logo
04 EKİM 2026

Almanya Başbakanı Merz'den Kiev'e sürpriz ziyaret

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e sabah saatlerinde sürpriz bir ziyaret gerçekleştirirken, "Ukrayna'nın önünde kritik haftalar var, bu yüzden bugün bize güvenebileceği mesajı vermek için Kiev'deyim" açıklamasını yaptı.

04.10.2026 17:36:00
İhlas Haber Ajansı
 
Almanya Başbakanı Merz'den Kiev'e sürpriz ziyaret
Almanya Başbakanı Merz'den Kiev'e sürpriz ziyaret
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e sabah saatlerinde sürpriz bir ziyaret gerçekleştirirken, "Ukrayna'nın önünde kritik haftalar var, bu yüzden bugün bize güvenebileceği mesajı vermek için Kiev'deyim" açıklamasını yaptı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, önümüzde yıl şubat ayında Rusya ile savaşında beşinci yıla girecek olan Ukrayna'ya destek için başkent Kiev'e sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Sabah saatlerinde özel bir trenle Kiev'e gelen Friedrich Merz'e Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Reiche ile Almanya'da savunma ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteren 10 iş insanı eşlik etti.
Kiev tren istasyonuna varışta Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha tarafından karşılanan Başbakan Merz, yaptığı açıklamada, "Yakında Ukrayna halkı için savaşın beşinci kışı başlayacak. Rusya şehirleri, evleri ve enerji santrallerini bombalıyor. Rusya durdurulmazsa, savaş makinesi er ya da geç bize yönelecektir" ifadelerini kullandı.

"Zelenskiy'e bize güvenebileceklerini söyleyeceğim"
Merz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise Ukrayna'nın önünde kritik haftalar olduğunu belirterek, "Bugün Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'e bize güvenebileceklerini söyleyeceğim. Almanya'nın güvenliği de bu savaşın sonucuna bağlı" ifadelerini kullandı.

Ukrayna'ya yeni askeri ve mali destek paketi
Alman medyasında yer alan haberlere göre, Friedrich Merz'in Kiev ziyaretinde Ukrayna'ya yeni askeri ve mali destek paketini açıklayacak. Ayrıca savunma sanayii alanında iki ülke arasındaki iş birliğinin artırılması ve Ukrayna'nın enerji altyapısının yeniden inşası ele alınacak. Merz'in Kiev ziyareti sırasında Almanya ile Ukrayna arasında insansız hava araçlarının (İHA) ortak üretimine ilişkin anlaşmaların da sonuçlandırılması bekleniyor.

Başbakan seçildikten hemen sonra ilk kez ziyaretini yapmıştı
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, 6 Mayıs 2025'te göreve seçildikten birkaç gün sonra 10 Mayıs 2025'te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Polonya Başbakanı Donald Tusk ile Kiev'i ziyaret etmişti.İHA

TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak

TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak

04.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak
TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), haftalık çalışmalarına 6 Ekim Salı günü başlayacak. Genel Kurul'un gündeminde, Türk Kızılay Derneğinin görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerini düzenleyen Türk Kızılay Kanunu Teklifi bulunuyor.

Teklifin yasalaşması halinde Türk Kızılay; Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Federasyonu, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve diğer ülkelerin ulusal Kızılay ve Kızılhaç derneklerinden Türkiye'ye gönderilen olağan ve olağanüstü dönem yardımlarının alınması ve kullanılmasında tek yetkili kuruluş olacak.

Düzenlemeyle, afet, savaş ve çatışma gibi olağanüstü dönemlerde görev bölgelerinde fiilen çalışan Kızılay personeline nakdi tazminat ödenmesi de öngörülüyor. Ayrıca Kızılay şube ve temsilciliklerinin bulunduğu il ve ilçelerde, şube başkanları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının mütevelli heyetlerinde yer alacak.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 6 Ekim'de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda sunum gerçekleştirecek. Karahan'ın küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası başlıklarında değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.

TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu da Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi'ni görüşmek üzere toplanacak.

Meclis'te salı ve çarşamba günleri ise grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak.

Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…

Erdoğan: “Eylül ayında sorun ortaya çıktı” dedi… Ancak soruşturmanın izi ağustosa, düzenleyici kurumların çalışmaları ise 2025’e uzanıyor

04.10.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…
Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada fon piyasasındaki gelişmelere ilişkin, "Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktı" dedi. Erdoğan, devletin ilgili kurumlarıyla harekete geçtiğini belirterek, haksız kazanç elde edenlerin adalete hesap vereceğini söyledi.

Ancak soruşturmanın resmi kronolojisi, sorunun yalnızca eylül ayında ortaya çıktığı şeklindeki anlatımın sorgulanmasına yol açıyor.

SORUŞTURMANIN TARİHİ: 19 AĞUSTOS

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmasına ilişkin yayımlanan kronolojiye göre dosyanın başlangıcı 19 Ağustos 2026 tarihli müzekkereye dayanıyor.

Soruşturmanın odağında bazı Borsa İstanbul hisselerindeki olağan dışı fiyat hareketleri ve yatırım fonları üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemler bulunuyordu.

Yani adli soruşturmanın başlangıç tarihi, Erdoğan'ın işaret ettiği eylül ayından yaklaşık bir ay öncesine denk geliyor.

DAHA DA GERİSİ VAR: ARALIK 2025

Dosyanın geçmişi ise yalnızca ağustosla sınırlı değil.

SPK'nın 18 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamasına göre, 2 Aralık 2025'te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi'nde yatırım fonlarıyla ilgili gelişmeler gündeme geldi.

SPK, bazı portföy yönetim şirketlerinin fonlarının, fiili dolaşımı düşük paylarda ekonomik gerçeklik ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunun gözlemlendiğini açıkladı.

FİK toplantısının ardından 3 Aralık 2025'te SPK bünyesinde bir çalışma grubu kuruldu.

Üstelik dönemin SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, 5 Aralık 2025'te yaptığı açıklamada fonlar konusunda yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını söylemişti.

Gönül, "kötü niyetli kullanımların önüne geçeceğiz" ifadesini kullanarak fonlarla ilgili tedbir ve değişiklik çalışmalarının sürdüğünü belirtmişti.

Bugün ise aynı Gönül, fon soruşturması kapsamında "şüpheli" sıfatıyla savcılıkta ifade verdi.

AĞUSTOSTA SPK HAREKETE GEÇTİ

Soruşturmanın kamuoyuna geniş biçimde yansımasından önce de piyasada önemli gelişmeler yaşandı.

SPK'nın aldığı kararların ardından 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınması, bazı fonların TEFAS'ta işlemden kaldırılması ve yatırımcıların durumunun gündeme gelmesi eylül ayındaki büyük krizin öncesine dayanıyordu. SPK'nın açıklamasına göre tasfiye kapsamındaki 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyordu.

23 Eylül'de yayımlanan kapsamlı soruşturma kronolojisinde de SPK'nın 17 Eylül'de Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls portföy şirketlerinin kurduğu bazı fonlar hakkında işleme kapatma ve tasfiye kararları aldığı aktarılıyor.

9 EYLÜL'DE KAMUOYUNA YANSIDI

Fon krizinin kamuoyunda görünür hale geldiği tarih ise 9 Eylül.

Tera Yatırım'ın Pusula Finans Holding ve bağlı şirketlerini devralmak üzere görüşmelere başladığını açıklamasıyla konu daha geniş biçimde gündeme geldi. 13 Eylül'de Pusula Finans Holding yöneticilerinin istifaları kabul edildi; 14 Eylül'de Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız tutuklandı.

Ardından operasyonlar hızlandı.

18 Eylül'de Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemler kapsamında 4 kişinin tutuklandığını, 51 kişi hakkında adli kontrol uygulandığını ve 246 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini açıkladı.

19 Eylül'de Tera ve Pusula yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 5 kişi gözaltına alındı.

"EYLÜLDE ORTAYA ÇIKTI" MI, YOKSA EYLÜLDE PATLADI MI?

Ortaya çıkan kronoloji önemli bir ayrım gösteriyor:

Aralık 2025: Finansal İstikrar Komitesi fon piyasasındaki gelişmeleri gündeme aldı.

3 Aralık 2025: SPK çalışma grubu oluşturdu.

18 Aralık 2025: Nitelikli yatırımcı kriterindeki finansal varlık sınırı 1 milyon TL'den 10 milyon TL'ye çıkarıldı.

19 Ağustos 2026: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasının müzekkere tarihi.

9 Eylül 2026: Tera-Pusula görüşmeleriyle kriz kamuoyunda görünür hale geldi.

14-19 Eylül: Tutuklama ve gözaltı dalgası başladı.

17 Eylül: Çok sayıda fon için işlemden kaldırma ve tasfiye kararları gündeme geldi.

26 Eylül: Fatma Betül Sayan Kaya hakkında borsa işlemlerine ilişkin iddialar kamuoyuna taşındı.

29 Eylül: Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın tüm mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin yazının ilgili kurumlara gönderildiği açıklandı.

30 Eylül: Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi.

Türkiye’de kurumlar neden dökülüyor?

Türkiye’de son dönemde belediyelerden hastanelere, emniyetten finans sektörüne kadar farklı alanlarda rüşvet, zimmet, usulsüz ihale ve kamu zararına ilişkin soruşturmalar gündeme gelirken, bu kez adres Yalova Adliyesi oldu

04.10.2026 10:40:00
Haber Merkezi
 
Türkiye’de kurumlar neden dökülüyor?
Türkiye’de kurumlar neden dökülüyor?
Türkiye'de son dönemde belediyelerden hastanelere, emniyetten finans sektörüne kadar farklı alanlarda rüşvet, zimmet, usulsüz ihale ve kamu zararına ilişkin soruşturmalar gündeme gelirken, bu kez adres Yalova Adliyesi oldu.

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Adliye İdari İşler Müdürü E.A. ile aynı birimde görev yapan F.B. tutuklandı.

Dosyanın 2023-2026 yılları arasındaki bazı satın alma ve ödeme işlemlerine ilişkin olduğu bildirildi. Soruşturmanın merkezinde, bazı ürün ve malzemelerin adliyeye teslim edilmediği halde teslim edilmiş gibi gösterildiği ve bu işlemlere ilişkin faturalar üzerinden kamu bütçesinden ödeme yapıldığı iddiaları bulunuyor.

Şüpheliler hakkında "zimmet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından işlem yapıldığı bildirildi. İki personelin soruşturma başlamadan önce İstanbul'a tayinlerinin çıktığı da öğrenildi. Kamu zararının oluşup oluşmadığı ve oluştuysa miktarının belirlenmesine yönelik inceleme ise sürüyor.

ŞÜPHELERİN ADRESİ DEĞİŞİYOR, SORU SİSTEME YÖNELİYOR

Yalova'daki soruşturma tek başına değerlendirildiğinde, elbette iki kişinin yargılandığı bir adli dosyadır. Ancak son aylarda farklı kamu kurumlarında ortaya çıkan benzer soruşturmalar, kamu kaynaklarının ve görev yetkisinin denetlenmesi meselesini yeniden gündeme taşıyor.

Örneğin Erzurum Şehir Hastanesi'nde "kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık", "resmi belgede sahtecilik" ve "rüşvet" iddiaları kapsamında 22 kişi hakkında gözaltı işlemi yapılmıştı.

Antalya'da ise rüşvet iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında iki emniyet şube müdürü, bir komiser ve bir avukatın da aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklandı.

Belediyeler cephesinde de çok sayıda yolsuzluk ve rüşvet soruşturması yürütülüyor. Örneğin Etimesgut Belediyesi soruşturmasında 44 şüpheli tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişti.

Sermaye piyasalarında yürütülen soruşturmalarda da Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 26 Eylül'de yaptığı açıklamaya göre 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı donduruldu; 37 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

ASIL SORU: NEDEN BU KADAR ÇOK DOSYA ÇIKIYOR?

Burada birbirinden tamamen farklı soruşturmaları tek bir "yolsuzluk ağı" olarak görmek doğru olmaz. Her dosyanın delili, şüphelisi ve hukuki niteliği ayrı.

Fakat kamuoyunun sorması gereken daha geniş bir soru var: Kamu kurumlarında usulsüzlük iddiaları neden bu kadar sık gündeme geliyor?

Bir kamu kurumunda ürün teslim edilmeden ödeme yapılabildiği iddia ediliyorsa, bunun yalnızca işlemi yapan personelin kişisel sorumluluğu olarak görülmesi yeterli mi?

Kontrol mekanizmaları nerede?

İç denetim ne yaptı?

Harcama yetkilileri neyi kontrol etti?

Satın alma süreçlerinde hangi mekanizmalar devreye girdi?

Ve en önemlisi: Bir kamu kurumunda yıllarca devam ettiği ileri sürülen usulsüzlükler neden daha erken fark edilemedi?

KAMU VİCDANINDAKİ EN BÜYÜK SORU

Devletin kurumları yalnızca bina, makam ve personelden oluşmuyor.

Adliye adaleti, hastane sağlığı, emniyet güvenliği, belediye ise vatandaşın günlük yaşamını temsil ediyor.

Bu nedenle kamu görevinin kişisel menfaat için kullanıldığı iddiası, yalnızca ekonomik bir suçlama değildir. Aynı zamanda vatandaşın devlete duyduğu güven açısından da ciddi bir meseledir.

Yalova dosyasında suçluluk konusunda nihai kararı mahkeme verecek. Ancak soruşturmanın bundan sonraki aşamasında yalnızca iki personelin ne yaptığı değil, bu işlemlerin nasıl denetlendiği ve başka kişilerin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı da ortaya çıkarılmalı.

Çünkü mesele sadece "iki kişi yaptı mı?" sorusu değildir.

Asıl mesele, kamu sisteminin bunu neden zamanında göremediğidir.

Ve Türkiye'nin bugün cevaplaması gereken soru tam da burada:

Kurumları çürüten şey birkaç kişinin kişisel çıkar arayışı mı, yoksa bu kişilere fırsat veren denetim zafiyeti mi?

Bu sorunun cevabı verilmeden, her yeni operasyon yalnızca bir sonraki dosyanın habercisi olmaktan öteye geçemez.

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti

04.10.2026 06:00:00
AA
 
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti

Gündoğdu'nun avukatlarından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturma kapsamında İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğince, görevi kötüye kullanma ve tehdit suçları yönünden savcılığın tutuklama talebi reddedilmiş, kişisel verilerin kaydedilmesi suçu yönünden ise tutuklama tedbirine başvurulmuştur.

Adli süreç, vekilleri olarak tarafımızca titizlikle takip edilmekte olup, müvekkilin masumiyetine ve yakın zamanda özgürlüğüne kavuşacağına inancımız tamdır.

Bununla birlikte; Türkiye Futbol Federasyonunun devam eden soruşturma sürecinde yıpratılmaması, adli sürecin işleyişine zarar gelmemesi adına, müvekkilimiz Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı görevinden 03.10.2026 tarihi itibarı ile istifa etmiş ve istifa dilekçesi tarafımızca Türkiye Futbol Federasyonuna iletilmiştir." 

Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı


 
11. Cumhurbaşkanı Gül, Kayseri'de amcasının cenaze törenine katıldı.
 

03.10.2026 17:46:00
AA
 
Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı
Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı


11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, vefat eden amcası Mustafa Gül'ün memleketi Kayseri'de düzenlenen cenaze törenine katıldı. Rahatsızlığı nedeniyle 88 yaşında vefat eden Mustafa Gül'ün cenazesi, Orgeneral Hulusi Akar Camisi'ne getirildi.

Burada ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında Gül'ün cenazesi, Kayseri Şehir Mezarlığı'na defnedildi.

Cenaze törenine Mustafa Gül'ün ailesi ve yakınları ile Vali Gökmen Çiçek, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, il protokolü, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Abdullah Gül, 75 yaşında...

Ataşehir Belediyesine yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı

Ataşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda, aralarında Belediye Başkan Vekili Murat Güneş'in de bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı

03.10.2026 14:00:00
AA
 
Ataşehir Belediyesine yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı
Ataşehir Belediyesine yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Ataşehir Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, 20 Nisan'da tutuklanan şüphelilerin dijital materyalinin incelenmesi, etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadeler, CİMER ihbarları, tanık beyanları ile rüşvet verdiği öne sürülen şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda soruşturma derinleştirildi.

Şüphelilere ait HTS ve baz kayıtları ile MASAK hesap hareketlerinin incelenmesi sonucu elde edilen deliller doğrultusunda, bazı belediye çalışanlarının rüşvet olarak yüksek miktarlı hediye kartları kullandıkları ve döviz cinsi para aldıkları, bazı firma sahiplerinin ise yüksek miktarlı hediye kartı ve döviz cinsi para verdikleri tespit edildi.

Dijital materyaldeki incelemelerde ayrıca, bazı belediye çalışanlarının Ataşehir Belediyesinde imar ve iskan işi bulunan firma sahiplerine "çöp konteyneri" aldırmak suretiyle maddi menfaat temin ettiklerine ilişkin bulgulara ulaşıldı.

Şüphelilerin, 20 Nisan'da tutuklanan bazı şüphelilerle iştirak halinde soruşturmaya konu suçları işledikleri tespit edildi.

Soruşturma kapsamında İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş, belediye başkan yardımcıları Aytekin Şahin ve Ekrem Köse, eski belediye başkan yardımcıları Murat Korkmaz ve Leyla Terzi, Ataşehir Belediyesi Temizlik Hizmetleri Müdürü Cihan Karakaş, belediye çalışanları Mustafa Anıl Altan ve Gülsüm Aslan ile farklı şirketlerin ortakları Emrah Ayhan, Yağmur Kiraz, Yusuf Karademir, Halim Bal ve Ersin Yıldırım gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor. 

Son 10 günde 75 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 714 şüpheli tutuklandı

Son 10 günde 75 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 714 şüpheli tutuklandı, 985 kilogram 777 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 537 bin 667 adet uyuşturucu hap ele geçirildi

03.10.2026 11:44:00 / Güncelleme: 03.10.2026 11:47:56
İHA
 
Son 10 günde 75 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 714 şüpheli tutuklandı
Son 10 günde 75 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 714 şüpheli tutuklandı
İçişleri Bakanlığı tarafından son 10 günde 75 ilde düzenlenen operasyonlara ilişkin açıklama yapıldı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "75 ilde 'Uyuşturucu Madde Satıcılarına' yönelik Polisimiz tarafından son 10 günde düzenlenen operasyonlarda; 985 kilogram 777 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 537 bin 667 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Bin 297 şüpheli yakalandı. 714'ü tutuklandı. 179'u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor" ifadeleri kullanıldı.

"Zehir tacirlerine yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz"

Operasyonun Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince yapıldığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Toplam 75 ilde bin 945 ekip, 4 bin 863 personel, 18 hava aracı ve 45 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi. Uyuşturucu, birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak; çocuklarımızın istikbalini, gençlerimizin geleceğini ve ailelerimizin huzurunu korumak için zehir tacirlerine yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman Polislerimizi, Narkotik Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!


 
Türkiye'de her 4 kişiden birinde insülin direnci görülüyor. İnsülin direnci, kendini bel çevresinde genişleme, sık acıkma, yemeklerden sonra uyku isteği, sürekli susama hissi gibi bazı sinyallerle gösteriyor.

03.10.2026 00:49:00
Murat Çorbacı
 
 Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!
 Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!

İnsülin direnci, vücudun kan şekerini düzenleyen insülin hormonuna karşı duyarlılığının azalmasıyla ortaya çıkıyor. Sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve fazla kilo gibi nedenlerle ülkemizde her 4 kişiden birinde insülin direnci görüldüğünü belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, "İnsülin direnci çoğu zaman sessiz ilerleyen bir sorun olsa da, bel çevresinde genişleme, sık acıkma, yemeklerden sonra uyku isteği, sürekli susama hissi gibi bazı sinyallerle de kendini gösterebilir. Bunların hiçbiri tek başına insülin direncinin kanıtı olmadığı için, kişinin mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Çünkü erken tanı ve tedavi, ileride gelişebilecek tip 2 diyabet riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir" dedi. Dr. Turunç, insülin direncinin 6 sinyalini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Bel çevresiniz genişliyorsa

Göbek çevresinde yağlanma, insülin direnci açısından dikkate alınması gereken önemli işaretlerden biridir. Özellikle iç organların çevresinde biriken yağ dokusu metabolik açıdan daha fazla risk taşır. Kilo artışıyla birlikte bel çevresinde genişleme, hareketsiz yaşam ve ailede diyabet öyküsü de varsa, metabolik durumunuzun değerlendirilmesi gerekir. Ancak bel çevresi tek başına tanı koydurmaz; diğer risk faktörleriyle birlikte ele alınmalıdır.

Yemekten kısa süre sonra yeniden acıkıyorsanız

Bazı kişiler insülin direnciyle birlikte öğünlerden kısa süre sonra yeniden acıktıklarını ve gün içerisinde daha sık yemek yeme ihtiyacı duyduklarını ifade edebiliyorlar. Porsiyonlarınız yeterli olmasına rağmen sürekli açlık hissediyorsanız, özellikle yoğun karbonhidrat içeren öğünlerin ardından açlık hissiniz tekrarlıyorsa bu durumu önemsemek gerekir.

Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa…

Yemek sonrasında hafif rehavet çoğumuzun yaşadığı normal bir durum olabilir. Özellikle ağır ve yüksek kalorili öğünlerden sonra bu durum daha fazla hissedilebilir. Ancak her öğünden sonra belirgin halsizlik, uyku hali ve enerji düşüklüğü yaşanması; özellikle kilo artışı, sık acıkma veya kan şekeri yüksekliği gibi başka bulgular da varsa dikkate alınmalıdır.

Tatlıya karşı koyamıyorsanız

Tatlı ve karbonhidratlı yiyeceklere yönelik yoğun istek, insülin direncinde en sık dile getirilen yakınmalardan biridir. Ancak uzun süre aç kalmak, düzensiz beslenmek, yetersiz uyumak, stres gibi etkenler de tatlı isteğini artırabilir. Bu nedenle tatlı ve karbonhidratlı yiyeceklere yönelik aşırı tüketim isteği sadece insülin direncine bağlanamaz. Sık acıkma, kilo artışı ve bel çevresinde genişleme gibi başka belirtiler de eşlik ediyorsa hekime başvurulmalıdır. 

Boyun ve koltuk altınız koyulaştıysa

Cilt değişikliği, insülin direnci açısından diğer yakınmalara göre daha dikkat çekici bulgulardan biridir. Boyun, koltukaltı veya kasık bölgesinde cildin koyulaşması ve kalınlaşması şeklinde ortaya çıkabilir. Özellikle fazla kilolu kişilerde böyle bir değişiklik fark edildiğinde kan şekeri metabolizmasının değerlendirilmesi gerekir.

Kan yağlarınız yüksekse

İnsülin direnci yalnızca kan şekeriyle ilgili bir durum değildir. Trigliserid yüksekliği, HDL kolesterol (iyi kolesterol) düşük olması, yüksek tansiyon ve bel çevresinde yağlanma bir arada görülebilir. Kilonuz, bel çevreniz, tansiyonunuz, kan şekeriniz ve kan yağlarınızın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Birden fazla risk faktörünün aynı anda bulunması, metabolik açıdan daha dikkatli olunması gerektiğini gösterir. 

'Şekerim sınırda' deniyorsa

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, insülin direncinin uzun süre kan şekeri normalmiş gibi görünerek ilerleyebildiğini ancak zamanla prediyabetin ortaya çıkabildiğini belirterek, şunları söyledi: "Zamanla pankreasın artan insülin ihtiyacını karşılaması zorlaştığında kan şekeri yükselmeye başlayarak prediyabet ortaya çıkabilir. Bu nedenle açlık kan şekeri veya üç aylık şeker ortalamasını gösteren HbA1c değerlerinin prediyabet aralığına gelmesi önemli bir uyarıdır. Prediyabet, 'henüz diyabet değilim, dolayısıyla sorun yok' anlamına gelmez. Tam tersine diyabet riskinin ufukta görünmeye başladığı, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun takip ile müdahale edilmesi gereken kritik bir dönemdir."

Ünlü felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi öldü


 
Türkiye'de felsefe ve insan hakları alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, 90 yaşında hayatını kaybetti.

03.10.2026 00:47:00
AA
 
Ünlü felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi öldü
Ünlü felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi öldü

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu Onursal Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, tedavi gördüğü Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşamını yitirdi. Kuçuradi'nin cenazesi, 4 Ekim'de Maltepe Üniversitesi Mimar Vedat Çakırca Konferans Salonu'nda düzenlenecek törenin ardından Şişli Rum Ortodoks Mezarlığı'na defnedilecek.

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi kimdir?

İoanna Kuçuradi, 4 Ekim 1936'da İstanbul'da doğdu. 1954'te Zapyon Kız Lisesinden, 1959'da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünden mezun olan Kuçuradi, 1965'te doktora derecesini aldı.
Erzurum Atatürk Üniversitesinde 1965-1968 yıllarında görev yapan Kuçuradi, 1970'te doçent, 1978'de profesör oldu.
Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümünü 1969'da kuran Kuçuradi, 2003'e kadar bölüm başkanlığı görevini yürüttü. Kuçuradi, 1997'den itibaren Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünü yürüttü, merkez bünyesinde kurulan UNESCO Kürsüsünün de başkanlığını üstlendi.
Türkiye Felsefe Kurumunun başkanlığını yürüten Kuçuradi, Uluslararası Felsefe Dernekleri Federasyonunda da çeşitli görevlerde bulundu ve federasyonun başkanlığını yaptı.
Felsefe, etik, insan hakları ve değerler alanlarında çalışmalar yapan Kuçuradi, ulusal ve uluslararası çeşitli kuruluşlarda görev aldı.

Eserleri ve ödülleri

Kuçuradi'nin "Nietzsche ve İnsan", "Schopenhauer ve İnsan", "İnsan ve Değerleri", "Etik", "Sanata Felsefeyle Bakmak" ve "Çağın Olayları Arasında" adlı eserleri bulunuyor. Prof. Dr. Kuçuradi, çalışmaları dolayısıyla Goethe Madalyası, Türkiye Bilimler Akademisi Ödülü, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü Ödülü ve çeşitli uluslararası onur ödüllerine layık görüldü.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüpheli tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi

03.10.2026 00:20:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Zanlılar sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesine getirildi.

Sevk edilen 20 şüphelinin isimleri şöyle:

"Ali Serhat Tüzün, Ali Yöney, Alper Tunga Sagu Burak, Burak Sevindik, Fırat Kerim Ersoy, Gökhan Koçyiğit, Gürsel Akça, İdris Çakır, Jeremy Etienne Debost, Tahir Fatih Mutlu, Mücahit Acaralp, Nil Özalp, Tuncer Köklü, Yasemin Yavuz Koçyiğit, Ali Göl, Hüseyin Emre Güner, İhsan Çimen, Mesut Yalım, Osman Sungur ve Erol Demirbaş"

Savcılıktaki ifadeleri tamamlanan şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da tutuklanmıştı.

Soruşturmanın devamında Tera Yatırım Üst Yöneticisi (CEO) Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel'in de arasında olduğu 53 şüphelinin daha tutuklanmasına karar verilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 65'e ulaşmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.