14 Mayıs 2015 Türkiye Merkez Bankası verileri, kart borcunun 2002'de 4.3 milyardan 84.4 milyara, tüketici kredisinin 2.3 milyardan 280.6 milyara, toplam kredi hacminin 1 trilyon 326 milyar 985 milyon 373 bin liraya ulaştığını yazıyor. Taşı taşıyabilirsen, faizi de ekstrası.14 Mayıs Merkez Bankası verilerine göre tedavüldeki (dolaşımdaki) para miktarı, 95 milyar liradır. Rakamlar yan yana getirilirse ortadaki paranın borcu kapatmayacağı apaçık. 95 milyar para, 1 trilyon üstündeki borcu nasıl kapatabilir ki? Yırtık büyük, yama küçüktür.Para darlığı, parasızlık devam ediyor. Merkez Bankası para basmıyor. Piyasaya para sürmüyor. Millet banka kapılarında kredi kuyruğunda sürünüyor. İstikrar sürsün diyenler, sömürünün devam etmesini hedeflemektedir.Millet, et, tavuk, yumurta, mısır, ev, araba vs üretir, ama para üretemez, basamaz. Para ihtiyacı kredi yoluyla temin edildiği sürece, ana para sabit kalır, faiz sebebiyle borç büyümeye devam eder. Parayı devlet basacak ki parasızlık giderilsin. Vatandaş iş yapacak nakit bulsun. Bankaya borcunu ödeyip bankadan imzasını alsın, ipoteğini çözsün ve özgür olsun.Hakkını teslim edelim, Prof. Dr. Haydar Baş Bey yıllardır para basmanın şart olduğunu, para miktarı artmazsa ekonominin büyüyemeyeceğini söylüyor. Para sermayedir. Para olmaz ise ticaret olmaz, mallar alıcı bulmaz, bol olur ise ticaret coşar.Para nasıl basacaksın diye soranlara; Türkiye'nin 3 katrilyon dolarlık yeraltı madenleri var. Her yıl 1 trilyon dolar bölümünü devreye koymayı hedef aldığını söylüyor?Meclis'teki siyasi partiler, maden kelimesini ısrarlı olarak ağzına almamakta, gündeme getirmemekte, kaynak olarak göstermemektedir. Zira hepsi özelleştirme taraftarıdır. Parlamentodaki siyasiler, kaynak olarak, bütçedeki 476 milyar vergi ve ceza toplamını göstermekte, vaatlerini mevcut bütçe gelirleri üzerinde tercih değişikliği yapma şeklinde sunmaktadır. Prof. Dr. Haydar Baş Bey, unutulan, unutturulmaya çalışılan, yok sayılan, inkâr edilen bu müthiş zenginliğimizi, yeraltı madenlerimizi gündeme getiriyor.Ey millet, madenlerimiz AKP'nin 2004 yılında çıkardığı, 5177 sayılı kanun ile özelleştirme yoluyla ecnebilere peşkeş çekilmiştir. Bu madenlerden elde edilecek gelir, bizi bir eli yağda bir eli balda bin beş yüz yıl kıyamete kadar bakar. Bu zenginlik Allah'ın lütfudur. Atalarımızdan kalmıştır. Bu zenginlik bu ülke insanlarınındır ama insanımız bu zenginlikten bir pirinç tanesi kadar dahi fayda elde edemiyor. Özelleştirme yoluyla ele geçiren ecnebiler ve işbirlikçi yandaşlar kaymağı götürüyor. Millet aç fakir yaşıyor.Körfez ülkeleri, Arapların sanayisi, tarım ve hayvancılığı yok ama para içinde yüzüyorlar. Yeraltı varlıkları, petrol ve doğalgazdan gelen gelir ile zengin ve refah içinde yaşıyorlar. Biz niçin bu müthiş zenginliğimizin çalınmasına izin veriyoruz?Prof. Dr. Haydar Baş Bey, 15 yıldan beri madenlerimiz talan ediliyor diyor. Gelin ecnebilerden alalım zenginlik içinde yaşayalım diyor. Madenlerimiz çalınırken kimseye silahı kap gel demiyor. Sandığa bir oy ver diyor.
Mahmut Erdem / diğer yazıları
- Fakirleşerek büyüme / 18.06.2022
- Bu kaçıncı operasyon? / 25.12.2021
- 2020’de yüzde 1.8 büyürken, meğer küçülmüşüz! / 05.05.2021
- Mesele sadece 128 milyar dolar mı? / 23.04.2021
- Ak Parti’nin 18 yıllık enkazı / 08.01.2021
- Dolar kazanç aparatı olunca... / 25.11.2020
- Büyüdük ama negatif / 05.09.2020
- İSO 2019 raporu / 16.07.2020
- Fason tartı aleti / 29.06.2020
- Tefeciye yılda 4 milyon konut / 13.04.2020
- Bu kaçıncı operasyon? / 25.12.2021
- 2020’de yüzde 1.8 büyürken, meğer küçülmüşüz! / 05.05.2021
- Mesele sadece 128 milyar dolar mı? / 23.04.2021
- Ak Parti’nin 18 yıllık enkazı / 08.01.2021
- Dolar kazanç aparatı olunca... / 25.11.2020
- Büyüdük ama negatif / 05.09.2020
- İSO 2019 raporu / 16.07.2020
- Fason tartı aleti / 29.06.2020
- Tefeciye yılda 4 milyon konut / 13.04.2020



























































