çimen'in ise hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.

Manisa Valiliği'nden açıklama

Manisa Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "İlimiz Soma ilçesinde faaliyet gösteren bir maden işletmesinde bugün saat 14.00 sıralarında meydana gelen göçük olayında 1 maden işçimizin cansız bedenine ulaşılmıştır. Göçük altında olduğu değerlendirilen 4 işçiye ulaşmak için arama ve kurtarma çalışmaları ekiplerimiz tarafından aralıksız sürdürülmektedir. Hayatını kaybeden işçimize Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına başsağlığı diliyor, yaralı işçilerimize acil şifalar temenni ediyoruz. Göçük altında bulunan işçilerimizin de bir an önce sağ salim kurtarılmalarını temenni ediyoruz" denildi.



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.