Dünkü “Çözüme kulak verme zamanı gelmiştir” makalemizde: “Toplumda büyük bir algılama sıkıntısı olduğunu bilmeyen yoktur. Çünkü fertler biri birini anlayamıyor, anlamak istemiyor. “Sen de benim gibi anla, benim gibi idrak et” diyor. Bu anlayış bir yerde de toplumsal tıkanmayı oluşturuyor.” Şeklinde bir tespit yapmıştık. Değerli dostumuz ve büyüğümüz Arap Alevilerinin önemli bir kanat önderi olan Hasan Hüseyin Bayram Dede’nin yeğeninin vefatını haber aldık. Arkadaşlarla birlikte Hatay’a cenaze törenine iştirak etmek üzere yola koyulduk. Bu ziyaret benim için farklı bir ziyaret olacaktı. Bu ziyarette hem büyüğümüzün kederini paylaşacak hem de Aleviliğin bir kolu olan Nusayrilerin cenaze merasimine tanık olacak, onları bir nebze daha tanımış olacaktım. Hatay’a öğle saatlerinde ulaştık. Orada karşılaştığımız manzara şudur: Hasan Hüseyin Dede’nin geniş bir bahçesi olan, içinde Cem evi bulunan bir evi var. Evin bahçesinde bir masa kurulmuş. Masanın etrafında Dede’ler ve okuyucular dizilmiş. Aralıksız olarak Kuran’ı Kerim okunuyor. Peygamberimize ve Ehl-i Beyt Efendilerimize salât ve selamlar, mevtaya rahmet duaları okunuyor. Birkaç saat süren bu merasimden sonra evin bahçesinde bulunan cenaze, alınarak aynı mahallede yine Hasan Hüseyin Bayram Dede tarafından yaptırılan camiye yaya olarak gidildi. Cenaze namazı kılındı. Sonra da vefat eden kimse yine aynı mahallede bulunan aile kabristanına defnedildi. Gerek cenaze merasiminde Kuran okunması, gerek cenaze namazı kılınması, gerek cenazenin defin şekilleri, gerek talkın verilmesi, Sünnilerinkinden çok da farklı değildi. Ufak tefek farklılıklar vardı. Cenaze namazı kılınırken imam efendi cenaze dualarını sesli olarak okuyor ve cemaat tekbirlerini sesli olarak topluca söylüyor. Gerek cenaze evinde, gerek camide, gerek kabristanda, yaşadıklarım sayesinde beynimde çok ciddi fırtınalar, çok ciddi düşünceler oluştu. Bir yandan kendi kendime, bir yandan da toplumdaki diğer fertlere sessiz bir sitemde bulundum: “Neden bu insanlar hakkında daha önce bu bilgileri öğrenmedik, onları anlamaya çalışmadık” diye… Toplumdaki fertler gerçekten biri birlerini anlamaktan çok uzak bir yaşantı sergiliyor. Dolayısıyla başkasının fikirlerine saygı da duymuyor. Çoğu zaman da bırakın saygı duymayı onu tahkir ediyor, dışlıyor, hatta suçluyor. Yaşadığımız toplumda uzun yıllardır, Alevi vatandaşlarımız hakkında çok yanlış düşünceler vardı. Özellikle de sözde Sünniler Alevi vatandaşlarımızı sapıklıkla, dinsizlikle suçlarlardı. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın Ehl-i Beyt külliyatını kaleme almasından sonra toplumdaki yanlış düşünceler düzelmeye ve doğrular öğrenilmeye başlandı. Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın açtığı çığırdan gidenler biri birlerini anlamaya, tanımaya başlamış, toplumdaki ayrılıklar ortadan kalkmış, dostluklar oluşmaya başlamıştır. Ancak Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın bakışı ile olaylara bakmayan sözde dindarlar, sözde Sünniler; Alevi vatandaşlarımızın inancına haksızlık etmekte, Onları tahkir etmeye kalkışmaktadırlar. Tahkire kalkışan zavallılara şunu söylemeden edemiyorum: “ Neden tanımak, anlamak ve öğrenmek yüceliğini değil de inkâr basitliğini tercih ediyorsunuz? Sizin sapıklıkla, dinsizlikle suçladığınız bu güzel insanları ne kadar tanıyorsunuz? Hem tahkir etmenin ne kadar büyük bir vebal olduğunu bilmiyor musunuz? Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde bu konuda çok ciddi bir uyarı yapmıştır: “Herhangi bir kimse, din kardeşine “Ey kâfir!” derse, bu tekfir sebebiyle ikisinden biri muhakkak küfre döner. Eğer o kimse dediği gibi ise ne ala. Aksi takdirde sözü kendi aleyhine döner.” (Müslim, 1/319)Bu bilgiler ışığında akıl sahibi için yapılacak iş: Biri birimizi tahkir etmek, dışlamak ve kırmak yerine; anlamaya çalışmak, dostça davranmak ve kabullenmek olmalıdır. O zaman toplumun ihtiyaç duyduğu barış ve mutluluk gerçekleşecektir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Umre sonrası bir muhasebe -2- / 22.01.2026
- Umre sonrası bir muhasebe -1- / 21.01.2026
- Ölmeden evvel ölmek ne demek? / 19.01.2026
- Umre nasihatleri -5- / 17.01.2026
- Umre nasihatleri -4- / 16.01.2026
- Umre nasihatleri -3- / 15.01.2026
- Umre nasihatleri -2- / 14.01.2026
- Umre nasihatleri -1- / 13.01.2026
- Kibirden tevazua: İnsan olmanın imtihanı / 12.01.2026
- Rahman ve Rahim olan Allah / 11.01.2026
- Umre sonrası bir muhasebe -1- / 21.01.2026
- Ölmeden evvel ölmek ne demek? / 19.01.2026
- Umre nasihatleri -5- / 17.01.2026
- Umre nasihatleri -4- / 16.01.2026
- Umre nasihatleri -3- / 15.01.2026
- Umre nasihatleri -2- / 14.01.2026
- Umre nasihatleri -1- / 13.01.2026
- Kibirden tevazua: İnsan olmanın imtihanı / 12.01.2026
- Rahman ve Rahim olan Allah / 11.01.2026



























































































