HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 26 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

ANALİZ - Çiftçiye kuraklık ve ithalat darbesi

Yıllardır yüksek maliyetler ve düşük alım fiyatı ile mücadele etmeye çalışan ve buna rağmen üreten çiftçilerimiz, son dönemlerde artan kuraklık ve ithalat ile artık belini doğrultamıyor. Yetkililerden yardım istiyor ama sesini duyan olmuyor. Sahipsiz kalan çiftçilerimiz üretimden soğuyor, tarlasını terk ediyor
23.06.2021 18:58:00
ANALİZ - Çiftçiye kuraklık ve ithalat darbesi
ANALİZ - Çiftçiye kuraklık ve ithalat darbesi
MURAT ÇABAS / ANALİZ HABER

Yıllardır uygulanan yanlış tarım politikaları neticesinde tarım sektöründeki sorunlar derinleşiyor. Çiftçileri bir taraftan aşırı maliyetler, kar ettirmeyen ürün alım fiyatları vururken, diğer taraftan ithalat politikası, kuraklık, don, sel gibi doğal afetler sebebiyle yaşanılan rekolte kayıpları vuruyor. Borçlanarak ve bütün yıl boyunca alınteri dökerek, büyük zorluklarla üretim yapan çiftçiler, emeklerinin karşılığını alamıyorlar; tohum ekiyorlar ama zarar biçiyorlar, borç ve haciz biçiyorlar. Yaşadığı bütün sorunlarda çiftçi sahipsiz, kimsesiz.

Doğu ve Güneydoğu'yu kuraklık vurdu

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesini etkileyen kuraklık, tarım ürünlerinde büyük rekolte kaybına neden oldu. Örneğin, Elazığ'da arpa ve buğday olmak üzere yaklaşık 1 milyon dekar alana ekim yapıldı. Bir yıllık emeklerini almak isteyen çiftçiler yaz sıcağı altında yoğun mesaiye geçti. Fakat bu sene bahar yağışlarının olmaması ve yılın kurak geçmesinden dolayı arpada olduğu gibi buğdayda da rekolte kaybı yüzde 70'lere yaklaştı. Son 10 yılın en kurak yılını yaşadıklarını ifade eden çiftçiler, sulama yapmalarına rağmen istenilen verimi alamadıklarını aktardı. Elazığlı çiftçilerden Nizamettin Tokiz, "Bu yıl su vermemize rağmen, yüzde 70'e yakında bir rekolte kaybı var. Bunun yanı sıra bu susuzluk, ürünün tane kalitesini de etkiliyor. Geçen sene aynı ebattaki bir tarladan 15 römork saman alınıyorsa bu yıl 7 römorka kadar düştü. Geçen sene 50 ton buğday vardı. Bu yıl çok azaldı. Geçmiş yıllara göre kıyaslarsak son 10 yılın en büyük ve kötü kuraklığını yaşıyoruz" dedi.

Son yılların en kötü dönemi yaşanıyor

Biçerdöver işletmecisi Serkan Cankara ise, "Bu sene kuraklıktan dolayı ekinlerimiz olmadı. Yüzde 70'e yakında bir kaybımız var. Biz Elazığ bölgesine çoğu yerleri geziyoruz. Bu sene kuraklıktan dolayı çok kaybımız var. Ovamızın su isteği var. Çiftçiye gereken desteğin verilmesini istiyoruz. Bu kuraklığın önüne geçilmesi için sulamanın gelmesi gerekiyor. 12 yıldır biçer döver işletiyorum. Son yılların en kötü yıllarını yaşıyoruz. Bu yıl kaybımız çok fazla. Tanelerimiz her yıla göre çok çok ufak. O yüzden tonaj kaybı var. Çiftçi bu yıl mağdur. Taneye bağlı olarak samanda az. Bu sene kuraklık baya çiftçimizi etkiledi" şeklinde konuştu.

Diyarbakır'da rekolte kaybı yüzde 80

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Diyarbakır Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Cevat Delil, kuraklıkla karşı karşıya kalındığını belirterek, "Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tamamında ve Diyarbakır'da özellikle kuru arazilerde yüzde 80 kayıp var. İklimler değişiyor, bunları artık sık sık yaşayacağız. Barajlardaki suyun çiftçilerle buluşması lazım" dedi. Delil şöyle konuştu: "Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere özelde Diyarbakır, meteoroloji verilerine göre yüzde 45-50'ye yakın az yağış aldı. Tarlalarda kuraklık kendini ciddi anlamda hissettirmiş ve kuraklıkla karşı karşıyayız. Çiftçimiz bu üretimi yaparken ciddi üretim maliyetleri var. Gübre, tohum, ilaç ve mazot girdileri ciddi bir masraftır. Çiftçimiz üretimi elde edemeyecek, tarlalarda hasat yapamayacak. Hasat yapılmadığından dolayı çiftçimiz hiçbir şey elde edemeyeceği için bankalara, kredi kooperatifine ve şahıslara olan borçlarını ödeyemeyecek."

Ekili arazilerden ümit kesiliyor

Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural, "Yağışlar olmazsa ekili arazilerden de ümidimizi keseceğiz. Bunun böyle devam etmesi halinde 20 gün sonra hayvanları tarlalarda otlatmamız gerekecek" dedi. Sural şunları kaydetti: "İlimizde 450 bin büyükbaş ve 150 bin küçükbaş hayvan mevcut. Bunlar ortalama 2 ton kuru yem ile bahara çıkıyor. Bu da 900 bin ton demektir. Bunun yaklaşık 300 bin tonunu ekili arazilerimizden temin ederken, geri kalanını da meralardan temin ediyoruz. Bu yıl görüldüğü gibi meralar tamamen kurumuş. Yağışlar olmazsa ekili arazilerden de ümidimizi keseceğiz. Bunun böyle devam etmesi halinde 20 gün sonra hayvanları tarlalarda otlatmamız gerekecek. Daha da önemlisi, bu kuraklıktan dolayı hayvanlarımız başta şap olmak üzere birçok hastalık ile karşı karşıya kalacak."

Rekolte kaybı büyük olacak

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yıl 20.5 milyon ton olan buğday rekoltesinin bu yıl 1.5 milyon ton azalarak 19 milyon tona düşeceğini hesapladı. Yani TÜİK'e gore 2021 yılında buğdayda rekolte kaybı 1.5 milyon ton olacak. Fakat yetkililer rekolte kaybının bundan çok daha fazla olacağını açıkladılar. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) rekolte kaybının 2 milyon tonu aşabileceği, Türkiye Ziraatçılar Derneği'nin (TZD) Urfa temsilciliği de kaybın 4 milyon tona kadar çıkabileceği uyarısında bulundu. Ziraat fakültelerindeki öğretim üyeleri de rekolte kaybının 3 milyon tonu aşacağını öngörüyor.

İthalat için düğmeye basıldı bile

Buğday ve arpa hasadı sürerken TMO yaklaşık 400 bin ton kırmızı ekmeklik buğday ve 320 bin ton arpa ithalatı için düğmeye bastı. Üretici bu duruma oldukça tepkili. 395 bin ton buğday ithalatı için 30 Haziran'da ihale yapılacak. Hangi limana ne kadar buğday teslim edileceği belirlenirken, teslimat tarihi 19 Temmuz - 21 Ağustos 2021 olarak belirlendi. Rekolte kaybı 4 milyon ton olursa, bu, daha fazla ithalat, daha fazla döviz kaybı ve cari açık anlamına geliyor.

Ekmek 4 liraya çıkabilir

Tohum Platformu Kurucusu Mine Ataman, kuraklık yüzünden gelişimini tamamlayamayan ekmeklik buğdayın bir çok yerde saman veya hayvan yemine dönüştürüldüğünü, bu gidişle halen 1.5 liraya satılan 200 gram ekmeğin 4 liradan satılmak zorunda kalınacağını söyledi. Ataman, bu yıl TMO'nun destek dışında ekmeklik buğdayın alım fiyatını tonda 2 bin 250 lira olarak açıklamasına rağmen dış piyasada aynı buğdayın fiyatının 273 dolar (yaklaşık 2 bin 359 TL) olduğuna dikkat çekti. Ataman, "Görünen o ki bu yıl da buğday fiyatları dış piyasada artacak. Biz yüksek fiyattan yine buğday ithal edeceğiz. Kaybeden yine çiftçi olacak" dedi.

BTP Lideri'nden ithalat tepkisi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, tarımda yapılan ithalata tepkisini şu cümlelerle ifade etmişti: "Bakınız biz 2020 yılının 9 ayında 12 milyar dolarlık tarım ürünü ithal etmiş bir ülkeyiz. Bizim ülkemizde tarım ürünü mü üretilemiyor? Bizim çiftçimiz mi, verimli toprağımız mı yok? Her köşesi cennet gibi verimli topraklara sahip ülkemizde biz bu kadar ithalat yapmışız. Şimdi sen 12 milyar dolarlık tarım ithalatı yap sonra da 'Biz döviz artışını faizle durduracağız ve ekonomide reform yapacağız' de. Reform falan yapacakları yok. Böyle bir gerçekle karşı karşıyayız." BTP Lideri Baş, tarımda yaşanan bütün sorunların tek çözümünün Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli'nin tarım politikaları olduğunu vurguladı.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.