'Çoçuklar…' seslendirme dosyası:
Bayramlar çocuklar içindir…
Yeni giysiler çocuklar içindir…
Çikolatalar, şekerlemeler, dönme dolaplar, sinemalar, el öpülecek akrabalar, bayram harçlıkları çocuklar içindir…
Arkadaşlarla buluşmak, oyunlar oynamak, hayali evler yapmak, arkadaşlarla buluşmak çocuklar içindir…
Bayram sabahı erken kalkmak, cevizli lokumların kokusu ile uyanmak, sabah kahvaltısında zeytinyağlı biber dolması yemek, tüm aileyi belki de aralarından birisi daha eksilmeden sofra başında toplamak hep çocuklar içindir…
Böylesine bir alışkanlık batı ülkelerinde yoktur.
Üç dört gün süren bayramlarda randevusuz gidilir ziyaretlere. Kapılar çalınır, hoş geldiniz nidaları yükselir evlerden… Kolonya, çikolata ikramı yapılır. Ardından büyüklere kahve küçüklere limonata ikram edilir…
Kısadır bayram ziyaretleri. Kimine hatır için gidilir, kimine unutulmadıklarını göstermek için… Yaşlıların bayram günü gözleri de yaşlıdır… Uzakta olanlar varsa belli etmezler telefonda ama için, için ağlarlar. Görecekleri kaç bayramları kaldığını düşünürler… Eski günleri, kavurmanın kokusunu, ailenin ince dokusunu, evin dolup-boşaldığı anların köşelerde saklanmış anılarını özlerler…
Herkes bilir ki, Bayramlar büyükler için değildir…
Bayramlar çocuklar içindir. Onların büyümesi, öğrenmesi, aileyi bilmesi, örf ve ananeleri unutmaması, akraba ve arkadaşlarla güzel anılar oluşturup birbirlerini sevmesi içindir…
Büyükler genellikle mezarlık ziyaretlerindedirler. Kesecekleri kurbanın peşinde, eti dağıtacak kişilerin listesinde, sıcağın öfkesindedirler. Ancak her şey bitip, el ayak çekilince anlarlar o koşturmacanın, hengamenin, dağınıklığın, karışıklığın, doğru-yanlış dağıtılan et paketlerinin ne kadar güzel anılar oluşturduğunu…
Çocuklar birkaç gün sevdikleri hayvanların kesilmesinden mustariptir. Onlara kalsa kırlarda özgürce koşmasını, gelip ellerini yalamasını, kınalı halleri ile dolaşmasını isterler…
Oysa hayat yolunda büyükler küçükler için ileride anacakları güzel izler bırakırken, küçükler gelecekte özleyecekleri anıları inşa ettiklerinin farkına varmazlar…
Siz, siz olun bugünlerin hem kendiniz hem de çocuklarınız için kıymetini bilin.
Bizden geçti demeyin.
Her yaşta ve her dönemde, ne kadar sıkıntı içinde olursanız olun; bayramları yaşayın ve yaşatın. O güzellikleri çocuklara sadece anlatılacak hatıralar olarak değil; hissedecek ve geleceğe güzel anılar bırakacak şekilde anılarına nakşedin.
Siz böyle yapsanız da, yapmasanız da Dünya dönmeye devam edecek…
Bir şey kaybetmezsiniz…
İYİ BAYRAMLAR…
Yeni giysiler çocuklar içindir…
Çikolatalar, şekerlemeler, dönme dolaplar, sinemalar, el öpülecek akrabalar, bayram harçlıkları çocuklar içindir…
Arkadaşlarla buluşmak, oyunlar oynamak, hayali evler yapmak, arkadaşlarla buluşmak çocuklar içindir…
Bayram sabahı erken kalkmak, cevizli lokumların kokusu ile uyanmak, sabah kahvaltısında zeytinyağlı biber dolması yemek, tüm aileyi belki de aralarından birisi daha eksilmeden sofra başında toplamak hep çocuklar içindir…
Böylesine bir alışkanlık batı ülkelerinde yoktur.
Üç dört gün süren bayramlarda randevusuz gidilir ziyaretlere. Kapılar çalınır, hoş geldiniz nidaları yükselir evlerden… Kolonya, çikolata ikramı yapılır. Ardından büyüklere kahve küçüklere limonata ikram edilir…
Kısadır bayram ziyaretleri. Kimine hatır için gidilir, kimine unutulmadıklarını göstermek için… Yaşlıların bayram günü gözleri de yaşlıdır… Uzakta olanlar varsa belli etmezler telefonda ama için, için ağlarlar. Görecekleri kaç bayramları kaldığını düşünürler… Eski günleri, kavurmanın kokusunu, ailenin ince dokusunu, evin dolup-boşaldığı anların köşelerde saklanmış anılarını özlerler…
Herkes bilir ki, Bayramlar büyükler için değildir…
Bayramlar çocuklar içindir. Onların büyümesi, öğrenmesi, aileyi bilmesi, örf ve ananeleri unutmaması, akraba ve arkadaşlarla güzel anılar oluşturup birbirlerini sevmesi içindir…
Büyükler genellikle mezarlık ziyaretlerindedirler. Kesecekleri kurbanın peşinde, eti dağıtacak kişilerin listesinde, sıcağın öfkesindedirler. Ancak her şey bitip, el ayak çekilince anlarlar o koşturmacanın, hengamenin, dağınıklığın, karışıklığın, doğru-yanlış dağıtılan et paketlerinin ne kadar güzel anılar oluşturduğunu…
Çocuklar birkaç gün sevdikleri hayvanların kesilmesinden mustariptir. Onlara kalsa kırlarda özgürce koşmasını, gelip ellerini yalamasını, kınalı halleri ile dolaşmasını isterler…
Oysa hayat yolunda büyükler küçükler için ileride anacakları güzel izler bırakırken, küçükler gelecekte özleyecekleri anıları inşa ettiklerinin farkına varmazlar…
Siz, siz olun bugünlerin hem kendiniz hem de çocuklarınız için kıymetini bilin.
Bizden geçti demeyin.
Her yaşta ve her dönemde, ne kadar sıkıntı içinde olursanız olun; bayramları yaşayın ve yaşatın. O güzellikleri çocuklara sadece anlatılacak hatıralar olarak değil; hissedecek ve geleceğe güzel anılar bırakacak şekilde anılarına nakşedin.
Siz böyle yapsanız da, yapmasanız da Dünya dönmeye devam edecek…
Bir şey kaybetmezsiniz…
İYİ BAYRAMLAR…
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Bir anma toplantısının düşündürdükleri / 13.04.2026
- Etiketli yıllar… / 11.04.2026
- Yağmur… / 06.04.2026
- İnsan olmanın ağırlığı… / 03.04.2026
- Gençlere fırsat vermek… / 31.03.2026
- Kadınların savaşı / 27.03.2026
- Köylerimiz… / 25.03.2026
- Geçmişte bir bayram günü… / 23.03.2026
- İlber “hoca” / 15.03.2026
- Bazen… / 14.03.2026
- Etiketli yıllar… / 11.04.2026
- Yağmur… / 06.04.2026
- İnsan olmanın ağırlığı… / 03.04.2026
- Gençlere fırsat vermek… / 31.03.2026
- Kadınların savaşı / 27.03.2026
- Köylerimiz… / 25.03.2026
- Geçmişte bir bayram günü… / 23.03.2026
- İlber “hoca” / 15.03.2026
- Bazen… / 14.03.2026


























































