logo
10 EKİM 2026

Baydemir'e ambulans davasında jet beraat

28.09.2006 00:00:00
 
Mardin-Derik'te silahlı kuvvetlerle çıkan çatışmada öldürülen bir PKK'lıya, ailesinin talebi üzerine cenazesinin Gaziantep'e nakli için ambulans tahsis ettikleri gerekçesiyle Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve üst düzey belediye görevlilerinden 3'ü hakkında, birer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ilk duruşmasında beraat kararı verildi.

Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nde bugün yapılan ilk duruşmaya Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkan Vekili Zülfü Atlı, Personel ve Eğitim Daire Başkan Vekili Mübeccel Günaçtı ve Mezarlıklar Şube Müdürü Cüneyt Gültekin ile avukatları katıldı. Yargıç, "Taşıt Kanunu'na muhalefet ve ambulans hizmetleriyle ilgili yönetmeliğe aykırı davranılarak belediyeyi 16,80 YTL zarara uğrattıkları" gerekçesiyle dava açıldığını anımsatarak sanıkların savunmalarını sordu.Suçlamaları kabul etmeyen Baydemir, taşınan cenazenin kimliği nedeniyle dava açıldığını savundu. Her ne kadar teknik hukuka dayandırılmasına karşın bu davanın arka planında siyasi amaç yattığını iddia eden Baydemir, yasanın belediyelere cenazeleri kaldırma yetkisi verdiğini söyledi.

DAVA NİYE AÇILDI?Mardin Derik'te 27 Mart 2005'te güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada PKK'lı Abdullah Deniz'in öldürülmesinin ardından ailesinin başvurusu üzerine cenaze ambulansla Gaziantep'e taşınmış, bunun üzerine İçişleri Bakan Abdülkadir Aksu Teftiş Kurulu'na talimat vermişti. İnceleme sonucunda hazırlanan rapor doğrultusunda Aksu, Baydemir ve yöneticileri hakkında yargılama izni vermiş, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı da ambulans tahsis edilmesi ve ambulans sürücüsüne 16,80 YTL yolluk vererek belediyeyi zarara uğratmaktan 1'er yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açmıştı.

İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'un dört ilçesinde uyuşturucu ticaretine yönelik düzenlenen operasyonda 57 kilo 300 gram skunk ele geçirildi, 4 şüpheli yakalandı

10.10.2026 12:29:00
İHA
 
İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında 9 Ekim'de Büyükçekmece, Başakşehir, Fatih ve Beylikdüzü ilçelerinde belirlenen 2 ikamet ve 2 araca operasyon düzenledi.

Adreslerde yapılan aramalarda 57 kilo 300 gram skunk ele geçirilirken, 4 şüpheli gözaltına alındı.

Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edildi.

Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!

Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi

10.10.2026 10:57:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturmasında gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri ağırlaştırıldı.

Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan Ağırel ve Saymaz hakkında, nöbetçi 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından imza atma yükümlülüğü şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.

BAŞSAVCILIĞIN İTİRAZI KABUL EDİLDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının söz konusu karara itiraz etmesi üzerine dosyayı değerlendiren nöbetçi 4. Sulh Ceza Hâkimliği, iki gazeteci hakkında da ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Böylece Ağırel ve Saymaz hakkında daha önce verilen imza atma yükümlülüğünün yerini ev hapsi tedbiri aldı.

Soruşturmaya ilişkin yargı süreci devam ederken, ev hapsi kararının gerekçesine ve dosyanın bundan sonraki aşamalarına ilişkin ayrıntılar ayrıca önem taşıyor.

İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı

İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" iddialarıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 şüpheliden 10'u tutuklandı

10.10.2026 09:00:00
AA
 
İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı
İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı

Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan 12 şüphelinin adliyedeki işlemleri tamamlandı.

Aralarında Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı E.C.D, Fen İşleri Müdür Vekili F.Y, İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. ve Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Ç.B'nin de bulunduğu 10 şüpheli, çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı O.G. ile büro memuru D.S.Y. ise yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Tutuklanan şüpheliler, Aliağa Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.

Operasyondan

Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne ait bazı evrakların 5 Ekim'de, belediyede görevli bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbar üzerine İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince temizlik işçisi suçüstü yakalanmış, evrakların imha edilmesine ilişkin talimatın İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. tarafından verildiği iddia edilmişti.

B.S. hakkında Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığında "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik" ile "suç örgütü kurma ve yönetme" suçlarından devam eden başka bir soruşturmanın da bulunduğu tespit edilmiş, bunun üzerine Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı E.C.D, Çeşme Belediyesi Fen İşleri Müdür Vekili F.Y, Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. ve Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Ç.B. ile eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı O.G'nin de aralarında bulunduğu 12 şüpheli, 7 Ekim'de İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gözaltına alınmıştı.

Şüpheliler, dün adliyeye sevk edilmişti.

Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı


 
AK Parti iktidarında Türkiye'nin nüfusu yüzde 23 artarak 70 milyondan 86.3 milyona çıktı. Cezaevlerindekilerin sayısı ise 59 bin 512'den 434 bin 337'ye tırmandı. Artış oranı yüzde 722...

10.10.2026 00:10:00 / Güncelleme: 10.10.2026 00:18:30
Ömer Nezir
 
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı

Türkiye'nin cezaevi nüfusu son yıllarda dikkat çekici biçimde büyüdü. Adalet Bakanlığının resmi istatistiklerine göre ceza infaz kurumlarında 31 Aralık 2024 itibarıyla 383 bin 663 kişi bulunuyordu. 2025 sonunda ise sayı 401 bin 519'a ulaştı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, 1 Ekim 2026 itibarıyla Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 434 bin 337... Bunların 362 bin 538'i hükümlü, 71 bin 799'u tutuklu... Toplam cezaevi kapasitesi ise 304 bin 278...
Doluluk oranı da yaklaşık yüzde 143...

2002'de rakam neydi?

2002 yılında Türkiye'de toplam cezaevi nüfusu 59 bin 512 kişiydi. Ülke nüfusu 70 milyondu, aradan geçen 23 yılda nüfus yalnızca yüzde 23 artarak 1 Temmuz 2026 itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı. Lakin cezaevinde bulunanların sayısı 434 bini aşarak 7.2 katına yükseldi.

Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı

Kamuoyunda "Güllü" adıyla tanınan ünlü sanatçı Gül Tut'un 6. kattan şüpheli düşüşüne ilişkin görülen davada mahkeme nihai kararını verdi. Annesini tasarlayarak pencereden aşağı attığı suçlamasıyla yargılanan 28 yaşındaki Tuğyan Ülkem Gülter, hiçbir indirim uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı

09.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı
Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025 tarihinde meydana gelen ve Türkiye gündemine oturan olayda, sanatçı Gül Tut ("Güllü"), evinin penceresinden beton zemine düşerek trajik şekilde hayatını kaybetmişti. Yürütülen titiz soruşturmanın ardından açılan davanın ikinci duruşmasında karar çıktı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın tek tutuklu sanığı olan kızı Tuğyan Ülkem Gülter'i "Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" ve "Kadına karşı kasten öldürme" suçlarından en ağır cezaya mahkûm etti.

Kan donduran deliller ve "Hadi Görüşürüz" ses kaydı

Davanın seyrini değiştiren en önemli unsurlar, teknik incelemeler ve sanığın geçmiş mesajlaşmaları oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından incelenen olay gecesine ait kamera ve ses kayıtlarında, Güllü'nün düşmesinden hemen önce genç bir kadının "Hadi görüşürüüüz" dediği belirlenmiş, bilirkişi raporuyla bu sesin sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğu kanıtlanmıştı. İddianamede, sanığın bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından kavrayarak pencereden aşağı ittiği ileri sürülmüştü.

Ayrıca dosyaya giren mesaj dökümlerinde sanık Gülter'in eski sevgilisi ve yakınlarına annesi hakkında, "Bıktım bu annemden", "Gebersin", "Bu kadın ölsün, ne zaman ölecek?" ve "Ona büyük bir şey yapacağım" şeklinde ifadeler gönderdiği ortaya çıkmıştı.

"Malkata" şarkısı kasıtlı mı açıldı?

Karar celsesinde maktulün kardeşi Kader Tut'un avukatları mahkemeye çarpıcı bir kamera ses analizi raporu daha sundu. Raporda, Güllü'nün lavaboya girdiği sırada kızı Tuğyan'ın evdeki arkadaşı Sultan'a, "Şişt, şişt, Malkata'yı açalım öyle oynasın" dediği, Güllü'nün lavabodan çıkınca Roman havası olan bu parçaya eşlik ettiği duyuldu.

Müşteki avukatları, Güllü'yü odaya çekip planı uygulamak için bu şarkının kasıtlı olarak açıldığını belirterek, evde bulunan ve "yalan tanıklık" ile yargılanan Sultan Nur Ulu'nun da cinayete iştirakten sanık olması gerektiğini talep etti.

Sanık avukatları: "Olay kaza, DNA izi yok"

Sanık müdafileri ise savunmalarında olayın bir kaza olduğunu öne sürdü. Avukatlar, Güllü'nün olay anında 3.53 promil alkollü olduğunu, gözlüklerini takmadığını ve evdeki zeminin kaygan olduğunu belirtti.

Savunmada, "Müvekkilim annesini tutup aşağı atmış olsaydı maktulün üzerinde mutlaka müvekkilimin DNA'sı veya tırnaklarında swap izi olurdu. Ancak dosyada böyle bir somut delil yok" denilerek beraat talebinde bulunuldu.

Gözyaşları içinde son savunma: "İlahi adalete inanıyorum"

Karar açıklanmadan önce son sözü sorulan Tuğyan Ülkem Gülter, mahkeme salonunda gözyaşlarına boğuldu. Suçlamaları reddeden sanık, "Arkam dönüktü, annemin düştüğünü görseydim tutardım. Ben iftiraya uğradığıma inanıyorum. İlahi adalete güveniyorum, öbür dünyada annemle el ele hesap soracağız" ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti verilen kısa bir aranın ardından kararını ilan ederek sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e, hiçbir ceza indirimi uygulamaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Kararın okunmasıyla birlikte sanık kürsüsünde hıçkırıklara boğulan Gülter, cezaevine geri gönderildi.

Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış

İstanbul Maltepe'de 5 kişinin yaşamını yitirdiği bina çökmesine ilişkin hazırlanan bilirkişi ön raporu tamamlandı. Raporda, yapının ruhsata aykırı inşa edilen son 4 katı için geçmişte iki kez yıkım kararı alındığı ancak bu kararların hiçbir zaman uygulanmadığı ortaya çıktı. Enkazdan alınan beton örneklerinde deniz kabuklarına rastlanırken, gözaltına alınan mimar ve şantiye şefi asli kusurlu bulundu

09.10.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış
Yıkım kararı 37 yıldır uygulanmamış
İstanbul'un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi Doğu Sokak üzerinde bulunan 7 katlı binanın alt 3 katı, dün sabah saat 05.40 sıralarında büyük bir gürültüyle çöktü. 5 vatandaşın hayatını kaybettiği, 10 kişinin ise yaralı olarak kurtarıldığı facianın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli soruşturma kapsamında görevlendirilen bilirkişi heyeti ön raporunu tamamladı. Ortaya çıkan bilirkişi ön raporu, ihmaller zincirini gözler önüne serdi.

Kaçak katlar için alınan yıkım kararları sümen altı edilmiş

Bilirkişi ön raporunda yer alan en çarpıcı tespit, binanın kaçak katlarına yönelik geçmişte alınan ancak uygulanmayan encümen kararları oldu. 1987 yılında inşa edilen yapının ruhsat harici olarak sonradan eklenen 3, 4, 5 ve 6'ncı katlarının tamamen ruhsata aykırı olduğu belirlendi.

Rapordaki detaylara göre, binadaki ruhsata aykırı imalatlar nedeniyle 16 Haziran 1989 ve 18 Nisan 1990 tarihlerinde yapı tatil tutanakları düzenlendi.

Bu tutanakların ardından belediye encümeni tarafından 14 Ağustos 1989 ve 11 Haziran 1990 tarihlerinde kaçak katların yıkılması yönünde iki ayrı karar alındı.

Ancak alınan bu yıkım kararları aradan geçen onlarca yıla rağmen uygulanmadı ve kaçak bölümler çökmenin meydana geldiği güne kadar varlığını sürdürerek binaya ekstra yük bindirdi.

Mimar ve şantiye şefi kusurlu bulundu, adliyeye sevk edildi

Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcıları ve bilirkişi heyeti, yapım sürecinde ve sonrasındaki sorumluları da netleştirdi. Hazırlanan ön raporda; binanın mimarı ve yapı ruhsatında fenni mesul olarak görünen Hasan Balcı ile dönemin şantiye şefi/sürveyanı Mevlüt Okumuş, bina sahipleri ve müteahhitler kusurlu bulundu.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan mimar Hasan Balcı ile şantiye şefi Mevlüt Okumuş, sağlık kontrolünün ardından İstanbul Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi. Binanın resmi mal sahibi D.B.'nin ise 2016 yılında hayatını kaybettiği öğrenildi.

Betondan deniz kabuğu çıktı

Arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte enkaz alanında iş makineleriyle hafriyat alımı ve teknik incelemeler başladı. Uzman ekiplerin incelemek üzere binanın her katındaki kolonlardan aldığı beton örneklerinde, malzemenin kalitesizliğini ortaya koyan deniz kabuklarına rastlandı. Betonun mukavemetini doğrudan düşüren bu malzemenin kullanılması, facianın yapısal nedenlerinden biri olarak rapora eklendi.

Kamu görevlileri için müfettiş devrede

Hadisenin idari boyutu için de düğmeye basıldı. İçişleri Bakanlığı, binanın planlaması, inşası, tadilatı ve yıkım kararlarının uygulanmaması süreçlerinde kamu görevlilerinin ihmali olup olmadığının araştırılması amacıyla 2 mülkiye müfettişi görevlendirdi. Müfettişlerin, dönemin belediye yetkilileri ve imar müdürlüğü görevlileri hakkında inceleme yapacağı bildirildi.

Çevredeki 3 bina tahliye edildi

Binanın zemin katının çökmesi ve üst katlarının yana yatması sebebiyle çevre güvenliği en üst seviyeye çıkarıldı. Çökme riski taşıyan yapının etrafındaki 3 bina tedbir amacıyla tahliye edilerek 55 vatandaş güvenli alanlara taşındı. Tahliye edilen vatandaşlardan 44'ü kaymakamlık koordinasyonunda otellere yerleştirilirken, bölgedeki enkaz kaldırma ve kontrollü yıkım çalışmaları devam ediyor.

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı

09.10.2026 14:15:00
AA
 
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı.

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen AKINCI TİHA, yerli ve milli alt sistemler ile mühimmatların entegrasyonu sayesinde kabiliyetlerini geliştirmeye devam ediyor.

Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ'da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden kalkış yapan AKINCI'da, ASELSAN tarafından tamamen yerli bileşenlerle geliştirilen MGK ile ROKETSAN ve STM'nin ortak geliştirdiği Alpagut mühimmatları yer aldı. Saros Körfezi'nde gerçekleştirilen atış testinde belirlenen hedef, MGK ile tam isabetle imha edildi. AKINCI, testin başarıyla tamamlanmasının ardından Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'ne sorunsuz şekilde geri döndü.

Yüksek hassasiyet ve uzun menzil
ASELSAN'ın özgün mühendislik gücüyle geliştirdiği MORFOZ Kanatlı Güdüm Kiti, bombayı güdümlü mühimmata dönüştürerek kritik hedeflerin yüksek hassasiyetle vurulmasını sağlıyor.

Açılır kanat yardımı ile uzun menzil yeteneğine sahip olan kit, her türlü hava şartında görev yapabilme, GNSS karıştırmasına karşı dayanıklılık ve seçilebilir vuruş açısı ve bütünleşik ANS/KKS tabanlı olma özellikleriyle öne çıkıyor.

Milli mühimmat çeşitliliği stratejik güç katıyor
Geliştirme ve entegrasyon faaliyetleri kapsamında bugüne kadar AKINCI TİHA'ya MAM-L, MAM-T, TOLUN, TEBER, ÇAKIR, SUNGUR ve LAÇİN gibi pek çok milli mühimmat başarıyla entegre edildi. Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip olan mühimmat yelpazesi, AKINCI'ya çeşitli hedef türlerine karşı etkin bir taarruz kabiliyeti kazandırıyor.

Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış

İstanbul'da uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 95 şüpheliden 62'si adliyeye sevk edildi

09.10.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış
Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış
İstanbul'da uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 95 şüpheliden 62'si adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 32'sinin sınır dışı edildiği, bir kişinin ise serbest bırakıldığı öğrenildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından, şebeke üyelerinin dolandırıcılık faaliyetlerini organize etmek amacıyla Beyoğlu ve Şişli ilçelerinde iki ayrı çağrı merkezi kurduğu belirlendi.

Eş zamanlı baskında 95 gözaltı



Suç faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve delillerin eksiksiz toplanması amacıyla düğmeye basan siber polisi, tespit edilen her iki adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonda, şebeke üyesi olduğu değerlendirilen 95 şüpheli şahıs kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler adliyeye sevk edildi



Gözaltına alınan şüphelilerden 62'si, sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne getirildi. Sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. Diğer şüphelilerden 32'sinin sınır dışı edildiği, bir kişinin ise serbest bırakıldığı öğrenildi.

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı hayatını kaybetti. Ayrancı'nın yaşamına son verdiği öğrenilirken olayla ilgili soruşturma başlatıldı

09.10.2026 11:20:00 / Güncelleme: 09.10.2026 11:47:27
Haber Merkezi
 
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı'nın Gecek Termal Tesisleri'nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma sürerken olayın yaşandığı saatlere dair yeni iddialar gündeme geldi.

İhsan Ayrancı, Valiliğe tahsisli olduğu öne sürülen villaya İl Özel İdaresi'ne ait resmi araçla gitti. Bir süre sonra tesise gelen eşiyle aralarında tartışma yaşandığı ileri sürüldü. Ayrancı'nın tartışmanın ardından resmi araca giderek kendisine ait silahla yaşamına son verdiği iddia edildi.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Afyonkarahisar Valiliği, Ayrancı'nın vefatının ardından sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Vali Yardımcımız ve İl Özel İdaresi Genel Sekreterimiz Sayın İhsan Ayrancı, bu akşam saatlerinde vefat etmiştir. Merhum Vali Yardımcımız Sayın İhsan Ayrancı'ya Allah'tan rahmet; başta kıymetli ailesi ve yakınları olmak üzere çalışma arkadaşlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Konuyla ilgili adli ve idari tahkikat devam etmektedir"

Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen İhsan Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan adli ve idari soruşturma sürüyor.

VİLLA VE ARAÇTA İNCELEME
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ayrancı'nın cenazesi otopsi için Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş ve emniyet yetkilileri hastaneye giderken savcılık gözetiminde villa ve araçta inceleme yapıldı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma devam ediyor.

CENAZESİ AMASYA'YA GÖNDERİLECEK
İhsan Ayrancı için 9 Ekim Cuma günü Afyonkarahisar Valiliği önünde resmi tören düzenlenecek. Ardından cenazesi memleketi Amasya'ya gönderilecek. Ayrancı, 10 Ekim Cumartesi günü düzenlenecek cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlanacak.

İHSAN AYRANCI KİMDİR?
28 Temmuz 1980'de Amasya'nın Suluova ilçesinde doğdu. İlkokul öğrenimine Belçika'nın Antwerpen kentinde başladıktan sonra Tokat'ın Erbaa ilçesindeki Fevzi Çakmak İlköğretim Okulunda tamamladı. Ortaokulu Erbaa İmam Hatip Ortaokulunda, lise eğitimini ise Ankara'da bitirdi. Yükseköğrenimini 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olarak tamamladı.

2010 yılında Çorum Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare Amirliği Mesleğine adım attı, Şırnak Silopi'de Kaymakam refikliği, Kırşehir'de Mülkiye Teftiş stajını tamamladı. Çorum-Uğurludağ ilçesinde 6 ay süreyle Kaymakam Vekilliği yaptı. 1 yıl süreyle Almanya'nın Hamburg şehrinde Goethe Institut'te yabancı dil eğitimi aldı ve Alman Kamu Kurum ve kuruluşlarında Alman idari sistemi üzerine çalışmalar yaparak yurt dışı stajını tamamladı. Yurt dışı dönüşünde Edirne'nin Enez ilçesinde 4 ay süreyle Kaymakam Vekilliği, 2014-2016 yılları arasında Denizli Kale 2016-2018 yılları Çaykara Kaymakamlığı ve 2018-2021 yılları arasında Erzincan Vali Yardımcılığı görevini yaptı.

Adıyaman Gölbaşı Kaymakamlığı, Mut Kaymakamlığı görevlerinin ardından 2 Kasım 2024 itibaren Afyonkarahisar'da görev yapıyordu.

Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı

Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in ifadeye çağrıldığını duyurmuştu

09.10.2026 11:07:00
Haber Merkezi
 
 Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı
 Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı
Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in ifadeye çağrıldığını duyurmuştu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı.

Ömer Çelik hakkında yanıltıcı nitelikte açıklama
Başsavcılıkça yürütülen soruşturmalar doğrultusunda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik hakkında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verildi.
Sevinç ile Balcı, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan gözaltına alındı.

'Şüpheli' sıfatı ile ifade verecekleri açıklanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dün, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in "şüpheli" sıfatıyla ifadelerinin alınması için hazır edilmeleri talimatı verildiğini bildirmişti.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan fon soruşturmasına ilişkin olarak basın-yayın organları ve sosyal medya üzerinden kamuoyunu yanıltıcı nitelikte yaptıkları açıklamalar nedeniyle İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmak üzere hazır edilmeleri talimatı verilmiştir."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.