logo
10 ŞUBAT 2026

Atom bombasını Ağustos'ta atmışlardı

18.08.2011 00:00:00
Aslında bu yazıyı Ağustos'un başlarında yazacaktım ama nasip bu güneymiş. Çünkü Ağustos ayında insanlık tarihinin en büyük katliamlarından birinin gerçekleştirildiği aydır. 6 ve 9 Ağustos 1945. Malum Suriye'de yaşanan olaylar ortada. Bir kısım insanlar, küresel efendilerinin isteği üzere devletine başkaldırdı. Devlette bu isyancıları bastırmak için ağır silahlar kullandı. Tabi halktan da kayıplar oldu. Tabi bu kayıplar ABD ve AB'nin zoruna gitti, üzüldüler (!) Hiç dillerinden düşürmedikleri insan haklarını ortaya koydular. Esad yönetimine gereğini yap, yoksa biz gerekeni yaparız, mesajı verdiler. İktidarımız ise ortadoğuda ki her gelişmede olduğu gibi Suriye konusunda da yanlış safta yer aldı. Müslümanların safında olması gereken iktidar yine AB'nin, ABD'nin safında yer aldı. Nasıl almasın ki! Tayyip Erdoğan ABD için "kadim dostum" diyor. Abdullah Gül "ABD ile Ortadoğu'daki çıkarlarımız örtüşüyor" diyor. Haliyle dostunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim, sözü tecelli ediyor. Suriye'deki tank atışlarından, insanların ölmesinden rahatsız olan ABD ve Batının bu hassasiyetleri gerçekten merhamet duygularından mı kaynaklanıyor? Azıcık yakın tarihi bilen bir insan, bir Müslüman buna evet, diyemez. Çünkü Batının, ABD'nin tarihi kan üzerine, vahşet üzerine, soykırım üzerine kurulmuştur. Tarih 6 Ağustos 1945. Saat 08:15. ABD Hiroşima'ya atom bombası atıyor. Atom bombası nasıl bir bombadır? Atom bombası patlatılınca, bir sarsma dalgası meydana gelir. Bu dalganın hızı ses hızından yüksektir. Atom bombası, genel olarak bu sarsma dalgasının etkisini artırmak için yerden yüksekte patlatılır. Bu dalga yere çarptıktan sonra yeniden yukarı doğru sıçrar. Böylece aşağı doğru inip çıkan yeni sarsma dalgalarının oluşmasına yol açar. Diğer yandan bombanın patladığı yerdeki hava ısınır; büyük bir hızla genişleyerek bir boşluk meydana getirir. Bu boşluğu doldurmak için hücum eden soğuk hava, şiddetli bir kasırgaya yol açar. Böylece atom bombası, iki yönden yakıcı, yıkıcı bir kuvvetle binaları devirir, canlıları öldürür.Amerika Birleşik Devletleri önceden Japonların hayat ve hareket tarzlarını araştırarak onların en çok dışarıda oldukları saatini saptamış ve saldırı saatini sabah 08:15 olarak kararlaştırmıştı. Bu bomba 15 bin tonluk TNT'nin patlayıcı gücüne eşdeğer. Bu atom bombası, resmi kaynaklara göre 140 bin kişinin ölümüne, onbinlerce insanın da radyasyondan ağır şekilde etkilenmesine neden oldu. Kentin yüzde 60'ı haritadan silindi, kent üzerinde 13 kilometrekarelik bir radyasyon bulutu oluştu.ABD daha fazla insan öldürmek için araştırma yapıyor, ona göre bombayı patlatıyor. Ama yetmiyor, kana doymuyor ABD.  9 Ağustos 1945. İkinci nükleer bombayı Nagazaki semalarından kentin üzerine bırakıyor. Patlama gücü 21 bin tonluk TNT'ye eşit olan bu bomba ilk anda 100 bin kişiyi öldürüyor.Vietnam'da, Afganistan'da, Irak'ta, Libya'da, daha birkaç gün önce Muharrem Bayraktar beyin köşesinden tekrar zihinlerimizi tazelediği Telaferde yaşanılan ABD zulmü ortadayken, sözde insan hakları adına, onların sözcülüğüne soyunmak, komşuyu tehdit etmek, içişlerine karışmak hangi siyasi mantığa, hangi vicdana sığar. Bu duruşun hesabını kim verebilir!
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.