İran'daki göstericilere verdiği cesaret sebebiyle İran ABD'ye kızgın, BOP kapsamında parçalanması öngörülen İslam devletleri ise tedirgin.
Grönland'a pervasızca göz koyduğu için Danimarka ve AB ülkeleri ABD'ye kızgın, artık ABD'ye güvenemeyeceklerini çok iyi biliyorlar.
Venezuela'ya yaptığı hukuksuz müdahale, Maduro'nun kaçırılması ve Venezuela petrolleri sanki kendilerinin malıymış gibi pazarlaması sebebiyle Venezuela ABD'ye kızgın, Latin Amerika ülkeleri ise tedirgin ve temkinli.
Başta Rusya ve Çin olmak üzere dünyanın geri kalanı da artık hukukun, sınırların ve ülkelerin egemenliklerinin yok sayıldığı bugünün dünyasında oldukça endişeliler.
Olaylar nereye gidecek, sıra kime, hangi ülkeye gelecek, neler olacak, müthiş bir belirsizlik var. Prof. Dr. Haydar Baş'ın ifadesiyle, "Zifiri karanlık dönemdeyiz."
ABD Başkanı Trump'ın dünyanın dört bir tarafında istikrarsızlıklara neden olan "delice" tavırlarına, "Delidir, ne yapsa yeridir" bakış açısıyla bakılıyor.
Hayır, bence Trump, hiç de deli değil, son derece akıllı ve ne yaptığını çok iyi biliyor, çok ani ve riskli hamleler yaptığı için işi deliliğe vurarak tepkileri azaltmaya çalışıyor.
Trump'lı ABD, "delilik" kılıfıyla dünyanın dört bir yanında emperyalist politikalara devam ediyor.
Trump, Rusya-Ukrayna savaşını kolaylıkla biteceğini söylemişti, biten bir savaş var mı? Tüm hızıyla, yıkımlarıyla ve can kayıplarıyla devam ediyor. Putin ile iyi geçindiğini iddia eden Trump, gerçekten istese, Ukrayna'ya silah ve istihbarat desteğini keser ve savaşı bir günde bitirir. Ama bunu istemiyor.
Çünkü bu savaş devam ettiği müddetçe, Avrupa enerji konusunda ABD'ye bağımlı kalacak, oluşan tehdit sebebiyle AB ülkeleri daha da silahlanacak böylece ülkeler NATO kapsamındaki silahlanma sözünü fazlasıyla tutmuş olacaklar.
Savaş uzadıkça AB'nin lokomotifi Almanya'nın dikkati buraya yönelecek ve ABD ile rekabet edecek durumda olamayacak.
ABD, Grönland'ı Trump'ın canı istedi diye istemiyor. Başta nadir elementler olmak üzere maden zenginliği ve stratejik konumu ABD için vazgeçilemeyecek önemde.
Trump'ın odaklandığı ülkelere bakın; Venezuela, petrol, nadir element ve altın zengini, konumu stratejik; İran, petrol zengini ve konumu stratejik.
ABD petrole ihtiyaç duyduğu için değil, petrol rezervlerini kontrol altına alma gayreti içinde. Milli paralarla ticaret ve özelikle de bunun petrol ticaretinde kullanılması ABD'yi son derece rahatsız ediyordu. Çünkü bu proje yıllardır devam eden ve ülkeleri sömürme yöntemlerinden biri olan petro-dolar sistemine zarar veriyordu. Trump'ın Venezuela'ya, "Petrollerini bana vereceksin, sana vereceğim bir miktar parayla da benden ürün alacaksın" baskısı bu sebeple.
Nadir elementler de çok önemli, bu konuda da hakimiyeti Çin'in elinden almaya çalışıyor. Bu elementler ileri teknoloji olan çip teknolojisinin hammaddesi. Nadir element demek, teknoloji üretiminde hakimiyet demek, yüksek kâr demek.
Ayrıca muhtemel bir dünya savaşında bu ülkelerin konumları da çok önemli. Özellikle Venezuela ve İran gibi ülkeler Çin'in safında yer alabilecek ülkeler. Bu hamlelerle bunun önünü kesmeye çalışıyor.
Şu gerçeği asla aklımızdan çıkarmamalıyız; ABD'nin başkanları sadece vitrindirler, perde arkasında ABD politikalarını koordine eden derin bir yapılanma var ve o yapı hangi lidere ihtiyacı varsa onu ön plana çıkartıyor.
Şimdi bu irade Trump'un sözde deliliğini kullanarak, dünyayı gerdikçe geriyor, büyük ihtimalle Trump'tan sonra aynı hedefler için farklı yöntemler ve isimler devreye konulacak.
İşte bu noktada, devletler, yaşadıkları gerilimleri asla unutmamalı, bağımsız milli devlet olma yolunda adımlar atmalıdır.
Kurulacak olan uluslararası birliktelikler, bir iki ülkenin menfaatine yönelik değil, tüm ülkelerin ve halkların milli çıkarlarını koruyacak şekilde olmalıdır.
Türkiye ise, başta ABD olmak üzere onlarca ülkenin menfur projelerinin hedefinde olan ülke olarak, tam bağımsızlığa tüm ülkelerden daha fazla muhtaçtır.
Tam bağımsız bir Türkiye için ihtiyaç duyulan şey, Ata'mızın ifade ettiği gibi, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
























































































