HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 07 TEMMUZ 2022, PERŞEMBE

Anıtkabirde mescit (I)

30.11.2018 00:00:00
Bugüne kadar Atatürk'le ilgili faaliyet gösteren yüzlerce dernek kurulmuş. Bir o kadar da eser yazılmış, konferanslar verilmiş, makaleler, araştırmalar, tezler yazılmış, ekranlarda tartışmalar yapılmıştır. Yapılan çalışmaları takdir etmemiz bazı gerçekleri görmemize engel olmamalıdır.

Maalesef 1938'den bu tarafa yapılan çalışmalarla Mustafa Kemal Atatürk'ün iki kesim tarafından istismar edilmesinin önüne geçilememiştir.

Bunlardan İslam'la problemli olanlar, kendileriyle kavga edenler, gerekçelerini oluşturarak kendilerine sığınacak gölgelik yapmak için Atatürk'ü istismar etmişlerdir. Hatta biraz daha ileri giderek düşüncelerinin mutlak doğruymuş gibi topluma dayatarak gerçek Müslümanları Atatürk'ten soğutmuşlardır. Bu anlayıştan istifade eden, bunu fırsat bilen emperyalizm, toplumun ikiye bölünmesini, kardeşin kardeşi öldürmesini sağlamıştır.

Bunlardan bir diğeri ise İslam'ı kullanarak Atatürk'ü istismar etmiştir. Bunu istiklal mücadelesinde İngiliz'in, Fransız'ın, Yunan'ın safında, çözümü bu devletlere sığınmak olarak gören sarığı, cübbesi, sakalı Ebu Cehile benzeyen hocalar, Osmanlı paşası Atatürk'ü dinsiz, soyu sopu belli olmayan olarak göstermek için çok büyük uğraş göstermişlerdir. Bugün ise bu hoca kılıklıların varisleri aynı şeyi yapmaya çalışıyorlar. Bunlar ne İslam'da samimiler ne de T.C. Devletinde.    

Bir de buna Türk aydınının hazırcı, tembel ve konjonktürel düşünce yapısı eklenince, T.C. Devletinin kurucusu ve kuruluş felsefesi günümüze geliştirilerek doğru olarak aktarılması da mümkün olmamıştır.

"Ne mutlu Türküm diyene" Müslüman olmayanların dışında kalan bütün Müslüman halklar, T.C. Devletinin eşit ve ortak kurucusudur. Adı da Türk Milletidir. Türk milletinin içerisinde barındırdığı bütün farklılık ve renkler Türk milletinin zenginliğidir. Müslüman olmayanlara ülke içerisinde azınlık, topraklarımızda gözü olanlara ise düşman diyoruz. Bu ortak paydadan yürümek yerine ifadeye takla attırarak buradan bir mikro milliyetçilik, şovenizm, kavmiyetçilik çıkarmak Atatürk'ü tersinden okumak bile değildir.

O halde "Ne mutlu Türküm diyene" ifadesinin doğru anlaşılıp günümüze taşınması birliğimizin çimentosu olurken, zorlama yorumlarla ifadeyi mecrasından koparırsanız o zaman da parçalanmamızın temel unsuru haline dönüşür.

Atatürk'ün savaştan çıkar çıkmaz yerli, özgün ve milli (bize has ama evrensel değerler barındıran) ekonomi modeli arayışına girmesi, Tam bağımsız Türk devletinin ancak bu şekilde yaşayabileceğini öngördüğü içindi. Türk milletini bölgesinde lider dünyada örnek yapacak milli ekonomi modelini inşa etmek için çok caba sarf etmişti.

O'nu doğru anlayıp çağımıza geliştirerek aktarmak yerine Türk aydını özgün düşünme melekesini kaybettiği için kolayı tercih ederek, Atatürk'ün iktisat anlayışını bir kısım aydın sosyalizme, diğer kısım aydın ise kapitalizme ve karma ekonomiye evirdi.  Oysa Atatürk Sosyalizmin-Komünizmin uzun yaşamayacağını ve ülkemiz gerçekleriyle örtüşmediğini, Kapitalizmin ise iktisat felsefesinde savaş ve ülkeleri işgal edip sömürmek olduğunu biliyordu. Sağ-Sol ayrımını doğru bulmamakla beraber ayırt etmeden soruyorum aydınımızın, siyasilerimizin kafasında uygulandığı ülkelerde vatandaşlarına ekonomik bağımsızlık sağlayamamış modası geçmiş, işlevi çalışmayan kitlelere mutluluk getirmeyen iki temel ekonomi modelinden başka özgün sistemleşmiş çözümü var mı? 

Bunlar gözlerini yumup işlerine gelen Atatürk'ü hayal edip çağımıza taşıdılar. Gerçek Atatürk'ün kim olduğunu merak bile etmediler. Çünkü onlar kendilerini Atatürk gibi görmek istemediler ve kendi menfaatlerini koruyup kollayan Atatürk'ü ürettiler. Kendi yanlışlarının vücut bulduğu kişiyi oluşturdular.

Atatürk'ü gözü gören âmâlardan kurtaran, her şeyden önce de kendini Atatürk olarak görebilen, Atatürk'ü yaşayan, bütün oyunları ters düz eden bir insan çıktı ve "Hoş Geldin Atatürk" dedi. Öyle bir ışık tuttu ki tarihe, karanlık yerini aydınlığa terk ederek aydınlık Türkiye'sinin önünü açtı ve Atatürk'ü çağımıza taşıyarak bizim ve dünyanın birikmiş sorunlarının çözümünün de merkezine oturttu.

Bu insan zor gelir, zor yetişir. Bu insanın kumaşı, aklı, aşkı, gönlü, ufku, hayata bakışı, öngörüsü, öz güven ve özgün yaklaşımı hiçbir kimseye benzemez mukayese de kabul etmez. (Devam edecek)...
 

 
Harun Kayacı / diğer yazıları
- Bermuda ekonomi üçgeninden kurtulmanın yolu / 02.12.2021
- Böyle bir şey olabilir mi, biz neyi tartışıyoruz? / 01.12.2021
- Sizin hakkınız ve haddiniz değil! / 10.10.2021
- Başarı sınavsız üniversite ile gelir / 28.06.2021
- Kutsal mekanların hukuku yeniden belirlenmeli / 28.05.2021
- Türkiye'nin B planı / 09.05.2021
- ABD yaptıklarıyla yüzleştirilmeli / 03.05.2021
- ABD yaptıklarıyla yüzleştirilmeli ve yargılanmalıdır / 02.05.2021
- ABD yaptıklarıyla yüzleştirilmeli / 01.05.2021
- Ağzımızın tadını kaçıran ölüm / 24.04.2021
- Duygunun akılla buluştuğu an / 20.04.2021
- Duygunun akılla buluşması / 16.04.2021
- Karadeniz’in huzuru Montrö’den geçer / 12.04.2021
- Karadeniz'in huzuru Montrö'den geçer / 11.04.2021
- Osmanlı’nın borç hikâyesinden ders çıkarmak / 06.04.2021
- Osmanlı’nın enkazından tam bağımsız Türkiye’ye / 05.04.2021
- Osmanlı'nın enkazından Tam Bağımsız Türkiye'ye / 04.04.2021
- Ekonomimiz her türlü müdahaleye açık / 27.03.2021
- Andımızı bir de böyle okuyun / 19.03.2021
- Mustafa Kemal'siz Çanakkale'yi anlamak / 18.03.2021
- Tek başına yeter de artar bile / 15.03.2021
- Akademik ve sivil cübbeliler nerede ? / 14.03.2021
- Rol yapmakla kendin olmak / 07.03.2021
- Duma ne anlatıyor / 02.03.2021
- İnsan, lider doğarsa lider olur / 01.03.2021
- Anayasa, devlet egemenliğinin tapu senedidir / 19.02.2021
- Stratejik düşmanımızı tanımak / 12.02.2021
- Türkiye’nin geleceği… / 09.02.2021
- Sistem değişmeden dünya değişmez / 27.01.2021
- ABD kendi sonunu hazırlıyor / 22.01.2021
- Pandemiden kurtulmak bizim elimizde / 05.12.2020
- Zengezur Müslüman Türk toprağıdır / 18.11.2020
- Yeniden tam bağımsız Türkiye için BTP -2- / 23.10.2020
- Yeniden tam bağımsız Türkiye için BTP -1- / 22.10.2020
- Keynes’e iftira atmayalım / 13.08.2020
- Ey sevgili, en sevgili / 21.07.2020
- Neden Hüseyin Baş / 30.04.2020
- Biz neyi bekliyoruz / 08.04.2020
- Memurun maaş alamayacağı günlere doğru / 24.11.2019
- Sosyal medya buluşmasının verdiği mesaj / 23.11.2019
- Esaretten kurtuluştur Cumhuriyet / 01.11.2019
- Yerel seçim işaret fişeği taşıyor / 06.02.2019
- Krizi gösteren resmi veriler / 17.12.2018
- Krizin adı reel sektör krizi / 13.12.2018
- Anıtkabirde mescit (II) / 01.12.2018
- Anıtkabirde mescit (I) / 30.11.2018
- Bilen de bilmeyen de milli parayı konuşuyor (2) / 02.09.2018
- Bilen de bilmeyen de milli parayı konuşuyor (1) / 01.09.2018
- Biz neyin seçimini yaptık? / 27.06.2018
- Faizin kontrol ve terbiye ettiği ekonomi / 07.06.2018
- 24 Haziran sonrası? / 06.06.2018
- Özgün ve özgür düşünebilmek / 04.06.2018
- Gizli el ve demokrasi / 02.06.2018
- Bu siyaseti sevmiyorum / 01.06.2018
- İtiraf ederek haykırmalıyız? / 31.05.2018
- MEM barışın, kapitalizm savaşın sembolüdür / 15.03.2018
- Globalizmin zorbalığından renklerin zenginliğine / 04.03.2018
- Para, MEM'de ekonomik bağımsızlık demek / 03.03.2018
- Milli Para olsaydı 15 temmuz olmazdı / 02.03.2018
- 'Milli Para'dan ne anlıyoruz? / 25.10.2017
- Dalga geçtiğin senin hikayen - II / 18.09.2015
- Dalga geçtiğin senin hikayen(1) / 16.09.2015
- Ahir zamanda doğruyu bulma rehberi / 08.09.2013
- Paniğinizi anlıyorum / 01.12.2012
- Paniğinizi anlıyorum / 30.11.2012
- Kardeşler, babalarının huzuruna çıktı / 10.08.2012
- Milli Eğitimin adı var kendi yok / 25.07.2012
- “Evlere şenlik” / 24.07.2012
- Hele şükür saflar netleşiyor / 19.07.2012
- Ha Numan, ha başkası, ne fark eder? / 18.07.2012
- Siz samimi değilsiniz / 16.07.2012
- Siz var mısınız? / 14.07.2012
- Bu da Amerikan projesi / 13.07.2012
- Hiç bir haklı gerekçe Müslümanın kanını helal kılamaz / 12.07.2012
- Sıra kimde? / 10.07.2012
- İsterlerse ihtilal yaparlar / 18.01.2012
- Meclis’te uğultu var / 13.01.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

30.11.2017, 30.11.2016, 30.11.2015, 30.11.2014, 30.11.2013, 30.11.2012, 30.11.2011, 30.11.2010, 30.11.2009, 30.11.2008, 30.11.2007, 30.11.2006, 30.11.2005, 30.11.2004, 30.11.2003, 30.11.2002, 30.11.2001, 30.11.2000, 30.11.1999


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.