logo
04 EKİM 2026

Destekler görünüyorlar

10.06.2004 00:00:00
 
Amerika Birleşik Devletler'in Sea Island tatil beldesinde başlayan G-8 zirvesinde ABD Başkanı Bush ve Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'le yaptığı görüşmede Türk hükümetinin reform çabaları övüldü. ABD'li bir sözcüye göre iki lider Türkiye'nin AB üyeliği sürecine ve Avrupa'daki geleceğine destek verdi.

Zirvenin merakla beklenen bugünkü oturumunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılımıyla G-8 ve bazı bölge liderleri, geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika girişimini tartışacak. Burada Ortadoğu'da amaçlanan demokratikleşme sürecine G-8'in vereceği destek üzerinde çalışılacak. Girişim çerçevesinde oluşturulacak "demokrasi yardım diyaloğu" adlı mekanizma'da İtalya ve Yemen'le birlikte Türkiye'nin eş başkanlık üstlenmesi bekleniyor.Başbakan Erdoğan, ABD'ye gelişinde yaptığı açıklamada Türkiye'nin demokrasi ve İslam kültürünü bağdaştıran bir ülke olduğunu ve deneyimlerini paylaşmaya hazır bulunduğunu söyledi.

Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4,8 ve 4,9, Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde ise 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi

04.10.2026 17:07:00
AA
 
Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi
Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 14.19'da 4,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Saimbeyli olan 4,8 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin yerin 7,99 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.


Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi

4,9 büyüklüğünde ikinci deprem
AFAD'dan yapılan açıklamaya göre, 14.36'da yine merkez üssü Saimbeyli olan 4,9 büyüklüğünde ikinci bir sarsıntı kaydedildi.

Depremin yerin 8,67 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

Adana Valisi Mustafa Yavuz, AA muhabirine kentte iki depremin ardından ekiplerin görevlendirildiğini söyledi.

Olumsuz ihbar almadıklarını belirten Yavuz, "Şu ana kadar 112 Acil Çağrı Merkezine gelen olumsuz ihbar yok. Ekiplerimiz saha taramalarını sürdürüyor. Vatandaşlarımıza 'geçmiş olsun' diliyorum." dedi.

"Gelişmeler yakından takip edilmektedir"
Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Saimbeyli ilçesindeki sarsıntıların ardından Osmaniye'nin Sumbas ilçesi merkezli 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiği belirtildi.

Saha çalışmalarına ilişkin bilgi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Meydana gelen depremler sonrasında an itibarıyla olumsuz herhangi bir durum bulunmamakta olup 112 Acil Çağrı Merkezine ulaşan olumsuz bir ihbar yoktur. AFAD ile ilgili ekiplerimiz tarafından saha tarama çalışmaları devam etmekte, gelişmeler yakından takip edilmektedir. Depremlerden etkilenen tüm vatandaşlarımıza 'geçmiş olsun' dileklerimizi iletiyoruz."

Osmaniye'de 5,2 büyüklüğünde deprem
AFAD, merkez üssü Osmaniye'nin Sumbas ilçesi olan 5,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildiğini bildirdi.

Depremin yerin 7 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, yazılı açıklamasında, depremden etkilenen vatandaşlara "geçmiş olsun" dileğinde bulundu.

Saha çalışmalarına ilişkin bilgi veren Serdengeçti, "İlimizde hissedilen deprem sonrası ilgili kurumlarımızla ivedilikle koordinasyon sağlanmış olup şu an itibarıyla herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır. Yüce Mevla milletimizi her türlü afetten korusun." ifadelerini kullandı.

Sumbas Kaymakamı Hakan Kara da AA muhabirine, sarsıntının hemen ardından ekiplerin görevlendirildiğini söyledi.

İlçede olumsuzluk yaşanmadığını belirten Kara, "Şu ana kadar bize gelen herhangi bir olumsuzluk bulunmuyor. Ekiplerimiz sahada tarama çalışmalarını sürdürüyor. Tüm hemşehrilerime 'geçmiş olsun' dileklerimi iletiyorum." dedi.

Mekke Savunma Paktı’nda ikinci buluşma yarın

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi; Kızıldeniz'deki Husi tehdidi ve İsrail'in saldırgan politikalarının gölgesinde yarın Riyad'da kritik bir zirve gerçekleştirecek. Toplantıya Türkiye'den üst düzey askeri ve siyasi liderler katılıyor

04.10.2026 14:40:00
Haber Merkezi
 
Mekke Savunma Paktı’nda ikinci buluşma yarın
Mekke Savunma Paktı’nda ikinci buluşma yarın
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bölgesel güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmek amacıyla 7 Ağustos 2026 tarihinde imzaladığı "Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması" kapsamında kurumsal adımlar hız kazandı. İlk toplantısı 31 Ağustos'ta İstanbul'da gerçekleştirilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, ikinci büyük buluşması için Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bir araya geliyor.

Ankara, bu kritik zirveye üst düzey diplomatik ve askeri bir heyetle çıkarma yapıyor. Toplantıda Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil edecek.

Ankara'nın masadaki stratejik öncelikleri

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bakan Hakan Fidan toplantıda paktın kurumsallaşma sürecine ve gelecekteki operasyonel adımlarına dair Türkiye'nin vizyonunu aktaracak.

Fidan'ın masaya getireceği temel başlıklar şunlar:

• Yemen'deki Husi güçlerinin Suudi Arabistan'ın sivil ve ekonomik altyapısına yönelik gerçekleştirdiği saldırılar karşısında Türkiye'nin güçlü desteği ve dayanışması yeniden teyit edilecek.

• İslam dünyasının kutsal mekanlarına yönelik her türlü provokatif eylemin kabul edilemez olduğu vurgulanacak.

• Kızıldeniz ve küresel ticaret yollarındaki seyrüsefer serbestisinin ve deniz güvenliğinin korunmasının altı çizilecek.

• İsrail'in Orta Doğu genelinde barış ve istikrar çabalarını baltalayan saldırgan politikalarına karşı ortak bir duruş sergilenmesi istenecek.

İttifak kağıt üzerinden sahaya iniyor

Üç ülkenin devlet başkanları düzeyinde imzalanan Mekke Anlaşması, müttefiklerden herhangi birine yapılan askeri saldırıyı tüm taraflara yapılmış sayan tarihi bir kolektif caydırıcılık maddesi içeriyor.

Zirvede, paktın idari yapısını yürütecek olan ve ilk 3 yıl için Pakistanlı emekli Korgeneral Nauman Mahmood'un genel sekreterliğe aday gösterildiği Kalıcı Sekretarya'nın Riyad'da kurulması resmiyete dökülecek. Askeri kanatta ise savunma sanayisinde ortak teknoloji geliştirme, silahlı kuvvetlerin uyumu ve ortak üretim modelleri masaya yatırılacak.

Altıdan fazla ülke ittifaka katılmak için sırada

Tamamen savunma odaklı ve bölgesel çözümleri merkezine alan bu yeni pakt, uluslararası arenada da büyük bir çekim merkezi haline geldi.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamalara göre, Orta Doğu ve Asya dengelerini değiştiren bu ittifaka katılmak amacıyla 6'dan fazla ülke resmi ilgi gösterdi. İttifakın genişleme stratejileri de Riyad'daki komite toplantısında ilk kez kapsamlı şekilde değerlendirilecek.

Türkiye’de kurumlar neden dökülüyor?

Türkiye’de son dönemde belediyelerden hastanelere, emniyetten finans sektörüne kadar farklı alanlarda rüşvet, zimmet, usulsüz ihale ve kamu zararına ilişkin soruşturmalar gündeme gelirken, bu kez adres Yalova Adliyesi oldu

04.10.2026 10:40:00
Haber Merkezi
 
Türkiye’de kurumlar neden dökülüyor?
Türkiye’de kurumlar neden dökülüyor?
Türkiye'de son dönemde belediyelerden hastanelere, emniyetten finans sektörüne kadar farklı alanlarda rüşvet, zimmet, usulsüz ihale ve kamu zararına ilişkin soruşturmalar gündeme gelirken, bu kez adres Yalova Adliyesi oldu.

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Adliye İdari İşler Müdürü E.A. ile aynı birimde görev yapan F.B. tutuklandı.

Dosyanın 2023-2026 yılları arasındaki bazı satın alma ve ödeme işlemlerine ilişkin olduğu bildirildi. Soruşturmanın merkezinde, bazı ürün ve malzemelerin adliyeye teslim edilmediği halde teslim edilmiş gibi gösterildiği ve bu işlemlere ilişkin faturalar üzerinden kamu bütçesinden ödeme yapıldığı iddiaları bulunuyor.

Şüpheliler hakkında "zimmet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından işlem yapıldığı bildirildi. İki personelin soruşturma başlamadan önce İstanbul'a tayinlerinin çıktığı da öğrenildi. Kamu zararının oluşup oluşmadığı ve oluştuysa miktarının belirlenmesine yönelik inceleme ise sürüyor.

ŞÜPHELERİN ADRESİ DEĞİŞİYOR, SORU SİSTEME YÖNELİYOR

Yalova'daki soruşturma tek başına değerlendirildiğinde, elbette iki kişinin yargılandığı bir adli dosyadır. Ancak son aylarda farklı kamu kurumlarında ortaya çıkan benzer soruşturmalar, kamu kaynaklarının ve görev yetkisinin denetlenmesi meselesini yeniden gündeme taşıyor.

Örneğin Erzurum Şehir Hastanesi'nde "kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık", "resmi belgede sahtecilik" ve "rüşvet" iddiaları kapsamında 22 kişi hakkında gözaltı işlemi yapılmıştı.

Antalya'da ise rüşvet iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında iki emniyet şube müdürü, bir komiser ve bir avukatın da aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklandı.

Belediyeler cephesinde de çok sayıda yolsuzluk ve rüşvet soruşturması yürütülüyor. Örneğin Etimesgut Belediyesi soruşturmasında 44 şüpheli tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişti.

Sermaye piyasalarında yürütülen soruşturmalarda da Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 26 Eylül'de yaptığı açıklamaya göre 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı donduruldu; 37 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

ASIL SORU: NEDEN BU KADAR ÇOK DOSYA ÇIKIYOR?

Burada birbirinden tamamen farklı soruşturmaları tek bir "yolsuzluk ağı" olarak görmek doğru olmaz. Her dosyanın delili, şüphelisi ve hukuki niteliği ayrı.

Fakat kamuoyunun sorması gereken daha geniş bir soru var: Kamu kurumlarında usulsüzlük iddiaları neden bu kadar sık gündeme geliyor?

Bir kamu kurumunda ürün teslim edilmeden ödeme yapılabildiği iddia ediliyorsa, bunun yalnızca işlemi yapan personelin kişisel sorumluluğu olarak görülmesi yeterli mi?

Kontrol mekanizmaları nerede?

İç denetim ne yaptı?

Harcama yetkilileri neyi kontrol etti?

Satın alma süreçlerinde hangi mekanizmalar devreye girdi?

Ve en önemlisi: Bir kamu kurumunda yıllarca devam ettiği ileri sürülen usulsüzlükler neden daha erken fark edilemedi?

KAMU VİCDANINDAKİ EN BÜYÜK SORU

Devletin kurumları yalnızca bina, makam ve personelden oluşmuyor.

Adliye adaleti, hastane sağlığı, emniyet güvenliği, belediye ise vatandaşın günlük yaşamını temsil ediyor.

Bu nedenle kamu görevinin kişisel menfaat için kullanıldığı iddiası, yalnızca ekonomik bir suçlama değildir. Aynı zamanda vatandaşın devlete duyduğu güven açısından da ciddi bir meseledir.

Yalova dosyasında suçluluk konusunda nihai kararı mahkeme verecek. Ancak soruşturmanın bundan sonraki aşamasında yalnızca iki personelin ne yaptığı değil, bu işlemlerin nasıl denetlendiği ve başka kişilerin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı da ortaya çıkarılmalı.

Çünkü mesele sadece "iki kişi yaptı mı?" sorusu değildir.

Asıl mesele, kamu sisteminin bunu neden zamanında göremediğidir.

Ve Türkiye'nin bugün cevaplaması gereken soru tam da burada:

Kurumları çürüten şey birkaç kişinin kişisel çıkar arayışı mı, yoksa bu kişilere fırsat veren denetim zafiyeti mi?

Bu sorunun cevabı verilmeden, her yeni operasyon yalnızca bir sonraki dosyanın habercisi olmaktan öteye geçemez.

Mersin'deki belediye soruşturmasında servete el konuldu!


 
Mersin'deki yolsuzluk soruşturmasında bir adreste yüklü miktarda döviz ve altın ele geçirildi. Ele geçirilenlerin yaklaşık piyasa değeri 51 milyon lira.

03.10.2026 18:06:00
AA
 
Mersin'deki belediye soruşturmasında servete el konuldu!
Mersin'deki belediye soruşturmasında servete el konuldu!

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında bir şüphelinin adresinde yüklü miktarda döviz ve altın ele geçirildi. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca, Büyükşehir Belediyesi ile Mezitli ve Yenişehir belediyelerine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmaları kapsamında şüpheli Ali Ö'nün evinde polis ekiplerince arama yapıldı.

Aramalarda, 257 bin 600 Euro, 25 bin 120 dolar, 64 bin 100 İngiliz paundu, 4 kilogram külçe altın, 116 tam cumhuriyet altını, 8 yarım altın, 5 çeyrek altın, 2 gram altın, ruhsatsız tabanca, 3 şarjör, 60 fişek ve ihale dokümanları ele geçirildi. Aramalarda ele geçirilenler, polis kamerasınca kaydedildi.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca, Büyükşehir Belediyesi ile Mezitli ve Yenişehir belediyelerine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmaları kapsamında 1 Ekim'de eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer ve Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit'in de aralarında bulunduğu 59 şüpheli gözaltına alınmış, Büyükşehir Belediyesi dosyasında yer alan Doğukan Uyan ve 3 kişinin önceki operasyonda tutuklandıkları belirtilmişti.

Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı


 
11. Cumhurbaşkanı Gül, Kayseri'de amcasının cenaze törenine katıldı.
 

03.10.2026 17:46:00
AA
 
Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı
Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı


11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, vefat eden amcası Mustafa Gül'ün memleketi Kayseri'de düzenlenen cenaze törenine katıldı. Rahatsızlığı nedeniyle 88 yaşında vefat eden Mustafa Gül'ün cenazesi, Orgeneral Hulusi Akar Camisi'ne getirildi.

Burada ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında Gül'ün cenazesi, Kayseri Şehir Mezarlığı'na defnedildi.

Cenaze törenine Mustafa Gül'ün ailesi ve yakınları ile Vali Gökmen Çiçek, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, il protokolü, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Abdullah Gül, 75 yaşında...

Fon soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen fon soruşturması genişlerken, soruşturma kapsamında tutuklanan bazı isimlerin savcılık ifadeleri de ortaya çıkmaya başladı

03.10.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı!
Fon soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen fon soruşturması genişlerken, soruşturma kapsamında tutuklanan bazı isimlerin savcılık ifadeleri de ortaya çıkmaya başladı.

İfadelerde dikkat çeken ortak nokta ise bazı şüphelilerin, tartışmalı işlemler ve fonlardaki para hareketleriyle doğrudan bağlantıları bulunmadığını savunması oldu.

SERDAR TURHAN: "PARA PİYASASI FONUNU BİR HAFTA ÖNCE ÖĞRENDİM"

Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'a şirketleri, fonlar, hisse işlemleri ve milyarlarca liralık para hareketleriyle ilgili sorular yöneltildi.

Turhan, holdingin yatırım ve stratejilerini kendisinin belirlediğini ve holding işlemlerinde yetkili olduğunu söyledi.

Ancak Pusula Portföy Yönetim Şirketi'yle ilgili olarak şirketi devrettikten sonra işlemlerden haberdar olmadığını savundu.

Turhan'ın savcılıkta, "Bu devirden sonra PYŞ ile herhangi bir alakam kalmadı, yaptığı işlemlerle ilgili bir bilgim olmadı" dediği aktarıldı.

Savcılığın, Pusula'nın para piyasası fonlarındaki paraların Katılımevim hisselerinin alımında kullanılıp kullanılmadığı yönündeki sorusuna ise Turhan'ın "Para piyasası fonunun ne olduğunu ancak bir hafta önce öğrendim" yanıtını verdiği bildirildi.

Turhan ayrıca 1,82 milyar liralık nakit paranın şahsi birikimi olduğunu savundu. PKZ fonunu şahsi olarak aldığını, fonda Katılımevim hisselerinin bulunduğunu ve bazı işlemlerin kendi bilgisi dahilinde yapıldığını ifade etti.

ALKİN KARDEŞLER: "BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ"

Tera Grubu şirketlerinde bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapan Kerem Alkin ve Emre Alkin'in ifadeleri de soruşturmanın dikkat çeken bölümlerinden oldu.

Savcılık, Tera Yatırım'ın yaklaşık 1,4 milyar liralık piyasa değerinin bir yıl içerisinde yaklaşık 280 milyar liraya çıkmasını ve ardından gelen istifaları sordu.

Kerem Alkin, şirket değerindeki yükseliş ile istifaların "birbirinden bağımsız bir şekilde gerçekleştiğini" söyledi.

Savcılık ayrıca peş peşe gelen istifalarla daha sonra ortaya çıkan fon krizinin bağlantısını sorguladı.

EMRE TEZMEN VE ALPER ÖZTÜRK DE İFADE VERDİ

Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile eski Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk'ün de savcılık ifadeleri soruşturma dosyasına girdi.

Her iki isim hakkında da fonlar, şirketler, hisse hareketleri ve sermaye piyasası işlemleri kapsamında sorular yöneltildi.

ESKİ SPK BAŞKANI GÖNÜL: "GEREKEN DENETİMLERİ YAPTIK"

Soruşturmanın en dikkat çeken gelişmelerinden biri ise eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün şüpheli sıfatıyla ifade vermesi oldu.

Gönül, bir hissede bin katlık artışın SPK'nın gözünden kaçıp kaçamayacağı yönündeki soruya, kendi dönemlerinde gereken denetimlerin yapıldığını ve bazı adı geçen fonlara para cezaları uygulandığını söyledi.

Gönül'ün ifadesi, soruşturmanın yalnızca fon yöneticileri ve şirketlerle sınırlı kalmayıp düzenleyici kurumların denetim sorumluluğunun da tartışılmasına yol açtı.

ASIL SORU: BU İŞLEMLER NASIL FARK EDİLMEDİ?

Soruşturmanın kritik noktalarından biri burada ortaya çıkıyor.

Bir tarafta milyarlarca liralık para hareketleri, bazı hisselerde olağanüstü fiyat yükselişleri ve fonlar arasındaki işlemler bulunuyor.

Diğer tarafta ise soruşturma kapsamında ifade veren bazı isimlerin "bilgim yoktu", "şirketi devretmiştim", "fonu bilmiyordum" şeklindeki savunmaları yer alıyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek de daha önce fonlarda son iki yılda hareketlilik gözlemlediklerini ve bazı paraların kaçırıldığını gördüklerini söylemiş, amaçlarının bu paraları geri getirmek olduğunu açıklamıştı.

SORUŞTURMA DENETİM BOYUTUNA DA UZANIYOR

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu, 30 Eylül'de sermaye piyasasındaki yatırım fonlarının işlemleri ve denetim faaliyetlerine ilişkin inceleme ve denetim çalışmalarına başlandığını açıkladı.

Bu gelişme, soruşturmanın yalnızca "kim ne yaptı?" sorusuyla sınırlı kalmayacağını, "kim neyi ne zaman gördü ve neden müdahale edilmedi?" sorusunu da gündeme getiriyor.

DOSYADAKİ EN KRİTİK ÇELİŞKİ

Şüphelilerin savunmalarının önemli bölümünde işlemlerden haberdar olmadıkları veya sorumluluklarının bulunmadığı yönündeki ifadeler dikkat çekiyor.

Ancak soruşturmanın merkezindeki iddialar, fonlar ve şirketler arasındaki milyarlarca liralık para ve hisse hareketlerinin nasıl gerçekleştiğine ilişkin.

Bu nedenle bundan sonraki süreçte sadece şüphelilerin ifadeleri değil, banka kayıtları, fon hareketleri, SPK denetim kayıtları, MASAK raporları ve para transferlerinin zamanlaması belirleyici olacak.

Çünkü dosyanın en kritik sorusu artık şu: "KİM BİLMİYORDU, KİM BİLİYORDU VE KİM NEDEN MÜDAHALE ETMEDİ?"

Ataşehir Belediyesine yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı

Ataşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda, aralarında Belediye Başkan Vekili Murat Güneş'in de bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı

03.10.2026 14:00:00
AA
 
Ataşehir Belediyesine yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı
Ataşehir Belediyesine yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Ataşehir Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, 20 Nisan'da tutuklanan şüphelilerin dijital materyalinin incelenmesi, etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadeler, CİMER ihbarları, tanık beyanları ile rüşvet verdiği öne sürülen şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda soruşturma derinleştirildi.

Şüphelilere ait HTS ve baz kayıtları ile MASAK hesap hareketlerinin incelenmesi sonucu elde edilen deliller doğrultusunda, bazı belediye çalışanlarının rüşvet olarak yüksek miktarlı hediye kartları kullandıkları ve döviz cinsi para aldıkları, bazı firma sahiplerinin ise yüksek miktarlı hediye kartı ve döviz cinsi para verdikleri tespit edildi.

Dijital materyaldeki incelemelerde ayrıca, bazı belediye çalışanlarının Ataşehir Belediyesinde imar ve iskan işi bulunan firma sahiplerine "çöp konteyneri" aldırmak suretiyle maddi menfaat temin ettiklerine ilişkin bulgulara ulaşıldı.

Şüphelilerin, 20 Nisan'da tutuklanan bazı şüphelilerle iştirak halinde soruşturmaya konu suçları işledikleri tespit edildi.

Soruşturma kapsamında İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş, belediye başkan yardımcıları Aytekin Şahin ve Ekrem Köse, eski belediye başkan yardımcıları Murat Korkmaz ve Leyla Terzi, Ataşehir Belediyesi Temizlik Hizmetleri Müdürü Cihan Karakaş, belediye çalışanları Mustafa Anıl Altan ve Gülsüm Aslan ile farklı şirketlerin ortakları Emrah Ayhan, Yağmur Kiraz, Yusuf Karademir, Halim Bal ve Ersin Yıldırım gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor. 

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakimlikte savunma yaptı: "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen MHK soruşturması kapsamında "Hukuka Aykırı Olarak Kişiler Verileri Kaydetmek" suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, hakimlikteki savunmasında telefonunda bulunan ses kaydının farkında olmadığını belirterek, "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum" dedi. Gündoğdu, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı

03.10.2026 11:59:00
İHA
 
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakimlikte savunma yaptı: "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum"
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakimlikte savunma yaptı: "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen MHK soruşturması kapsamında savunma yapan Gündoğdu, hakkındaki suçlamayı anladığını ve kollukta verdiği ifadesini aynen tekrar ettiğini söyledi. Telefonunda bulunan ses kaydının farkında olmadığını belirten Gündoğdu, "Ben o kaydın telefonumda olduğunun farkında bile değilim, bana gösterildiğinde hatırlamadım bu yüzden cevap da veremedim. Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum. Twitter'a düştükten sonra ben de öğrendim. Suçsuzum, serbest bırakılmamı talep ederim" dedi.

"Kişisel verilerin hakem atamalarında kullanıldığı" değerlendirmesi

Hakimlik kararında, Gündoğdu ve MHK üyesi Yunus Yıldırım hakkında tutuklama tedbirinin uygulanabilmesi için yeterli kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil ve olguların bulunduğu belirtildi.

Kararda, dosyada yer alan deliller kapsamında şüphelilerin hakem atamalarında kişisel gelişim ve liyakat esasını bir kenara bırakarak hakemlerle ilgili bazı kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydettikleri ve kaydedilen bu verilerin hakem atamalarında kullanıldığı kanaatine varıldığı ifade edildi.

Hakimlik, söz konusu verilerin kullanılmasının bazı hakemlerin kamu görevi yapmasının da önüne geçtiği değerlendirmesinde bulundu.

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve Yunus Yıldırım'ın ayrı ayrı tutuklanmasına karar verildi.

Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!


 
Türkiye'de her 4 kişiden birinde insülin direnci görülüyor. İnsülin direnci, kendini bel çevresinde genişleme, sık acıkma, yemeklerden sonra uyku isteği, sürekli susama hissi gibi bazı sinyallerle gösteriyor.

03.10.2026 00:49:00
Murat Çorbacı
 
 Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!
 Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!

İnsülin direnci, vücudun kan şekerini düzenleyen insülin hormonuna karşı duyarlılığının azalmasıyla ortaya çıkıyor. Sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve fazla kilo gibi nedenlerle ülkemizde her 4 kişiden birinde insülin direnci görüldüğünü belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, "İnsülin direnci çoğu zaman sessiz ilerleyen bir sorun olsa da, bel çevresinde genişleme, sık acıkma, yemeklerden sonra uyku isteği, sürekli susama hissi gibi bazı sinyallerle de kendini gösterebilir. Bunların hiçbiri tek başına insülin direncinin kanıtı olmadığı için, kişinin mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Çünkü erken tanı ve tedavi, ileride gelişebilecek tip 2 diyabet riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir" dedi. Dr. Turunç, insülin direncinin 6 sinyalini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Bel çevresiniz genişliyorsa

Göbek çevresinde yağlanma, insülin direnci açısından dikkate alınması gereken önemli işaretlerden biridir. Özellikle iç organların çevresinde biriken yağ dokusu metabolik açıdan daha fazla risk taşır. Kilo artışıyla birlikte bel çevresinde genişleme, hareketsiz yaşam ve ailede diyabet öyküsü de varsa, metabolik durumunuzun değerlendirilmesi gerekir. Ancak bel çevresi tek başına tanı koydurmaz; diğer risk faktörleriyle birlikte ele alınmalıdır.

Yemekten kısa süre sonra yeniden acıkıyorsanız

Bazı kişiler insülin direnciyle birlikte öğünlerden kısa süre sonra yeniden acıktıklarını ve gün içerisinde daha sık yemek yeme ihtiyacı duyduklarını ifade edebiliyorlar. Porsiyonlarınız yeterli olmasına rağmen sürekli açlık hissediyorsanız, özellikle yoğun karbonhidrat içeren öğünlerin ardından açlık hissiniz tekrarlıyorsa bu durumu önemsemek gerekir.

Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa…

Yemek sonrasında hafif rehavet çoğumuzun yaşadığı normal bir durum olabilir. Özellikle ağır ve yüksek kalorili öğünlerden sonra bu durum daha fazla hissedilebilir. Ancak her öğünden sonra belirgin halsizlik, uyku hali ve enerji düşüklüğü yaşanması; özellikle kilo artışı, sık acıkma veya kan şekeri yüksekliği gibi başka bulgular da varsa dikkate alınmalıdır.

Tatlıya karşı koyamıyorsanız

Tatlı ve karbonhidratlı yiyeceklere yönelik yoğun istek, insülin direncinde en sık dile getirilen yakınmalardan biridir. Ancak uzun süre aç kalmak, düzensiz beslenmek, yetersiz uyumak, stres gibi etkenler de tatlı isteğini artırabilir. Bu nedenle tatlı ve karbonhidratlı yiyeceklere yönelik aşırı tüketim isteği sadece insülin direncine bağlanamaz. Sık acıkma, kilo artışı ve bel çevresinde genişleme gibi başka belirtiler de eşlik ediyorsa hekime başvurulmalıdır. 

Boyun ve koltuk altınız koyulaştıysa

Cilt değişikliği, insülin direnci açısından diğer yakınmalara göre daha dikkat çekici bulgulardan biridir. Boyun, koltukaltı veya kasık bölgesinde cildin koyulaşması ve kalınlaşması şeklinde ortaya çıkabilir. Özellikle fazla kilolu kişilerde böyle bir değişiklik fark edildiğinde kan şekeri metabolizmasının değerlendirilmesi gerekir.

Kan yağlarınız yüksekse

İnsülin direnci yalnızca kan şekeriyle ilgili bir durum değildir. Trigliserid yüksekliği, HDL kolesterol (iyi kolesterol) düşük olması, yüksek tansiyon ve bel çevresinde yağlanma bir arada görülebilir. Kilonuz, bel çevreniz, tansiyonunuz, kan şekeriniz ve kan yağlarınızın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Birden fazla risk faktörünün aynı anda bulunması, metabolik açıdan daha dikkatli olunması gerektiğini gösterir. 

'Şekerim sınırda' deniyorsa

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, insülin direncinin uzun süre kan şekeri normalmiş gibi görünerek ilerleyebildiğini ancak zamanla prediyabetin ortaya çıkabildiğini belirterek, şunları söyledi: "Zamanla pankreasın artan insülin ihtiyacını karşılaması zorlaştığında kan şekeri yükselmeye başlayarak prediyabet ortaya çıkabilir. Bu nedenle açlık kan şekeri veya üç aylık şeker ortalamasını gösteren HbA1c değerlerinin prediyabet aralığına gelmesi önemli bir uyarıdır. Prediyabet, 'henüz diyabet değilim, dolayısıyla sorun yok' anlamına gelmez. Tam tersine diyabet riskinin ufukta görünmeye başladığı, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun takip ile müdahale edilmesi gereken kritik bir dönemdir."

5 işçinin öldüğü göçük faciasında 9 gözaltı

Manisa'nın Soma ilçesinde 5 işçinin hayatını yitirdiği, 2 işçinin de yaralandığı maden göçüğüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, maden şirketinin genel müdürünün de aralarında bulunduğu 9 yönetici gözaltına alındığı öğrenildi

02.10.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
5 işçinin öldüğü göçük faciasında 9 gözaltı
5 işçinin öldüğü göçük faciasında 9 gözaltı
Soma'da faaliyet gösteren İmbat maden ocağında meydana gelen göçüğün ardından başlatılan adli süreç çok yönlü olarak devam ediyor.

Adalet Bakanlığınca görevlendirilen 3 Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürüttüğü soruşturma kapsamında olayda sorumluluğu ve ihmali olabileceği değerlendirilen şirket yetkilileri hakkında gözaltı kararı verildi.

Aralarında işletmeci maden şirketinin genel müdürünün de bulunduğu 9 yöneticinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Ölen işçiler son yolculuklarına uğurlandı


Manisa'nın Soma ilçesindeki maden işletmesinde meydana gelen göçükte yaşamını yitiren işçilerden Kerim Ören Kırkağaç ilçesinde, Halit Ersay ise Denizli'de son yolculuklarına uğurlandı.

Ören'in (37) cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumundaki otopsi işlemlerinin ardından Karakurt Mahallesi'ndeki Merkez Camisi'ne getirildi.

Burada öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Kerim Ören'in cenazesi mahalle mezarlığında defnedildi.

Cenaze törenine, Ören'in yakınlarının yanı sıra Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ve mahalle sakinleri katıldı.

Evli ve iki çocuk babası olan Ören'in 2010'dan bu yana madende çalıştığı ve emekli olmayı düşündüğü öğrenildi.


Halit Ersay'ın cenazesi memleketi Denizli'de defnedildi


Göçükte yaşamını yitiren Halit Ersay'ın (37) cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi.

Ersay'ın Denizli'nin Çameli ilçesi Kirazlıyayla Mahallesi'ndeki evine getirilen cenazesi, helallik alınmasının ardından mahalle camisine taşındı.

Halit Ersay'ın naaşı kılınan cenaze namazının ardından mahalle mezarlığında toprağa verildi.

Cenaze törenine, baba Ramazan Ersay, aile yakınları ve Çameli Kaymakamı Mustafa Çelik, Belediye Başkanı Cengiz Arslan ve mahalleli katıldı.

Evli ve 3 çocuk babası olduğu belirtilen Ersay'ın 2017 yılında işe başladığı ve 10 gün önce memleketindeki ailesini ziyarete geldiği öğrenildi.

Öte yandan, ölen diğer işçiler Ramazan İnce'nin Balıkesir'de, Ömer Karakaya'nın Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde ve İsa Olcay'ın Kütahya'da son yolculuklarına uğurlanacağı belirtildi.

Manisa'nın Soma ilçesinde bir madende dün öğle saatlerinde göçük meydana gelmiş, toprak altında kalan 7 işçiden 2'si kurtarılmış 5 işçinin cansız bedenlerine ulaşılmıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.