Dünkü yazımızda dış ticaret verilerinden bahsettik. Şimdi yorumlarımıza devam edelim.Bazı ekonomistler "büyüme hız kesti" gibi ifadeler kullanıyorlar, yahu büyüme var mıydı ki hız kessin? Böyle hormonlu bir büyümeye büyüme denilebilir mi?Neymiş efendim geçen yıl yüzde 9,9, bu yılın ilk 5 ayında ise yüzde 5,3'e düşmüş."Milli Ekonomi Modeli" tezinin sahibi BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş bu hormonlu büyümeye "stoklardaki artış" olarak yorumlamıştı. Önceleri ekonomimiz hakkında övgüler dizen IMF de sonraları benzer yorumlar yaparak bunu itiraf etmişlerdi.IMF'nin İngiliz Danışmanı, York Üniversitesi'nden Prof. Dr. Michael R. Wickens, 2004 için açıklanan yüzde 9.9 büyüme oranının 'şaşırtıcı' olduğunu belirterek, "Bu rakama çok inanmıyorum. Böyle büyüme hızının olabilmesi için çok büyük yatırımlar gerekir. Hele hele başbakanınızın dediği gibi, bu artışın verimliliğe bağlı olması bilimsel olarak mümkün değildir" dedi. Linz Johannes Kepler Üniversitesi'nden Avusturyalı ekonomi profesörü Friedrich Schneider ise "Eğer böyle yüksek bir büyüme oranı gerçekleşmiş olsaydı, batı ile doğu bölgeleriniz arasında bu kadar fark olmazdı -gerçi batıdaki durum da şu an pek farklı değil-. Altyapıda iyileşme yokken, eğitime yatırım yapılmamışken, böyle bir büyüme gerçekleşemez. Yapılan değerlendirmenin gerçekçi olmadığını düşünüyorum" dedi.Yaptıkları bu tespitler doğru ama, IMF danışmanlarına şunu ifade etmek lazım: "Ülkemizi bu hormonlu büyümeye, yatırım yapmamaya, emisyonu genişletmemeye sevkeden siz değil misiniz? Bu durumun sebebi, sizin tavsiyelerinizi harfiyen yerine getiren ekonomi yönetiminin uygulamaları değil mi?"Maliyet enflasyonunun olduğu bir ülkede talebi daraltıcı önlemler alınıyor. Bunu kim tavsiye ediyor IMF, kim uyguluyor iktidar. Netice? Tüketim daraldıkça daraldı, üretim ve yatırımlar dibe vurdu.Özel sektörde geçen yılın ilk üç aylık döneminde yüzde 65.5 olan yatırımlardaki artış da, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 4.8' de kaldı.Özel sektörün makine teçhizat yatırımları için yaptığı harcamalardaki artış, geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 92.1 olurken, bu yılın aynı döneminde yüzde 1.2 oldu. Oranların düşüşündeki uçurumu görebiliyor musunuz?Bunun sonucu olarak üretim ve ihracat düşecektir. Dış ticaret açığı ve cari işlemler açığındaki makasın ağzı açıldıkça açılacaktır. Hatta tahminlerin de ötesinde.Hükümet geçen yıl cari açığı üç defa revize etmek zorunda kalmıştı, bu sene kaç defa revize edeceğini göreceğiz. Daha şimdiden 16,5 milyar dolar rakamları konuşuluyor, 20 milyar doların üzerine çıkacağını ifade eden ekonomistler de var.Kar getiren kurumlarımızın satışı, petrol fiyatlarındaki artış, turizmdeki dalgalanma ve daha nice etken de devreye girerse durum hiç de iç açıcı değil.Hazine dış borç stokunu 159,9 milyar dolar olarak açıkladı. Dış borç stokunun toplam borçtaki payının yüzde 29-30 civarında olduğunu düşünerek gerçek toplam borcu siz hesaplayın. Bu rakam ve oranlar değişik zamanlarda hazinenin açıkladığı ve basına yansıyan rakamlar.Ekonomi yönetiminin toplam borç stoku rakamları konusunda da sıhhatli bilgiler vermediğini ve gerçek rakamları gizlediğini görmekteyiz.Cari açık demek işte bu borcun katlanması demek, daha fazla bağımlılık demek.Bunları anlatarak felaket tellallığı yapmak istemiyoruz. Amacımız girdaba doğru sürüklendiğimizin derhal farkına varıp silkelenmemiz ve aynen Atatürk'ün uyguladığı gibi milli bir ekonomik modele geçmemizdir. Başka bir çözüm de yok.Görünen o ki bu ihtiyaca cevap verebilecek tek model Milli Ekonomi Modeli, bunu uygulayabilecek tek lider de Prof. Dr. Haydar Baş'tır.Dün dedelerimiz başardı, darısı bizim başımıza.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bu süreçle iç cephe tahkim edilmez, zayıflatılır! / 08.01.2026
- Zorbalıkla payidar olunsaydı, Roma İmparatorluğu ayakta kalırdı / 06.01.2026
- ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor? / 03.01.2026
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bu süreçle iç cephe tahkim edilmez, zayıflatılır! / 08.01.2026
- Zorbalıkla payidar olunsaydı, Roma İmparatorluğu ayakta kalırdı / 06.01.2026
- ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor? / 03.01.2026
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025




























































































