Yıllar önce bir bakkal arkadaş yanı başındaki boş dükkâna bakkal açılacağını öğrenince çok ilginç bir dolap çevirmişti. Çok ilginç değil, epey bir ilginç!
Bakkalların en büyük iş göstergesinin ekmek satışı olduğu senelerde, bakkal açmaya niyetli olanlar genellikle çok ekmek satan bakkalın yan tarafında rakip olarak işe başlamak isterlerdi. Gerçi bu şekilde sektöre hızlı giriş yapanlar, biraz cin olmadan adam çarpma görüntüsü verip sonra da cin tarafından çarpılıyorlardı ama neyse…
Bizim arkadaş da, açılacak bakkalın hangi gün açılış yapacağını iyice öğrenip netleştirince, tam yeni bakkalın açılış yapacağı gün "Cenaze dolayısı ile kapalıyız" yazısını kapıya asıp dükkânını kapatmış. Tabii yeni bakkalı açanlar, böyle bir günde hiç beklemedikleri bir ekmek satışı ile karşı karşıya kalmışlar ki, sevinçlerinden kafaları tavanlara vurmuş.
Tabi ekmek getiren fırıncıyı da unutmamak gerekir, çünkü bakkal arkadaşın eski fırıncısı, yeni bakkalı açanlara da tezgâhı nereye açmaları gerektiğinin tüyosunu veren kompetan. Tabi ki yeni bakkal ile eski fırıncı ilk günkü ekmek satışından o kadar eminler ki, ikinci gün de, ilk günkü ekmek satışına göre hazırlık yapmışlar.
Bu kadar ekmeği satacaklarından emin olmalarının ilk sebebi yeni bakkalın biraz daha güleç yüzlü olması, ikinci sebebi ise herkesin sevdiği, beğendiği ekmeği mahalleye getirmesi, o şahane ekmeğin özlemini dindirmesi.
Tabi ki ikinci gün, cenaze dolayısı ile dükkânı kapatan arkadaşın, dükkânı açması ile yeni bakkal, cenazenin fırıncı ile kendi cenazesinin olduğunu, satamayıp rafta kalan beş yüz âdetin üzerinde ekmekle, açılışını yaptıkları bakkalın ikinci gününde, kapanışını yapmak zorunda kalarak anlamış.
Bu arada mahalleliyi de yabana atmamak lazım. Kendi bakkallarına sahip çıkmaları o ikinci günkü U dönüşleri ile. Tabi ki her yerde böyle mahalleli olmuyor, olmayınca da her köşe başında ne yaptığını bilmeyen, cin çarpmaya çalışan türler türüyor.
Bu örnek nedendir bilmem, bende; bu doların, altının, petrolün, borsanın tek bir el tarafından bir indirilip bir çıkartılması hissini veriyor.
Piyasaların da vurguncuları, piyonları, dublörleri, aktrisleri vardır, değil mi? Elbette vardır, olmasa o altın nasıl yükseltiliyor? Kilosu bilmem kaç dolar. Yahu bu altının kilosu Afrika'nın bilmem hangi ülkesinde çok çok ucuz dolarla siyahî insanlardan toplanıyor. Sonra da bilmem hangi Avrupalı devletlerin sahibi olduğu firmalar tarafından en az on katı fiyatla satışa arz ediliyor.
Herkes herkese istediği her şeyi aldatarak fahiş fiyatla satabileceğini, birileri birilerini ellerindeki imkânlarla köşeye sıkıştırabileceğini düşünüyorsa, bence çok yanılıyorlar. Her şey kapıya "Cenaze dolayısı ile kapalıyız" yazısı asmaya bakar! Kompetan fırıncı ile yeni bakkal nasıl, anladınız mı?
- Amerika'nın İran'ı işgali mi, sömürmesi mi? / 03.02.2026
- İran'da rejim değişir mi? / 20.01.2026
- Başımıza gelmeden! / 01.08.2025
- Maarif yüzyılı! / 13.01.2025
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024




























































