logo
06 KASIM 2026

Geliri tabana yaymak lazım, vergiyi değil!

06.11.2026 00:00:00
 

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında elde edilen siyasi ve askeri zaferler, gücünü ve kalıcılığını iktisadi bağımsızlıkla perçinlemiştir. 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Bağımsızlık benim karakterimdir" yaklaşımı, yalnızca diplomaside değil, Lozan görüşmelerinin devam ettiği ve ara verildiği kritik bir dönemde toplanan İzmir İktisat Kongresi'nde de kendisini göstermiştir. 

Mütekabiliyet ilkesini sahada uygulayabilmenin, nüfus mübadelesini gerçekleştirebilmenin ve dış baskılara direnebilmenin temel şartı askeri güç kadar, belki ondan da öte, kendi ayakları üzerinde duran milli bir ekonomidir. 

Bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu makroekonomik tablo, bütçe dengeleri, emekli maaşları ve gelir dağılımı adaletsizliği göz önüne alındığında, tarihsel süreçten çıkarılacak derslerin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Ekonomik gücün diplomasiye yansıması

Bir devletin uluslararası ilişkilerde güçlü bir konumda yer alabilmesi ve mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesini bütünüyle işletebilmesi, doğrudan iktisadi kapasitesine bağlıdır. 

Cumhuriyetin ilk yıllarında gerçekleştirilen hamleler, borçlanma sarmalına girmeden kendi kaynaklarıyla ayakta duran bir yapının inşasını hedeflemiştir. 

Lozan sürecinde Lord Curzon'un Türkiye'nin gelecekte finansal ihtiyaçlar sebebiyle borç para arayışına gireceği ve taviz vermek zorunda kalacağı yönündeki öngörüleri, dönemin milli iktisat hamleleriyle tokat gibi karşılık bulmuştur.

Ancak sonraki dönemlerde benimsenen dış borca dayalı ekonomik modeller, Türkiye'yi tekrar uluslararası finans merkezlerinin taleplerine açık hale getirmiştir. 

Güçlü bir reel sektör ve bağımsız maliye politikası olmadan diplomaside tam bağımsız bir duruş sergilemek imkânsızlaşmaktadır.

Bütçe gerçekleri: Borç, faiz ve tarihi eşikler

Ekonomik tablonun en net okunduğu yer devlet bütçesidir. Hükümetin 2027 yılı için planladığı bütçe rakamları incelendiğinde, gelirler ile giderler arasındaki makasın büyüdüğü ve bütçe açıklarının kartopu gibi arttığı görülmektedir.

23 trilyon 408 milyar liralık hedeflenen gelire karşılık, 27 trilyon 276 milyar liralık gider öngörülmekte; bu durum yaklaşık 3,9 trilyon liralık bir bütçe açığına işaret etmektedir.

Faiz harcamalarına ayrılan payın 4 trilyon liraya yaklaşması, bütçe üzerindeki yükü açıkça göstermektedir.

Hazine finansman programı verilerine göre 2027 yılı için 7 trilyon 922 milyar liralık borç ödemesinin 3 trilyon 950 milyar lirası ana para, 3 trilyon 973 milyar lirası ise faiz ödemesi olarak hedeflenmektedir. 

Ödenen faiz miktarının ilk kez ana para ödemesini aşmış olması, borcun borçla kapatıldığı kısır bir döngünün derinleştiğini göstermektedir.

Emekliler ve ücretlilerin yaşam mücadelesi

Makroekonomik dengesizliklerin ve bütçe açıklarının faturası doğrudan toplumun geniş kesimlerine, en başta da emeklilere ve alt-orta gelir gruplarına yansımaktadır.

Emekli maaşlarının ve asgari ücretin seviyesi; büyükşehirlerde 30.000 TL ile 40.000 TL arasında seyreden ev kiraları karşısında yetersiz kalmaktadır. 

Bir evde iki emekli maaşı girse dahi temel yaşam giderlerini karşılamak zorlaşmaktadır.

Mutfak harcamaları, ulaşım giderleri, faturalar ve temel ihtiyaç kalemlerindeki artış, vatandaşların harcamalarından kısmasına ve yaşam standartlarını sürdürülemez bir şekilde aşağı çekmesine neden olmaktadır. 

Matematiksel olarak mevcut gelir-gider dengesi içinde yapılan seyyanen zam veya taban aylık artışları, enflasyonist ortamda kısa sürede erimektedir.

Devam edecek…



 

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.