logo
06 KASIM 2026

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşmasına neden destek verdiklerine dair “Her ülkenin çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, ’kendi sınırlarıma çekileceğim’ derseniz oyun kurucu olamazsınız” dedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşmasına neden destek verdiklerine dair “Her ülkenin çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, ’kendi sınırlarıma çekileceğim’ derseniz oyun kurucu olamazsınız” dedi. Kılıçdaroğlu "Hükümete destek veriyor" eleştirilerini de yanıtladı

06.11.2026 14:40:00
Haber Merkezi
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşmasına neden destek verdiklerine dair “Her ülkenin çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, ’kendi sınırlarıma çekileceğim’ derseniz oyun kurucu olamazsınız” dedi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşmasına neden destek verdiklerine dair “Her ülkenin çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, ’kendi sınırlarıma çekileceğim’ derseniz oyun kurucu olamazsınız” dedi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP Genel Başkanı, özetle şunları söyledi: "Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT)kurulmasını dört-beş yıl önce seslendirdik. Eğer Türkiye kendi dar sınırlarına hapsolursa bir bölgesel güç olamaz. Türkiye bölgesel güç olmak zorundadır. Siz, eğer her ülkenin de çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, 'hayır, ben kendi sınırlarıma çekileceğim ve burada kalacağım' derseniz oyun kurucu olamazsınız. Yeni dünya düzenini anlamıyorsunuz demektir. Yeni dünya düzeninden Türkiye'yi kaçırıyorsunuz demektir."

Erdoğan: "Gazze Barış Anlaşması uygulanmıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan 'ahde vefa' ilkesi hayata geçirilemiyor" dedi

06.11.2026 18:20:00
AA
 
Erdoğan: "Gazze Barış Anlaşması uygulanmıyor"
Erdoğan: "Gazze Barış Anlaşması uygulanmıyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla gerçekleştirilen TRT World Forum 2026'da yaptığı konuşmaya, katılımcıları selamlayarak başladı.

Bu sene 10'uncusu düzenlenen foruma katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, dünyanın farklı bölgelerinden foruma katılanlara, "Türkiye'ye ve İstanbul'a hoş geldiniz, sefalar getirdiniz." dedi.

İki gün boyunca önemli konuların ele alınacağı, geniş bir yelpazede güncel ve kritik meselelerin tartışılacağı forumun ülkeler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, enerjiden ekonomiye, yapay zekadan ulaştırmaya, bölgesel krizlerden küresel sınamalara pek çok başlığın istişare edileceği platforma değerli fikirleriyle katkı sunacak herkese teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin marka organizasyonlarından biri haline gelen TRT World Forum'u bu yıl da başarıyla tertipleyen TRT yönetimine de tebriklerini ve şükranlarını iletti.

TRT'nin gerek konvansiyonel medyada gerekse dijital alanda ilkeli ve sorumlu yayıncılık anlayışıyla çizgisini hiç bozmadan 62 senedir istikrarlı bir şekilde yoluna devam ettiğini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Doğru ve tarafsız habercilik politikasıyla insan ve hakikat odaklı yaklaşımıyla nezih ve kaliteli yapımlarıyla TRT'nin sesi dünyanın dört bir ucuna ulaşıyor. 2017'den bu yana düzenlenen TRT World Forum ise bu sesin farklı diller, renkler ve düşünme biçimleriyle daha da zenginleştiği, küresel ölçekte takip ve takdir edilen bir platform olma özelliği taşıyor. İnsanlığın ortak sorunları bu platformda alanında uzman isimler tarafından etraflıca ele alınıyor. Güncel konulara ilave olarak geleceği şekillendirecek, milyarlarca insanın hayatını etkileyecek meselelere burada ışık tutuluyor. Yeni yöntemler, yeni yaklaşımlar, yeni çözüm önerileri farklı kıtalardan gelen katılımcılarla bu çatı altında derinlik kazanıyor."

Bu sene gerçekleştirilecek oturum ve yuvarlak masa toplantılarında 43 ülkeden 150'ye yakın konuşmacının alabildiğine verimli ve kuşatıcı değerlendirmeler yapacağını aktaran Erdoğan, bu değerlendirmelerin ufuk açıcı olmasını, buradan verilecek mesajların mazlum ve mağdur coğrafyalar başta olmak üzere dünyanın tamamı için barışa, huzura, istikrara vesile olmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, kural temelli sistemin çok ciddi manada aşındığı, değerlerin adeta toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçiyoruz. Küresel yönetişim mekanizmaları, karşı karşıya olduğumuz sorunların çözüme ulaştırılmasında yetersiz ve işlevsiz kalıyor. Uluslararası sistemin üzerine bina edildiği norm ve ilkelerin tamamı bugün ayaklar altına alınıyor. Eskinin ölmekte olduğu, yeninin ise henüz doğamadığı yapısal bir krizi hep beraber tecrübe ediyoruz. Akıl ve vicdan sahipleri olarak bu krizi adil ve hakkaniyetli çözümlerle sona erdirmenin hepimizin ortak mesuliyeti olduğuna inanıyorum. Bu seneki forumun, 'Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?' başlığıyla düzenlenmesini bu bakımdan fevkalade isabetli buluyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca kendilerinin değil, artık tüm dünyanın şu gerçeği gördüğünü ve anladığını belirterek, dünün reçeteleriyle bugünün sorunlarına çare bulunmayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 yıl önce güç ve imtiyaz sahipleri tarafından dizayn edilen mevcut uluslararası sistemin çıkmazlarını herkesin yakından takip ettiğini dile getirerek, "En başta bölgemiz olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde cereyan eden hadiselere baktığımızda sistemin iflas bayrağını çektiği görülüyor. Şu anda on milyonlarca insan savaşların, çatışmaların, istikrarsızlıkların, açlık ve yoksulluğun pençesinde hayata tutunmaya çalışıyor. Durum öyle bir hal oldu ki zulüm ve kötülük sıradanlaşırken, barış ve sağduyu çağrısı yapanlar azınlıkta kaldı." ifadelerini kullandı.

Gazze'de modern zamanların en büyük soykırımının yaşandığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ekim 2023'ten bu yana çoğu çocuk ve kadın olmak üzere Gazze'de 75 bin kişi İsrail saldırılarında acımasızca katledildi, 176 bin kişi yaralandı. Bu rakam 1995'te yine tüm dünyanın gözleri önünde işlenen Srebrenitsa soykırımındaki şehit sayısının neredeyse 10 katına tekabül ediyor. Sadece geride bıraktığımız bir sene içerisinde 1500 kardeşimiz hayatını kaybetti, aynı saldırılarda 5 bin 500'e yakın Filistinli yaralandı. Harabeye çevrilen Gazze'de bugün bile insanlar yıkık dökük evlerde enkaz yığınları içinde hayata tutunma mücadelesi veriyor. Hastanelerde yakıt ve ekipman sıkıntısı çekiliyor. İnsani yardım girişleri hala engelleniyor. 2 milyonu aşkın sivil, derme çatma çadırlarda, görenleri insanlığından utandıran iptidai şartlarda yaşamak zorunda bırakılıyor."

Erdoğan, Gazze ile birlikte Batı Şeria'nın da bu acımasızlığın hedefi haline geldiğine dikkati çekerek, "Filistinlileri asırlardır yaşadıkları vatan topraklarından zorla göç ettirmeyi amaçlayan yerleşimci terörü, modern dünyanın kayıtsız bakışları altında her gün daha da pervasız hale geliyor." diye konuştu.

Önceki hafta aralarında milletvekilleri, akademisyenler ve siyasetçilerin de olduğu uluslararası bir heyetin Batı Şeria'ya girişine izin verilmediğini anımsatan Erdoğan, "Yine 20 gün önce Amerika merkezli bir gazetenin foto muhabiri Batı Şeria'daki yerleşimci çete üyeleri tarafından darbedilerek ağır yaralandı. Sadece Ekim ayında Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik 3 binden fazla saldırı ve ihlal kayıtlara geçti." sözlerini sarf etti.


"Uluslararası yapılar Gazze'de yaşananları tribünden seyretmektedir"


Çoğu kayıtlara bile girmeyen hak ihlallerini daha da uzatmanın mümkün olduğunu belirten Erdoğan, "Tüm bu olup biten karşısında bizim elimizi vicdanımıza koyup şunu sormamız gerekmiyor mu? Hangi gerekçe böyle bir insan kıyımını, işgali, gasbı meşrulaştırabilir? Çadır kentlere, hastanelere, okullara, masum çocukların yaşadığı evlere bomba atmanın, evleri zaten başlarına yıkılmış insanların üzerine ölüm yağdırmanın, insanları göçe zorlamanın ne tür gerekçeleri olabilir?" dedi.

Ne bu cinnet halinin ne de bu cinnet hali karşısında sergilenen acizliğin hiçbir haklı sebebinin olmadığını ve olamayacağını kaydeden Erdoğan, ortada Müslüman, Hristiyan veya Musevi fark etmeksizin vicdan taşıyan herkesin itiraz etmesi gereken apaçık bir zulüm olduğunu ve bu zulmün bölgenin tamamında öfkeyi ve nefreti körüklediğini aktardı.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Burada şunu da üzülerek ifade etmek istiyorum. Görevi barışı, güvenliği, istikrarı sağlamak olan uluslararası yapılar daha önce Ruanda'da, Srebrenitsa'da ve kana bulanan pek çok yerde olduğu gibi Gazze'de de yaşananları tribünden seyretmektedir. İnsanlık trajedilerini endişeyle izlemekten veya endişeyle karşılamaktan başka hiçbir adım atmıyorlar. İranlıların o meşhur atasözünde denildiği gibi oturuyorlar, konuşuyorlar ve dağılıyorlar. Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan 'ahde vefa' ilkesi hayata geçirilemiyor. Bu şekilde hiçbir sorunun çözülemeyeceğini artık herkes anlamalıdır. Bu şekilde ancak kin ve nefret ikliminin büyüyeceğini herkes görmelidir."


"Türkiye'yi karalamaya çalışan algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğiz"


Gazze soykırımı sırasında 270'in üzerinde basın mensubunun katledildiğini ve bunun son derece dikkati çekici ve utanç verici olduğunu ifade eden Erdoğan, öldürülenlerin çoğunun işgal güçleri tarafından hedef gözetilerek, kasten öldürüldüğünü, fakat kimi sözde bağımsız kuruluşların hazırladığı basın özgürlüğü raporlarına göz attıklarında İsrail'e hala iltimas geçildiğini gördüklerini söyledi.

Erdoğan, "Türkiye söz konusu olduğunda aslan kesilenler, mesele soykırım şebekesi olunca bakıyorsunuz hemen kağıttan kaplana dönüşüyor. Kimse alınmasın ama bu çifte standardın en bayağı halidir. En az Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kadar kendini basın özgürlüğü konusunda otorite sayan bu kuruluşların da güvenilirliği sorgulanmalıdır." diye konuştu.

Basın özgürlüğü kavramının gerektiğinde bedel ödeme pahasına küresel adaletsizliklere itiraz eden ülkelere ve siyasetçilere karşı bir sopa olarak kullanılmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını dile getiren Erdoğan, "Biz de bunu kabul etmiyoruz. Ülkemizin sırf ilkeli ve onurlu duruşundan dolayı hedef gösterilmesini, ülkemize karşı alenen haksızlık yapılmasını içimize sindiremiyoruz. Türkiye'yi art niyetli bir şekilde küresel ölçekte karalamaya ve sıkıştırmaya çalışan algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğimizin bilinmesini açıkça isterim. Burada şu gerçeği altını çizerek ifade etmek arzusundayım. Türkiye olarak daha adil ve özgür bir dünyanın inşası için sadece elimizi değil, bütün bedenimizi, kalbimizi hatta yüreğimizi taşın altına koymuş durumdayız." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Ukrayna'ya uzanan hatta vuku bulan tüm savaşların, krizlerin, trajedilerin barışçıl yollarla çözüme ulaştırılması için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birileri rahatsız olsa da, birileri kirli kampanyalarla şahsımızı ve ülkemizi yolundan çevirmeye çalışsa da bundan asla geri adım atmayacağız. Ne pahasına olursa olsun doğru bildiklerimizi cesaretle dillendirmeye, çözüm önerilerimizi açık yüreklilikle paylaşmaya, hakkı ve hakikati kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Senarist ve yazar merhume Ayşe Şasa'nın hakikat yolculuğunu "Kıyamet gününde yaratıcıya anlamlı ve onurlu bir hikaye anlatabilmeliyim." sözleriyle dile getirdiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kuşkusuz böyle bir hikayeyi ebedi aleme taşıyabilmek için evvelemirde bunu dünyada yazmak, yazdığını gür bir sesle okumak ve bu sesi tüm dünyada yankılandırmak gerekir. Bunun kolay olmadığını, mücadele ve sabır gerektirdiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Aynı şekilde haklının güçlü olduğu değil, güçlünün haklı olduğu günümüz dünyasında barışı, adaleti ve insan onurunu savunmak da kolay değildir. Bu zorlu mücadeleyi ancak cesur olanlar verebilir. Bu engebeli yolu ancak kararlı olanlar, gerektiğinde canını ortaya koyanlar yürüyebilir. Mazlum ve mağdurların sesini ancak kalbinde merhamet adlı bir çınar olanlar duyabilir ve dünyaya duyurabilir. Türkiye'nin TRT'si tam da bunu yapmaktadır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TRT'miz bu onurlu hikayeyi dünyanın yedi kıtasına duyurarak verdiğimiz adalet mücadelesine medya cephesinden önemli bir güç katıyor. Bilhassa habercilik alanındaki yetkinliğiyle, savaş ve kriz bölgelerinde çekilen acıları, yaşanan zorlukları, buralarda işlenen suçları hakikat merkezli bir anlatımla kayıt altına alıyor." diye konuştu.

Bugün TRT'nin 18 televizyon, 17 radyo kanalı, dijital uygulamaları, ortak yapım sinema filmleri, belgeselleri, yabancı dillerdeki haber platformları, 41 dil ve lehçedeki radyo ve internet yayınlarıyla kamu yayıncılığının hakkını verdiğini, üstlendiği ağır sorumluluğun da icabını yerine getirdiğini belirten Erdoğan, TRT'yi tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece 86 milyonun değil, yüzünü Türkiye'ye dönmüş yüz milyonların da gururu olan TRT'mize bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum." dedi.

Bu yıl 10'uncusu düzenlenen TRT World Forum 2026'nın bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, tüm katılımcılara da teşekkür etti.

8 kişiyi öldürmüştü. Arif Sefa Özdemir tutuklandı

Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde pompalı tüfekle dehşet saçarak 8 kişiyi öldüren ve 1 kişiyi ağır yaralayan şüpheli Arif Sefa Özdemir, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Zanlının jandarmadaki ifadesinde, katliamın biçerdöver alım-satımından kaynaklanan borç tartışmasıyla başladığını itiraf ettiği öğrenildi

06.11.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
8 kişiyi öldürmüştü. Arif Sefa Özdemir tutuklandı
8 kişiyi öldürmüştü. Arif Sefa Özdemir tutuklandı
Afyonkarahisar ve Eskişehir hattında art arda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarla Türkiye'yi sarsan şüpheli Arif Sefa Özdemir'in adli işlemleri tamamlandı. Eskişehir'in Seyitgazi ilçesi kırsalında jandarma ve polis ekiplerinin ortak operasyonuyla yakalanarak Afyonkarahisar'a getirilen zanlı, yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi.

"Birden fazla kişiyi kasten öldürme" suçundan tutuklandı

Afyonkarahisar Adliyesi'nde savcılık sorgusunun ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan Arif Sefa Özdemir, "birden fazla kişiyi kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen zanlının babası ise hakimlikçe serbest bırakıldı.

Katliamın nedeni ortaya çıktı: Biçerdöver borcu

Soruşturma dosyasına giren jandarma ifade tutanağı, saldırının perde arkasını da aydınlattı. İfadesinde biçerdöver operatörlüğü yaptığını belirten Özdemir, geçen yıl Kırşehirli Ahmet Uzel'den vadeli olarak satın aldığı biçerdöverin tarlada çalışırken yanması üzerine kalan borç miktarı nedeniyle aralarında husumet oluştuğunu anlattı.

Olay günü ödeme yapma vaadiyle Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50) ve Numan Toprak'ı (56) İhsaniye ilçesindeki Ayazini köyü kırsalına çektiğini itiraf eden zanlı, çıkan tartışmanın ardından pompalı tüfekle üç kişiyi vurarak öldürdüğünü beyan etti.

Kaçabilmek için araç gasbedip önüne çıkanlara ateş açmış

İlk cinayetlerin ardından yakalanmamak ve araç değiştirmek için kaçış güzergahında terör estirdiğini itiraf eden Özdemir'in ifadesinde şu kan donduran detaylar yer aldı.

Önünü kestiği araçtaki Seydi Ahmet Aydoğmuş (73) ve Satı Aydoğmuş'u (68), araçlarını vermedikleri ve tüfeğini almaya çalıştıkları gerekçesiyle vurarak öldürdü ve araçlarını gasbetti.

Gasbettiği araçla ilerlerken hafif sürtüştüğü başka bir aracın sürücüsü İsmail Şen'i (61), tüfeği görüp polisi arayacağını söylemesi üzerine başından vurarak katletti.

Yukarıtandır köyü mevkiinde durdurduğu araçtaki üç kadından ön koltuktakinin indiğini, araçtan inmeyen iki öğretmene ise geriye saydıktan sonra ateş açtığını söyledi. Saldırıda öğretmenler Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) hayatını kaybetti.

Kent merkezinde aracını almak istediği S.P.'yi başından vurarak ağır yaralayan zanlı, Eskişehir sınırına geçtikten sonra tabanca bulabilmek amacıyla köy muhtarlarına kendisini "MİT görevlisi" olarak tanıttığını ancak silah alamadığını itiraf etti.

İfadesinin sonunda pişman olduğunu ve alkolün etkisiyle hareket ettiğini öne süren zanlının, saldırıda ağır yaraladığı S.P.'nin hastanedeki tedavisinin sürdüğü ve hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi.

Afyonkarahisar'daki cinayetlerin sebebi ortaya çıktı

Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde 8 kişinin hayatını kaybettiği, 1 kişinin ağır yaralandığı silahlı saldırıyı gerçekleştiren Arif Sefa Özdemir’in ifadesindeki detaylar ortaya çıktı. Zanlının, 3 kişiyi biçerdöver alacağından kaynaklanan anlaşmazlık nedeniyle, diğer 5 kişiyi ise araçlarını gasp etmek amacıyla öldürdüğü iddia edildi   

06.11.2026 11:31:00
İHA
 
Afyonkarahisar'daki cinayetlerin sebebi ortaya çıktı
Afyonkarahisar'daki cinayetlerin sebebi ortaya çıktı
Afyonkarahisar'da dün pompalı tüfekle 8 kişiyi öldüren, 1 kişiyi de ağır yaralayan Arif Sefa Özdemir'in ilk ifadesinde kan donduran detaylar yer aldı.

İddiaya göre, Özdemir, geçtiğimiz yıl Ahmet Uzel'den 40 bin Euro karşılığında biçerdöver satın aldığını ve bu biçerdöverle Manisa ve İzmir çevresinde çalışmaya başladığını anlattı. Ancak biçerdöverin İzmir'de tarlada çalıştığı sırada aniden yanarak kullanılamaz hale geldiğini, bu olayın ardından Uzel ile aralarında anlaşmazlık yaşandığını ifade etti.

Özdemir'in ifadesine göre Uzel, geçtiğimiz hafta kendisiyle görüşerek biçerdöverden kalan 11 bin Euro alacağını istedi. Özdemir ise borcunun 4 bin Euro olduğunu ve kısa süre içerisinde ödeme yapacağını söyledi. Taraflar arasında borç miktarı konusunda başlayan anlaşmazlığın büyüdüğü, telefonda karşılıklı küfür ve tehditlerin yaşandığı öne sürüldü.

3 kişiyi Ayazini köyü çıkışında öldürdü

İddiaya göre, Özdemir, olay günü ödeme yapmak üzere Ahmet Uzel'i Afyonkarahisar'a davet etti. Uzel, yanına Bekir ve Noman Toprak'ı da alarak kente geldi. Taraflar Ayazini köyü çıkışında buluştu. Burada çıkan tartışmanın ardından Özdemir'in yanında getirdiği pompalı tüfekle ateş açarak üç kişiyi öldürdüğü iddia edildi.

Diğer 5 kişiyi araçlarını gasp etmek için öldürdüğü öne sürüldü

Üç kişiyi öldürdükten sonra olay yerinden kaçan Özdemir'in, güzergâhı üzerinde karşılaştığı diğer kişileri ise araçlarını gasp etmek amacıyla hedef aldığı iddia edildi. Zanlının bu şekilde 5 kişiyi daha öldürdüğü, 1 kişiyi de ağır yaraladığı belirtildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi yaralayan zanlı kente getirildi

Afyonkarahisar'da silahla 8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi ağır yaraladıktan sonra kaçtığı Eskişehir'de yakalanan şüpheli, Afyonkarahisar'a getirildi

 

06.11.2026 11:02:00
Anadolu Ajansı
 
8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi yaralayan zanlı kente getirildi
8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi yaralayan zanlı kente getirildi

Afyonkarahisar'da silahla 8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi ağır yaraladıktan sonra kaçtığı Eskişehir'de yakalanan şüpheli, kente getirildi.

Zanlı Arif Sefa Ö, Eskişehir'in Odunpazarı İlçe Jandarma Komutanlığındaki işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı ekiplerine teslim edildi.

Kente getirilen zanlının jandarmadaki işlemleri sürüyor.

Afyonkarahisar Devlet Hastanesindeki morgda işlemleri tamamlanan 8 kişinin cenazeleri, yakınlarına teslim edildi.

Olay

Afyonkarahisar'da dün düzenlenen silahlı saldırıda 8 kişinin hayatını kaybetmesi ve 1 kişinin ağır yaralanması üzerine, 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunulmasıyla bölgeye jandarma ekipleri sevk edilmişti.

Ayazini köyü mevkisinde 3 kişinin, Kıyır köyü mevkisinde de 3 kişinin silahla öldürüldüğü belirlenmişti.

Yukarıtandır köyünde ise yaralı bulunan 2 kadın, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmişti.

Ağır yaralı bulunan başka bir kişi ise tedavi altına alınmıştı.

Olayda hayatını kaybedenlerin Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50), Noman Toprak (56), Seydi Ahmet Aydoğmuş (73), Satı Aydoğmuş (68), İsmail Şen (61), Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) olduğu öğrenilmişti.

Eskişehir'e kaçan şüpheli, Seyitgazi ilçesi kırsal Kırka Mahallesi'nde bir aracı gasbetmiş, vatandaşlar, şüphelinin ilçeye bağlı kırsal Taşlık Mahallesi'nde olduğu yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunmuştu. Jandarma ekipleri, şüphelinin kullandığı aracı kırsal Taşlık Mahallesi'nde çamura saplanmış şekilde bulmuştu'''''''. Araçta pompalı tüfek ile çok sayıda fişek ele geçirilmişti.

Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya fon soruşturması kapsamında tutuklandı

Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması kapsamında hakimliğe sevk edilen eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı

06.11.2026 04:02:00
AA
 
Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya fon soruşturması kapsamında tutuklandı
Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya fon soruşturması kapsamında tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması devam ediyor.

Soruşturma kapsamında "şüpheli" sıfatıyla savcılıkta ifadesinin alınmasının ardından "Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk edilen Kaya'nın işlemleri tamamlandı.

Sulh ceza hakimliği, Kaya'nın bu suçlardan tutuklanmasına karar verdi. 

Kaya çiftinin ifade işlemleri tamamlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen sermaye piyasası ve fon soruşturması kapsamında ikinci kez savcılığa çağrılan eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün ifade işlemleri yaklaşık 9 saatin ardından tamamlandı

05.11.2026 22:40:00
Haber Merkezi
 
Kaya çiftinin ifade işlemleri tamamlandı
Kaya çiftinin ifade işlemleri tamamlandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu'nca yürütülen soruşturmada; eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelerek ifade verdi.

Adliyeye girişinde "Müsaade ederseniz ifademizi verelim" diyen Kaya çifti, yaklaşık 9 saat süren işlemlerin ardından süreçten geçti.

İfadelerde öne çıkanlar

Soruşturmada Kaya çiftine Özata Denizcilik hisselerindeki alım-satım işlemleri soruldu:

Fatma Betül Sayan Kaya: Nisan 2026'da aldığı hisseleri ağustos ve eylül aylarında sattığını, elde ettiği geliri kısa süre Tera yatırım fonunda değerlendirdikten sonra kazanç görünen tutarı TMSF hesabına aktardığını, suçlamaları reddettiğini belirtti.

İlyas Kaya: Benzer şekilde Özata Denizcilik hisseleri alıp sattığını, Halk Yatırım ve Tera Yatırım üzerinden değerlendirdiği kazancı "vicdani rahatsızlık" duyarak TMSF hesabına gönderdiğini ifade etti.

Soruşturmanın arka planı

SPK'nın 131 fonu tasfiye etme kararı aldığı ve tutuklu sayısının 112'ye ulaştığı krizde, Kaya çiftinin 163 milyon liralık yatırımla yüksek kazanç elde ettiği iddia edilmişti. Bu sürecin ardından Fatma Betül Sayan Kaya görevlerinden ve partisinden istifa ederken, mal varlıklarına tedbir konulmuştu. Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise görevini kötüye kullandığı iddiasıyla Bakanlık izniyle ifade verdi.

Afyonkarahisar’da dehşet, çok sayıda can kaybı var

Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesine bağlı kırsal mahallelerde farklı noktalarda pompalı tüfekle düzenlenen saldırılarda 8 kişi yaşamını yitirdi, ağır yaralılar hastaneye kaldırıldı. Kırmızı renkli hafif ticari araçla kaçtığı belirlenen şüphelinin yakalanması için güvenlik güçleri bölgede geniş çaplı operasyon başlattı

05.11.2026 19:20:00 / Güncelleme: 05.11.2026 20:16:35
Haber Merkezi
 
Afyonkarahisar’da dehşet, çok sayıda can kaybı var
Afyonkarahisar’da dehşet, çok sayıda can kaybı var
Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesinde meydana gelen peş peşe silahlı saldırılar bölgeyi yasa boğdu. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan silahlı yaralama ihbarları üzerine bölgeye çok sayıda jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi.

Ekiplerin yaptığı ilk incelemelerde; Ayazini Köyü mevkisinde 3 kişinin, Kıyır Köyü mevkisinde 2 kişinin araçlar içerisinde pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybettiği belirlendi. Yukarıtandır Köyü mevkisinde ise 3 kadının yaralı halde bulunduğu, hastaneye kaldırılan yaralılardan 2'sinin tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı bildirildi.

Can kaybı sayısına ilişkin son bilgiler

Olayın ardından bölgedeki arama ve inceleme çalışmaları genişletilirken, bazı kaynaklara göre hayatını kaybedenlerin sayısının 8'e yükseldiği aktarıldı. Hayatını kaybeden kişilerin kimlik tespit çalışmaları sürüyor.



Kaçan şüpheli için geniş çaplı operasyon

Soruşturma kapsamında elde edilen ilk bulgulara göre, saldırıların şehir dışından geldiği değerlendirilen bir şüpheli tarafından gerçekleştirildiği ve zanlının olay yerinden kırmızı renkli hafif ticari bir araçla kaçtığı tespit edildi.

Güvenlik güçleri, cinayetlerin işlendiği köylere ulaşımı sağlayan yolları tedbir amaçlı kapattı.

Şüphelinin Kütahya istikametine yönelmiş olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, Eskişehir'in Seyitgazi ile Çifteler ilçeleri arasındaki yolda bir otomobili gasp ederek kaçışını sürdürdüğü iddiaları da araştırılıyor.

Öte yandan Afyonkarahisar merkez Osman Gazi Mahallesi'nde park halindeki bir otomobilde başından tüfekle vurularak ağır yaralanan bir kadına yönelik saldırının, İhsaniye'deki olaylarla bağlantılı olup olmadığı da emniyet birimlerince inceleniyor.

Polis ve jandarma ekiplerinin zanlıyı yakalamak için başlattığı çok yönlü soruşturma ve operasyon devam ediyor.

Valilikten açıklama

Afyonkarahisar Valiliğinin sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, kentte meydana gelen silahlı saldırılarda 8 kişinin hayatını kaybettiği, 1 kişinin de ağır yaralandığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sürecin sağlıklı şekilde yürütülmesi amacıyla devletimizin ilgili tüm kurumları, olayın ilk anından itibaren koordinasyon içerisinde hareket ederek gerekli çalışmaları titizlikle sürdürmektedirler. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinasyonunda adli süreç hassasiyetle yürütülmektedir. Hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz. Başımız sağ olsun." 

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirten Yumaklı, "Yangınların yüzde 86’sı insan kaynaklı meydana gelmiştir. Yüzde 67’si ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 16’sı kazalardan, yüzde 3’ü kasıtlı eylemlerden, yüzde 14’ü ise yıldırım kaynaklı ortaya çıkmıştır" dedi

05.11.2026 17:45:00
Haber Merkezi
 
 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti
 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılında orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarını ve yangın verilerini değerlendirmek üzere gazetecilerle bir araya geldi. İklim değişikliğinin ormanlar üzerindeki baskıyı giderek artırdığına dikkati çeken Yumaklı, bu nedenle geliştirdikleri orman yangınlarıyla mücadele anlayışının yalnızca yangını söndürmekten ibaret olmadığını dile getirdi.

Bakan Yumaklı, yangın çıkmadan önce riskleri azaltmak ve yönetmek, yangınları önlemek, erken tespit etmek, en kısa sürede müdahale etmek ve yangından zarar gören alanları yeniden ormanlaştırmanın bu mücadelenin birbirini tamamlayan temel aşamaları olduğunun altını çizerek şu bilgileri aktardı: "Çalışmalarımızın ilk aşamasını eğitim, bilinçlendirme ve önleyici tedbirler oluşturuyor. Yeşil Vatan Seferberliği anlayışı içerisinde toplumun bütün kesimlerini, bu mücadelenin bir parçası haline getiriyoruz. Bu mücadelede en büyük güç kaynaklarımızdan biri de orman yangın gönüllülerimizdir. 2021 yılında 13 bin olan gönüllü sayımızı, 2026 yılında 142 bine ulaştırdık. Orman Benim Kampanyamızla yaz başlamadan önce, yangına sebebiyet verecek cam, plastik ve benzeri atıkları, gençlerimiz ve çocuklarımızla beraber ormandan temizliyoruz. Yeni yangın emniyet yolları ve şeritleri açarak, hem yangınların yayılma riskini azaltıyor hem de ekiplerin yangın bölgelerine ulaşmasını kolaylaştırıyoruz. Bu sene 56 yeni yangın havuz ve göleti yaparak, toplamda bu sayıyı 4 bin 852'ye çıkardık. Bu havuzlar, zorlu coğrafyalarda hava araçlarımızın suya ulaşımında kritik bir rol oynuyor. Bugün ülke genelinde 776 yangın gözetleme kulemiz bulunuyor. Bunların 194'ü akıllı gözetleme kulesi olarak hizmet veriyor."

İnsan gücü, kara ve hava filosu, teknolojik altyapı ve müdahale planlarını da her yıl geliştirdiklerini belirten Yumaklı, "2025 yılında 25 bin olan orman yangınlarıyla mücadele personel sayısını, 2026 yılında 28 bin 65'e yükselttik. Arazöz sayımızı bin 953'e, ilk müdahale aracı sayımızı 2 bin 766'ya, iş makinesi sayımızı ise 878'e ulaştırdık. Bu ekiplerimiz bin 600 farklı noktada konuşlandı" diye konuştu.

Bakan Yumaklı, ilk kez oluşturdukları bölgesel müdahale merkezleriyle uzak bölgelerdeki yangınlara ulaşımı kolaylaştırdıklarını vurgulayarak "2026 yılında uçak sayımızı 28'e, helikopter sayımızı 119'a çıkardık. 2002 yılında 73 ton olan anlık su atma kapasitemizi, 2026 yılında 462 tona yükselttik. 14 Bayraktar TB2 insansız hava aracımızla ormanlarımızı izliyor ve yangınları erken tespit ediyoruz. Hava aracı konuş yerimizi, 11 yeni nokta ilavesiyle 2026 yılında 69'a ulaştırdık" ifadelerini kullandı.

"Yapay zekâ destekli sistemleri kullanıyoruz"
Ülkedeki ormanların yüzde 64'ünün birinci ve ikinci derece yangına hassas bölgelerde yer aldığını bildiren Yumaklı, müdahale organizasyonunu meteorolojik verileri, ormanların yapısını ve bölgesel riskleri analiz ederek planladıklarına dikkati çekti. Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: "Geliştirilmiş Yangın Risk Haritamızı bu yıl ilk kez uygulamaya aldık ve bize büyük avantaj sağladı. 40'tan fazla parametrenin değerlendirildiği bu haritalarımızla; yüksek riskli günlerde, 7 gün önceden orman işletme şefliklerimize özel uyarılar gönderdik. Hava araçlarımızı ve kara ekiplerimizi de riskin yoğunlaştığı bölgelere yönlendirdik. Yeni geliştirilen orman yolları navigasyon sistemiyle arazözlerin yangın alanlarına daha hızlı ulaşmasını sağladık. Arazözlerimize ve su ikmal araçlarımıza entegre ettiğimiz sensörlerle sıcaklık, nem ve rüzgar verilerini anlık olarak takip ettik. Araçlarımıza güvenli sürücü tanıma sistemleri kurduk. Yangına hassas bölgelerdeki personelimize, güvenlik amaçlı konum takip cihazları dağıttık. Bahsettiğim bütün bu farklı yazılım ve takip sistemlerimizi de Orman Yangın Yönetim Sistemi çatısı altında topladık. Bu sene yapay zekâ destekli sistemler, yazılımlar ve teknolojik altyapı olarak birçok yeniliği hayata geçirdiğimiz ve yangınla mücadelede bunlarda azami fayda sağladığımız bir yıl oldu"

"Orman yangını sayısında yüzde 35 azalma oldu"
Toplantıda 2026 yılında meydana gelen orman yangınlarına ilişkin verileri de paylaşan Yumaklı, şunları söyledi: "2025 yılında ülkemizde 3 bin 224'ü orman, 4 bin 285'i kırsal alan olmak üzere; toplam 7 bin 509 yangın meydana gelmişti. Bu yıl ise 2 bin 111'i orman, 4 bin 108'i kırsal alan olmak üzere; toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettik. 2026 yılında meydana gelen orman yangınlarının yüzde 75'i orman dışı alanlarda başladı, 24 bin 527 hektar orman alanımız yangınlardan etkilendi. Bir önceki yıla göre yanan orman alanında yaklaşık yüzde 68 azalma gerçekleşti. 2026 yılında meydana gelen 2 bin 111 orman yangınının 1 bin 766'sı, bir hektardan daha küçük alanlarda kontrol altına alındı. Yüzde 96'sını ise 10 hektardan daha küçük alanlarda kontrol altına aldık."

"Yangınların yüzde 86'sı insan kaynaklı"
Bakan Yumaklı, orman yangınlarının çıkış nedenleriyle ilgili de bilgi verirken şunları söyledi: "Yangınların yüzde 86'sı insan kaynaklı meydana gelmiştir. Yüzde 67'si ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 16'sı kazalardan, yüzde 3'ü kasıtlı eylemlerden, yüzde 14'ü ise yıldırım kaynaklı ortaya çıkmıştır. 2026 yılında, iki zaman diliminde akut dönemlerimiz oldu. Bunlardan ilki 29-31 Temmuz tarihleri arasında yaşandı. Bu üç günlük dönemde tam 260 yangına müdahale ettik. Bu yangınlardan 255 tanesini büyümeden kontrol altına alırken 5 yangın ise kamuoyunun gündemine giren yangınlar oldu. Benzer şekilde 7-8 Eylül tarihlerinde de yoğun bir yangın süreci yaşadık. İki günde tam 147 yangına müdahale ettik. Yangınlarda en zor etken rüzgâr oldu. Örneğin Balıkesir Gömeç'te rüzgarın şiddeti saatte 63 kilometreyi buldu. Aydın Çine'de ise sadece yüzde 12 nem olması yangın yayılımını hızlandırdı. Bu iki akut dönemde çıkan yangınlar sonucu zarar gören alan, toplam zarar gören alanın yüzde 80'ini oluşturdu" diye konuştu.

AB ülkelerinde 2026 yılında toplam 692 bin 419 hektar ormanlık alanın yangınlardan etkilendiğini belirten Yumaklı, buna göre söz konusu ülkelerde yanan alan miktarında yüzde 33, Türkiye'de ise yüzde 68 azalma olduğunu bildirdi. Bakan Yumaklı, 2026 yılında orman yangınlarından etkilenen alanların toplam orman varlığına oranının Kanada'da yüzde 1,24, ABD'de yüzde 1,23, İspanya'da yüzde 1,09, Portekiz ve İtalya'da yüzde 1,06, Fransa'da yüzde 0,56 ve Yunanistan'da yüzde 0,54 olarak gerçekleştiğini dile getirerek "Ülkemiz ise bütün bu ülkelerden çok daha az bir oran olan yüzde 0,1 seviyesindedir" dedi.

Orman yangınlarıyla mücadele ederken aynı zamanda dezenformasyonla da mücadele ettiklerinin altını çizen Yumaklı, Türkiye'nin bu alandaki tecrübesinin önemli olduğunu, bu yaz şiddetli yangınlara maruz kalan İspanya ve Fransa'ya uçak ve helikopter gönderdiklerini vurguladı.

Yanan ormanlık alanlarla ilgili sürekli dezenformasyon yapıldığına işaret eden Yumaklı, anayasaya göre yanan ormanlık alanların imara açılmasının mümkün olmadığını, bu alanların yeniden ağaçlandırılmasının zorunlu olduğunu ve kendilerinin de bunu yaptığını belirtti.

Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi

Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi

05.11.2026 16:38:00
Haber Merkezi
 
 Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi
 Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, savcıya ifade vermek üzere adliyeye geldi. Aynı dakikalarda eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül de ifade vermek için saat 11.00 sıralarında adliyeye giriş yaptı.

"Şüpheli" sıfatıyla ifadeye çağrılan üç ismin de saat 16.00 itibarıyla ifade işlemleri sürüyor.

Kaya çiftinin, SPK'nın tasfiye ettiği fonlardan birinde haksız kazanç elde ettikleri öne sürülmüştü.

Eski SPK Başkanı Gönül'ün ise fonlardaki hızlı yükselişle ilgili olarak görevini kötüye kullandığı iddia edilmiş; iddiayla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı soruşturma izni vermişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya daha önce de fon soruşturmasında ifade vermişti. Kaya çifti, 7 Ekim günü verdikleri ilk ifadede alım-satım işlemleriyle ilgili özel bilgi ve yönlendirme almadıklarını iddia etmişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ile eşine, Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdikleri alım ve satım işlemleri ile sonrasındaki para hareketli sorulmuştu.

İlyas Kaya, nisan ayında yaklaşık 150 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta sattığını, eylülde ise kalanını sattığını söylemişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ise aynı dönemde yaklaşık 250 bin lot hisse aldığını ve eşiyle benzer tarihlerde satış yaptığını belirtmişti.

Çift, satışlardan elde ettikleri paranın bir bölümünü kısa süreli olarak yatırım fonlarında değerlendirdiklerini savunmuştu.

Çift, sağladıkları 2 milyar liranın üzerindeki haksız kazançla gündeme gelmiş, daha sonra bu paranın iade edildiği iddia edilmişti.

Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti üyeliğinden de istifa etmişti.

Konuya ilişkin açıklamayı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Eyyüp Kadir İnan yapmıştı.

İnan, AK Parti'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları ve yetkili kurulların tespiti doğrultusunda gerekli işlemleri yaptığını vurgulamıştı ve "Fatma Betül Hanım partimizin üyesi değildir, partimizin mensubu da değildir." demişti.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti

05.11.2026 16:25:00
Haber Merkezi
 
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz'ın şikayeti üzerine yargılandığı tehdit davasında karar çıktı.

2024 yılında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında dava açılan Özdağ, Kocaeli 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5'inci duruşmasında beraat etti.

Eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz, 2024 yılında Berna Sultan Osmanoğlu'nun İstanbul'da düzenlenen düğününde yaptığı konuşmada, "Osmanlı'yı süren soysuzları lanetliyorum" ifadelerini kullanmıştı.

Yılmaz'ın sözlerine sanal medya hesabından tepki gösteren Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise Yılmaz'a yönelik, "Şevki, umarım bir yerde karşılaşırız. Sana soylunun, soysuzun kim olduğunu gösteririm" paylaşımında bulunmuştu. Özdağ'ın paylaşımının ardından Yılmaz'ın şikayeti üzerine hakkında 'tehdit' suçlamasıyla dava açılmıştı.

Kocaeli 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5'inci duruşmasında Özdağ'ın savunması dosya kapsamında değerlendirildi. Duruşmada sözlerinin tehdit içermediğini savunan Özdağ hakkında mahkeme beraat kararı verdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.